• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 18 °C

Yalım: Yunanistan’a 16 adayı verenler vatana ihanetten yargılanmalı

Yalım: Yunanistan’a 16 adayı verenler vatana ihanetten yargılanmalı
Milli Savunma Bakanlığı E. Genel Sekreteri E. Kurmay Albay Ümit Yalım, Ege denizinde yer alan 16 adanın 2004 yılından itibaren Yunanlılar tarafından işgal edildiğini söyledi.

Kocaeli Aydınlar Ocağı’nın düzenlediği “2004-2009 Yılları Arasında Vatan Toprakları Nasıl İşgal ve İlhak Edildi?" konferansta konuşan Milli Savunma Bakanlığı E. Genel Sekreteri E. Kurmay Albay Ümit Yalım oldukça önemli açıklamalarda bulunmuştu. Yalım yaptığı konuşmada Ege’de bulunan 16 adamız ile bir kayalığın işgal ve ilhak ediliş hikâyesini anlattı. Yalım,  “Ege Denizi’nde yer alan Hurşit adası, Fornoz adası, Eşek adası, Nergizçik adası, Bulamaç adası, Kalolimnoz adası, Keçi adası, Sakarcılar adası, Koçbaba adası, Ardacık adası ile Akdeniz’de yer alan Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi adalarının 2004 yılından itibaren Yunanlılar tarafından işgal edildiğini belirtti.


VATANA İHANET SUÇU

“Savaşmadan verdiğimiz bu vatan topraklarının geri alınması artık hukuken mümkün değil, ancak savaşarak geri alabiliriz” diyen E. Kur. Albay Ümit Yalım bu konuda bu adaların bağlı olduğu Aydın, Muğla illerinin vali ve belediye başkanlarından, İçişleri Bakanına; Genelkurmay Başkanı’ndan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na kadar bütün yetkililerin sorumlu olduğunu ve “vatana ihanet suçu” kapsamında yargılanması gerektiğini açıkladı. Yalım’ın bu önemli açıklamaları dikkat çekti. Sizi Sayın Yalım ile yaptığınız söyleşiyle baş başa bırakıyoruz.

 

Ege Denizi’nde Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 16 ada ve 1 kayalığın işgal edildiğini söylediniz. Bu adaların ve kayalığın hukuki statüsü nedir ?

Yunanistan tarafından işgal ve ilhak edilen 16 ada ve 1 kayalık Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir. Türk topraklarının ayrılmaz bir parçasıdır.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 2012 yılında, konu ile ilgili olarak verilen soru önergesine verdiği cevapta aidiyet sorunu olduğunu söylemişti. Bu durumda söz konusu adaların aidiyeti tartışmalı mı?

Davutoğlu’nun verdiği cevap tamamen yalan ve yanlıştır. Aidiyeti tartışmalı olan ada Girit Adası’dır. Girit Adası’nın Yunanistan’a verildiğini gösteren ve uluslararası hukukta geçerliliği olan yazılı bir anlaşma yoktur. Girit Adası,  Yunanistan tarafından bir oldu bitti ile işgal ve ilhak edilmiştir.

 

16 Ada ve 1 kayalığın Lozan’da verildiği iddia ediliyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Bu konuda ortaya atılan iddialar ihanetin üstünü örtmek maksadıyla üretilen iddialardır. Bu adalar, Kanuni Sultan Süleyman ve IV. Mehmet döneminde fethedilen, Atatürk ve İnönü’nün Lozan’da vermediği adalardır. Ayrıca bu adalar da dahil olmak üzere 800 civarında ada, adacık ve kayalık, 1936 yılında dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin envanterine kaydedilmiştir. 


Bu adalar ne zaman işgal ve ilhak edildi?

Bu adalar Yunanistan tarafından 2004 yılında işgal edildi, 5 yıl sonra 2009 yılında da ilhak edildi.

 

Bu adaların büyüklüğü ne kadar?

Adaların en küçüğü İstanbul’daki Büyükada veya Antalya’nın karşısında bulunan Meis Adası’nın büyüklüğü kadardır. Bir kısmı da Büyükada ve Meis Adası’nın 3-5 misli büyüklüktedir. Ancak, adalara salt olarak büyüklük açısından bakmak yanlış bir bakış açısıdır. Çünkü deniz ve hava hukukuna göre adaların etrafında 6 millik karasuları ile hava sahası vardır. Ayrıca karasularına ilave olarak bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge de vardır. Örneğin, hali hazırda Yunanistan’ın egemenliğinde gözüken Taşoz Adası’nın hemen yakınında petrol ve doğalgaz çıkarılmaktadır. Bu adalara etrafındaki doğal kaynaklar gözüyle de bakmak gerekir.


Bu adalar işgal ve ilhak edilirken Silahlı Kuvvetler ne yaptı?

Siyasi iktidar, işgalin önlenmesi için Silahlı Kuvvetlere Hükümet Direktifi vermedi.

 

İktidar bu konuda Yunanistan’a nota verdi mi?

Siyasi iktidar adaların işgali, ilhakı ve boşaltılması için Yunanistan’a 11 yıldır bir tek nota vermedi. Çünkü, siyasi iktidar 16 ada ve 1 kayalığı Yunanistan’a alenen verdi ?

 

İktidar bu vatan topraklarını neyin karşılığında verdi?

İktidar vatan topraklarını Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi almak için verdi ve 17 Aralık 2004 tarihinde AB’den müzakere tarihi alındı. Bilinen sebep bu. Bu olayın arkasında başka neler var, bunlar da zamanla ortaya çıkacaktır.

 

Bu durumda Türkiye bölündü diyebilir miyiz?

Evet, Türkiye Cumhuriyeti batıdan bölünmüş ve Cumhuriyet Tarihinde ilk defa toprak kaybetmiştir. Türkiye’nin batısında ikili devlet düzeni kurulmuştur. İzmir, Aydın ve Muğla illerimiz, birisi Türk diğeri Yunanlı olmak üzere ikişer vali ve ikişer belediye başkanı tarafından yönetilmektedir. Vatan topraklarında Yunan bayrağı dalgalanmakta ve Yunan askerleri elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır.

 

Peki bu toprakları Yunanistan’dan geri almak mümkün mü?

Bu toprakları hukuken geri almamız mümkün değildir. Yunanistan’ın bu toprakları kendiliğinden geri vermesi de çok zor bir ihtimal. Ancak savaşarak geri alınabilir. Buradaki temel soru, savaşmadan verdiğimiz vatan topraklarını savaşarak geri almak durumunda kalacak olmamızdır. Savaşmadan verilen toprakları geri almak için neden savaşmak zorunda kalalım ? Siyasi iktidar kendisinden sonra gelecek hükümete çok ağır bir yük bırakmış durumdadır.


Yunanistan’ın bu konudaki iddiası nedir?

Yunanistan bu adaların kendisine ait olduğunu iddia ediyor. Ancak ellerinde bir tek somut belge yok. Halbuki bu adaların bize ait olduğunu gösteren başta Lozan Barış Antlaşmasına ekli harita, İngiliz ve Amerikan haritaları olmak üzere çok sayıda uluslararası harita var. Ayrıca mevcut durum itibarı ile Yunanistan Doğu Ege Denizi bölgesindeki adalar üzerinde egemenlik hakkını kaybetti ?


Nasıl yani ? Hangi adalardan bahsediyorsunuz?

Yunanistan’ın egemenlik hakkını kaybettiği adalar, Taşoz, Semadirek, Limni, Bozbaba, Midilli, İpsara, Sakız, Sisam, Ahikerya Adaları ile 12 adalar, Rodos ve Meis Adası olmak üzere toplam 23 adadır.  Silahsız Ege Adaları, egemenliğin devri karşılığında Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanmış olduğu bir haktır. Yunanistan bu adaları Lozan ve Paris Barış Antlaşmalarına aykırı bir şekilde 1960 yılından itibaren silahlandırmaya başladı. Türkiye, Yunanistan’a, adaları silahlandırdığı için 1964 yılında nota verdi ve Yunanistan’ı protesto etti. Ayrıca 1975 yılında da Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne gönderdiği nota ile Yunanistan’ı protesto ederek Türkiye’nin güvenliğini tehdit ettiğini bildirdi. Yunanistan bu adalara Tümen, Tugay ve Tabur seviyesinde birlikler ile, tank, top ve füze yerleştirmiştir. Türkiye adaların silahsız olma hakkını kaybetmiştir. Bu durumda Yunanistan’da adaların egemenlik hakkını kaybetmiştir. Hukuken, Türkiye’nin adaları geri alma hakkı doğmuştur.


Peki biz de Ege Ordusu’nu kurmadık mı?

Ege Ordusu, adaların silahlandırma faaliyetlerinden çok sonra 1975 yılında kurulmuş bir eğitim ordusudur. Tamamen eğitime yönelik yapılanma içinde olan bu askeri varlığın, Yunanistan için bir tehdit olması ve adaları silahlandırmak ve meşru müdafaa hakkına gerekçe gösterilmesi mantıki ve gerçekçi değildir. 

 

Peki bu durumda ne yapacağız?

Bu konuda toplumsal farkındalık çok önemlidir. Vatandaşlarımızı bu konuda bilgilendirmek önem arz etmektedir. Bu vatanın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş bütün vatandaşlarımız, vatan topraklarına sahip çıkmalıdır.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
zxcxczx
15 Mart 2017 Çarşamba 07:38
07:38
atanın bogazlardan gecıslerde anlasma bıtse dahı sonsuza kadar vergı alınmayacak maddesınıde yazın bırgun de ihanet nasıl olur mılelt gorsun sahtekarlar
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim