• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 18 °C

Yezid’den değil, Hüseyin’den yana tarafım!

Hasan Altınkaya




Hz. Hüseyin, zulme karşı mazlumların safında yer almış, Kerbela’da vahşice şehit edilmiş, insanlığın unutamadığı, mazlumların sembolü haline gelmiş bir isim.
Yezid, iktidar sevdalısı, mal mülk sevdalısı, koltuğunu korumak için kaba kuvvet kullanmaktan çekinmeyen, farklı düşüncelere tahammülü olmayan, Hz. Hüseyin ve taraftarlarını vahşice şehit edilmesine sebep olmuş, her yıl yüzbinlerce insan tarafından lanetlenen bir isim.
Kerbela olayı ise, zalime boyun eğmeyenlerin destanının adıdır. İnsan olan herkesin lanetlediği, vahşice işlenmiş bir katliamın adıdır.
Hz. Peygamberimiz’in sevip koklamaya doyamadığı, kendi nazarından bile sakındığı, Hz. Hüseyin ve onunla birlikte kutlu yolculuğa çıkmış 40’tan fazla insan Muharrem ayının 10.gününde alçak Yezid’in alçak askerleri tarafından vahşice şehit edilmişlerdi.
Hz. Hüseyin ve Ehlibeyte karşı İslam Alemi, Alevisi, Sünnisi, Şiisi her bir sevgi beslemiştir. En büyük İslam Alimi’nin evlatlarının, soyunu devam ettirenlerinin hunharca şehit edilmelerinin acılarını hep yüreğinde hissetmişlerdir.
Halifelik makamını elde etmiş olmasına rağmen ‘Yezid iyidir’ diyen hiç kimse yok. Hatta ismi zalim, cani gibi anlamlar içeren günlük konuşma dilimize dahi girmiştir.
Yezid kötüdür, Hz. Hüseyin iyidir. Peki o dönemin halkı safını neden Hak’tan yana değil de güçten yana kullandı?
Yezid’in kötü olduğunu, zalim, iktidar heveslisi bir insan olduğunu bilmiyorlar mıydı?
Yoksa onları da bir şekilde susturmuş muydu?
Zaaflarını bilen Yezid, onların Hz Hüseyin’in saflarına katılmasını engelleyecek neler yapmıştı?
Kerbela olayı bizlere aslında çok şey öğretmiştir. Bazen bazı insanlar o dönem içerisinde değeri pek bilinmiyor.
Hz Hüseyin ki o zamanlar 40 kişiyi zor bulmuş yanında. İnsanların çoğu yanlış olduklarını bile bile, kendi menfaatleri uğruna iktidarda kim varsa ondan yana tavır koymuşlardı. O günü 40 kişiyi yanında zor bulan Hz. Hüseyin bugün milyonlarca insanın sevgisini kazanmış, beş vakit dua almaya devam eden, mazlumların sembolü haline gelmiş bir isim oldu.
Ancak neden bazı insanların değeri öldükten sonra anlaşılıyor. Neden zamanında değeri bilinmiyor. Çok değil yakın tarihe baktığımızda da Adnan Menderes’in idam edildiğini, o gün halkımızın ses çıkartmadığını bugün ise Adnan Menderes’i nasıl göklere çıkartıldığını görebiliriz.
28 Şubat döneminde Prof.Dr. Necmeddin Erbakan’a da benzer zulümlerin yapıldığını bugün herkes söylüyor. O zamanlar güç ve otoriteden yana olanlar bile bugün pişmanlık duyduklarını ifade ediyorlar.
Bugün Recep Tayyip Erdoğan’ı da idam etmeye kalksalar inanın kimsenin sesi çıkmaz. Bırakın mazlumdan yana tavır almayı gider evine kapanır. Varsa facebook sayfasında Ak Parti ile ilgili paylaşımlar anında siler. Bakmayın şimdi güç ve otorite kendisinde. Allah göstermesin az gücü kaybolsa etrafında kimse kalmaz.
Bugün bakıyorum insanlığın ortak paydası olmuş Hz. Hüseyin’in acısını İslam Alemi, Alevisi, Sünnisi, Şiisi hep birlikte hissediyor. Aynı acı her yıl düzenlenen etkinliklerle yeniden yaşanıyor. İnsanın aklına şu soru geliyor. Madem aynı acıyı hissediyoruz nedir bu savaşlar?
Yezid ortak düşmansa kim bu Yezid de hala Müslümanlar arasında savaş devam ettirebiliyor?
Yezid demek ölmemiş. Adeta hortlamış aramızda dolaşıyor!
Lafa geldiği zaman mazlumların simgesi diyeceğiz, öte yandan her gün yüzlerce Müslüman birbirini öldürecek. Yezid'in o gün ektiği nifak tohumları neden ısrarla büyütülmeye çalışılıyor. Bu topraklarda Alevilerle Sünnilerin, Suriye'de, Irak'ta, İran'da Şiilerle, Sünnilerin bir diyalog zemini etrafında buluşmasını engelleyen faktör nedir?
Bunu anlamak mümkün değil!
Ya Yezid aramızda, ya da biz Hz. Hüseyin’i gerçek manada sevmiyoruz. Bunun başka izahı yok!
Hala daha Kerbala’dan ders çıkaramamışsak, o gün şehit olan insan sayısı kadar bugün Müslüman coğrafyasında insan öldürülüyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir.
Hortlayan Yezid sadece Müslüman coğrafyasında kan akıtmıyor. İnsanlar arasına türlü türlü fitne sokan, kendisine biat etmeyenleri düşman belleyen, sözleri tatlı içi zehir gibi olan, koltuğunu korumak için herkesi bertaraf etmeye çalışan güç odakları olarak da karşımıza çıkıyor.
Maalesef toplum olarak doğru zamanda doğru hamleler yapmadığımız için haksızlık karşısındaki mücadele edenleri bizler değil gelecek nesillerimiz görebiliyor. Ne Hz. Hüseyin yaşarken görebildi, ne Adnan Menderes, ne de Erbakan…
O yüzden insanlar yaşarken karar vermeli. Ya güç ve otoritesi için halkına zulüm etmekten kaçınmayan Yezid’lerden yana taraf olmalı, yada mazlumların sembolü olan, doğruyu hakkı ve hakikatı her şartta söylemekten çekinmeyen Hüseyin ve Ehl-i Beyt'ten yana taraf olmalı.
Ben, Yezid’den değil, Hz. Hüseyin’den yana tarafım!

Bu yazı toplam 1545 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim