• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 13 °C

Türkiye artık “oyun alanı” içinde

M.Tanzer Ünal

İz peşindeymişiz…

Ankara katliamının failleri en kısa zamanda yakalanacakmış.

Hangisi yakalandı, hangisi bulundu ki?

Reyhanlı mı?

Diyarbakır mı?

Suruç mu?

Sonra, diyelim ki fail veya failler bulundu.

Yakalayıp getirdiler, dediler bu!

Bir kişi, üç kişi, beş kişi…

Ne işe yarar?

Ne yapacaksın onlara?

Ömür boyu hapse atsan, idam yok ama diyelim ki idam etsen, çözüm mü?

Onlar, insan değil ki!

En uçtaki “suç makineleri”…

Ölmeyi baştan kabul etmişler, bombanın pimini çekiyorlar.

 

***

 

Yine gece gündüz tartışılıyor…

PKK mı yaptı, IŞİD mı yaptı, o mu yaptı, bu mu yaptı?

Tekrar soruyorum, ne fark eder?

Diyelim ki, PKK yaptı…

Diyelim ki, IŞİD yaptı…

Veya bir başka terör örgütünün yaptığını kabul edin…

Ne yapacaksınız?

Şimdiye kadar ne yaptınız ki?

Ülkemizde PKK’nın yüzlerce, IŞİD’in onlarca olayı var…

Ne yaptınız bunlara?

Şimdiye kadar ne yaptınız da, bundan sonra ne yapacaksınız?

PKK ile daha düne kadar “mücadele” değil, “müzakere” ediyordunuz.

IŞİD ile olan ilişkinizdeki soru işaretleri de tam olarak ortadan kalkmış değil.

Her ikisine de “açılım” safsatası ve “ileri demokrasi” nedeniyle toz kondurmuyordunuz, bugün “Yandım Allah” diye feryat ediyorsunuz.

 

***

 

Sonra…

PKK kim, IŞİD kim?

PKK dediğiniz Abdullah Öcalan, IŞİD dediğiniz Ebu Bekir El Bağdadi mi?

Bunlar, bu güçlerini nereden alıyorlar?

Güçlerinin temelinde “etnik” ve “dinsel” bir yapı mı var, yoksa…

Evet, yoksa bunlar “emperyalist devletler” in maşaları mı?

Hiç kuşkunuz olmasın!

Daha önce de defalarca yazdım, yine yazıyorum…

PKK da, PYD de, El Kaide de, El Nusra da, IŞİD de “ABD menşeli” dir.

Direkt olmasa bile, endirekt!

Bütün bunlar, “Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek” için “Batı” tarafından, “emperyalist devletler” tarafından, ABD tarafından” kurulan veya kurdurulan örgütlerdir.

Bu terör örgütleri, istenilen ülkelerde önce karışıklık çıkarırlar, müdahale için uygun ortam ve haklı gerekçe hazırlarlar, ABD ve diğerleri de gelip güya “barış ve demokrasi” getirmek için o bölgeye müdahale ederler.

Sistem budur!

Tabii, “barış” da “demokrasi” de emperyalist devletlerin “en büyük yalanı” dır.

Şimdiye kadar müdahale ettikleri hiçbir ülkeye barış ve demokrasi götürememişlerdir.

 

Ankara katliamını nasıl okumak lazım?

Tamam da, son katliamı, 97 kişinin hayatını kaybettiği “Ankara katliamı” nı nasıl okumak lazım?

Birkaç gündür herkes birbirine bu soruyu soruyor.

Ben şöyle okuyorum…

Türkiye, şimdiye kadar “oyun alanı” içinde değildi.

“Ortadoğu bataklığı”nda, Irak’ta Suriye’de ve diğer ülkelerde olup biten olayları “uzaktan” seyrediyordu.

Şimdi ülkemiz de “oyun alanı” içine alındı.

Son katliamın başkent Ankara’da yapılmasının anlamı budur.

“Türkiye de artık oyun alanı içinde, sen de bu oyuna dahilsin” demektir.

 

Bu oyun, nasıl bir oyun?

Diyeceksiniz ki, ne oyunu?

Bu oyun, nasıl bir oyun?

Hani yıllardır yazıyorum ya, emperyalist ülkeler Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek istiyor, bazı devletlerin sınırları yeniden çizilecek, ülkemizi de “sınırı yeniden çizilecek ülkeler” arasına almak istiyorlar…

İşte oyun, bu oyun!

Türkiye de artık bu oyunun içinde!

Tabii, durup dururken bugünlere gelmedik.

Veya şöyle ifade edeyim…

Bütün bu olayları yaşamamız tesadüf değil!

Planı programı yapıldı, senaryosu yazıldı, bugün oynanıyor.

*Önce ülkemizdeki yönetimi ele geçirdiler.

*Türk Silahlı Kuvvetleri’ni etkisiz ve itibarsız hale getirdiler.

*Gazeteleri ve gazeteci geçinen soytarıları kendilerine bağladılar.

*Ülkemizin tüm dinamik güçlerini (üniversiteleri ve sivil toplum örgütlerini) susturdular.

*Toplumu uyuşturdular.

*Kendilerinin kurup yönettiği PKK gibi terör örgütlerini etkin bir şekilde kullandılar.

*Şimdi de IŞİD’i devreye soktular.

Ve Türkiye’yi de “oyun alanı” içine aldılar.

Göz göre göre!

Ülkemiz de artık “Ortadoğu bataklığı” nın içinde.

İster kabul edelim ister etmeyelim, gerçek bu!

 

Psikolojik savaşla bizi benliğimizden uzaklaştırdılar

Bugünlere pat diye gelmedik.

Türk toplumuna yıllardır “psikolojik savaş” uygulanıyordu.

Önce “değer yargılarımızı” aşındırdılar.

Toplumun ahlaki değerlerini zayıflattılar.

Milli duygularımızı törpülediler.

Toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştırdılar.

Sonunda vatanımızı bölünmenin eşiğine getirdiler.

Türkiye, şu anda tam bir kaos ortamında!

Kimin ne yaptığı belli değil.

Herkes, birbirine çarpıyor.

 

***

 

Sonuç olarak…

Ülkemiz, büyük bir risk altında.

Her yönden kuşatılmış durumdayız.

Bu halimizle, 1 Kasım seçimlerine gidiyoruz.   

“Allah sonumuzu hayır getirsin” diyemeyiz.

Dememeliyiz…

Sonumuzun “hayır” mı “şer” mi olacağına kendimiz karar vereceğiz.

Türkiye, yeniden “kurtuluş mücadelesi” günlerini yaşamak zorunda!

Başka çaremiz yok!

Haberiniz olsun!

Bu yazı toplam 1211 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim