• BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 16 °C

Uzmanlaşmanın anlamı

Banu Gürer

Hatırlarsanız akademik bir proje üzerinde çalışmak üzere Amerika'da bulunduğumdan bahsetmiştim.

Bu projemi çalışmak üzere kabul aldığım üniversite Georgetown Üniversitesi.

Georgetown Üniversitesi sosyal bilimler arasında dünya sıralamasında ilklerde yer alan bir üniversite.

Özellikle politika bağlamında ise Amerika'nın, belki de dünyanın bir numarası olarak biliniyor.

Yanlış anlamayın, bu vurgumun sebebi sizinle paylaşacağım mevzunun alt yapısını oluşturmak.

Mevzuya gelelim:

Üniversitede tanıştığım Afganistanlı bir öğrenci bana üniversiteyi tanıtırken yukarıda bahsettiğim hususlar üzerinde de bilgi vermeye başladı.

Bu esnada ben de bu üniversiteyi tercih sebeplerimden birisinin "Amerika'nın dolayısıyla dünyanın politikasının şekillendiği yerlerden biri olması" olduğunu söyleyince yüzüme baktı ve:

"Haklısın, buradaki birçok hoca aynı zamanda Beyaz Saray'a danışmanlık yapıyor. Ama biliyor musun burada insanların, hatta buradaki öğrencilerin bile çoğu politika ile o kadar az ilgileniyorlar ki... O nedenle insanların siyaset hakkında konuştuklarına pek şahit olmazsın" dedi.

Seçimlerin de yaklaştığını düşünerek "Nasıl yani?!" dedim.

"Mesela, sizde yeni seçim yapıldı, ve birçok insan seçim sonuçlarını kutlamak için sokaklara döküldü, değil mi?" dedi.

"Evet" dedim ve bunu takip etmesine şaşırdım.

"Burada halkın siyaseti takibi bizler gibi değil, sorsan birçoğunun seçimlerle hiç ilgilenmediğini görürsün... Hatta burada seçmenlerin sadece % 25'i oy kullanmaya gidiyor" dedi.

İnanamadım.

"Neden?" diye sorunca "İhtiyaç hissetmiyorlar" dedi.

Bu cevap üzerine biraz buruk bir gülümseme ile:

"Bizler için durum ne kadar farklı, biz adeta mecburuz ilgilenmeye, değil mi?" dedim.

O da aynı şekilde gülümsedi, "haklısın" dedi ve ekledi: "O nedenle buradaki birçok öğrencinin siyasete ilgisizliği bu konudaki bilgisizliği seni şaşırtabilir..."

Evet, benim için gerçekten şaşırtıcı bir tespit idi.

Ve inanması da zordu.

Zira dünya politikasının adeta merkezi olan bir yerde bırakın öğrencileri halkın dahi ilgisiz ve bilgisiz olduğunu düşünmek...

İnsanların siyaset hakkında neredeyse hiç konuşmadıklarını kavramaya çalışmak...

Özellikle de bizim gibi hemen herkesin "siyaset uzmanı (!)" olduğu bir yerden gelen bir kişi için bunu anlamak zor.

Zira bizde konuyla ilgilenmek için "bilgili" olmaya da gerek hissedilmez malum...

Bilgili bilgisiz hemen herkes siyasetle "muhakkak" ilgilidir.

İlgili olmanın da ötesinde, "uzman (!)"dır.

Bunun üzerine yıllar önce rahmetli Oktay Sinanoğlu'nun bir kitabında okuduğum önemli bir tespiti geldi aklıma:

Sinanoğlu kitabında Amerika'da herkesin eğitimli olmasının siyasi bir hedef olarak düşünülmediğinden, ancak ülkeyi yönetebilecek 2-3 milyon insanın çok iyi eğitimli olmasının yeterli kabul edildiğinden bahseder...

İlk okuduğumda beni hayli şaşırtan bu tespiti arkadaşımla da paylaştım.

O da şaşırdı ama "doğru" dedi.

Bir akademisyen olarak arkadaşımın söylediklerinin sağlamasını da yapmak istedim.

Ki kişisel bir tespit mi yoksa genelleme yapmak mümkün mü anlama ihtimali olsun.

Burada yaşayan, hatta burada doğup büyümüş ve devlette çalışan birkaç arkadaşımla daha meseleyi tartıştığımda, onların da benzer şeyler söylediklerine şahit oldum...

Ve anlaşılan o ki bir ülkenin kalkınması ve dünyada söz sahibi olması, herkesin her alanda "uzman kesilmesi" ile değil, "uzmanların işini iyi yapması ile" mümkün olabiliyor...

Herkesin her şeyi bildiğini "sandığı" bir toplumdan ziyade, "uzman"ların işlerini iyi bilmelerini ve gereğini yapmalarını hedefleyen ve bu konuda taviz vermeyen bir eğitim sistemi dünyanın birçok yerinden beyin göçü alabiliyor...

Ve tabii işin ehline verilmesi ile o ülkede işler yolunda ilerleyebiliyor...

"Uzmanlaşma" da bu şekilde anlam kazanıyor...

Kısacası gidilecek epey yolumuz var daha galiba...

Ne dersiniz?

Bu yazı toplam 2265 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim