• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 5 °C

Yamalı bohçadan kurtulmak gerek

Mehmet Özmen

Türkiye siyaseti, belki de cumhuriyet tarihinin en heyecanlı seçimine girecek.

Tek başına iktidar dönemleri dahildir, cumhuriyet tarihimizin hiçbir döneminde AK Parti gibi farklı ve etkili bir oluşum ortaya çıkmamıştı. Haliyle bu durum farkını ortaya koydu ve seçmen 2002 yılında iktidarı koalisyon ortaklarından alarak AK Parti’ye verdi…

Üstelik yüzde 34’lük bir orana rağmen meclise sadece iki partinin girmesi nedeniyle 360’ın üzerinde milletvekili sayısına ulaşmıştı AK Parti. Sonraki seçimlerde ise iktidarın oy oranı yükselmesine rağmen meclisteki parti sayısı fazla olunca vekil sayısı da geride kalmıştı. Ardından yapılan 2011 seçimleri de aynı sonuçla tamamlanmış, iktidar oyunu artırırken, milletin bu tarafa olan teveccühü yüzde 50 bandına gelmişti.

Bu kadar büyük bir güce erişilmesinin ardından AK Parti’de taşlar da oynaya başladı. Alınan oy oranı büyüdükçe hedefler ve icraatlar da büyüdü. Doğrusunu yanlışını ayrıca tartışabileceğimiz ölçülerde birçok önemli konuda önemli atılımlar yapıldı. Kim ne derse desin, bu iktidar döneminde yol ve sağlık alanındaki çalışmaların millete dönük olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz.

AK Parti’nin en çok tartışıldığı konu ise Kürt sorunu ile ilgili başlatılan Çözüm Süreci mevzuu…

Bu süreç elbette tartışmaya açık. Çünkü idam cezası almış bir kişi ile dolaylı da olsa müzakerelerin yapılıyor olması insanların akıllarında bir soru işareti bırakmıştı.

Fakat en azından AK Parti iktidarı döneminde gelinen bir nokta var:

Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Gürcü’sü, Arap’ı, Boşnak’ı, Çerkez’i ve sayamadığımız bütün etnik köken ve ırklara mensup kişilerin, bu topraklarda bir şekilde kardeşçe yaşayabileceğine artık kanaat getirdik.

Haliyle 7 Haziran seçimleri de bu açıdan son derece önemli. Millet, ya AK Parti ile devam edip yeni anayasanın hazırlanacağı farklı bir Türkiye’ye onay verecek ya da iktidarın bazı hamleleri ile ilgili sıkıntılarını sandık yolu ile kendilerine hatırlatacak, “Bu işin aslı budur” diyecek…

Ancak iktidarı mevcut AK Parti ya da rakiplerinden herhangi bir parti de ele geçirecek olsa, açıkça söylemek gerekir ki, yeni anayasa artık kaçınılmaz bir durum olmuştur. Zira muhalefetin de bu konudaki tavrı bellidir. Bazı çok özel denilebilecek maddeler dışında ben muhalefetin de anayasanın değişmesine onay verdiğini düşünüyorum.

Ancak en azından bu değişikliğin zorunluluğunda buluşmak güzel. Çünkü tamamen darbe mahsulü olan bir anayasanın millete ve ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamış. Üstelik meclis kararları ile yapılan değişikliklerle adeta yamalı bohçaya dönmüş. Her gelen birkaç maddesi üzerinde kendince düzenlemeler yapmış. Yani aslını kaybetmiş bir anayasa ile Türkiye’nin daha ileri gidebilmesi elbette beklenemez.

Kısacası iktidarın ve muhalefetin yeni anayasa hedefine girdiğini görmek bana göre güzel. En azından toplumda oluşan bu beklentiye muhalefetin de kayıtsız kalamayacağını düşünüyorum. Haliyle en azından siyasilerimiz 8 Haziran’dan itibaren bu konuyu gündemlerine alsınlar. Bu kez meseleye ciddi yaklaşsınlar.

Bu yazı toplam 674 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim