• BIST 81.899
  • Altın 147,540
  • Dolar 3,7822
  • Euro 4,0331
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 2 °C

Ya! Ya! Ya! Şa! Şa! Şa! Karmaşaspor çok yaşa!

Tarık Bağdat

3 Temmuz 2011 tarihiyle birlikte halkımızın yegâne eğlence kaynağı olan futbolumuz büyük bir keşmekeşin içine sokuldu ve tarihimizin en büyük takımlarından biri olan Fenerbahçe kulübümüz aşama aşama budanmaya çalışıldı.
Malum ülkemizin yoğun ve hassas gündemi yüzünden bu konuya daha önce sadece bir kez değinebilmiştik.
Ancak bu konu artık öyle bir yere geldi ki görmemezlikten gelemeyeceğimizi düşünüyorum. Konuyu kısaca özetleyecek olursak savcılığın yaptığı tahkikatın başladığı günden itibaren spor dünyasından ilgili ilgisiz birçok kişi demir parmaklıklar arkasına konmuştur.
En büyük darbe de Fenerbahçe’ye vurulmuştur.
Fenerbahçe ne diğer kulüplerin ne kendisinin ne de kararı veren Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)’nun bile anlamadığı şekilde UEFA Şampiyonlar Ligi’ne gitme hakkından alıkonulmuş böylelikle de yaklaşık elli milyon avro kadar bir zarara uğratılmıştır.
Akabinde medya ve spor camiasında isnatsız iftiralarla karalanmaya başlanmıştır. Bu şekilde koca kış geçerken çürük iddialarla özgürlükleri ve şerefleri elinden alınan insanlar yavaş yavaş dışarı çıkmışlar ama ne hikmetse sadece Aziz Yıldırım ve onunla birlikte birkaç kişi içeride kalmaya devam ettirilmişlerdir.
Hoş bu duruma pek şaşmamak gerek çünkü canım ülkemde kimler ne asılsız suçlarla ispatsız, delilsiz hapishane köşelerinde çürütülmektedir.
Aziz Yıldırım bilmediği suçunun cezasını çekerken TFF geçtiğimiz günlerde somut bir karar vermiş ve Fenerbahçe, Trabzonspor, Beşiktaş başta olmak üzere birçok kulübü aklamıştır.
Burada özellikle Fenerbahçe dışındaki kulüplerin üzerine dikkati çekmek istiyorum çünkü 3 Temmuz tarihinden beri sanki sadece iddianamede Fenerbahçe’nin ismi varmış gibi lanse edilmiş hatta ismi yer alan diğer kulübümüz kendisi yargılanmıyormuş gibi yırtıcı bir şekilde Fenerbahçe’ye saldırmış ve hala bu saldırıya da devam etmektedir.
Neyse burada şike var mı yok mu?
Aziz Yıldırım, Fenerbahçe, Trabzonspor, Beşiktaş ve diğer adı yer alanlar suçlumu suçsuz mu, tartışmalarına girmeyeceğim çünkü sahip olduğum donanım ve bilgi birikimi beni bu yargılamaya yapmaya değil bu yargılamayı işinin uzmanı olan spor ve spor yargısı uzmanlarına bırakmaya itmektedir.
Aslında bizim en büyük sorunumuzda bu değil midir? Birçok işi uzmanına bırakmadan hepimiz bilirkişi kesilmemiz sebebiyle mahvetmiyor muyuz?
Bu konuyla ilgili sonuç olarak tek söyleyebileceğim ve olayın en başından beri merak ettiğim bir konu var.
Madem TFF suçsuzluk kararını vermişken ve içeride sporla ilgili birçok kişi özgürlüğüne kavuşmuşken neden hâlâ Aziz Yıldırım içeridedir ve günah keçisi seçilmeye çalışılmaktadır.
Acaba işin içinde başka bir iş mi vardır?
Birileri cumhuriyetimizin kuruluşundan itibaren çizgisini Atatürk İlke ve İnkılapları doğrultusunda çizmiş olan bu spor kulübümüzü ele geçirmeye mi çalışmaktadır?
Madem herkes her aklına geleni söylüyor ben de kendimce haklı olduğum sebeplerden ötürü kendime sorduğum bu soruları sizlere de sormaktayım.
Artık tek temennim halkımızın en büyük zevklerinden biri olan futbolumuzun bu karmaşadan kurtulması ve adaletin yerini bulmasıdır.
Çünkü yaşlı kalbim artık bir kişinin daha haksız yere özgürlüğünden yoksun bırakılmasını istememektedir.
Hepinize hayırlı cumalar diliyorum.


Bu yazı toplam 660 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim