• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 18 °C

Yedi Bela Fuat…

Abdullah Karagöz

Bilgisayarımda kısacık bir mesaj:

‘Yedi Bela Fuat öldü’ !...

Kimdi bu Yedi Bela Fuat?

Bence Kocaeli’nin en renkli simalarından biriydi.

Yeni yetmeler bilmez,

Karamürsellilerin çoğu da bilmezler..

Önceki gün vefat eden ‘Yedi Bela’ Fuat;

Karamürsellilerin çokça tanıdığı Tarık Bağdat’ın kardeşidir.

Tarık Bağdat ne kadar siyasetçi, ağırbaşlı ise,

Kardeşi Fuat doğuştan ‘Sulu’ ’dur!

Hayatı ‘Gırgıra’ alan nadir inanlardan biridir.

Çocukluk arkadaşı  İsmail Doğansoy’la  para kazanmayı kafalarına koyarlar..

İsmail Doğansoy’un babası Emin İbrahim’in Karamürsel’de CAMCI dükkânında çırak olarak çalışırlar.

İşler kesat,Emin İbrahim harçlık veremez..

İki kafadar düşünür, düşünür sonunda karar verirler;

Gece sokağa çıkacaklar, rastgele evlerin camlarını taş atarak kıracaklar (!)

Ertesi gün camları kırılanlar mecburen Karamürsel’in tek camcısı Emin İbrahim’e gelecek camlarını taktıracak..Küçük Fuat ve İsmail’de bahşişi kapacak..

Fuat’ın hiperaktifliği böylece daha küçük yaşta Karamürsel’de ‘Cam Kırma’ işiyle başlar.

Karamürselli Fuat, palazlanmıştır. ‘Adalı’ Eşrefin yanında Faik isimli bir ağabeyi vardır.

Fuat bir süre Karamürsel’den arkadaşı ‘Deli’ Saim’le birlikte  Adalarda çalışır..

Karamürselli Fuat’ın hayatında bundan sonra bir zamanların meşhur ‘Abrakadabra’sı’ vardır.

Ünlü sihirbazın yanına işçi olarak girer, gösterilerde ‘Zincir Kıran’ adam olarak yer alır. Gösterişli yapısı ile Türkiye’nin her yerini dolaşır,kırdığı zincirlerle her gün alkışlanır..

Ara sıra geldiği Karamürsel’de arkadaşlarına,

-Koca zincirleri nasıl kırıyorum, ben YEDİ BELAYIM (!)

Diyerek caka satar..

Bir gün, abisi Tarı Bağdat Fuat’ı aramak için Taşlıtarla’ya gider. Fuat Taşlıtarla’da ‘Dolmuşçuluk’ yaparmış. Dolmuşçulara sorar ‘ Karamürselli Fuat’ı arıyorum’ der. Kimse  Karamürselli Fuat’ı tanımıyor..Nice sonra biri çıkar ;

 Tarık Bağdat’ ‘a, ‘Burada Karamürselli diye biri yok. Ama bi Fuat var onun adı ‘Yedi Bela’ Fuat! .. İstersen ona soralım, dedikten sonra durağa gelen dolmuşçu YEDİ BELA Fuat’ın Karamürselli olduğu anlaşılır.

Karamürsel, sepeti güreşçisi ile her ne kadar meşhursa aslında ‘Akıllı’ Delileri ile de meşhur bir ilçe.

Rivayete göre; Atatürk Meclisi açtıktan sonra, yurdun her bir yerinen bir DELİNİN Ankara’ya getirilmesini söyler. Sıra Karamürsel’e gelince görevliler Paşaya sorarlar:

-Paşam, Karamürsel’den kimi getirelim?

Atatürk:

-Önünüze ilk çıkanı getirin (!) demiş..

Karamürselli YEDİ BELA Fuat’ın Deli Raşit, Deli Civan, Deli Saim, Cinci Halil, Horoz İbrahim gibi, Balıkçı Lütfü, İsmail Doğansoy arkadaşları ile çocukluk, gençlik yıllarındaki yaramazlıkları güzel anılar olarak hep anlatılır.

Eski Başpehlivanlardan şimdilerde Kırkpınar Cazgırı Sabahattin Erdoğan’ın babası BALIKÇI Lütfü, İsmail Doğansoy ve YEDİ BELA Fuat, parasız kalmış, iş aramak için yaya Karamürsel’den İznik tarafına yola çıkarlar.

Bir köyün yamacında yorgunluk atmak için 3 kafadar bir meşe ağacının altında soluklanırken, kendilerine doğru telaşla gelen bir köylüyü görürler. Köylü selam veremeden sıralar:

-Cenazemiz var ama köyde imam yok, komşu köye imam almaya gidiyorum,

Köylünün sözü biter bitmez Yedi Bela Fuat :

-Yahu bizde cenazeye geliyorduk.  Balıkçı Lütfü’yü göstererek ’arkadaş zaten imam, cenazeyi kaldırırız!’ der. Hep birlikte köye giderler, Yedi Bela, İsmail Doğansoy ve Balıkçı Lütfü cenazeyi yıkar, Balıkçı Lütfü İmam olarak namazı kıldırır, cenazeyi defnederler. Tabi karşılığında da cenaze sahibinin verdiği parayı paylaşırlar!

YEDİ BELA Fuat’ın hayatı bir değil belki on film’e konu olacak kadar renkli ve süreklidir.

Camcı çıraklığından, sihirbazlığa, sihirbazlıktan dolmuşçuluğa, dolmuşçuluktan, minbüsçülüğe, minibüsçülükten, Otobüsçülüğe, Kamyonculuğa, Tırcılığa derken yurt dışına Türkiye’den ilk Fransa’ya, İsveç’e, Danimarka’ya canlı ‘YILAN, ÇİYAN, KURBAĞA’ ihraç etmeye kadar uzar.

Kimseyi kırmak istemez, daima güler, herkese yakın ve yardım sever YEDİ BELA’nın anılarını anlattığı sohbetlere doyum olmazdı…

Son zamanlarda elinde küçük bir tabure ile Camide vakit namazlarını kılıyordu.

Bahçe içindeki evinin önüne gelen geçenin selamlarını alır onlarla sohbet ederdi.

Oturduğu yer biraz rüzgar alırdı. Yedi Bela Fuat, hayatın tüm zorluklarını espirili şekilde atlatmış ama, rüzgara karşı koyamamış, zatürre denen illete yenilmiş, önceki gün mütevazi evinde kimseyi üzmeden, anılarını paylaştığı dostlarına haber vermeden, her zaman yaptığı ŞAKAlardan birini yaparcasına, hayata veda etti.

Onu tanıyanlar, Karamürsel ve Kocaeli gerçekten çok renkli bir kişisini kaybetti.

Ruhu şad,mekanı cennet olsun...

Bu yazı toplam 1555 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Burak Özer
20 Şubat 2015 Cuma 18:10
18:10
Allah rahmet eylesin kendisi vefat etti ama Karamürsel de bilenler bilir oğlu Feti Bağdat aynı şekilde babasının mirası olan neşesini, efendiliğini devam ettirmekte Allah geride kalanlara hayırlı uzun ömürler nasib etsin Âmin
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim