• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 26 °C

Türkiye’nin iki sorunu var, Erdoğan ve Öcalan!

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, yıllardır ülkemizde olup bitenleri şöyle bir gözümüzün önüne getirelim.

“Sorun” diyebileceğimiz konuları alt alta yazalım.

*Toplumda “etnik” ve dinsel ayrım yaşandı. İnsanlar etnik kökenlerine ve mezhep farklılıklarına göre ifade edilir oldu.

*İnsanlar, “bizden olanlar” ve “bizden olmayanlar” diye iki farklı gruba ayrıldı. İktidar, kendilerinden olanları ihya etti, kendilerinden olmayanlara ise zulmetti.

*Cumhuriyetin bütün değerleri ayaklar altına alındı. Devletimizin kurucuları Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’ye “İki ayyaş” diye hakaret edildi. “Türküm” demek, faşistlik olarak kabul edildi. Vilayet binalarının girişlerinden “TC” tabelaları indirildi. Okullarda sabahları “ant okuma” kaldırıldı. PKK’nın isteği üzerine her yerden “Ne mutlu Türküm diyene” yazıları silindi.

*Din istismarı yapıldı, oy uğruna Cumhuriyet ve Atatürk’e yönelik “yobaz ve laiklik düşmanı zihniyet” hortlatıldı.

*Bilim ve çağdaşlıktan uzaklaşıldı, din ağırlıklı eğitime geçildi. Dindar ve kindar nesiller yetiştirmek hedeflendi. Eğitimin kalitesi düşürüldü. Eğitimdeki kadrolar cemaatlere teslim edildi.

*Devletin elindeki tüm ekonomik işletmeler, emperyalist ülkelerin yönlendirmesiyle belirli zümrelere peşkeş çekildi.

*”Üretim ekonomisi” nden uzaklaşıldı, “borç ekonomisi” ne geçildi. Devlet ve özel sektör, kaldıramayacağı kadar borç yükünün altına sokuldu. Toplum çalışmaktan ve üretmekten uzaklaştırıldı, tüketim toplumu haline getirildi.

*İnsanlar “kredi kartı bataklığı” na atıldı. Herkes, kredi kartıyla yaşar hale getirildi. Aileler, varlıklarının ve kazançlarının çok üstünde borçlandırıldı.

*Türk Silahlı Kuvvetleri, uydurma belgelerle çökeltildi. Komutanlar, yıllarca cezaevinde tutuldu. Ordunun direnci kırıldı, moral gücü sıfırlandı.

*Medya ele geçirildi, böylece toplumun gerçekleri öğrenmesinin önüne geçildi. Dünyanın her yerinde medya ve gazeteciler; “demokrasi ve hukuk devletinin savunucusu”, halkın gözü kulağı, kötülüklerin ve yolsuzlukların takipçisi olurlar. Bizde ise medya, AKP döneminde, “sahiplerinin sesi” oldular. Buralarda çalışan sözde gazeteciler ise yolsuzlukları ve hırsızlıkları savunma hayasızlığına düştüler. 

*Polis teşkilâtı “paralelci” uydurmasıyla dağıtıldı.

*Hukuk rafa kaldırıldı, adalet uygulanamaz hale getirildi.

*Devlet yönetimlerinde esas olan “3 erk”; yasama, yürütme ve yargı tek bir elde toplandı. Böylece “yargı”, “yürütme”nin emrine girdi. Mahkemeler, adalet dağıtamaz, insanlar haklarını arayamaz oldu.

*Türk halkının kimyasını bozdular. Değer yargılarını yıprattılar…

*Devleti yönetenler, yasaları ve anayasayı tanımaz oldu. Devlet, bir kişinin emir ve direktifleri doğrultusunda yönetilir hale geldi.

*”Yöneten çevre”, yasalarla ve parlamento kararlarıyla korunur hale geldi. 17-25 Aralık yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarının üstü kapatıldı.

*Yıllarca milleti “barış süreci” diye oyaladılar. Teröristlerle, vatan hinleriyle müzakere masasına oturdular. Onları şımarttılar, tepemize çıkardılar…

*”Komşularımızla sıfır sorun” diye yola çıktılar, ülkemizi tüm komşularımızla kavga eder hale getirdiler. Halen “dostumuz” diyebileceğimiz tek bir komşumuz yok.

*Halen başımızda iki terör belası var. PKK ve IŞİD… Ülkemize kan kusturuyorlar… Her gün şehit haberleri almaktan usandık. 2002 yılında bitme noktasına gelen terör yine hortladı. Adı konmamış olsa bile ülkemizde iç savaş yaşıyoruz.

*Ekonomik kriz yaşıyoruz. Halk perişan, esnaf perişan, koskoca şirketler bir bir batıyor. Ekonomik yönden öyle kötü bir noktadayız ki, emperyalist ülkelerin bizden isteklerine “hayır” diyemeyecek durumdayız.

*Böyle bir ortamda bir de “hükümet krizi” yaşanıyor. Kaçınılmaz bir sonuç! Toplum ayrışmış, siyasetçiler ayrışmış, devleti yönetmek için ortak nokta bulunamıyor.

*Koalisyon hükümeti kurulamamasının nedenlerine bakın, temelinde yukarıda sıralamaya çalıştığım sorunları bulursunuz.

Ülkemizdeki hangi sorunun altına bakarsanız bakın, iki kişinin izi vardır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…

Ve PKK’nın İmralı’daki başı Abdullah Öcalan…

Bu iki kişi Türkiye’den elini eteğini çeksin, inanın Türkiye güllük gülistanlık olur!

Koalisyon hükümeti de kurulur…

Komşu ülkelerle barış da sağlanır…

Dış dünyanın ülkemize güveni de artar…

Toplumdaki ayrışma da sona erer ve barış sağlanır…  

Ekonomi de düzelir…

Etnik ve dinsel gruplar arasındaki huzursuzluk da giderilir.

***

Birden tepki vermeyin, şöyle sakin sakin bir düşünün!

Düşündükçe, bana hak vereceksiniz…  

İsterseniz, benim yazdığım sorunları yok kabul edin, kendi bulduğunuz sorunları alt alta yazın ve bu sorunların sorumlusunu arayın!

Yine aynı kişiler karşınıza çıkacaktır.

Son 13 yılda yaşananlardan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi sorumlu tutacak halimiz yok ya!

İktidarda olan AKP ve AKP’yi kurulduğu günden bu yana yöneten Erdoğan!

Bütün terör olayları ve hainliklerden sorumlu kişi de Öcalan!

Bu nedenle diyorum ki, Türkiye’nin iki sorunu var, biri Recep Tayyip Erdoğan, diğeri Abdullah Öcalan.

Bu iki kişi bizi rahat bıraksın, ülkemizin inanın sorunu kalmaz.

Bu yazı toplam 1281 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
saıt özer
17 Ağustos 2015 Pazartesi 00:47
00:47
ancak bu kadar güzel anlatılır (anlayana) saygılar
mehmet
16 Ağustos 2015 Pazar 23:35
23:35
yanlış yazmışsınız bu ülkenin üç sorunu var kılıçdaroğlu,bahçeli ve demirtaş. kılıçdaroğlu ve bahçeli neden seçime giriyorsa anlamış değilim bir parti iktidar olma hırsıyla seçime girer. demirtaş ise bugün ak dediğine yarın kara deyip güvenirliğini yitirmiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim