• BIST 82.509
  • Altın 147,630
  • Dolar 3,7808
  • Euro 4,0420
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

Vefakârlık (1)

Mehmet Sönmezoğlu

Vefa; görülen iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha fazlasıyla karşılık verme demektir. Vefalı davrananlara vefakâr denir. En büyük vefakârlık, insanın Yüce Allah’ı tanıması, verdiği nimetlerin kıymetini bilmesi ve O’na karşı kulluk görevlerini yerine getirmesidir. Vefakârlığın zıddı olan nankörlük ise; iyiliğin kadrini bilmemek veya iyiliğe kötülükle karşılık vermektir. En büyük nankörlük de kulun Rabbini inkâr etmesi, O’nun yüceliğini tanımamasıdır.

 

Vefa, iman ile yakından ilgili bir haslettir. Zira insan iman etmekle ruhlar âleminde Yüce Allah’ın “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine “Evet” diye cevap vererek yaptığı ikrarına (A’râf, 7/172) bu dünyada gösterdiği sadakat ve vefakârlıktır. Bundan dolayı vefakârlık Müslüman olmanın bir gereğidir.

 

Vefa; toplumsal hayatta sevgi ve saygının, güven, sadakat ve dostluğun kaynağı, ailevî ve toplumsal huzurun vazgeçilmez temel taşlarındandır. Vefa, insanın maneviyatına seviye kazandıran, insanın değer ve faziletini artıran, ahlâkını güzelleştiren manevî bir özelliktir.

 

Allah’a teslimiyetin alameti olan vefakârlık peygamberlerin temel özelliklerinden biridir. Zira istisnasız bütün peygamberler hem Allah’a, hem de tüm varlığa karşı son derece vefalı davranan mümtaz şahsiyetlerdir. Nitekim Kur’an’da, Allah elçilerinin o eşsiz vefakârlıklarından bahsedilir. Mesela bir ayet-i kerimede ağır imtihanlara tabi tutulan, ancak karşılaştığı tüm zorluklara rağmen Allah’a teslimiyetinde bir eksilme meydana gelmeyen Hz. İbrahim (a.s.)’dan “çok vefakâr olan İbrahim” diye söz edilir. (Necm, 53/37)

 

Kimlere vefa gösterilmelidir

Yüce Allah’a vefa: İnsan, en başta yaratan, yaşatan ve sayısız nimetlerle donatan Cenâb-ı Hakk’a karşı vefakâr olmalıdır. Bu da ancak O’nun emir ve yasaklarına uymakla mümkün olur. İnsan, Allah’a karşı vefakâr olmakla elest bezminde Allah’a verdiği sözü tutmuş, ikrarına sadakat göstermiş olur. Rabbine karşı vefakâr olan tabiatıyla kullarına da vefakâr davranır. Aksi takdirde “insanlara teşekkür etmeyen Allah’a şükretmemiş olur” düsturunca O’nun kullarına vefasızlık eden kimsenin Allah’a olan vefası da eksik kalır.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s.)‘e vefa: Bizlere huzurun, mutluluğun ve kurtuluşun yollarını gösteren, biz ümmetine çok düşkün, şefkatli ve merhametli olan sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’e de vefakâr olmalıyız. Bu vefamızı da O’nu canımızdan bile çok sevmek ve O’na itaat etmekle gösterebiliriz. Kur’an-ı Kerim’de inananların Hz. Peygamber’e olan muhabbet ve alakası şöyle ifade edilmektedir: “Peygamber, mü’minlere kendi canlarından önce gelir.” (Ahzâb, 33/6)

 

Anne babamıza ve akrabalarımıza vefa: Allah ve Resûlü’nden sonra en fazla vefa borçlu olduğumuz insanlar anne babamızdır. Çünkü üzerimizde en fazla hakkı bulunan insanlar onlardır. Nitekim Kur’an’da, Yüce Allah’a kulluktan sonra ana-babaya iyilik emredilmekte, özellikle yaşlılık dönemlerinde onlara güzel muamele edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. (İsrâ, 17/23-24)

 

Anne babalarımız iyilik yapmaya en layık insanlardır. Onlara saygı ve hürmette kusur etmek, iyilik ve ikramda bulunma konusunda ihmalkâr davranmak Allah Resûlü’nün ifadesiyle en büyük vefasızlıktır. Hz. Peygamber (s.a.s.), henüz küçük bir çocuk olan Numan b. Beşir’e annesine götürmesi için bir salkım üzüm vermişti. Numan üzümü annesine götürmeyip kendisi yemişti. Bu durumu öğrenen Hz. Peygamber (s.a.s.), onun bu yaptığını “vefasızlık” olarak nitelendirmiştir. (İbn Mâce, Et’ıme, 61)

 

Anne babanın vefatından sonra onların dostlarına iyilik de vefanın gereğidir. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.s.), baba dostlarının ve yakınlarının görüp gözetilmesinin de babaya iyilik ve vefakârlık olduğunu bildirmiştir. (Müslim, Birr ve Sıla, 11-13)

 

Yine akrabalarla olan münasebetleri devam ettirerek onlara karşı da vefakârlık gösterilmelidir. Çünkü yakın-uzak bütün akrabalara ilgi ve alaka göstermek dinî bir görevdir. Akrabalık bağlarını kesmek ise vefasızlıktır.  

 

İslam’a hizmet edenlere ve büyüklerimize vefa: Yüce dinimiz İslam’a canla başla hizmet eden sahabe-i kirama, bizlere dinimizi, kitabımızı öğreten ilim adamlarına, hocalarımıza, büyüklerimize, din, vatan ve mukaddesat için canlarını feda eden şehitlerimize ve kahraman gazilerimize de vefa borcumuzu ödemeli, onları rahmetle ve minnetle yâd etmeli, ruhlarına Fatihalar göndermeliyiz.

 

(Haftaya devam edecek)

Bu yazı toplam 1095 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim