• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 22 °C

Türkiye’de 2 hukuk sistemi mi var? İmralı hukuku ayrı, Silivri hukuku ay

M.Tanzer Ünal

Kafam karışık…
Sanırım sizin de öyledir.
Ülkemizde olup bitenlere bir teşhis koysak bile, koyduğumuz teşhis devlet yapımızla örtüşmüyor.
Demek ki, devletimizin kökleşmiş yapısı da çoktan bozuldu.
Her şey, aklınıza gelebilecek her şey, bir kişinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsi düşüncelerine ve kararlarına göre şekilleniyor.
O, ne derse, o!
Yasalarımızın, değerlerimizin ve geleneklerimizin hiç ama hiç önemi yok!
Türkiye’de yasalar var mı, var…
Türkiye’de mahkemeler var mı, var…
Peki, sistemimiz “çok hukuklu” sistem mi, “tek hukuklu” sistem mi?
“Tek hukuklu” sistem…
Tamam da, tek hukuklu sistemde “çok hukuk” uygulanabilir mi?
Bir fiil, bazı kişiler için suç, bazı kişiler için suç olmayabilir mi?
Günümüz Türkiye’sinde tam bunu yaşıyoruz.
Maalesef, resmiyette olmasa bile, uygulamada 2 hukuk sistemimiz var.
*İMRALI Hukuku…
*SİLİVRİ Hukuku…
***********
*Rejimi değiştirmeye çalışmak…
*İktidarı devirmeye teşebbüs etmek…
*Vatanı bölmek için silahlı örgüt kurmak…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasalarına göre suç mu? Suç…
Hem de en ağır suç!
Öyleyse…
Her gün tanık olduğumuz “iki ayrı uygulamaya” ne ad vereceğiz?
*BİRİNCİ UYGULAMA…
Yüzlerce Türk askeri, “AKP iktidarını devirmeye teşebbüs” suçlamasıyla, elde hiçbir kanıt olmadığı halde 2009 yılından beri Silivri zindanlarında tutuluyor.
*İKİNCİ UYGULAMA…
İktidar, bırakın AKP’yi devirmeyi, devleti yıkmak, vatanı bölmek isteyen ve bunun için silahlı örgüt kuran PKK ve onun sözde lideri Apo ile müzakere masasında… Onları affetmeye, terörist mensuplarını yurt dışına göndermeye hazırlanıyor.
İki uygulama arasında dağlar kadar fark var.
Birinci uygulamada, zanlıların suçları henüz kanıtlanmamış, kanıtlanamıyor da…
Gerçekleşmemiş bir fiil…
Yapılacağı sanılan bir fiil…
İkinci uygulamada suç sabit!
Acabası macabası yok!
Örgütün elebaşı Apo, yargılanmış, idama mahkûm olmuş, batının baskısıyla cezası ömür boyu hapse çevrilmiş.
Şimdi oturup, böyle bir örgütle ve lideriyle müzakere ediyorlar.
Sonuç belli, bu defter kapatılacak.
Suçlular, ellerini kollarını sallayarak yurt dışına gidecekler veya içeride cezadan arınmış olarak oturacaklar.
**********
Şu uygulamaya bakın!
SİLİVRİ HUKUKU, kanıtlanamayan “darbe teşebbüsü” nü suç sayıyor ve acımasızca cezalandırıyor.
İMRALI HUKUKU, kanıtlanmış “vatanı bölme ve devleti yıkma” fiilini suç saymıyor, hatta “demokratik hak” görüyor ve faillerini serbest bırakmaya hazırlanıyor.
Yaşadığımız çelişki burada.
Bu çelişki, kafamızı bulandırıyor, yüreklerimizi yakıyor, bizleri kahrediyor.


Tıp Fakültesi Hastanesi’nden internet ortamında randevu almak büyük dert!
**********
Bu konuda pek çok okurumdan üst üste şikâyetler geldi.
Bunlardan e-posta ile gelenini köşeme alıyorum.
İnşallah sorun en kısa zamanda giderilir ve hastalar bu sıkıntıdan kurtulur.
“Tanzer Bey,
Size bahsettiğim, randevu alma zorluğu (imkansızlığı) konusunu
aşağıda genel hatlarıyla özetliyorum:
Şeker hastası olduğunuz fark edilmişse, ciddi ve sürekli bir gözlem ve tedavi sürecine girmek gerekiyor.
Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nde yeni kurulan Diyabet Ünitesi, bu sahada ideal bir merkez.
Doktorlar son derece ilgili. Tedavi ve gözlemleri en iyi şekilde yapma gayretinde; kutlamak gerek.
Ne var ki süreklilik gereken bu tedavide doktorunuza ulaşabilirseniz...
Diyelim ki, doktorunuz bir muayene sonrası, "....gün tekrar gelin, bunun için randevu alın", diyor.
Servis girişindeki görevliye belirtilen günü yazdırmak istiyorsunuz. Cevap olumsuz,
"randevuyu internetten alacaksınız"
Söz konusu hasta hayatında elini bilgisayara sürmemiş kişi ise ne olacak?
Bu kural yönetimin midir, yoksa oradaki hanım kızın mı bilinmez. (Zira bazı servislerde yerinde randevu veriliyor.)
Ve de diyelim ki, söz konusu hasta bir yardımcı buldu, internete girildi. İşte orada çile başlıyor:
Polikliniklerden randevu için iki yol öneriliyor. Online randevu adresi ve bir telefon numarası…
İnternetten adrese girerseniz, üç kanalda "randevu alma" ifadesi görürsünüz. Keşke bir tane olsaydı da işe yarasaydı.
Giriş yaparsanız, birinden diğerine dolaşabilirsiniz, ama hiç bir servis için randevuya ulaşamazsınız...(İsteyen denesin)
Telefona dönersiniz, gene sonuç alamayabilirsiniz. Belirtilen numaradan girip bir kaç kademe aştıktan sonra, bir ses size randevu için kullanılacak bir başka numara verir. Aradınız. Tamam karşınıza doldurulması gereken bilgiler bölümü çıkar.
Sevinmeyin, defalarca deneyip kesildiğini görebilirsiniz. Sonra anlarsınız ki, vatandaşlık numarasını rekor hızla yazmalısınız, yoksa kesilir. Sonunda yakaladınız diyelim, istediğiniz servise yönlendirildiğinizde, madeni bir ses, "randevular dolmuştur,yarın tekrar arayın", der... Hangi güne kadar dolmuştur bilinmez, kalakalırsınız...
Üzülmemek elde değil.
Servisin doktorları ne kadar mükemmel çalışırsa çalışsın, sistem aksıyorsa sonuç mükemmel olamıyor.
Oysa küçük rötuşlarla problem giderilebilir:
Servis girişindeki görevli, önüne gelmiş kişiye randevuyu hemen yazmalıdır. ("internetten alın" diyerek yokuşa sürmek niye?)
İnternetten veya telefonla randevu alma işini -arızaları giderip - uygulanabilir ve basit hale getirmek çok mu zor?”

Bu yazı toplam 843 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim