• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 14 °C

Yemin, namus ve şeref

M.Tanzer Ünal

En son ne zaman yemin ettiniz, bir düşünün!
Askerde mi?
Mesleğe girerken mi?
Eşinizi aldatmayacağınıza söz verirken mi?
Türk toplumunda “yemin” çok önemlidir.
Bir kurumdur, ritüeldir.
“Belgesiz güvence”dir.
Yeminden dönmek, “cehennemlik” suç sayılır.
Aklınızın ucundan dahi geçmeyen pey çok meslek, ancak yemin edilerek yapılabiliyor.
İsterseniz bunları alt alta yazmaya çalışalım:
Cumhurbaşkanlığı yemini.
Milletvekili yemini.
Devlet memurluğu yemini.
Asker yemini.
Seçim Sandık Kurulu başkan ve üyelerinin yemini.
Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi yemini.
Değer Tespit ve Takdir Komisyonu üye yemini.
Bankaların yönetim kurulu üyeleri ile müdürler kurulu başkan ve üyelerinin yemini.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üye yemini.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu üye yemini.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu üye yemini.
Kamu İhale Kurulu üye yemini.
Rekabet Kurulu üye yemini.
Sermaye Piyasası Kurulu üye yemini.
Yeminli Mali Müşavir yemini.
Zabıt Katibi yemini.
Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları yemini.
Daha bizim bilmediğimiz ne “resmi yeminler” vardır.
***
“Resmi yemin” metinlerinde Atatürk ilkeleri, Türk milliyetçiliği, manevi ve kültürel değerler, laiklik ve hukuk ifadeleri ön plana çıkıyor.
Ve yemin genellikle “şeref ve namus” üzerine yapılıyor.
Anadolu’da, günlük yaşamda çok sık yemin edilir.
Neredeyse yemin ederek konuşmaya başlanır.
“Valla billa…”
“Valla de!..”
“Ölümü öp bak!..”
“Şu kapıdan çıkmak nasip olmasın ki…”
“İki gözüm önüme aksın ki…”
“Anam avradım olsun ki…”
“Çocuğumun ölüsünü öpeyim ki…”
“Allah belamı versin ki…”
“Kuran Mushaf çarpsın ki…”
“Gençliğimin hayrını görmeyeyim ki…”
“Bütün şehir üstümden geçsin ki…”
Derleyen olsa, Anadolu’daki “yemin çeşitleri” kitap olur.
Yeminler, insanların kültür seviyesine göre değişir.
Siyasetçi, asker, bürokrat, “şerefi ve namusu” üzerine yemin eder.
Eğitimsiz kabadayılar, “Anam avradım olsun ki…” diye başlar konuşmaya…
El açarak geçimini sağlayanlar, dilenirken karşısındakini ikna etmek için “Çocuğumun ölüsünü öpeyim ki…” ifadesiyle başlar söze.
Yemin, toplumun kültür seviyesine göre çeşitlerin, ilginçleşir, küfürleşir…
***
İnsan neden yemin eder?
İnsana neden yemin ettirilir?
Yemin eden insan dürüst müdür?
Veya dürüst olmak için mi yemin eder?
Yoksa yemin, ikna etme yöntemi midir?
Bazı psikologlar, “yemin”i “yalanın kılıfı” olarak nitelendiriyorlar.
Diyorlar ki, “Çok yemin eden insanları iyi gözleyin! Palavralarını gizlemek için her cümlenin başına veya sonuna kısa bir yemin koyarlar.”
***
Bugünlerde “yemin”le yatıp, “yemin”le kalkıyoruz.
Sandıktan çıkan milletvekillerinin eline bir metin tutuşturuyor, yemin ettiriyoruz.
Yemin metninin sonu, “… namusum ve şerefim üzerine ant içerim” şeklinde bitiyor.
Peki, milletvekilleri “namus ve şeref sözleri”ne sadık kalıyorlar mı?
Geçmiş dönemlerde çok gördük…
“Namusları ve şerefleri üzerine” yemin edip de, ertesi günden itibaren “şerefsizlik” edenleri…
Demek ki, yemin eden her insan namuslu ve şerefli değil.
Namus ve şeref, her insana da yakışmaz.
Bazılarında sırıtır.

Bu yazı toplam 1152 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim