• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 19 °C

Türkiye’nin durumunu özetleyen şifre sözcük, ENİŞTE…

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, olup bitenleri sizler gibi yakından izlemeye çalışıyorum.

Üzülüyorum…

Hep birlikte üzülüyoruz…

Millet olarak çok zor günler, sıkıntılı günler geçiriyoruz.

Akıl mantık almaz günler…

Darbe girişimi, ölenler, yaralananlar…

İşten el çektirmeler, gözaltılar, tutuklamalar…

Ve arkasından haklı olarak OHAL!

Diğerlerini de atlattık, inşallah bunu da atlatacağız.

Tek dileğim, biran önce normalleşebilmek!

Eğer normalleşme süreci çok uzarsa, bunun bedeli de ağır olur.

                                               *********

Önceki gece televizyon kanallarını dolaşıyorum…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire’nin İngilizce yayınına verdiği röportajda, “Darbe girişimini ilk olarak eniştemden duydum” diyor.

Daha önce hiçbir yerde açıklamadığı bir gerçeği ülkemizin gündemine koyuveriyor.

Şu itirafa bakar mısınız?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde darbe girişimi oluyor…

Devletin en tepesindeki isim, Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu darbe girişimini ilk eniştesinden haber alıyor.

MİT’ten çıt yok…

Genelkurmay başkanından çıt yok…

Kuvvet komutanlarından çıt yok…

Halbuki MİT, saat 16.00’da darbe olacağını genel kurmaya bildirmiş.

Genelkurmaya bildiriyor da neden özel hattan cumhurbaşkanına, başbakana bildirmiyor?

Efendim, darbe mesajı yaverlerde ve özel kalemde takılmış…

Böyle çok önemli bir mesajın yaverlerde ve özel kalemde ne işi var?

Neden özel hat kullanılarak direkt muhataplarına bildirilmedi?

Her neyse…

Darbe girişimiyle ilgili cevap bekleyen bunun gibi pek çok soru var.

Darbe ihbarı yapılıyor, ama bizim hava kuvvetleri komutanlığının üst rütbelileri, bu ihbara rağmen, ihbar saatinden 3 saat sonra başlayan düğüne gidiyorlar…

Bu nasıl bir şey?

                                      *********

Tekrar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Darbeyi eniştemden öğrendim” itirafına dönmek istiyorum.

Bir defa, devletimizin bir gerçeğini samimiyetle itiraf ettiğinden Erdoğan’ı kutluyorum.

Gizleyebilirdi, kusuru bulunan kurumları koruyabilirdi…

Erdoğan bu itirafıyla, 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle devletimizin durumunu özetlemiş oldu.

Tek cümleyle…

Bu ülkede darbe girişimi oluyor, cumhurbaşkanı bu darbe girişimini eniştesinden öğreniyor…

Bu ne demek?

“Devletin ilgili kurumları dökülüyor” demek.

Erdoğan, “Darbeyi eniştemden öğrendim” demekle, Türkiye’yi tek cümlede özetliyor.

Bu saatten sonra…

MİT’in tepesindekiler, hiçbir şey olmamış gibi görevlerini sürdürebilecekler mi?

Genelkurmay başkanı, makamını koruyabilecek mi?

Kuvvet komutanları, görevlerine devam edebilecekler mi?

Zirvedeki çarklar nasıl dönecek?

                                               *******

Tabii, fotoğrafın diğer yüzüne de bakmak lazım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini de sorgulamalı.

“Bütün bu yöneticileri ben seçtim, demek tercihlerim doğru değilmiş” demeli.

Diyebilmeli…

Çünkü özeleştiri yapmak, erdemdir.

İnsanın, daha az hata yapmasını sağlar.

Türkiye Cumhuriyeti devlet kültürü, bu “enişte vukuatı”nı hiç unutmayacaktır.

Devlet yönetimiyle ilgili eğitim kurumları, bu olayı “ders konusu” olarak mutlaka okutacaktır.

 

 

OHAL konusunda söyleyeceklerim şunlar

Türkiye “olağan günler” mi yaşıyor?

Hayır.

Olağanüstü günler yaşıyoruz…

Madem olağanüstü günler yaşıyoruz, o halde ülkemizin tamamında “olağanüstü hal” ilan edilmesi gayet doğal.

Sonra…

OHAL, anayasamızda var mı?

Var…

Bununla ilgili yasalar çıkarılmış mı?

Çıkarılmış…

O halde, OHAL kararı alınmasının ne mahzuru var!

Eğer Türkiye olağanüstü günler yaşarken OHAL kararı alınmasaydı, o zaman hükümet eleştirilebilirdi.

Bir de, hükümet, OHAL kararı almadan OHAL yasasındaki yaptırımları uygulamaya kalksaydı, hata etmiş, suç işlemiş, hukuk dışı davranmış olurdu.

Şimdi söylenecek bir şey yok.

Anayasal bir hakkı kullanıyor, OHAL ilan ediyor.

Bu satırlar yazılırken, OHAL kararı TBMM’de onaydaydı.

Salt çoğunluk yeterli olduğundan onaylanmasında bir sıkıntı görünmüyor, mutlaka onaylanmıştır.

Benim burada esas üzerinde durmak istediğim, CHP’nin tutumu.

CHP, pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da sağlıklı bir tutum sergileyemedi.

Grup Başkanvekili Özgür Özel, çıktı “OHAL kararı sivil bir darbedir, meclisin gücünü azaltır” dedi…

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, meclis toplantısı başlamadan önce, “Grup kararı almıyoruz, gönlümüz demokrasiden yana” diye açıklama yaptı.

Eğriye eğri, doğruya doğru…

Bence CHP, bu konuda hatalı davrandı.

Hükümet OHAL mi istiyor destekle, çünkü istediği anayasal bir hak.

Ama izle, uygulamada eksikleri ve hataları varsa, eleştir.

Bence daha şık olurdu.

Hem de Türkiye’nin mevcut iklimine ters düşmezdi.

İleride…

Hükümet, OHAL’de başarılı olursa bu başarıda pay sahibi olurdun…

Yok başarılı olamazlarsa, “OHAL yetkisi istediler verdik, yine de başaramadılar” diye eleştirmeye hakkın olurdu.

Ne diyelim, ülkemizde muhalefetin vizyonu da bu kadar!

 

 

Devletin birinci önceliği “İsmail’in Yeri”ni kapatmak mı?

Ankara’ya gidip gelirken, eğer tüneli değil de Bolu dağını kullanıyorsanız, “İsmail’in Yeri”ne mutlaka uğramışsınızdır.

Ankara’ya gidiş yönünde, dağa sardığınızda hemen sağ tarafta…

Küçücük bir yerdi, çalıştı, kaliteyi korudu, büyüdü büyüdü…

Daha sonra başka ana yol güzergâhlarında da şubeler açtığını duydum, ama uğramadım.

Nasıl şimdi Köfteci Yusuf çok ünlüyse, bir zamanlar “İsmail’in Yeri” de aynı derecede ünlüydü.

                                      ********

Önceki akşam internet sitelerine bir haber düştü.

Bolu dağındaki “İsmail’in Yeri”, sahibi cemaatçi olduğu iddiasıyla kapatılmış.

Sahibi hakkında da, kim olduğunu bilmiyorum, yakalama kararı çıkartılmış.

Okuyunca üzüldüm…

Tanımam etmem, ama “İsmail’in Yeri” Ankara yönüne seyahat edenler için bir renkti.

Keşke sahibi yakalansaydı da, “İsmail’in Yeri” kapatılmasaydı.

“İsmail’in Yeri”ni kapatmak, bu ortam içinde devletin birinci önceliği olabilir mi, bilmiyorum.

Bu yazı toplam 4044 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
thunder bolt
21 Temmuz 2016 Perşembe 22:00
22:00
mit müşteşarları genelde genareellerden olurdu.başçavuştan yaparsanız dayınızdan veya eniştenizden öğrenmeniz doğaldır
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim