• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli : -6 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -5 °C

Yarın sakın “unutma hapı” içmeyin!

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, yarın ülkemiz için çok önemli bir gün.

Hepimiz için…

Çocuklarımız ve torunlarımız için…

Sandık başına gideceğiz, bizleri yönetecek kişileri seçeceğiz.

Türkiye’mizin son yıllarda nasıl yönetildiğini biliyorsunuz.

Olup bitenleri yıllardır sizlerle paylaşıyorum.

En açık şekilde…

Gizlemeden, saklamadan, bütün çıplaklığıyla…

Bütün baskı ve tehditlere rağmen…

Ülkemiz artık yaşanmaz hale geldi.

Son üç dört gün içinde olup bitenlere bakın, “Evet ben de aynı görüşteyim” dersiniz.

“Cennet” vaat ederek geldiler, şimdi “cehennem” inşa ediyorlar.

Hukuk tanımazlık, hoyratlık, zorbalık her tarafta kol geziyor.

“Aşağıdakiler”, “yukarıdakiler” e bakıyor.

Aşağıdakiler, “yukarıdaki muktedir” i kendilerine “rol model” seçmiş…

O nasıl davranırsa, benzer davranışta bulunmayı kendilerine “hak” görüyorlar.

Daha muhalefet medya grubuna (Bugün ve Kanaltürk televizyonları, Bugün ve Millet gazeteleri) yapılan linç küllenmemişken, bir vahim olay da Trabzon’da patlak verdi.

Şimdiye kadar ne ülkemizde ne de diğer ülkelerde; görmediğimiz, duymadığımız bir olay!

Ülkemizin zaten yıpranmış olan itibarını “iki paralık” hale getiren bir skandal!

Biliyorsunuz, ama yine de üç-beş cümleyle özetleyeyim…

Trabzon’da 2-2 biten Trabzonspor-Gaziantepspor maçı sonrası…

“Penaltı verildi verilmedi” tartışması var.

Devreye, maçı İstanbul’da izleyen Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu giriyor.

Arkadaşlarına telefonla, “Hakem Çağatay Şahan ve arkadaşlarını soyunma odasına kilitleyin, ben gelinceye kadar da çıkarmayın” talimatı veriyor.

Başkan, özel uçağına atlıyor, gece yarısından sonra saat 03.45’de Trabzon’a ulaşıyor.

Dört beş saattir rehine tutulan hakemlere “ders” verecektir.

Herkes o anı bekliyor.

Bu sırada, yakın dostu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisini arıyor, “Hem Türkiye hem dünya genelinde rezillik yaşamayalım. Ama yanlışların da hesabı sorulacak” sözünü veriyor.

Bunun üzerine, yani Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girmesiyle, rehin tutulan hakemler serbest bırakılıyor.

Utanılacak bir olay!

Trabzon gibi bir kentte, altı futbol hakemi, aynı zamanda kulüp yöneticisi olan“futbol zorbaları” tarafından bir odaya kilitlenerek rehin alınıyor, vali ve emniyet müdürü kılını kıpırdatmıyor.

Hakemlerin rehin alınmasına ve rehin tutulmasına seyirci kalıyor...

Hakemler, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devreye girmesiyle canlarını kurtarabiliyorlar.

Şu olaya bakar mısınız?

Türkiye’nin getirildiği noktayı, bu olaydan daha güzel anlatabilecek başka şey olabilir mi?

Ortada “devlet” yok!

Devlet, Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsına indirgenmiş.

İllerde devleti temsil eden vali zorbalığa engel olmuyor veya olamıyor, Erdoğan telefon edince, “zorba” zorbalığından vazgeçiyor.

“Saygı duyduğum, gönül bağım olan, o değerli insanın beni aramasından sonra…”

Vay be!

İşte AKP’nin Türkiye’si! 

İşte Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’si!

Bu olayı unutmayın!

 

Ve Trabzon’da yaşanan ikinci utanç!

Daha bitmedi.

Erdoğan’la “gönül bağı” olduğunu ileri süren Trabzonspor Başkanı Hacıosmanoğlu, ikinci bir skandala daha imza atıyor:

“49 yaşına kadar adam gibi yaşadım, kadın gibi yaşamadım. Trabzonspor için kapalı cezaevinde de yatmaya razıyım. Ben kadın gibi 100 sene yaşayacak yerde, adam gibi bir sene yaşarım. Benim yıllar önce tövbe edip bıraktığım mesleğim vardı, sanırım o günlere geri dönmem gerekiyor.”

Nasıl ama!

“Adam” gibi yaşamış, “kadın” gibi değil!

Ülkemizde bu zihniyetteki kişilerin sayısı çığ gibi büyüyor.

Çünkü iklim müsait!

Böyle davranırken, böyle konuşurken güç aldıkları kişiler ve makamlar var.

Bu olayı da sakın unutmayın!

Hele hele hafta içinde yaşadığımız “televizyon kanalları ve gazetelerin gasp olayı” nı hiç unutmayın!

Artık ülkemizde, “kayyumların talimatı doğrultusunda ve polislerin nezaretinde yayın yapan televizyonlar, yayımlanan gazeteler” de var.

Bir günde polis gücüyle iktidarın emrine sokulan televizyonlar ve gazeteler…

Dünya, şimdiye kadar böyle bir rezalet görmedi.

 

Gelelim şu “unutma hapı” konusuna…

Sevgili okurlarım, Türk halkı olarak “unutmak” konusunda sıkıntılarımız var.

Hiç unutulmaması gereken çok önemli olayları, yaşadığımız felaketleri dahi, bir iki ay geçmeden unutuveriyoruz.

Hafızamızdan silinip gidiveriyor…

Sürekli “unutma hapı” mı kullanıyoruz ne?

Bu kötü alışkanlığımız nedeniyle, yani olayları kısa zamanda unuttuğumuzdan, karar anlarında “sağlıklı kararlar” alamıyoruz.

Sakın yanlış anlamayın, bütün bunları toplumun bir kesimini itham etmek için söylemiyorum.

Söylediklerim, hepimiz için geçerli.

İzin verirseniz, seçimlere bir gün kala, o “unutulmaması gereken” olayları, sözleri ve davranışları sizlere hatırlatmak istiyorum.

Madde madde sıralayacağım konulara şöyle bir göz atın.

Bu yazıyı lütfen arkadaşlarınıza, akrabalarınıza ve tanıdıklarınıza da ulaştırın.

Onlar da ülkemizde neler olup neler bittiğini, kimin neler söylediğini hatırlasın!

Ama ne olur, yarın, yani seçim günü, eğer kullanıyorsanız “unutma hapı” içmeyin!

Ne olur ne olmaz, bugün hatırladıklarınızı yarın pat diye unutuverirsiniz.

Yine hata yaparsınız…

Yine yanlış tercihlerde bulunabilirsiniz…

 

Lütfen bunları unutmayın!

*”Sıfırla oğlum” u unutmayın!

*Döviz dolu kasaları unutmayın!

*Hediye saati unutmayın!

*Gezi’de ölenleri unutmayın!

*Bilal’in vakfını unutmayın!

*Din sömürüsünü unutmayın!

*Laikliği unutmayın!

*Deniz Feneri’ni unutmayın!

*”Havuz medyası” nı unutmayın!

*Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “kumpas” kurulmasını unutmayın!

*Devletin “parti devleti” haline getirildiğini unutmayın!

*”İki ayyaş”ı unutmayın!

*”Türkiye Cumhuriyeti” tabelalarının kaldırılmaya kalkıldığını unutmayın!

*Milliyetçiliğin ayaklar altına alındığını unutmayın!

*Devletimizin kurucularına dil uzatıldığını unutmayın!

*Teröristlerle müzakere masasına oturulduğunu unutmayın!

*Ak Saray’ı unutmayın!

*Pek çok konuda ulusal onurumuzun kırıldığını unutmayın!

*Gazete ve televizyonlara el konulduğunu, ifade özgürlüğünün ortadan kaldırıldığını, muhalif gazetecilerin hapse atıldığını unutmayın!

*En son Trabzon’da olduğu gibi spor camiasındaki hoyratlığı unutmayın!

*Kadınların aşağılandığını unutmayın!

*Toplumun etnik ve dinsel yönden ayrıştırıldığını unutmayın!

*KENTKONUT’taki yolsuzlukları unutmayın!

*Bilişim Vadisi’ndeki usulsüz ihaleleri unutmayın!

*Belediyelerdeki israfı unutmayın!

*İhalelerde AKP’lilerin nasıl kayırıldığını unutmayın!

*Halıdere’deki “taşocağı zulmü” nü unutmayın!

*”Kadın erkek eşitliği fıtrata ters” diyeni, unutmayın!

*”Hedefimiz İslam devleti” diyeni, unutmayın!

*”Şeriatçıyım” diyeni, unutmayın!

*”Ataya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok” diyeni, unutmayın!

 

***

 

Sevgili okurlarım, bunları okuyunca, sanırım unutulmaması gereken pek çok şeyi de hatırlamışsınızdır.

Yarınki seçim vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun!

Bu yazı toplam 1010 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim