• BIST 107.822
  • Altın 151,398
  • Dolar 3,6678
  • Euro 4,3216
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 15 °C

USTALIK MASALI

Ayşe SARIZEYBEK

“Gerçek usta, zamanı geldiğinde öğrencisini başka ustalara teslim etmeyi bilendir."

Bunu ilk duyduğumda çok etkilenmiştim.

Vay canına bilgeliğin yüceliği diye hissetmiştim.

Sonrasında üstat olarak gördüğüm kişileri de böyledirler sandım.

Bunun büyük yanılgı olduğunu, hepsinin böyle olmadığını öğrenmem biraz zaman, biraz yol aldı, bazen de acı verdi.

Olanı da vardı, olmayanı da elbet.

Hayat, ustalığın gerçek anlamını bakın bana nasıl anlattı.

**

Ustalığı, akademik bir etiket, bir statü olarak anlamamak lazımmış.

Zamanı geldiğinde, çocuğunu özgür bırakmakta ustalıkmış; insanların, özgür iradeleriyle yaptığı seçimleri,  yargılamadan anlayabilmekte.

Çok sevdiğin bile olsa, zamanı geldiğinde gitmesine izin vermek ustalıkmış.

Sana değer vermiyorsa karşındaki, kayıpları düşünmeden, dur orda diyebilmek ustalıkmış.

Kimseyi yargılamadan, içimizde kırgınlık duymadan, dürüstçe kendimizi ifade etmek, ifade edilenlerden de idrakimiz kadarını alıp, yoluna devam etmeyi bilmek; eyvallah diyebilmek en büyük ustalıkmış.

Bunu hayatında uygulayabildiği kadarıyla,  herkes kendi çapında ustaymış aslında.

Statüsü farklı diye, benden daha değerli yada önemli değilmiş. Senin yüklediğin anlam kadarmış herkes. Yüklemeyi kesince, gözümüze başka görünmesi bu yüzdenmiş. Her şey bu yüzden illüzyonmuş. Saygı göstermek, kendini hiçe saymak değilmiş.

Ustalık, değer verirken kantarın topunu kaçırmamaktaymış.

 

Gerçek adalet içimizdeki vicdanın terazisindeymiş.

Adalet tanrıçasının gözleri, bu yüzden bağlıymış.

Sen terazide dur, ancak vicdanın kabul etmediği durumda, kimseden etkilenmeden kılıcını da kaldır dermiş.

Bu yüzden affedilmeyen tek suç kul hakkıymış.

Vicdanlı olmayı, herkese acımak zannetmemekteymiş ustalık.

Sapla saman bu yüzden karıştırılmazmış.

Bu yüzden her koyun kendi bacağından asılıyormuş.

Bu yüzden sorumluluğumuz, önce kendimize olan sorumluluğumuzmuş.

Sizin yüzünüzden demek, sorumluluğu kabul etmeyip, topu karşıya atıp, mağdur rolü oynamak; kendimizi ifade edecek cesareti gösteremeyip, acıya sığınmakmış.

Ustalık, kararlarının sorumluluğunu, birilerine yüklemeden taşıma gücüne sahip olmakmış.

Ustalık, hiçbir şeye sığınmadan, kendinle yüzleşme cesareti, yüzleştiğin seni de kabullenip sevmekmiş.

Bir varmış, bir yokmuş…

Meğer hayat, gerçeğin masal versiyonunda bize sunumuymuş.

Bu kez gökten bir elma düştü benim masalımda, yalnızca gerçeği görmek isteyenlerin başına...

"Başkalarını bilen kimse bilgili, kendini bilen kimse bilgedir."Lao Tzu

Sevgiyle kalın..

 

Bu yazı toplam 1305 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim