• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 4 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 4 °C

Türkiye’de işsizlik yüzde 10 mu, yüzde 30 mu?

M.Tanzer Ünal

Şaka yapmıyorum, “açıklanan rakam”la, “gerçek rakam” arasında bu kadar fark var.

Pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da gerçekler halktan saklanıyor.

Doğrular söylenmiyor…

Kendilerine göre bir “hesaplama biçimi” tutturmuşlar, “Bu böyle” deyip işin içinden çıkıyorlar.

Eee, doğru dürüst muhalefet de olmadığından bizim işsizlik rakamı yüzde 9, yüzde 10, yüzde 11’lerde dolaşıp duruyor.

İki aşağı, iki yukarı…

Halbuki, millet işsizlikten perişan!

Okusan da iş yok, okumasan da iş yok!

Eğitim sistemimiz, “girişimci” de yetiştirmediği için, hayata atılan pek çok kişi evine ekmek götürebilmek için iş peşinde.

***

Biraz sıkıcı olacak, ama başka çaresi yok, biraz rakamlarla boğuşacağız.

Son “işsizlik oranı” yüzde 10. 1 olarak açıklandı.

Dendi ki, ülkemizde 2 milyon 944 bin işsiz var.

Yuvarlak olarak 3 milyon.

Hükümetin hesabı bu!

Ben de diyorum ki, bu hesap yanlış.

Daha doğrusu “hesaplama yöntemi” yanlış.

Ülkemizdeki işsizlik oranı yüzde 30’lar civarında.

İşsiz sayısı da öyle söylendiği gibi 3 milyon değil, 8-9 milyon.

Bakın, neden?

 

Dünya, işsizliği nasıl hesaplıyor?

Çalışma hayatında “işgücüne katılım” diye bir deyim var.

15-65 yaş arasındaki kişiler, “çalışma yaşındaki faal nüfus” olarak kabul ediliyor.

Bu nüfusla “çalışan nüfus” mukayese ediliyor, sonunda “işgücüne katılım oranı” bulunuyor.

Bizde işgücüne katılım oranı yüzde 49 civarında.

Bu şu demek, “çalışma yaşındaki faal nüfus”un ancak yarıya yakını çalışıyor, yarıdan biraz çoğu çalışmıyor.

Bu konuda “erkekler” le “kadınlar” arasında uçurum var.

Bizde, erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 70, kadınların işgücüne katılım oranı ise yüzde 28. 7.

Yani her 100 erkeğin 70’i, her 100 kadının ise 28. 7’si çalışıyor.

 

Diğer ülkelerde “işgücüne katılım oranı” ne?

Türkiye’de işgücüne katılım oranı “yüzde 49” dedik ya, diğer bazı ülkelerde acaba bu ortalama oran ne kadar?

*İsviçre yüzde 86.

*İzlanda yüzde 84. 9.

*Danimarka yüzde 83. 2.

*ABD yüzde 74. 5.

*Almanya yüzde 81.

*Japonya yüzde 86.

*İngiltere yüzde 73.

*Fransa yüzde 69. 3.

*Rusya yüzde 68.

Bir rakam daha vereyim…

AB ülkelerinde işgücüne katılım ortalaması yüzde 73, OECD ülkelerinde ise bu oran yüzde 72. 6.

Ivır zıvır ülkeleri de, yani bütün dünyayı katarsak, Dünya Çalışma Örgütü İLO’nun rakamlarıyla, “küresel işgücüne katılım ortalaması” yüzde 65. 3.

Şöyle bir toplayalım!

Türkiye’de işgücüne katılım ortalaması neydi, yüzde 49.

Dünya ortalaması, yüzde 65. 3.

AB ülkeleri ortalaması, yüzde 73.

OECD ülkeleri ortalaması, yüzde 72. 6.

Demek, dünya ortalamasından 16 puan, gelişmiş ülkeler ortalamasından da 23-24 puan gerideyiz.

Türkiye, işgücüne katılımda, değerlendirmeye alınan 184 ülke arasında sondan 17’nci.

 

Kadınlarımızın işgücüne katılımı, vahim!

Yazının başında belirttim…

Ülkemizde erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 70, kadınları ise yüzde 28. 7.

Kadınların oranının düşüklüğü, Türkiye ortalamasını aşağı çekiyor.

Kadınların işgücüne katılımında bizden daha kötü ülkeler de var.

Bizde yüzde 28. 7 olan oran, Cezayir’de yüzde 15, Suriye ve Irak’ta ise yüzde 13.

Ürdün, Afganistan, İran, Suudi Arabistan, Pakistan, Lübnan, Mısır, Yemen, Tunus, Fas ve Umman’da ise kadınların işgücüne katılma oranları daha kötü.

Hindistan, Libya, Sudan, Somali, Bahreyn ve Kuveyt gibi ülkelerin kadınlarının işgücüne katılımı ise Türkiye’den daha iyi.

 

Şimdi gelelim o hesaba

Türkiye’de işgücüne katılım oranı yüzde 49 değil de yüzde 70-73 olsa…

Yani 15-65 yaş grubu çalışma çağındaki nüfusun yüzde 70-73’ü Avrupa’daki gibi işgücüne katılsa…

Türkiye’deki işsizlik oranı yüzde 10 mu olur, yoksa yüzde 30 civarında mı?

Ülkemizde işgücüne katılım oranı düşük olduğundan, işsizlik oranı da düşük çıkıyor.

Eğer işgücüne katılım oranlarını diğer ülkeler gibi kabul ederseniz, işin vahameti ortaya çıkar.

Biz şimdilik kendi kendimizi aldatıyoruz.

 

Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek…

Son yıllarda iktidarın ağzından düşürmediği bir ifade bu!

Neymiş, 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girecekmişiz.

Bu kafayla mı?

Bu çalışmayla mı?

Bu üretimle mi?

Size rakamları verdim.

Çalışma çağındaki kişilerin yarısı çalışıyor, diğer yarısı evde oturuyor, pinekliyor.

Üretim yok, artı değer yaratmak yok!

İşleri, sadece tüketmek!

Çalışmayan, üretmeyen bir toplum nasıl kalkınacak?

Yazımdaki işgücüne katılma oranlarına bakın, ülkelerin neden fakir, neden zengin olduklarını görün!

Zenginliğin de bir nedeni var, fakirliğin de…

Şu bizim “dünyanın 17.büyük ekonomisi olduğumuza” gelince.

Devletin ekonomik rakamları bunu böyle gösterebilir, ama bu zenginlik bireylere yansımıyor.

Kişi başına gelire bakıldığında, dünyadaki yerimiz 68.sıra!

Devlet zenginler arasında, ama bireyler orta ve alt gelirli.

Bu zenginliğimiz de aldığımız borçlardan, üretimden değil.

Sizlere dilimin döndüğünce bir şeyler anlatmaya çalıştım.

Bilmem, başarabildim mi?

Bu yazı toplam 613 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim