• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 16 °C

Yolsuzlukları “siyaset” mi, yoksa “adalet” mi çözecek?

M.Tanzer Ünal

******
Evet, buna bir karar verelim!
Ülkemizde yolsuzlukları “siyaset” mi, yoksa “adalet” mi çözecek?
Bu, siyasetin mi, yoksa adaletin mi işi?
*******
Bir haftadır olup bitenleri görüyorsunuz.
Rüşvet, yolsuzluk, hortumlama diz boyu…
İşin içinde banka genel müdürü de var, Bakan çocukları da, işadamları da…
Sağlama gidilmiş, teknik takip yapılmış, belgelenmiş…
Her şey bu kadar net!
Ama “siyasetçi” hemen duruma el koyuyor.
Çünkü kirli işin içinde kendileri ve yakınları da var.
Başbakan Erdoğan küplere biniyor, “Nasıl olur da bize haber verilmeden bu operasyon yapılır?”
Öyle ya… Erdoğan, Başbakan… Uçan kuştan dahi haberi olacak…
Kim bilir, belki “kuşun uçmasına” izin vermeyecek…
Dikkat edin, iktidar, rüşvet ve yolsuzluğun üzerinde durmuyor.
Rüşvet ve yolsuzluğa adı karışanların üzerine de gitmiyor.
Yolsuzluğu ortaya çıkaran emniyet mensuplarına ise veryansın!
Görevden alıyor…
İtibarsızlaştırıyor…
Hükümetin başı, ikide bir “Bize komplo kurdular” diyor.
Komplo kuran kim?
Bunu açıkça söylemiyor, ima ediyor…
Cemaat, cemaatin emniyet ve yargıdaki uzantıları, ABD…
Daha önce de yazdım, kim yaptıysa bu operasyonları yapanlara teşekkür etmemiz lazım!
Yolsuzlukları ve rüşveti ortaya çıkarmak, neden “komplo” olsun ki?
Onlar bu operasyonu yapmasalardı, yapmadan önce ülkeyi yönetenlere haber verselerdi, bu operasyon yapılabilir miydi?
Toplumun bu pisliklerden nasıl haberi olacaktı?
Asıl “komplo kuran” kimler biliyor musunuz?
Rüşvet alanlar…
Yolsuzluk yapanlar…
Başbakan, komplocuları arıyorsa, yakın çevresine baksın!
Yolsuzluğa adı karışan Bakanları, bürokratları ve yandaş işadamlarını alsın karşısına desin ki, “Sizden bunu beklemezdim, bana komplo kurdunuz, size teessüf ederim.”
Bunu demiyor, hırsızlara toz kondurmuyor, hırsızları yakalayanları ise cezalandırıyor.


Bu yolsuzluk örtbas edilebilir mi?
******
Bir haftadır herkes birbirine soruyor…
* “Bu yolsuzluk örtbas edilebilir mi?”
* “Bunlar da ceza almadan kurtulacak mı?”
Niyet ortada!
AKP, “hırsızlarına” sahip çıkıyor.
Her zamanki gibi “Benim hırsızım iyidir”i oynuyor…
Emniyetteki atamalar ve yargı ile ilgili değişiklikler, bunun kanıtları…
Emniyet mensuplarının yeri değiştirildi.
Kim değiştirdi, Emniyet kime bağlı?
İçişleri Bakanı’na…
Şu işe bakar mısınız? İçişleri Bakanı, oğlunun tutuklanmasına yol açan operasyonu yapanları görevden alıyor…
Böyle bir olay, demokrasiyle yönetildiğini iddia eden hangi ülkede olabilir?
Dünyada bir başka örneği var mı?
Hükümet, kimyasını bozan son operasyondan sonra hemen “Adli Kolluk Kuvveti” yönetmeliğini değiştirdi.
Yeni yönetmeliğe göre, Emniyet ve Jandarma görevlileri, adli olaylarda amirlerine bilgi verecekler.
Amirler de durumu derhal “mülki idare amirleri”ne, yani ilçelerde kaymakamlara, il merkezlerinde valilere haber verecekler.
Böyle bir uygulama olur mu?
Bu, ne demek biliyor musunuz?
Bu, “yargı”nın tamamen “yürütme”nin emrine girmesi demektir.
Yani?
“Yürütme” isterse o operasyon yapılabilecek, istemezse yapılamayacak…
Ancak diktatörlükle yönetilen ülkelerde vardır böyle uygulama!
Hani nerede “Kuvvetler Ayrılığı”?
*Yasama, Recep Tayyip Erdoğan…
*Yürütme, Recep Tayyip Erdoğan…
*Yargı, Recep Tayyip Erdoğan…
Neresinden bakarsan bak, tek kişi yönetimi?


Başbakan’ın “3 Y” sine ne oldu?
********
Daha dün gibi hatırlıyorum.
Başbakan Erdoğan, iktidarının ilk yıllarında “3 Y”yi konuşmalarından eksik etmiyordu.
“Biz (3 Y) ile mücadele edeceğiz. Bizi kimse yolumuzdan çeviremez…”
Ne olduğunu biliyorsunuz “3 Y”nin?
*Yasak.
*Yolsuzluk.
*Yoksulluk.
Kaldı mı “3 Y”?
Birinci (Y),”Yasak”…
Memlekette yasaklara her gün bir yenisi ekleniyor.
En son yasak, gazetecilere…
Gazeteciler, artık bundan böyle Emniyet Müdürlüğü binalarına giremeyecekler.
Hatırlıyorum da, böyle bir uygulama 12 Eylül döneminde bile yoktu.
Bu yasaklama neden?
Çünkü gazeteciler topluma iktidarın istemediği haberleri duyuruyorlar…
O halde yasaklayalım, haber alamasınlar…
Bunun adı nedir biliyor musunuz?
*Kaynağından sansür…
*Toplumun haber edinme hakkını elinden alma…
Gazeteciler Emniyet’e girip haber alamasın ki, siyasetçilerin ve yandaşlarının pislikleri ortaya dökülmesin!
Yasağın nedeni bu!
İkinci (Y), “Yolsuzluk”…
Ülke geneline, Kocaeli yereline bakın!
Ben 45 yıllık gazeteciyim, bu dönemdeki kadar yolsuzluk görmedim.
Üstelik AKP, “Biz eskiler gibi olmayacağız” diye iktidar oldu.
Yasakları kaldıracağız, yolsuzlukları önleyeceğiz diye iktidar oldu…
Bir de “yoksulluğu” ortadan kaldıracaklardı.
Kaldırdılar, sadece kendi “yoksullukları”nı…


“Muz Cumhuriyeti”…
********
Başbakan Erdoğan’ın ağzından düşürmediği bir sözcük daha var.
“Muz Cumhuriyeti”…
“Biz Muz Cumhuriyeti değiliz…”
Tamam da…
Bu yaşadıklarımız ne?
Yaşadıklarımız, sadece ve sadece “Muz Cumhuriyetleri”nde yaşanır.
Hukuk devletlerinde, yaşadıklarımızın onda biri bile yaşanmaz.
Bundan emin olun!


Şimdi başlıktaki soruyu soralım…
*******
Yazımızın sonuna geldik.
Şimdi başlıktaki soruyu bir kez daha soralım:
Yolsuzlukları “siyaset” mi, yoksa “adalet” mi çözecek?
Türkiye’nin bu gerçeğiyle ilk defa karşılaşıyor değiliz.
Ülkemizde yolsuzlukları geçmiş dönemlerde de “siyaset” çözüyordu, “adalet” değil!
Hatırlayın, ANAP-DYP dönemini!
Hatırlayın, Refah-DYP dönemini!
Liderler anlaşıyorlardı, Meclis’teki oylamayla Yüce Divan’a gitmekten kurtuluyorlardı.
Yolsuzlukların önünde hep “siyaset kalkanı” vardı.
Bugün de öyle…
Siyaset, yolsuzluk yapanlara kol kanat geriyor.
Erdoğan’ın deyimiyle, siyaset, yolsuzluk yapanları yargıya “yedirmiyor”…
Koruyor, kolluyor…
Siyaset, yolsuzlukları hep büyütüyor büyütüyor…
Çektiğimiz sıkıntı bundan.
Bir çözebilsek…
Siyasetçiler, yolsuzluk yapanları korumaktan bir vazgeçseler…
Ama olmuyor, olmuyor!
Yolsuzlukları “siyaset” değil, “adalet” çözmeli!
Bunu bir başarabilsek, ülkemizde pek çok şey değişecek!





Bu yazı toplam 895 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim