• BIST 96.400
  • Altın 144,414
  • Dolar 3,5647
  • Euro 4,0036
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 18 °C

Vergi affı düzenlemesinde öne çıkan hususlar

Fikret Gökmen

Vergiler açısından

Vergiler açısından 2011 yılında çıkartılan 6111 sayılı yasa ile yapılan düzenlemelerle yeni af yasası arasında (6522 sayılı) ayrıntıda önemli farklar bulunmaktadır. En önemli farkta taksitlerle ilgilidir.

 

Taksitlerin süresinde ödenmeme durumu

Bilindiği üzere önceki yasada her vergi türünden bir takvim yılında en fazla iki taksit ödememe durumu vardı. Aynı durum yeni yasada da korunmuş. Ancak eski yasada her vergi türünde cari borçlarında ödenmesi şart koşulmuşken yeni yasada cari borçlarla taksit borçları ilişkilendirilmemiş. Yani yeni yasaya göre cari dönemde tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi halinde de taksitlendirme bozulmayacaktır.

 

Diğer önemli bir hususta; eski yasada 2 taksit veya cari dönem borcu ödenmemesi durumunda tüm yapılandırma bozuluyor ve tekrar borçlar eski haline döndürülüyordu. Yeni yasada bu hususta çok önemli bir değişiklik yapılmış. Ödenen taksit tutarı kadar yasadan yararlanma hakkı verilmiş. Örneğin 12 taksit ödeme tercih edildiğini kabul edelim. 8 taksit düzenli ödendi ancak ondan sonraki 4 taksit ödenmedi. Ödenen 8 taksit tutarından yasadan yararlanılıyor. Kalan 4 taksitteki borçlar eski haline döndürülüyor. Bizce bu çok önemli bir husustur. Eski yasada mükellef taksit ödemelerde belli bir yere geliyor sonrasında ödeme yapamayınca tüm yapılandırma bozularak tekrar başa dönülüyordu. Bu nedenle ciddi hak kayıpları oluyordu. Bunun dışında kalan hususlar daha önceki af yasası ile benzer niteliktedir.

 

Türk Ticaret Kanunu yönünden(TTK)

Yeni Torba Yasada dikkat çeken diğer önemli bir değişiklik de TTK’da yapılmıştır.

Bilindiği üzere Anonim ve Limited Şirketlerde şirketle ilgili yapılacak cezai sonuçları olan işlemlerden şirket yetkilileri sorumlu bulunmaktadır. Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdürler yetkili olduğundan cezai sorumluluk bu kişilerdeydi. Yeni Torba (aslında çuval olmuş) Yasa ile şirket yetkilileri üzerinden bu sorumluluğun alınmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır.

 

Buna göre yapılan bu değişiklik ile, yönetim kurulunun şirketi temsile yetkili temsilcileri dışında şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanabilmesi öngörülmüştür.

 

Amaç şirket yöneticilerini bazı cezai işlemlerden korumak gibi görünmektedir. Örneğin işletmede naylon fatura tespit edildiğinde eskiden Vergi Usul Kanunu 359. maddesinde belirtilen hapis cezalarından şirket yetkilileri sorumlu olmaktaydı, bundan sonra eğer şirket sınırlı yetkilerle örneğin mali işler sorumlusunu ticari vekil olarak atar ve bu kararı ticaret sicilinde tescil ettirirse sorumluluk kapsamının içine mali işler müdürü de alınmış olacaktır.

 

Bu düzenlemeden sonra daha farklı sorunlarda yaşanacağını düşünüyorum. Şirket yetkilileri üzerlerindeki cezai sorumlulukları çalışanlarına yükleyebileceği bu değişiklikten mutlaka yararlanacaklardır. Çalışanlarda zorunlu olarak bunu kabul etmek durumunda kalacağından artık hapis cezası baskısına genelliklede (naylon fatura nedeniyle) muhasebecilerin muhatap olacağı, suçlu gösterilen muhasebeciler yaratılacağı endişesini taşıyorum. Çünkü Hülya Avşar’ın geçmişte naylon fatura suçlaması sorası ‘’Ben değil muhasebecim yapmış’’ dediğini çok iyi hatırlıyorum.

Bu yazı toplam 1214 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim