• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 11 °C

Yine kapsamlı bir af geliyor

Fikret Gökmen

 

 

 

Türkiye büyük millet meclisine yeni bir vergi ve SGK primlerinin affına ilişkin kanun teklifi sunulmuştur. Henüz meclisten geçip kanunlaşmadığı için ayrıntısına girmeyeceğiz. Ancak tasarıyı incelediğimiz kadar ile üç temel bölümden oluşmaktadır.  Teklifin 1 maddesinde maliye bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleşmiş vergi alacakları yeniden yapılandırılmaktadır. 2 maddesinde ise kasa fazlaları ile ortaklardan alacaklar % 3 karşılığında affedilmektedir. 3 maddesinde de sosyal güvenlik kurumuna bağlı tahsil dairelerince takip edilen alacakların yapılandırılması hükümlerini içermektedir. Bu yazının konusu çıkarılan aftan çok, bu tür düzenlemelerin genel olarak sakıncaları gündeme getirilecektir.

NASIL OLSA AF GELECEK

1980 yılından bu güne kadar 14 adet bu ve buna benzer vergi aflarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bunun anlamı her 2,5 senede bir kapsamlı aflar gelmektedir. Bu kadar sık bu aracın kullanılması genel olarak çok ciddi sıkıntıları da beraberinde getirmekte, gelecekle ilgili olumsuz beklentileri beslemektedir. 

            En başta bu tür afların yükümlülüğünü düzenli olarak yerine getiren mükellefler açısından adil olmayan bir uygulama alanı oluşturmaktadır. Bu tür aflarla bazı mükellefler ödüllendirilirken bazıları da cezalandırılmaktadır. Şöyle ki, aflar ile yükümlü olduğu vergiyi ödemeyerek kullanıp, daha sonra düşük faizle vergi ödeyenler ödüllendirilmekte, mali ödevlerini yerine getirenler veya tevkifatla vergileri ödeyenler cezalandırılmaktadır.

            Böylece cezalandırılan mükellefler de gelecekte af beklentisi içine girerek mali yükümlülüklerinde özeni kaybetmektedir. Vergi ödeme özeninde azalmalar toplumda vergi kanunlarının diğer kanunlar kadar önemli olmadığı görüşünün benimsenmesine, adalete ve kanunlara karşı güvenin sarsılmasına neden olmaktadır.

            En önemli olanı da piyasa ekonomisinde ki rekabete ilişkindir. Bilindiği gibi vergi kaçakçılığı piyasanın ekonomik koşullarına nazaran daha az riskli yani büyük ölçüde garantili ve ucuz finansal kaynak sağlama yollarından biridir. Bu şekilde hareket edilmesi ekonomik rekabeti ters yönde etkilemektedir. Ayrıca ters yönde etkilemenin dışında söz konusu eğilimi arttırıcı bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda da mali yükümlülüğünü yerine getiren ile getirmeyen arasında önemli bir haksız rekabetin doğması sonucu ortaya çıkmaktadır.

            Vergi afları vergi idaresi ile mükellef arasında ki ilişkilere de olumsuz yansımaktadır.  Genel ilkelere göre mükellef süresinde vergisini ödeyecek idarede mükellefe bu yönde telkinlerde bulunacak ve yaptırımlar uygulamaktadır. Vergi afları ile bu denge alt üst olmaktadır. Dürüst mükellefler kendilerinin aldatıldığını yaptırımların hiçbir önemi olmadığı fikrini benimsemeye başlayacaklardır. Böylesi algılamalarda mükelleflerin davranışlarının değişmelerine neden olacaktır. Vergi İdaresine olan güveni sarsacaktır.

Sonuç olarak söylemek gerekirse aflar ile kısa vadede bazı yararlar sağlanmış olabilir. Ancak uzun vadede kesinlikle ülke aleyhine olan uygulamalar olduğu kanaatindeyim.

 

Bu yazı toplam 1563 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim