• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 9 °C

Türk-Macar dostluk derneği gezisi - 8

Türk-Macar dostluk derneği gezisi - 8
İlona Zrinyi ve Thököly İmre

KOCAELİ Karatepe Çiçekler Tarlası’ndan KOSİCE ve KESMARK’A

Ömürlerinin son yıllarını İzmit Karatepe’de Çiçekler Tarlası’nda  yaşayan Macar Özgürlük Savaşçıları İlona Zrinyi ve eşi Thököly İmre bu topraklarda öldüler ve gömüldüler. Zaman geçti, şartlar değişti. 1906 da Macar Hükumetinin isteği ile kemikleri kendi yurtların taşındı, daimi mezarlarına defnedildiler; İlona Zrinyi, oğlu II. Rakoçzi ile Kosice’de St.Elizabet Katedrali’ne, eşi Thököly İmre  Kesmark’ta Evangeliş Kilisesi’ne. Slovakya yolculuğumuzun nedeni; vatanına hasret bizim topraklarımızda hayata veda eden değerli misafirlerimizi ebedi istirahatgahlarında ziyaret etmekti. Dönüş yolunda da ata yadigarlarımızı Üsküp –Ohri,  Selanik ve Kavala’da görmekti.

 

1918 yılında sona eren I. Dünya Savaşı sonrasında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dağıldı. Bu dağılmada ortaya çıkan  devletlerden biri Çekoslavakya idi. 1968 yılında iktidara gelen Alexadre Dubçek, siyasi liberalleşme dönemini başlattı (Prag Baharı). 1989 Kadife Devrimi ile demokrasi ile buluştu. Çekoslavakya, 1 Ocak 1993 te Slovakya ve Çek Cumhuriyeti diye ayrıldı. 2004 yılından beri Avrupa Birliği üyesi olan Slovakya’nın başkenti Bratislava’dır. Macar Özgürlük savaşçılarının mezarları bugün Slovakya topraklarındadır.

 

Kosice /KASSA

Macaristan Slovakya Büyükelçiliği, Slovakya Kültür Bakanlığı’ndan istemiş. Oradan görevlendirilen Gazeteci Slaszar György, Kosice/Kassa'da grubumuza yardımcı oldu. “Slovakya sınırları içinde yer alan Kosice, Kesmark, eskiden Macar yerleşimleri olduğu halde günümüzde Slav kökenliler yoğundur. Kosice’de 2. Dünya Savaşı sırasında 200 000 nüfus Macar’dı. Bu gün 250 000 nüfusun 6 000 kadarı Macar’dır”.

Önce Maraton Caddesi’nden geçtik. “Dünya’da en eski 2. Maraton Slovakya’da. (1961 yılında Kosice’deki Uluslararası Maratonu kazanan Abebe Bilika)”. Bakımlı ve renkli tarihi binalarıyla mükemmel bir müze-şehir olan Kassa’nın ana bulvarını boydan boya yürüdük. Bu geniş caddenin ortasında yol boyu bir su kanalı bize eşlik etti. Eskiden dere imiş… Her iki tarafta da insanlar cıvıl cıvıl. Güneşliklerin gölgesine kurulan masalarda birşeyler yiyip içip vakit geçiriyorlardı.  Eski binalar hizmet yarışındalar. Kimi ticarethane, kimi restoran, kimi müze, kimi de konut. Pencerelerde ve parklardaki çiçekler tümünün birinci olduğu güzellik yarışmasında idiler.

 

II. RAKOCZI EVI

Eski tarihi yapılar arasından kemerli bir kapıyla girdiğimiz bahçede II. Rakoczi heykeli ile karşılaştık. Heykelin yanıbaşında da Rakoçzi’nin Tekirdağ/Rodosta’da oturduğu evin aynısının inşa edilmiş olduğunu gördük. Diğer eski yapılarla bağlantılı  bu müze evi ziyaret ettik. Alt kat güvenli bir kale gibi tahkim edilmişti. Üst katlardaki odalardan biri dolap kapakları  başta olmak üzere Türkiye’den getirilen malzemelerle döşenmişti. Duvarlardaki yağlı boya tablolar İlona Zirinyi, Rakoçzi Ferenç ve Beğ ailesinin diğer üyelerine ait idi. Duvarlarda aileye ait armalar ve  işaretler yer alıyordu. Mezarlarındaki kemiklerinin Türkiye’den naklinden sonra Slovakya’daki kalabalık cenaze törenlerinden de görüntüler vardı.  

Kosice diğer söyleyişle KASSA ya da KAŞA Başkent Bratislava‘dan sonra II. büyük şehir.

 

İLONA Zrinyi ve II. RAKOÇZI KOSICE’DE ST. ELIZABETH KATETRALI’NDE

Kentin en eski bölümündeki Rakoçzi evinden sonra tekrar ana caddeye çıktık. Şehrin orta yerinde göğe yükselen St Elizabet Katetrali’ne yürüdük.  Bu görkemli bir gotik yapıt, 1906 da Macar Hükumeti kararı ile İlona Zrinyi ve II. Rakoçzi’nin Türkiye’den getirilen kemiklerinin gömüldüğü yerdi. Mezar ziyareti yapıp çıkacağımızı sanırken, duvar resimlerini ayrıntılı anlatmaya başlayan görevliden, atalarımızın buralardaki izlerini ve etkilerini dinlediğimizi farkettik.

1644 te Kosice şehir meclisi tarafından Macar prensi ilan edilen I. Rakoçzi’nin dul eşi İlona ile evlenen Thököly,  Habsburglara karşı Osmanlı Sultanı IV. Mehmet’in yanında yer almışlar. 1683 Viyana bozgunu ve sonraki savaşlar Osmanlılar kadar Macar savaşçıları için de istedikleri sonuçları vermemişti. Thököly’nin  ve eşi İlona’nın İzmit’te, Rakoçzi’nin Tekirdağ’da ölene kadar süren sürgün günleri başlamıştı. Bu katedralin zemin altında kalan mezar odası, sürgünün bittiği yerdi.

Mezar odasında başka ziyaretçiler de vardı. Bej rengi mermerden, yüksek ayaklı 3 lahid; İlona Zrinyi ve iki oğlu içindi. Dernek Yönetimi  Karatepe’den getirdikleri bir kavanoz toprağı, sarı kır çiçeklerini sundular. Türk Bayrağını yerleştirdiler. Kilise görevlisi ve görevli gazeteci rehberimizin açıklamalarından sonra Numan Bey konuşma yaptı.

 

Eperjesi Kasabası

Eperjesi Kasabasına vardığımızda saat  17.10 olmuştu. Preşov Üniversitesinden Rektör yardımcısı bizi bekliyordu; Prof. Peter Konya, Thököly konusunda uzman. Yeni yayınlanan kitabı ile geldi.“Thököly Evangeliş idi, Macaristan’ın bütününde bu kasaba Evangeliş olarak bilinir”  dedi.  1666 da I. Evangeliş Kilisesi kuruldu. Thököly’nin babası 20 000 Forint bağış yaptı. Thököly burada 1668-1770 arasında 2 yıl eğitim aldı. Veşenni Ayaklanması’ndan sonra kaçtılar. 1678 de Thököly Ayaklanması olduğunda bütün şehir onu tuttu. Eperjesi gerçek Macar şehrine dönüştü.Koleje büyük bağışlar yapıldı. 1683 Aralıkta Sobiesky, Yanoş’a karşı ayaklandı. Yanoş Viyana’ya dönmek zorunda kaldı. 1685 Haziran-Eylül son kuşatmadan sonra şehir Avusturya’ya geçti. Thököly ve İlona temas halinde idi. İlona Thököly’ye yardım etti. Thököly ile dayanışması şehir için de faydalı oluyordu. Bir mahkeme kuruldu. 24 asiyi çok dramatik bir şekilde ölüme mahkum ettiler. 1688 den sonra bir Türk komutanı ile barış andlaşmasına girdi. 1705 te Thököly ölünce vasiyetini bıraktılar. Mirasının bir bölümünü Koleje bıraktı. ‘Kesmark ya da Eperjese defnedin’ dedi. 1906 da kemiklerin gelişi sırasında şehirler arasında çok münakaşalar oldu. Burada hazırlanan mezar yeri 1933 e kadar boş kaldı”.

Konya, bu konuşmayı Thököly için mezar yeri hazırlanan Evangeliş kilisesi’nde yaptı. Sonra da koleji gezdirdi. 

Eperjesi kasabasında ana cadde üzerinde bir nokta da demirden kuş ayakları farkettim. Üzerinde “Çok şanslısınız, bu nadir kuşu gördünüz, buradan 40. Paralel geçiyor”.yazılı bir plaket vardı.

 

Ahşap Kiliseler

Kesmark’ı ararken bir köye saptık. İşte orada Slovakya’nın ünlü ahşap eski kiliselerinden birinin önünde bulduk. Geniş ormanlık alanlara sahip Slovakya’da ahşap ustalığı da ileri. Ahşap ev ve kilise inşasında  çivi ve diğer herhangi bir metal kullanılmazmış.  17 ve19 yüzyıllardan kalma 50 kadar ahşap kilise varmış.

 

KESMARK

5 Ağustos Salı akşam hava kararırken Kesmark’ta otelimize vardık. Tarihi oteller zincirine dahil bir otel. Odalar minicik, ancak bir o kadar sevimli ve konforlu idi. En güzel kahvaltı burada idi. Dahası Thököly’nin Şatosu, mezarının olduğu kilise, ziyaret edeceğimiz Belediye bir adım. Etrafta otomobiller olmasa kesin Ortaçağ’a ışınlandık diyeceğim.

 

Kesmark Belediye Başkanı ve Türk Damat

6 Ağustos sabahı Belediye Başkanı ile Dernek Yönetimi’nin toplantısı vardı. Sonra Başkan aşağı indi gurubumuzla tanıştı. Annesi Macar, babası Türk, Newyork’ta yaşayan Kesmarklı Anna evli, Avni Yıldırım’ı çağırmış. “Gel damat, Türkler geldi, yardımcı ol”, diye. Sonra da birlikte Thököly’nin mezar odasının olduğu kiliseyi, Thököly ailesine ait şatoyu birlikte gezdik.  Yazları eşinin memleketine tatile geliyorlarmış.

 

Kesmark’ta Kızıl Kilise’de Thököly’nin mezar odasına 2 sene önceki ziyaret sırasında sunulan toprak, çiçek ve Türk bayrağının koyduğu yerde durduğunu görünce Numan Gülşah’ın gözleri doldu. Önceki çiçekleri Bodrum kırlarından topladığı sarı çiçeklerle değiştirdi.

Kesmark’ın bir başında kızıl Kilise, diğer başında Thököly Şatosu. Arasında Kesmark’ın ana caddesi. Orta yerde meydanda da Belediye binası.

Şato’ya kemerli bir kapıdan giriliyor. Büyük bir iç avlunun etrafındaki yüksek duvarların arası salonlar, odalar, koridor ve merdivenler olarak planlanmış. Duvarlar hem avluyu, hem de kendi yapısındaki yerleşimi koruyor. Şato kapısında aile adı ve aile armaları var. İç mekanlarda aileye ait özel eşyalar, bilim müzesi, itfaiye müzesi, eczacılık müzesi, Kesmark’ta yaşamış yahudi topluluk ile ilgili bir müze salon düzenlenmiş. Avluda ise belliki festivallere ve bazı gösterilere sahne olacak şekilde platformlar yapılmış. İzleyiciler için sıralar konulmuç. Eski su kuyusu vd.

 

Yolumuz uzun. Arazi dağlık. Kosice yolunda 4000 metrelik uzun bir tüneli çıktığımızda saat 13.26 yı gösteriyordu. Eger ve Tokaji’ye uğradıktan sonra bütün gece yolculuk yaptık.

7 Ağustos Perşembe 6.21 de uyandığımızda Sırbistan’da yol alıyorduk. Deligrad’tan geçtik. Saat 6.30 da Niş şehrine yaklaşınca otoban’da bir Türk ailenin işlettiği İstanbul Restoran’da mola verdik.

Sırbistan’da Niş’ten sonra camili köyler başlıyor. 10.56 da Makedonya’ya giriş yaptık. 12.43 te Üsküp’teyiz. Kale’de otobüs’ü bıraktık. Çarşıyı, sonra da tarihi köprüyü geçtik. Vardar üzerindeki Osmanlı köprüsü iki taraftaki meydanlara yapılan devasa heykel  gruplarının gölgesinde kalmıştı. Üsküp eski çarşı’da peynirli salatalar eşliğinde köftelerimizi, kuru fasulyelerimizi yedik. Esnafa hal hatır sorduk. Ohriye hareket ettik. 17.30 da kale ve göl göründü. Konaklama Ohri Gölü kıyısında Muzi adlı bir tesis. Bizden başka Türk grupları da vardı.

 

OHRİ

Günü tamamlamadan acele tesisten ayrıldık. Sahilde kuğular ve balıkçı tekneleri… Cami ve 500 yıllık çınarı geride bırakarak merkeze yürüdük. Yolda TIKA nın restore ettirmekte olduğu bir mescit ile karşılaştık. Beş dakikada Ohri merkezinde idik. Aman tanrım o ne kalabalık. Havada ballı lokma ve mısır kokuları…Dükkanlar, restoranlar çay bahçeleri, sahil, cadde ve sokaklar tıklım tıklım. Yemek yemek için çok beklemek zorunda kaldık. Selvi Tellioğlu’na eğilen restoran sahibi: “yemek bitti. Affet” dedi. Affettik.  Çay kahve istediğimizde “iki dükkan ilerde var. Alın gelin, burada içersiniz” dedi, kabullendik. Ohri’de seyyar satıcılar bile inci satıyordu. İnci mağazaları, kuyumcular ve seyyar satıcılar. Geç vakit cami, tekke ve Ortodoks kilisesini, şehrin restore edilmiş tarihi yüzünü gösteren hala kalabalık sokaklarını dolaştık.   

Cuma sabahı saat 8.00 de hareket ettik. Hacı Durgut Camii yanından geçerek Yunanistan’a doğru yol aldık.

 

SELANİK

Saat 15.30 da Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evdeyiz. Konsolosluğumuz da aynı bahçe içinde. Atatürk’ün evi henüz restorasyonu tamamlanmış. Öncekine göre farklı bir anlayışla Atatürk’ü anlatıyor. Daha öncekinde tam bir Türk evi gibi düzenlenmi, dönemin eşyaları içinde Atatürk’ün özel eşyaları da sergilemede idi. Eskiden sergilenen özel eşyalar restorasyon başladığında İzmit’e getirilmiş ve Kasr-ı Hümayunda sergilenmeye başlamıştı. Anlaşılan o ki bu eni konsept içinde özel eşya sergilemesine yer yok. Şimdiki de teknoloji kullanılarak görsel tekniklerin tamamından yararlanılmış. Atatürk’ün mumyasının oturtulduğu koltuğun karşısına geçip pencerelerinden dönemin Selanik görüntülerine bakarak onun sesinden ya da başkalarından Cumhuriyet tarihini ya da hayat öyküsünü dinlemek de bana çok etkileyici geldi. Atatürk kitapları sergisi tarihi fotoğraflar, poster sunumlar çok iyi idi. Yeniliklere de açık olmak gerek. Amaç O’nu iyi anlamak, anlatabilmek.  

 

Selanik sahili, İskender Heykeli ve Beyaz Kule.  Akşam ışıklarında Kavalada idik. Kavala’nın şiirsel panaromik görüntüsü için durduk. Yolumuz var diye gezme için duramadık ama kurabiye almadan asla dönemezdik.

 

Teşekkür

9 Ağustos Cumartesi sabahı İzmit Perşembe Pazarında idik. Gezmek güzeldi. Tüm bağlantıları kurup 12 günlük şahane geziyi düzenleyen tarihimize günümüz penceresinden bakma fırsatı veren kalan yadigarları görme şansı tanıyan bu organizasyon için  Karatepe Thököly İmre ve İlona Zrinyi Macar Dostluk Derneği’ni ve Numan Gülşah, İbrahim Sarı ve Meral Özesener’i alkışlıyor, teşekkür ediyorum.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim