• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 18 °C

Türklüğe öfke duymak…

M.Tanzer Ünal

Dikkat ediyor musunuz?
Son zamanlarda, “Türk” sözcüğünün yazılması ve telaffuz edilmemesi için büyük çaba harcanıyor.
“Türk” demek, neredeyse “faşistlik”le eş anlamlı hale getirildi.
İsteniyor ki, “Türk” sözcüğü artık ağızlara alınmasın.
Bu konuda gayret gösterenlerin başını, Başbakan Erdoğan çekiyor.
Siz hiç Recep Tayyip Bey’in, ağzına “Türk” sözcüğünü aldığını gördünüz mü?
Konuşmalarında, “Ben Türküm”, “Türk milleti” veya “Türk vatanı” ifadelerine rastladınız mı?
Evet… “Türk” kelimesini kullandı…
Sadece ve sadece 27 etnik grubu sayarken kullandı.
“Kürtler, Türkler, Lazlar, Çerkezler, Boşnaklar…” diye, sıralarken ayıp olmasın diye, “Türkler” kelimesini de geçirdi.
Erdoğan, “Türk” sözcüğünden son derece rahatsız.
Bunu da gizlemiyor.
Toplumun karşısına çıkıp bunu açık açık söylemese de, kapalı kapılar arkasında, yabancılara bu rahatsızlığını ifade ediyor.
İsviçreli parlamenter Andreas Gross’un bu konudaki açıklamalarını hatırlayın!
Strasbourg’da, Erdoğan’la Andreas Gross öğle yemeği yemişler.
Bu yemekteki sohbette, Başbakan Gross’a, AKP 12 Haziran’daki seçimi anayasayı tek başına değiştirecek sayıda milletvekili elde ederek kazanırsa, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değiştirilemez hükmündeki ilk üç maddesini değiştireceğini söylemiş.
Andreas Gross, bunu şöyle açıklamıştı:
“Mister Erdoğan bana, Türkiye’nin artık Türklüğe vurgu yapan maddelere ihtiyacı olmadığını söyledi”.
Başbakan’ın bu sözlerinden, hedefin “Türklük” olduğu anlaşılıyor.
Erdoğan’ın “Değiştireceğiz” dediği Anayasa’nın ilk üç maddesinde “Türkiye Devleti’nin bir cumhuriyet olduğu, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu, dilinin Türkçe, bayrağının ay yıldızlı bayrak, milli marşının İstiklal Marşı, başkentinin Ankara olduğu” hükümleri var.
***
Peki… “Türk” sözcüğünden başka kimler rahatsız?
Saklamaya hiç gerek yok.
En başta “Avrupa Birliği” rahatsız.
İşte işin üzücü tarafı da bu.
Osmanlı’ya “Türk” diyen kimdi?
Avrupalılar…
Müslüman ile Türk’ü eş anlamlı kullanan kimdi?
Avrupalılar…
Osmanlılar da, Müslümanlar da kendilerine “Türk” demezlerdi.
“Türk” diyen sadece ve sadece Avrupalılar idi.
Devam edelim.
“Türk, Avrupalılar için ne anlam ifade ediyordu?”
Türk, korkunun adıydı.
Türk, gücün kuvvetin adıydı.
Türk, hayranlığın adıydı.
Türk, gizli kıskançlık duyulan popüler bir “mit”in adıydı.
Türk, kesinlikle yok edilmesi gereken düşmanın adıydı.
Özetle:
Avrupalılar, kapılarına kadar dayanan mağrur, muhteşem ve muzaffer Türkler’i hep “yok edilmesi gereken düşman” olarak gördüler.
Direndiler…
Püskürttüler…
Saldırdılar…
Ama yok edemediler.
İşte bu nedenledir ki, son zamanlarda, “Türk” sözcüğü günlük yaşamdan, yasalardan silinmek istendikçe, kafam karışıyor.
“Yoksa Avrupalılar’ın Türk saplantısı hâlâ bitmedi mi?” diye düşünüyorum.
Arkasından…
Recep Tayyip Bey’in “Türk” sözcüğünden neden rahatsız olduğunu da bir kez daha düşünüyorum.
“Türk” sözcüğünden…
Avrupalılar rahatsız…
Erdoğan da rahatsız…
Neden, neden?
Türklüğe öfke duymak neden?

Bu yazı toplam 986 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim