• BIST 89.953
  • Altın 145,342
  • Dolar 3,6209
  • Euro 3,9098
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 17 °C

Var mı bu enkazı kaldıracak bir babayiğit?

M.Tanzer Ünal

Birkaç gün sonra seçim var.

Sandık başına gideceğiz, ülkemizin yeni yönetimini belirlemek için oy kullanacağız.

Aylardır devam eden seçim sürecini yakından izlemeye çalışıyorum.

Partilerin hedefi aynı…

Fazla sayıda milletvekili çıkarmak ve iktidarı ele geçirmek.

Kıyasıya bir mücadele var.

AKP, 13 yıldır devam ettirdiği iktidarı bırakmak istemiyor.

Muhalefet partileri ise ne yapıp ne edip AKP’yi iktidardan alaşağı etmenin peşinde!

***

Önceki akşam evdeyim…

Bütün haber bültenlerini ve lider konuşmalarını dinledikten sonra kendi kendime düşünüyorum.

Liderler, iktidar olabilmek için gece gündüz çabalarken gerçekten samimiler mi?

Gerçekten iktidar koltuğuna oturmak istiyorlar mı?

Hadi AKP’liler, iktidarı sürdürmek ister.

Neden ister, çünkü iktidardan indikleri andan itibaren başlarına neler gelebileceğini çok iyi biliyorlar.

Hesabını veremeyecekleri o kadar çok şey yaptılar ki, gün gelip bunun hesabının sorulacağı endişesi içindeler.

Bu nedenle iktidarı bırakmak istemezler.

Bu nedenle de seçime var güçleriyle asılıyorlar.

Bu seçim, AKP’liler için adeta “ölüm kalım meselesi”!

***

Ya muhalefet?

Muhalefet, gerçekten iktidara gelmek istiyor mu?

İktidarda kendilerini neler beklediğini biliyor mu?

Muhalefet partileri, mutlaka ülkemizin içinde bulunduğu “vahim durum”un farkındadır.

Ama ne yapsınlar, partiler seçime “seçimi kazanmak için”, “iktidar olabilmek için” girer.

İktidar iddiası olmayan bir parti uzun süre ayakta kalamaz.

 

Türkiye’nin durumu bu kadar kötü mü?

Sevgili okurlarım, durup dururken “münafıklık” yapmak istemem, ama şunu bilin ki, ülkemizin içinde bulunduğu şartlar içinde hiç kimse iktidara gelmek istemez.

Önümüzdeki seçimler sonunda iktidara gelen parti, ister istemez “büyük fatura” ödeyecek.

Bu parti AKP olursa, diyeceğim ki, “Bırakın ödesin!”

Çünkü ülkemizi bu noktaya getiren kendileri!

Enkaz, AKP’nin enkazı!

Bu enkazın altında bir parti kalacaksa, bu parti AKP olmalı.

Bedelini AKP ödemeli!

Yok, bu faturayı muhalefet partileri ödemek zorunda kalırlarsa, işte o zaman muhalefet partilerine yazık olur.

“Bak gördünüz mü, iktidara geldiler beceremediler” algısı oluşur.

Ülkemizi bu noktaya getirenler, hak etmedikleri halde başımıza bir kez daha “kahraman” kesilirler.

Geçmişte de benzer olaylar yaşamadık mı?

Şimdi diyeceksiniz ki, “Ülkemizin durumunda ne var? Bakın her taraf güllük gülistanlık!”

Ülkemizin durumu “bazı AKP’liler” için güllük gülistanlık olabilir.

Onların bir elleri yağda, bir elleri balda!

Ama bu kesimin dışında kalan diğer halk yığınlarının durumu ne olacak?

Biraz önce, halinden memnunları ifade ederken “bazı AKP’liler” dedim.

Bilerek söyledim bunu.

AKP’liler içinde de “halinden memnun olanların sayısı” hızla azalıyor.

Millet burnundan soluyor…

 

Halimizde ne var?

Ne yok ki!

Sıralamaya çalışayım:

Ekonomimiz ciddi biçimde “alarm” veriyor.

AKP’nin 13 yıldır sürdürdüğü “borç ekonomisi” nde yolun sonuna gelindi.

Dışarıdan borç aldık, içeride dağıttık veya paylaştık, herkes o parayı sanki çalışarak, üreterek kazanmış gibi hovardaca harcadı.

Toplum olarak çalışmaktan ve üretmekten uzaklaştırıldık.

Borçla yaşayan “tüketim toplumu” haline getirildik.

Dışarıdan aldığımız borç yetmedi, cumhuriyet döneminin ekonomik işletmelerini de sattık sattık yedik.

Satacak fazla bir şeyimiz kalmadı.

İhracatımız ithalatımızı, toplam döviz gelirimiz döviz giderimizi karşılamıyor.

Oluşan “cari açığı” yıllardır “sıcak para” dediğimiz faize gelen döviz girdileriyle karşılamaya çalışıyoruz.

“Sıcak para” girişi sıkıntılı…

“Doğrudan yabancı yatırımlar” azaldı.

“Turizm gelirleri” de düşmeye başladı.

Döviz kurundaki yükselmeye (devalüasyona) rağmen ihracatımız artmıyor.

Önceki gün açıklanan verilere göre, ihracatımız mayıs ayında yüzde 19 azaldı.

Paritenin de etkisi var, ama en nihayet ihracatımız her zamanki gibi sorunlu.

Döviz kuru yükseleceği kadar yükseldi, bir zemine oturdu mu?

Hayır…

Bizi yeni devalüasyonlar bekliyor.

Açık sözlü ekonomistler, ülkemiz için Dolar kurunun 3. 80 olması gerektiğini söylüyorlar.

Varın o zaman milletin hesabının nasıl şaşacağını siz düşünün.

Devlet borç içinde…

Millet borç içinde…

Şirketler borç içinde…

Bakın çevrenize, çoğu kişi önündeki 4-5 yılın kazancını şimdiden harcamış durumda.

Memleketimizde 17 milyon “yoksul” var.

Bu rakamı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu seçim konuşmalarında sürekli ifade ettikçe, Cumhurbaşkanı Erdoğan küplere biniyor:

“Nerede bu yoksullar? Nerede bu yoksullar?”

Bu rakam, öyle uydurulmuş bir rakam değil.

Devletin rakamı…

Kısa adı TÜİK olan Türkiye İstatistik Enstitüsü “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” yapmış.

Bunu rapor haline getirmiş ve yayınlamış.

Rapora göre, ülkemizde 16 milyon 706 bin yoksul bulunuyor.

Tam rakam bu!

Kılıçdaroğlu da bunu yuvarlak 17 milyon olarak söylüyor.

***

Bir iki güncel rakam daha…

Halen 226 bin 829 KOBİ, borcunu ödeyemediği için icralık.

Ülkemizde kurulan şirketlerin yüzde 76’sı daha üç yılı doldurmadan kapanıyor.

 

Sadece bu kadar mı?

*Büyüme düştü.

*İşsizlik çift hanelere çıktı ve her geçen ay daha da artıyor.

*Her yıl genç işsizler ordusuna üniversite mezunu 700 bin kişi katılıyor.

*Toplumumuzda tasarruf oranı yüzde 12’lere kadar düştü.

*Varlıklı kişiler, üretime dayalı yatırım yapmaktan kaçıyor. Fırsatını bulan “rant ekonomisi” ne yöneliyor.   

*Devlette ve toplumda israf diz boyu. Herkesin elinde akıllı telefon, herkesin altında lüks araba! Yaptırılan saraylar, satın alınan veya kiralanan milyonluk otomobiller…

*Ülkemizin bölünme tehlikesiyle karşı karşıya bulunması.

*Komşu devletlerle aramıza duvar örmemiz, uluslararası siyasetten soyutlanmamız.

*Çevremizde dost diyebileceğimiz bir tek devletin bulunmaması. Adında Türk kelimesi bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Devleti bile bize kafa tutması.

 

Şimdi ne olacak?

Türkiye yıllarca o kadar kötü yönetildi ki, şimdi önümüzde ödemek zorunda olduğumuz büyük bir “fatura”  duruyor.

Bu faturayı kim ödeyecek?

Doğrusu, bu faturayı bu enkazı yaratan AKP’ye ödetmek!

Eğer bu faturayı muhalefetteki diğer partiler ödemek zorunda kalırsa, bu defa AKP başımıza kahraman kesilecek.

Zor bir durum!

AKP’nin gitmesi mi daha hayırlı, yoksa kalması mı?

Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık!

Bakalım, seçmen sandık başında bu sorunu nasıl çözecek?

Bu yazı toplam 1364 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
GERCEKCİ
02 Haziran 2015 Salı 18:48
18:48
İNADINA A K P CIKACAK
8 2 1 OLUR PKK PARTİSİ %8 LE HAVA ALIR
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim