• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 1 °C

Virüs savaşlarında Ebola ve Mers dönemi

Bülent Ekinci

Önce hangisiyle tanıştığımızı hatırlamıyorum ama sanırım ilk olarak Deli Dana hastalığının tehdidiyle karşı karşıya geldik.

Ölümcül bir hastalık olan Deli Dana Hastalığı, bulaşıcı bir sığır hastalığıydı. Sığırların telef olmasına neden olan bu hastalığın insanlarda da görülmesi bir dönem tün dünyaya korku saldı.

Yakın tarihte insan hayatını tehdit eden kitlesel hastalıklar dönem dönem farklı isimlerle karşımıza çıktı.

Mesela, Domuz Gribi olarak adlandırılan H1N1 virüsü 2009 yılı başında Türkiye’de en çok konuşulan hastalıkların başında yer aldı.

Domuzlarda oluşan virüse çok benzediği için adına Domuz Gribi denen virüs, uzun bir süre canımızı sıktı.

Domuz gribi öncesinde ise Kuş Gribi korkusu hüküm sarmıştı.

Ölümcül hayvan hastalıklarından biri olarak bilinen H5N1 türevi virüs, tavuk besicilerinin iflasına bile neden olmuştu.

Birçok bölgede kümes hayvanları imha edilmişti. 2005-2008 yılları arasında sıkça görülen Kuş Gribi, yerini domuz gribine bırakana kadar insanların korkulu rüyası haline gelmişti.

Birde Kene Alarmı yaşamıştık. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi rahatsızlıklarına neden olan Kene Isırıkları insan yaşamını olumsuz etkileyen türde bir korku salmıştı.

 Virüslerle olan savaşımıza eklenen Kene Isırıkları her yaz hatırlanmaya devam ediliyor.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi özellikle Doğu ve Batı Afrika'da yaygın olan patojenik virüs Bunyaviridae ailesinin Nairovirüs grubuna bağlı bir RNA virüsüdür.

 

VE ŞİMDİDE EBALO

Ebola virüsü, insanlarda ve insan dışı primatlarda viral hemorajik ateş şeklinde ciddi hastalık formlarına yol açan virüstür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 4. Risk Grubu Patojen olarak kabul edilmektedir. Çok tehlikeli bir virüs olduğu söyleniyor.

İshal, kanama, deri döküntüleri ve yüksek ateşe neden olur.

Adını, Afrika'daki bir nehirden alır. Bulaşıcıdır. Kontrol altına alınmazsa salgınlar görülür. Ebola virüsü, ipliksi yapıda, yaklaşık 80 nm boyundadır. Genetik materyali ise tıpkı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi RNA'dan oluşur.


MERS VİRÜSÜ

İlk olarak 2012 yılında Suudi Arabistan'da tespit edilmiştir. Türkiye'de MERS sebebiyle ilk ölüm vakası ise Ekim ayı içerisinde Suudi Arabistan'da çalışan Hataylı bir kişinin Türkiye'ye dönüş yaptıktan sonra hayatını kaybetmesi ortaya çıktı.

Bu hastalık bir nevi solunum enfeksiyonudur.

Mers hastalığına sebep olan virüs MERS-CoV adı verilmekte.  Bu virüsün bulaştığı hastaların yaklaşık olarak yüzde 35-40'ı hayatını kaybetmekte.

Yanlış hatırlamıyorsam en bulaşıcı virüslerin başında geliyor.

Bu virüsü taşıyan kişiyle aynı toplu taşıma aracında seyahat ediyorsanız bilin ki sizinde bu virüsü kapma riskiniz yüzde 80’in üzerinde.

İnsanların virüslerle savaşında tanık olduğumuz bazı hastalıklardan bahsettim.

Benim niyetim, tehlikenin farkına varmanız.

Bu virüslerden koruna bilmenin yollarını açıklayan uzmanlar yüzeysel bazı önerilerde bulunuyor.

Kalabalık ortamlara girmemek, el ve çevre hijyenine dikkat etmek gibi.

Teknolojinin, sağlık çalışmalarının bu kadar ilerlediği bu yüzyılda, hastalıklara deva bulunması gerekirken yeni virüslerle tanışıyor olmamıza anlam veremiyorum.

Bilim dergileri insanların ışınlanmasıyla ilgili çalışmaların başladığını yazıyor ama toplum halen kuştan, böcekten – attan, eşekten geçen virüslerle boğuşuyor.

Umarım 10 yıl sonda maskeyle gezmek zorunda kalmayız.


 

Mimar Sinan İlköğretim velileri özel güvenlik istiyor

Körfez İlçesi Yarnımca mevkiinde bulunan bölgenin en eski okullarından Mimarsinan İlköğretim okulunun velileri okul yönetiminden, özel güvenlik istihdam etmesini istiyor. Bu konuyla ilgili okul yönetimine de başvuran veliler ödeneksizlik mazeretiyle reddedilmiş. Veliler soruyor, “Yakacak, bilgisayar, sine vizyon, faks makinesine kadar her şey için para isteyen okula yardım ediyoruz. Okul, devletten aldığı parayla güvenlik istihdam edemiyor mu? Çocuklarımız risk altında. Bir otomobil gelip okul bahçesizinden çocuğumuzu kaçırsa kimsenin ruhu duymaz. Böyle bir durum yaşanırsa bunun vebalini okul kaldırabilir mi?” diye.


 

Kaan Ülker İstanbul İHA’da

İlimize 2009 yılında üniversite öğrencisi olarak gelen ve Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun olan Kaan Ülker, okulla birlikte başladığı İHA Kocaeli Muhabirliğini başarıyla yürütüyordu. Uzun bir süredir ilimizde muhabirlik yapan Kaan bugünden sonra İstanbul İHA Genel Merkezi’nde çalışacak. Kendisine başarılar dilerim.


 

İşgüzar şefin gazeteci ambargosu

Bazı kişiler vardır yaptıkları mesleğin ne olduğunu bilmez. Hasbelkader bir göreve gelir, kendini kabullendirebilmek için olmadık işler yapar. Tıpkı KOÜ Güvenlik Şefi Birol Öztürk gibi.

Aklıma geldikçe halen çıldıracakmış gibi oluyordum.

Dün gündemin en önemli konularından biri KOÜ rektörlük seçimleriydi. Bu seçimleri kamuoyu adına iyi izlemek ve anında internet sitemizde yayınlamak ayrıca eksiksiz bir şekilde gazetemizde yer vermemiz gerekiyordu.

Bir muhabir arkadaşımızı görevlendirdik.

Muhabir arkadaşımız kartı yanında olmadığı için kongrenin yapılacağı salona alınmadı.

Buraya kadar her şey normal…

Kartı olmadığı için alınmamasına diyeceğim bir şey yok.

Ancak bu durumdan haberimiz olur olmaz KOÜ arayarak durumla ilgili bilgi vermek istedik. O numara bu numara derken derdimizi anlattık. Hatta KOÜ öğretim üyesi dostlarımızı arayarak yardımcı olmalarını istedik.

Sağ olsunlar odlularda.

Muhabirimiz gecikmelide olsa kongrenin yapılacağı salona girdi. Girdi girmesine ancak Güvenlik şefi,  muhabirimizin kolundan tutarak onu yine dışarı attı.

Yapılan davranış bana göre bir terbiyesizlik. O hareken sadece o arkadaşa değil tüm kamuoyuna yapılmıştır.

O kişi yüzünden internet sitesine anlık haber girmekte zorlandık.

Muhabirimiz kongrenin haberini yapmak için harcayacağı enerjiyi, şef denilen Birol Öztürk ile mücadele ederken verdi.

Gazetecilere gücü yeten bu arkadaşa tavsiyem okuldaki kargaşalara engel olması. Kendisini kınıyorum.

Bu yazı toplam 706 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim