• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 11 °C
  • Sakarya : 3 °C

Yeşil gözlü Kürt!

Abdullah Karagöz

Sırrı Süreyya Önder’i bilmem tanır mısınız?
TV’deki Siyaset Meydanı’nda, Ali Kırca’nın programında izledim.
Türk ama Kürtlerin “haklarını” savunmak için siyasete soyunmuş, İstanbul’dan “Bağımsız” milletvekili adayı.
Oldukça kültürlü, oldukça eğitimli, dünya görüşü olan ve üstelik film yönetmeni..
Hitabet kabiliyeti mükemmel.
Sorulara ve konuya hakimiyeti tartışılmaz.
İsteği “Barış ve Kardeşce” yaşama katkı sağlamak.
Siyaset Meydanı üyelerinin sorularına Türkiye’nin gerçek sorunlarından ve yaşanmış öykülerden, özellikle kendi yaşamından örnekler vererek dikkati çekti.
Hepimizin bildiği gibi her iktidar döneminde bu ülkede “haksızlıklar” yapıldığı malum.
Ama ne yazık ki iktidar ve yanlıları bu yapılan “haksızlıkları” kabullenmezler.
Sanırım 1 Mayıs 1977 kutlamalarında içlerinde Türklerin de bulunduğu, Fransa’da bir işçi örgütünün düzenlediği toplantıyı izlemiştim.
Karşımda sarışın, kıvırcık saçlı, yeşil gözlü birinin devamlı beni izlediğini fark ettim.
Yanımdaki Türk işçinin kulağına “Kim bu Fransız?” diye sordum.
Aldığım cevap, “Fransız değil, Diyarbakırlı Kürt” oldu.
Fransızca konuşan, benim Fransız sandığım Diyarbakırlı yeşil gözlü Kürt’ün hikayesini dinledim.
Türkiye’de turistik bir yerde bulaşıkçılık yaparken bir Fransız yaşlı turist kadın tarafından Fransa’ya getirilmiş, işe yerleştirilmiş.
Bizim Diyarbakır’dan gitme sarışın yeşil gözlü Kürt o toplantıda tek kelime Türkçe etmediği gibi, pervasızca Türkleri eleştirdi ve işçilere Türkiye’de yapılan zulümleri, haksızlıları anlattı. 1 Mayıs töreninde yapacakları provokasyonun ana hatlarını sıraladı.
Konuşmasını yaparken gözü hep benim üzerimdeydi. Yeşil gözleri ceketimin üzerinde bir noktaya, yakamdaki Türk Bayraklı rozete odaklanmıştı. Bakışlarından huzursuz olmaya başlamıştım ki, yanımdaki Türk işçi ”Senin yabancı olduğunu anladılar. Yakanda Türk bayrağı olduğunu gördüler, aramızda yabancı var dışarı çıkaralım diyor” dedi ve ben ne olduğunu anlamadan toplantı salonundan alındım.
Toplantı sonrası nihayetinde sarışın, kıvırcık saçlı, yeşil gözlü Diyarbakırlı Kürt’le konuşma fırsatı buldum.
Türk olmadığını Kürt olduğunu ve Fransa’da Kürt halkının kurtuluşu için uğraş verdiklerini, Türkiye’den gelişini, daha doğrusu getiriliş öyküsünü acite ederek anlattı.
Tıpkı Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı’nda konuk edilen Bağımsız İstanbul Milletvekili Adayı Sırrı Süreyya Önder’in Kürtlerin verilmeyen hakları için kendisini adamasını anlattığı gibi.
Biz mi Kürtleri yoksa onlar mı Türkleri anlamıyor?
Tutturmuşlar, anadilde eğitim..
Şikayetleri, tutuklanan oğlun, Türkçe bilmeyen annesinin “oğlumu dövmeyin” diye Kürtçe yalvarmasına karşı kıyasıya dövülmüş olması.
İnsaf yahu, bu ülkede Kürt cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, belediye başkanı olmadı mı?
Bunlar Ana dilde eğitim alarak mı bu mevkilere geldi?
Sırrı Süreyya Önder, ana dilde eğitim alarak mı Kürtçeyi bu kadar güzel öğrenmiş, Türkiye’de tüm eylem platformlarına katılmış.
Türkiye’den ayrılmayı düşünmediklerini ama Kürtlerin yaşadıkları yerin Kürdistan olduğunu söylüyorlar. Kürdistan’ın neresi olduğu sorulduğunda, Kürtlerin yaşadığı “yerler “ olarak cevap veriyorlar.
Kürtler, Türkiye’nin her ilinde ilçesinde köyünde yaşamıyor mu?
Siyaset Meydanı konuşmacısı “Benim KÜRT komşum, arkadaşım var” diyor,
Sırrı Süreyya Önder, “Bak KÜRT arkadaşım, diyor” diye sitem ediyor.
Bundan önceki seçimler sağ-sol, başörtüsü sloganları ile geçti, bu seçimde ise yeni slogan KÜRTLER.
Yıllar önce birileri “Üç-beş çapulcunun yürümesi ile bir şey olmaz” demişlerdi.
O çapulcular şimdi ülkenin başına PKK belası oldular.
35 yıl önce Fransa’ya götürülen Diyarbakırlı sarışın, kıvırcık saçlı, yeşil gözlü Kürt, Türk düşmanı yapıldı.
Şimdi ülke 10 gün sonra seçime Kürt sorunu ile gidiyor.
Ve birileri Kürtleri, Türklerden ayırıp TBMM’ye girmek istiyor.
Şimdi Kürt-Türk ayırımı, anadilde eğitim bahane,
Kürtleri kullanarak milletvekili olmak şahane!

Bu yazı toplam 2858 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim