• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 23 °C

Vergisel teşviklere naylon fatura affı

Fikret Gökmen

Maliye Bakanlığı özellikle naylon fatura kullandığı nedeniyle vergisel teşviklerden yararlanamayanlara yönelik bir af çıkarılmasına ilişkin düzenlemeyi önümüzdeki günlerde bakanlar kuruluna sunacak.

 

CEZA NEYDİ?

2013 yılında vergi usul kanununda yerinde bir değişiklik yapılarak (V.U.K. 153/A-10) aynı yasanın 359. maddesinde belirtilen suçları işleyenlere yönelik düzenlemeler yapıldı. Buna göre 359. maddede sayılan fiilleri işledikleri veya bu fiillere iştirak ettikleri tespit edilenler ve bu suçları kesinleşenler altı yıl süreyle hiçbir surette vergi teşvik ve desteklerinden yararlanamayacaklar. Yani naylon fatura düzenleyenler veya kullananlar devletin vergisel teşviklerinden yararlanması yasaklanmıştı. Bizce de doğru bir düzenlemeydi.

 

BAKANLIĞIN BU KONUDA TAVRI

Maliye Bakanı Naci Akbal’ın bir toplantı sonrası yaptığı açıklama bu konuda şöyle beyanda bulunmuştur. “Bu kanun içinde gerekiyorsa yaptırımların daha da caydırıcı olması noktasında düzenlemeler yapalım. Ama bu arada yatırım ortamında belirsizliğe neden olacak bu tür düzenlemeleri sistemden çıkaralım istiyoruz. Normalde mevcut kanuni düzenlemeye göre kişi, bu fiilleri işlerse ve bu mahkeme kararıyla kesinleşirse, o mükellef diğer bakanlıkların verdiği her türlü teşvikten artık yararlanamaz hale geliyor. Düşünün 10 bin liralık fatura nedeniyle size bir yaptırım gelmiş, ama öbür taraftan KOSGEB’ten, Kalkınma Bankasından kullanacağınız, yararlanacağınız bütün teşviklerden bir anda mahrum kalıyorsunuz. Yani fiille ceza arasındaki ölçülü olma, orantılı olma noktasında sıkıntılar var orada. Bugün yatırımcılarımız bu konuda bize, bu belirsizliği ifade ettiklerinde, biz de bu konuya açıkça hak veriyoruz. Dolayısıyla burada eğer söz konusu fiillerin işlenmesi karşısında uygulanacak cezaları artıracaksak onu Vergi Usul Kanunu içindeki cezaları artırmak suretiyle yapalım diyoruz. Bunun yerine gidip başka kanunlardan kaynaklanan birtakım imkânları vatandaşın elinden almayalım.” şeklindedir.

Açıklamalarda doğruluk payı olduğunu kabul edilebilir. Ancak vergi kanunları yazboz tahtasına çevrilmesi doğru mu? Yasa 2013 yılının 4. ayında yürürlüğe girmiş aradan 3 yıl geçtikten sonra sil baştan yeni bir anlayış ve uygulamaya gitmek ne kadar doğru. Her bakana göre düzenleme ihtiyacı çıkması aslında istikrarsızlığın en büyük nedeni değil mi? Esas yatırımcı açısından belirsizlik ortamı bu gibi durumlarda yaratılmış olmuyor mu?

 

Daha ne gibi değişiklikler düşünülüyor

Maliye bakanının açıklamalarına göre yapılacak düzenlemelerde,

Bireysel emeklilik sisteminde toplu ödeme yerine aylık maaş şeklinde ödenmesi teşvik edilecek.
Muhtasar beyanname ile SGK bildirgesi birleştirilecek.
Damga vergisi tek suret üzerinden alınacak.
Gelir ve Kurumlar vergisindeki AR-GE düzenlemeleri AR-GE kanununa taşınacak.

Özellikle muhtasar beyanname ile SGK bildirgelerinin birleştirilmesi damga vergisini tek suretten alınması son derece doğru düzenlemeler olacaktır.

Bu yazı toplam 2078 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim