• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 10 °C

Uyuşturucu bağımlısı Mehmet'in ibret dolu feryadı

Uyuşturucu bağımlısı Mehmet'in ibret dolu feryadı
Bir süre uyuşturucu madde kullanan ve bu illet yüzünden hayatının 8 yılını cezaevinde geçiren Mehmet Kulçür, gazetemize gelerek yaşadıklarını anlattı.

Röportaj: Bülent EKİNCİ

Hayat boyunca karanlıklar içinde kaldı. Sokaklarda, banklarda, parklarda, otogarda, hastane acillerinde yatarak günlerini geçirdi. Şimdilik başını sokabileceği bir çatısı var fakat mayıs ayında yine sokaklara geri dönmek zorunda. Hayatı hep zorluklar içerisinde geçti. Bütün bunlar onun başına neden geldi biliyor musunuz? Uyuşturucu madde kullandığı için…

 

8 SENESİ CEZAEVİNDE GEÇTİ

Körfezli bir ailenin çocuğuydu Mehmet Kulçür. Uzun yıllar önce tanıştığı uyuşturucu madde yüzünden ailesiyle arası açıldı. Daha sonra husumetlisi olan birini yaraladı. Cezaevine girdi. Bir kez de uyuşturucu madde sattığı için cezaevine girdi. Toplamda 36 yıllık hayatının 8 senesini cezaevinde, kalan yıllarının uzun bir bölümünü de evsiz olarak sokaklarda geçirdi.

 

“PARA VERMEDİKLERİNDE ORTALIĞI YIKIYORDUM”

Ailesinden uyuşturucu madde alabilmek için para istediğini söyleyen Mehmet Kulçür, “Vermediklerinde ortalığı yıkıyordum. Evde cam çerçeve bırakmıyordum. Zamanla ailem benden soğudu ve artık beni reddettiler. Hatta şuan ailem Bursa’da yaşıyor. Ben ise buralarda Kocaeli’nin sokaklarında yaşıyorum” diyor.

 

Neden uyuşturucuya başladın?

Bu bir merakın eseri de olabilir, arkadaş çevresinin baskısı da. Önemli olan uyuşturucuya neden başladığım değil, başlamış olmam. Hayatımdaki tüm olumsuzluklar onunla birlikte başladı. Sahip olduğum her şeyi kaybettim. Ben hiçbir şeyim yok sanıyordum ama kaybettikçe nelerim olduğunu daha sonra anladım. Benim bir annem varmış, benim bir babam varmış, benim kardeşlerim varmış. Başımı sokacak bir evim, iyi kötü bir işim varmış. Selam verebileceğim insanlar varmış etrafımda. Şimdi ise sadece kendime duyduğum öfkem var.

 

Cezaevine girdiğini söyledin. Neden girdin?

Mahallemizde husumetimiz olan biri vardı. Onunla kavga ettik ve onu yaraladım. Tabi bir de uyuşturucu satarken yakalandım. Bir kez de ondan dolayı ceza aldım.

 

Neden uyuşturucu satmaya yöneldin?

Ne yapsaydım. Param yoktu, kalacak yerim yoktu, karnım açtı. Mecbur kaldım. Ben zengin olmak için değil yaşayabilmek için bunu yaptım.

 

Peki, hiç düşünmedin mi insanları zehirlediğini, bunun günahını ve vebalini?

Soruya cevap vermedi. (Başını öne eğdi ve sustu)

 

Uyuşturucuyu bırakmayı hiç düşünmedin mi?

Ben uyuşturucudan kurtuldum. Artık kullanmıyorum. Bir kere daha bırakmıştım ama o zaman başarılı olamadım ve yeniden başlamıştım. Bursa AMATEM’de tedavi gördüm. Şuan kullanmıyorum.

 

Peki, neler değişti hayatında?

Şimdilik çok şey değişmedi. Sadece ayık ve bilinçli bir şekilde hareket edebiliyorum. Yapılan onca hatanın ardından hayat hemen eski güzelliklerini vermiyor…

 

Ailene gittin mi?

Gittim, bana inanmadılar. Kardeşlerim ve ailem beni yine evden kovdu. Konuşamadım bile. Bana güvenmiyorlar.

 

Sen ne yaptın?

Ne mi? Yine evlerinin camlarını pencerelerini kırdım. 6 ay evden uzaklaştırma aldım.

 

Bunu neden yapıyorsun?

Ben bir şeyleri düzeltmek isterken insanların ve ailemin bana inanmamasına öfkeleniyorum. Öfkemi kontrol edemiyorum.

 

Şuan nerede kalıyorsun?

Belediyenin barınma merkezindeyim. Allah’a şükür başımı sokacak güzel bir yer buldum. Ama 5’inci aya kadar orada kalabileceğim. Ben İstanbul Zeytinburnu’ndaki barınma evinde de kalmıştım. Ama orası sokaklardan daha tehlikeli, hem de pis. Allah kimseyi oraya düşürmesin. Kavga-gürültü hatta uyuşturucu kullanımı bile var. Oysa buradaki barınma merkezinde bu suçlardan birini bile işlesen kırmızı kalemle çiziliyorsun ve bir daha burada kalamıyorsun. 

 

“İZMİT’TE TOPLASAN 60 KİŞİYİZ”

İzmit’teki evsizler genelde otogar ve hastane acillerinde kalır. Tıp Fakültesi Hastanesi, Kocaeli Devlet Hastanesi, SEKA Devlet Hastanesi gibi hastanelerin acilleri bizim evlerimizdir. Toplasan 60 kişiyiz. Ancak Derince, Körfez ve diğer ilçelerde de evsizler var. Onlar da sağda solda kalırlar. Sokaklarda kalanların çoğu aileleri tarafından kabul edilmeyen yani benim gibi kişiler.

 

Aranızda sohbet eder misiniz?

Ya tabiî ki konuşuyoruz; ama böyle birbirimizin hikayelerini pek anlatmayız. Daha çok karnı tok, sırtında kalın bir mont olanları izler hayal kurarız.

 

Ne yiyip ne içiyorsunuz?

Sokakta kalırken vatandaşlardan istiyoruz. Kimi zaman ekmek, kimi zaman para, kimi zaman bize yemek ısmarlamalarını istiyoruz. Birçoğu da trafik ışıklarında ya da pazar yerlerinde vatandaştan yardım istiyor.

 

Peki, hastalanmıyor musunuz veya banyo yapabiliyor musunuz?

Valla sokakta kalan insan zaten banyo yapamaz. Herkes leş gibi kokuyor. Yanına yaklaşamazsınız. Hastalıksa, hastalanır hastalanır iyileşiriz. İyileşemezsek ölürüz.

 

Çok zorlu bir hayat yaşıyorsunuz. Şimdi en büyük sıkıntılarınız ne diye anlamsız bir soru sorsam.

Son dönemde kendilerine Suriyeli süsü veren dilenciler var. Biz onlarla çok kapışıyoruz. Kendi dilendikleri yerlere bizi sokmuyorlar. Neymiş orası onların bölgesiymiş. Bir sıkıntı çıkacak diye korkuyorum.

 

“SOSYAL YARDIMLAŞMA VAKFI’NA GİTTİM”

Vali yardımcısına gittim önce. Yeşil kartım iptal edildiği için kullanmam gereken ilaçlar var. AMATEM’den yazılan ilaçlar. Onları alabilmek için para istedim. Sağ olsun ilgilendi ve beni perşembe pazarı alanında bulunan Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nın bürosuna gönderdi. Verilecek miktar 200 TL idi. Ancak içeri girer girmez oradaki memur beni tersledi. Yanına oturdum durumu anlatmak için ama nafile polisi aradı ve beni oradan aldırdı.

 

“İKİ DAKİKA ADAM YERİNE KONMAK İSTİYORUZ”

Karakola götürdüler. Sonrada bıraktılar. Bu bizim başımıza hep gelir zaten. Beni kovan memuru ben de tehdit ettim. Etmedim demiyorum. Her şeyini kaybetmiş birinden de başka bir şey bekleyemezsiniz zaten. İki dakika adam yerine konsak belki halkın arasına karışabileceğiz. Belki bizi toplum da kabul edecek.

 

Yeşil kartın neden iptal edildi?

Körfez’de bir ağabeyin evinde oturuyor görünüyordum. Ancak o kişi de evini kiraya verince adressiz kaldım. Haliyle yeşil kartım da iptal oldu.

 

Uyuşturucuyu da bıraktığına göre artık hayattaki beklentin ne?

Elimde iki üç eşyanın bulunduğu bir poşetle avare avare dolaşmayacağım, ailem var diyebileceğim bir hayat istiyorum. Açken tek hayalim yemek yemek, üşürken ise bir battaniye. Ben de insanım. Diğer insanlardan beni ayıran tek şey, ben hatası çok olan bir insanım. Bir gün ailemin gönlünü almak istiyorum.

Belki bir iş bulurum. Borçlarımı kapatırım. Eski de olsa bir otomobil alırım.

 

“BELKİ EVLENİR ÇOCUĞUM OLUR”

Ailemin yanına gerçekten düzelmiş, kendi ayakları üzerinde durabilen biri olarak çıkarım. Kim bilir belki de evlenir bir çocuğum olur. Hani üç kuruş borcu, ufacık bir tribi kafasına takan, evindeki sıcak yemeği beğenmeyerek kendine dert eden insanlar var ya, belki ben de onlar kadar mutlu olurum. Hiçbir şeyim yok diyenler, ne kadar çok şeyiniz var aslında farkında mısınız?

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim