• BIST 97.533
  • Altın 145,791
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 13 °C

Yalakabad

Bilgutay Bağdat

Karamürsel geçmişine baktığınız zaman tarihin damarlarının her zaman aktığı yerlerden biri olduğunu görürüz. Avrupa’dan Kudüs’e gidecekler muhakkak Karamürsel topraklarından geçmek zorundaydı. Baharat ve İpek yollarının güvenli bölgesi her zaman için Karamürsel toprakları olmuştur. Bizans döneminde Bafeus adı ile Osmanlı döneminde Koyunhisar ya da Çobankale olarak adlandırılan Karamürsel’in İnebeyli Mahallesine bağlı, Taşağlı mevki her tarihi yolun ya da tarih koridorunun karşı kıyılara geçerken kullandıkları güvenli alanları olmuştur.

 

Bizans öncesi yıllarda deniz Yalova’nın Altınova ilçesine bağlı Hersek Köyü ( Helenapolıs yani ilk Karamürsel’in yerleşim bölgesi) kıyılarında başlamıyordu. Bafeus (Çobankale) kalesine yakın kısımlarda başlıyordu, bunu oralarda bulunan midye kabukları ve buluntulardan rahatlıkla anlayabiliyoruz. Bafeus kalesi liman kalesini oluşturuyordu. Yalakdere nehrinin taşıdığı alüvyonlu topraklar uzun yıllar içinde alanı doldurmuş balçık oluşmuştur. Deniz yavaş yavaş daha gerilere çekilmiştir. Bunun yanında, tarihteki birçok depremlerle deniz çekilmeleri oluşmuş, bugünkü Hersek deltasında deniz başlar hale gelmiştir. Doğal olarak da Bizans’ın ikinci yarısında ve Osmanlı döneminde liman Hersek’e taşınmıştır.

 

Ancak Bafeus kalesi hala Karamürsel sınırları içinde bulunmaktadır. 1995 yılında Yalova il yapıldığı zaman, Hersek, Altınova, Subaşı, Çavuşçiftliği, Havuzdere ve Tavşanlı ile iç kısımlarda bulunan Çerkez köyleri Altınova ilçe yapılarak Yalova iline bağlanmıştır.

 

Bizans İmparatorluğu ile Osmanlı orduları 1301 yılında Osmanlı’nın topraklarına daha önce dâhil ettiği “Yalakabad Kazasına “ bağlı Bafeus kalesi civarındaki vadi ’de savaş yapmışlar (Bafeus Muharebesi), Osmanlı orduları Bizans ordularını mağlup etmişlerdir. Bunun sonucunda da Osmanlı kazandığı toprak bütünlüklerine bakılarak artık devlet unvanını almıştır.

 

1995 yılında Yalova il olduktan sonra Hersek ve Altınova’ya güvenerek geçmiş tarihi yeniden yazmanın yeni bir tarih oluşturmanın peşinde olmuştur. Prof. Dr. Halil İnancık ve Prof. Dr. Ali Doğramacı’nın katıldığı “ Osmanlının Devlet olduğu yer Yalova “ sempozyumu yapılmış. Yalova ileri gelenleri hocalarımızın dediklerini istedikleri gibi yönlendirerek Yalova’yı adres göstermişler YALAKABAD’ı Yalova olarak benimsetmeye çalışmışlardır. Bunun karşısında Kocaeli İli sesini bile çıkarmamıştır. Tarihi eksik bilmelerinden kaynaklanmaktadır.

 

Yalakabad kazasının Evliya Çelebi Seyahatnamesine bakarak Yalakabad veya Yalıova olarak adlandırıldığından bahsederler. Hâlbuki Yalakabad Yalakdere deresinin aktığı Yalıova’nın güneydoğusunda bulunan alandır. Ki bazı yerli ve yabancı kaynaklarda Yalova veya Yalıova adı sıkça kullanılmıştır. Ve Yalıova Osmanlı dönemi eyalet sistemi kullanıldığı zamanlarda “ Emlak ve Arazi ve hayvanat ve Temettuat” defterlerinde Yalıova ve Yalakabad önce İzmit kazasına daha sonra da Karamürsel kazasına bağlanmışlardır. “Yalakabad” adı daha sonra Yalakdere adına dönüşmüş.  Taşköprü ile Çiftlikköy arasında ( PYLOPYTHİA veya XENODOCHİON ) Rumca “Yali” (kıyı) kelime ile Osmanlıca Ova kelimesinden türemiş ismi bulunan kısımdır ve BAYAT adı ile anılır.

 

Yalakabad’ın, Yalıova veya Yalova ile yani Bayat ile alakası hiçbir şekilde yoktur. Tarih bilinçli olarak çarpıtılmaktadır.

Ve Osmanlı komutanı Kara Mürsel Bey’in ele geçirdiği topraklara bağlı Yalakabad / Yalakdere mahallesinde Bafeus Muharebesi kazanıldıktan sonra Osmanlı devleti adını almıştır.

Bu tarihin gerçek yüzüdür. Yalova istedi diye tarih yeniden yazılmamalıdır. İnanıyorum ki Karamürsel, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Valiliği gerçek tarihe sahip çıkacaktır.

Karamürsel’e giriş ve çıkışlarda gururla “ Osmanlı devletinin ilk kurulduğu yerden geçiyorsunuz” tabelaları asılmalıdır. Koskoca Osmanlı ilk donanmasını Karamürsel’in Armutçuk koyunda bulunan tersanede imal etmemiş midir?

İstanbul’u fetih eden Fatih Sultan Mehmet, Haliç’e Karamürsel çektirmelerini indirmemiş midir?

Neden Karamürsel tarihini ön plana çıkarmıyoruz. Neden bunun üzerine kafa yormuyoruz. Kocaeli Üniversitesi Tarih ve Sanat Tarihi Bölümlerine bu konuda çok iş düşmektedir. Kültürel varlıklarımıza, tarihi varlıklarımıza sahip çıkarak turizm kenti olabiliriz, beyler!

Hadi oturmayı bırakında bunları konuşmaya başlayın. Başlayın ki! Sesimizi gür şekilde duysunlar. 

Bu yazı toplam 1689 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim