• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 10 °C

Yaşadığımız dünyayı YOK EDİYORUZ

Feridun Güray

Benim çocukluğumun geçtiği Maşukiye cennet gibi bir yerdi. Yazın yaylaya çıktığımız da olurdu. Keltepe (Şimdi Kartepe) bedenini iki kişinin saramadığı ulu kayın ağaçları ile kaplıydı. Altında komar çiçekleri, sarı güller, yaz kış yapraklarını dökmeyen kara yemiş (taflan), koca yemiş ağaçları, insan boyunu aşan eğrelti otları, kokulu dağ çilekleri, yaban fındıkları, aşağıya indikçe ıhlamur, kestane ve ceviz ağaçları ve pınarlar,  suyunu Sapanca Gölü’ne taşıyan, deli deli akan Aygır Dere vardı. Zaman zaman azgınca akıp köprüleri yıkan bu dere boyunca küçük şelaleler ve göletler oluşurdu, bizde oralarda yüzerdik.  Mevsimi geldiğinde ıhlamurlar açar, etraf mis gibi kokardı, bizde ıhlamur çiçeklerini toplar satardık. Ceviz ve kestaneleri ise kışa saklardık. Kestaneler dikenli keseleri içinde muhafaza edilir ve böylece taze yenmesi sağlanırdı. Ekilir alanlara baktığınızda elma, armut, kiraz ve vişne meyveleri köyün gelir kaynağı idi. Dut ağaçları yaygındı, onun yaprakları ile beslendikleri için ipek böcekçiliği yapılırdı. Şimdi artık o da yok oldu, artık Bursa'ya ipek ipliği ve mamulleri Çin'den geliyor. Kızılcık ve muşmula da bildiğimiz meyvelerdendi.

Keltepe aynı zaman da çeşitli yaban hayvanlarının yaşadığı bir tabii parktı. Domuzlar zarar vermesin diye geceleri mısır tarlaları beklenirdi. Ayı, tilki, çakal gibi hayvanlar zaman zaman aşağılara doğru inerlerdi. Yaz geceleri çakallar koro halinde bağırmaya başlarlar, köpeklerimizde onlara cevap verirdi. Onların sesi kesilmeden Sapanca gölünün ucunda derede yaşayan kurbağalardan kurulu yüz binler korosu konsere başlardı. Şimdi bu güzelliklerden eser yok, eskiye dönmek de mümkün değil.

Bu güzellikleri yaşarken son yıllarda her şey ters döndü. Önce ağaç düşmanları demiryollarının kenarlarına inşaatı esnasında dikilen bir asırlık ceviz ağaçlarını kesip kaçırdılar, ormanlardaki kayın ağaçları, kestaneler katliama uğradı. Arkasından çaresi olmayan bir hastalık geldi kestane ağaçları tepeden kurumaya başladılar ve yok oldular. Geçen yıl evin yakınındaki Çiftçi Ailesine ait koruya gittik, kardeşim meşe ağaçlarını gösterdi ve onlarında tepeden itibaren kurumaya başladığını gördük. Şimdilik dağa yıllar önce dikilen ve büyüyen çamlara bakarak avunuyoruz.

Geçen günlerde Cumhuriyet gazetesinde Sayın Ömer Madra, ''Önümüzdeki 35 yıl içinde buzlar eriyecek ve denizler üç metre daha yükselecek, Kuzey kutbu yok olacak. Şu anda ülkemizde ki buzulların yarısı tükenmiş durumda. Süphan dağında kar yok'' diyor.  Demek ki felakete doğru süratle gidiyoruz. Orman yangınları, fırtınalar, değişen iklim koşulları, süratle çölleşme, tabiatın kirlenmesi, hala kömür petrol gibi fosil yakıtların alabildiğince tüketimi bizi yaşanmaz bir ortama doğru süratle götürüyor. Her şey çok açık. Haziran da Antalya'da sıcaktan kavrulan çınar ağaçlarında yapraklar hazan gelmiş gibi yerlere döküldü ve dallar çıplak kaldı. Bu yıl İstanbul'da yıllardır meyvesi hiç olgunlaşmayan Malta erikleri kaysı gibi oldu, parlamenterlerin yaşam alanı olan Filizi Köşk'teki muz ağaçları ilk defa Alanya'dan daha kaliteli ve bol ürün verdi. Kısacası İstanbul'un iklimi Alanya'nınkinden daha sıcak oldu. Buna karşın iki yıldır ceviz ağaçlarının meyveleri olgunlaşma zamanın da simsiyah olup dökülmeye başladı. Biz hala kömür üretmekle, kömür kullanmakla oyalanıyoruz, bizi zehirleyen bu yakıtın üretimi için yüzlerce can kaybı da bir yana… Nehir ve derelerde su kalmayınca hidroelektrik santralleri ne işe yarayacak. Bana göre yeni nesil nükleer santraller, termik santrallerden çok daha az zararlıdır. Rüzgar ve güneş enerjisine öncelik tanımalıyız. Atmosfere karbon salınımına engel olmalıyız. Zira ilim adamlarına göre dünyamız, insan müdahalesinin etkin olamayacağı bir ortama doğru hızla sürüklenmektedir.

Torunlarımıza ve onların çocuklarına işte böyle bir cehennem bırakacağız. Bazı zavallı meczuplarda hala din, mezhep, çıkar uğruna başkalarının maşası olup insanları, özellikle masumları ve çocukları öldürmekteler.

Bu yazı toplam 1960 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim