• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 7 °C

Urfa’nın etrafı dumanlı dağlar!

Urfa’nın etrafı dumanlı dağlar!





Ülkemizin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan ve her karesinde tarihten izler taşıyan Peygamber’ler şehri Şanlıurfa gezilip görülesi bir yer. Bir hafta boyunca kaldığım Urfa’yla ilgili sizlere izlenimlerimi sunduğumda beni anlayacaksınız

Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı Balıklı Göl’ü, Şanlıurfa Kalesi’ni, Hz Eyüb ve Sabır Makamı’nı, Tapınaklar Dağı Göbeklitepe’yi, bilim ve kültür kenti Harran’ı, Saklı Cennet Halfeti’ni içinde barındıran ve ‘Peygamberler Şehri’ olarak anılan ülkemizin güzide kentlerinden Şanlıurfa’ya ağabeyim ve yengemi ziyaret etmek için gittim ve yaklaşık bir hafta süreyle orda kalma fırsatı buldum. Daha önce de kısa süreli gittiğim bu şehre bu kez bu Yazı İşleri Müdürümüz Mesut Akbulut’un tavsiyesiyle gezi yazısını yazacak olmam ve izlenimlerimi sizlerle paylaşacak olmamdan dolayı daha dikkatli bakmaya çalıştım. Şanlıurfa, hem tarihi bir dokuya sahip olan hem de 2010 yılında Büyükşehir Belediyesi haline dönüştürülmesiyle git gide modern bir görünüme kavuşan illerimizden.

İKLİM KARASALLAŞIYOR
Kocaeli’den otobüsle yola çıktığım Urfa yolculuğum yaklaşık olarak 16 saat sürdü. İlimize açılan Cengiz Topel Havaalanından yararlanarak uçakla veya farklı otobüs firmalarını tercih ederek de seyahat etme imkanınız var tabi ki. Uçakla gittiğinizde mesafe oldukça kısalıyor ama otobüs yolculuğunun verdiği keyfi verir mi size orası da tartışılır elbet. Ben farklı illeri göre göre gitmek istediğim için otobüsle gitmeyi tercih ettim diyebilirim. Kocaeli’den Urfa’ya doğru ilerlerken Bolu, Ankara, Konya, Adana, Gaziantep’ten geçiyorsunuz. Marmara Bölgesi’nden Güneydoğu Bölgesi’ne ilerlerken iklimin karasallaştığını, toprak ve bitki örtüsünün nasıl değiştiğini görmemek mümkün değil. Özellikle otobüse akşam bindiyseniz sabah gözlerinizi açtığınızda Gaziantep il sınırına geldiğinizde bodur ağaçların hatta çalılıkların bulunduğu o uçsuz bucaksız ovalık alanları görüyorsunuz.

BİRBİRİNDEN FARKLI TATLAR
Akşam saatlerinde binmiş olduğum otobüsten öğlen saatlerinde inerek Urfa’ya varmış oldum. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın 45 derecelere kadar çıktığı bu şehirde Ekim ayında da hava oldukça sıcaktı. Urfa dendiğinde isot, kebap ve lahmacun, kuru patlıcan ve biberi, meşhur şıllık tatlısını, mırrayı anmamak olmaz. Hepsini tattığım lezzetler arasında beni en çok cezbeden ise Şıllık tatlısı oldu. Asıl adı Şillik olan ve sonradan bu isme dönüşen Şıllık tatlısı, hazırlanan krep hamurunun arasına dövülmüş ceviz döşenerek içinde pekmez yer alan özel bir şerbetin de eklenmesiyle oluşuyor. Bu tatlıyı yapan tüm mekanları gezdim diyebilirim size. O el lezzetinden olsa gerek her yediğim yerde de farklı bir tat aldım. Ama eğer gerçek bir Şıllık tatlısı yemek istiyorsanız Urfa’ya gittiğinizde Acem Sofrası’na mutlaka uğrayın. İsteğe göre arasına kaymak da konmaya başlandı artık.

AĞZINIZ SULANIYOR
Kokusu ve lezzetiyle ağzınızı sulandıracak olan şişte kebap, ciğer, patlıcanları ise tırnak pide eşliğinde yiyebiliyorsunuz. Bazı lüks restaurantlar dışında çoğu kebapçıda yer sofraları tarzında yere yakın masalar ve tabureler görüyorsunuz. Özellikle Balıklı Göl civarında sık rastlayacağınız bu mekanlarda önünüze getirilen patlıcan ve etlerinizi masada bulunan bıçak yardımıyla tırnak pidenizin, lavaşınızın arasına koyarak yiyebiliyorsunuz. Mangaldan dumanı tüte hemen sofranıza gelen şiş kebapları sıcağı sıcağına yeme imkanı bulmuş oluyorsunuz böylece. İsteğe göre yine Urfa’ya has isotu da yemeğinize ekleyebiliyorsunuz. Kendi ellerinizle hazırladığınız bu lezzet, farklı tarzıyla bu tür mekan belki de size alışık olduğumuz o diğer alışılagelmiş mekanların verdiği hazzı vermeyecek.

HER DAMAK TADINA HİTAP EDİYOR
Patlıcan ve isota oldukça düşkün olan Urfalılar sabah kahvaltısı için fırınlara isotlarını bırakarak daha sonra çok düşük bir ücret karşılığında isotlarını tırnak pideleriyle birlikte alarak kahvaltı sofralarına götürüyorlar. Bu eşsiz lezzet de denemeye değer açıkçası. Fırın demişken patlıcan kebabını da es geçmek olmaz. Hem pratik hem de herkesin damak tadına uyacağına inandığım bir tat. İçerisinde patlıcan, isot, et ve bol soğanın yer aldığı bu yemeği hazırladığınızda fırına yollamanız yeterli. Buradaki fırınların bir özelliği de çırakların kapınıza kadar size pidenizi, hazırladığınız bu patlıcan kebabını getirmesi.

KOCAMAN BİR AKVARYUM
Urfa’nın lezzetleri yanında gezip görülesi yerleri de var elbet. Şimdi sizleri Balıklı Göl’e götüreceğim. Diğer adı Halil-ül Rahman olan Balıklı Göl Hz. İbrahim’in ateşe düştüğü yer. Her parçasında bir peygamber hikayesi var. Hikayeye göre dönemin hükümdarı Nemrut, Hz İbrahim’i kalenin tepesinden mancınıkla ateşe attırır. İşte o ateş göle, odunlar da balığa dönüşür ve Balıklı Göl böylece ortaya çıkar. Dünyada eşi benzeri olmayan kocaman bir akvaryum. Etraftaki tezgahtar amcalardan satın aldığınız balık yemlerini o canlı, dipdiri balıklara attığınızda nasıl bir araya geldiklerini görmek, kıpır kıpır yemi yeme çabalarıyla suda halkalar yaratmalarını görmek de sizde büyük bir mutluluk veriyor.

KOKULARA BURNUNUZ TAKILACAK
Balıklı Göl etrafında bulunan Halil-ül Rahman Camii, Rızvaniye Camii, İbrahim’in doğduğu mağara ve kale de ziyaret edilesi yerler. Balıklı Göl’e doğru ilerlerken Kapalı Çarşı yani Bedesten’e rastlıyorsunuz. Çeşit çeşit takıları, kumaşları, tabi ki bakırdan yapılmış envai çeşit eşyaları, isotçuları, kahvecileri ve halıcıları bu çarşının içerisinde görebiliyorsunuz. Balıklı Göl’e doğru ilerlerken sokakta canınız hiç sıkılmadan ilerleyebilirsiniz. Bir yandan da etraftan gelen kebap kokularına burnunuzun takılmaması mümkün değil. Urfa insanından bahsetmek gerekirse oldukça sıcak insanlar olduklarını gördüm. Bir şey sormak istediğinizde hiç çekinmeden sorabilirsiniz.

MIRRA ÖZEL BİR KAHVE
Son olarak ise mırradan yani acı kahveden bahsetmek istiyorum. Eğer içtiğiniz mırra fincanınızı masaya bırakırsanız size mırra ikram eden kişiye bahşiş vermek zorundasınız. Bunu unutmamanız için mırrayı en sona sakladım. Oldukça acı ve keskin bir tadı olan bu kahve özel bir kahve. Zaten fincana öyle bizim bildiğimiz Türk kahvesi gibi bolca koymuyorlar. Özel kulpsuz fincana üç yudumluk konularak bir kişiye iki kez ikram edilir. Acı diye içilmez anlamı da çıkarılmasın tabi ki. Denenmesi gereken değişik ve oldukça hoş bir tat. Oradan aldığınız mırra kahvesini yapmak isterseniz tarifi şöyle;

MIRRA TARİFİ
Cezve içerisinde üç bardak, kaynamış suya yarım bardak iri çekilmiş kahve ilave edilir. 1/3 oranında buharlaşıncaya kadar kaynatılır. Kaynamış kahve posası tamamen dibe çökünceye kadar dinlenmeye bırakılır. Daha sonra başka bir cezveye dikkatlice süzülür ve alttaki posa atılır. Süzülen kahve tekrar 3-4 dakika kaynatılır. Kaynama sırasında bir tatlı kaşığı nescafe ilave edilir. Üzerindeki köpük yok oluncaya kadar kaynatmaya devam edilir ve daha sonra ateşten indirilir. Kıvamını anlamak için de bir miktar fincana dökülür, fincan elde çevrilir. Eğer kahve fincana bulaşıyorsa kıvamı olmuş demektir.
Eğer Urfa’ya yolunuz düşerse mutlaka şunları yapın;
Balıklı Göl’de balıklara yem atın, dilek dileyin
Şıllık tatlısı yiyin
Mırra için
Bedesten’de tur atın…

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nuh Çimento İÖO velileri isyanlarda30 Aralık 2013 Pazartesi 16:27
  • Battalgazi ihmal kurbanı mı?30 Aralık 2013 Pazartesi 16:26
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Sevda’nın rüyası ailesini hayata bağladı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:20
  • Ünlü,“2014 yılı Kocaeli’nin yılı olacak”30 Aralık 2013 Pazartesi 16:13
  • Engelliler tiyatro oynadı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:11
  • Kocaelispor artık meclis gündeminde30 Aralık 2013 Pazartesi 16:09
  • Muhtarlar SEDAŞ’tan memnun30 Aralık 2013 Pazartesi 15:57
  • Bakan Işık, esnafla buluştu30 Aralık 2013 Pazartesi 15:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim