• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Yunus Pehlivan, Muhammet Hamarat için “çantacı” mı demek istedi?

M.Tanzer Ünal

Böylesi ilk defa oluyor…
Daha önce AKP’li bir belediyede, AKP’li belediye başkanı ile yine AKP’li meclis üyesi bir ihale nedeniyle karşı karşıya gelmediler.
Çatışmadılar…
Birbirlerini suçlamadılar…
Çatışma, AKP’li başkan, CHP veya MHP’li meclis üyesi arasında yaşansa, “İktidar-muhalefet çekişmesi” der, geçer giderdik.
Ama bu defa farklı…
İkisi de AKP’li…
Ve AKP’li meclis üyesi (aynı zamanda encümende görevli)Muhammet Hamarat diyor ki,”Körfez Belediyesi’ne ait 7628 metrekarelik liman arazisi 9 milyon gibi komik bir fiyata satılmak istendi. Müdahale ettim, ihaleye bir arkadaşımı soktum, fiyat 16 milyona çıktı. Bu fiyat da çok düşük. Ben işadamıyım, maldan anlarım, burası en az 60-70 milyon eder. Bu nedenle ihale evraklarını imzalamayacağım…”
Dedim ya…
AKP’li bir meclis üyesi, ilk defa “dik durma” cesaretini gösteriyordu.
Alınan grup kararına uymuyordu.
“Vicdanım elvermiyor, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem” diyordu.
Bu cesur davranışı, dünkü yazımda, “Helal olsun AKP’li Muhammet Hamarat’a!”başlığıyla sizlerle paylaşmış, ihale olayını ayrıntılarla anlatmıştım.
Birkaç gündür şehir dışındayım.
Körfez Belediye Başkanı Yunus Pehlivan, cumartesi günü gazetemize gelmiş ve Yazı İşleri Müdürümüz Mesut Akbulut’a ihaleyle ilgili açıklamalarda bulunmuş.
Söylediklerini bugün diğer sütunlarımızda ayrıntılarıyla bulacaksınız.
Telefonla bana aktarıldığına göre, özetle dört nokta üzerinde durmuş:
*İhale yasa ve yönetmeliklere uygun yapılmıştır.
*Liman arazisinin satış rakamı düşük değildir.
*Belediyenin paraya ihtiyacı var, ihaleyi onaylayıp parayı alacağım.
*Meclis üyemiz Muhammet Hamarat, araziyi başka bir firmaya pazarlamak istiyordu, başaramayınca, bu yönteme başvurdu. İhale 7 encümen üyesinin 6’sı tarafından onaylanmıştır. Muhammet Bey’in imzalamaması çok önemli değil.
*********
Başkan Yunus Pehlivan’ın açıklamasında bir cümle dikkatimi çekti.
“Meclis üyemiz Muhammet Hamarat, araziyi başka bir firmaya pazarlamak istiyordu…”
Pehlivan’ın bu cümlesi, “sıradan bir ifade” değil.
Bir “suçlama” barındırıyor.
Ne demek “pazarlamak”?
Muhammet Hamarat, “komisyoncu” mu, “çantacı” mı?
Başkan, bunu mu demek istedi?
Muhammet Hamarat’a “cevap hakkı” doğdu.
Eğer cevap hakkını kullanmak isterse, sütunlarımız açık.
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx



“Türküm, doğruyum, çalışkanım…
” ve kendini bilmezlerin bitmek
bilmeyen “ ana dil” tartışması


**********
Bugün, okullarda zil çalıyor…
“Türküm, doğruyum, çalışkanım,
Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun!
Ne mutlu Türküm diyene!”
********
Her Türk bu şekilde zincire katılır.
Her okul sabahı bu andı içer, kana kana içer…
Cumhuriyetimiz 90 yaşında, ama bu “okul andı” 70 yıldır dillerde…
Unutanlara, hatırlatayım.
Okul andını yazan, dönemin, yani Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip…
Bir baba olarak bu hisleri duymuş ve Milli Eğitim Bakanı olarak öğrencilere bu andı içirmiş.
Andın tüm okullarda ilk okunduğu tarih, 23 Nisan 1933…
O yıldan bu yana, 70 yıldır, bu ant Türk çocukları tarafından okunur.
*********
Son yıllarda “Türklük” sorgulanır hale geldi ya…
AKP iktidarından cesaret alan bazı kendini bilmezler diyor ki, “Bir Ermeni, bir Rum, bir Yahudi, bir Kürt, bir Laz çocuğu nasıl Türküm der?”
Düşünmüyorlar ki, bu ant, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olanların andıdır.
Bu andı içen Ermeni, Rum, Yahudi, Kürt çocukları, böyle düşünenlerden daha fazla Türk’tür.
“Okul andı”, çoğu ülkede var…
Gidin Amerika Birleşik Devletleri’ne…
Hani “72 milletin” yaşadığı dünyanın en kozmopolit ülkesine…
Çinlisi, Meksikalısı, Japon’u, İspanyol’u, Türk’ü, Kürt’ü…
Her sabah ders başlangıcında “gururla” şu andı okur:
“Amerika Birleşik Devletleri Bayrağı’na ve bayrağın simgelediği cumhuriyete bağlılık andı içiyorum. Herkes için özgürlük ve adalet, Tanrı’nın gözetiminde bölünmez ve tek vatan için…”
O, Türkiye’de “Türküm, doğruyum, çalışkanım…” diye başlayan okul andını içmek istemeyenler, gitsinler çok sevdikleri Amerika’ya, “Amerikan andını” içmesinler bakalım!
Sonra…
Hani, “Biz anadilde eğitim istiyoruz” diyorlar ya…
Onları da ABD’ye gönderelim!
ABD’yi istemezlerse, Fransa’ya veya Almanya’ya gönderelim…
Gitsinler, orada desinler ki, “Biz Kürtçe, Rumca, Çerkezce eğitim yapmak istiyoruz…”
Dirensinler, okulları boykot etsinler, çıksınlar sokağa yürüyüş yapsınlar…
Görsünler dünyanın kaç bucak olduğunu!
ABD’de yıllardır “Dil Birliği Kanunu” var.
Bu kanuna göre, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve özel işyerlerinde sadece İNGİLİZCE kullanmak zorunludur.
ABD, vatandaşlarını “birleştirmek” için “tek dil” kullanmayı zorunlu hale getirmiş…
Biz ise vatandaşlarımızı “bölmek” için “farklı dilleri” teşvik ediyoruz.
ABD’yi beğenmeyen Fransa’ya gitsin!
Fransa’da da “Fransız Dilinin Kullanımına Dair Yasa” vardır.
Bu yasa gereğince, her türlü resmi kurum ve kuruluşlarda, yazılı, görsel ve işitsel yayınlarda, reklamlarda, ürünlerin adlandırılması ve satılmasında FRANSIZCA kullanmak zorunludur.
Sen farklı dillerde yayın mı yapmak istiyorsun, yazdıklarının Fransızca tercümesini de vermek zorundasın.
Geçenlerde gazetelerde okudum…
Paris’teki bir mahkemede bir sanık farklı dilde, Korsika dilinde, konuşmaya kalkmış, bu konuda ısrar edince, derhal salondan çıkarılmış.
Fransa’yı da mı beğenmediniz?
O zaman sizi Almanya’ya alalım!
Almanya’da, okullarda ders aralarında ve okul bahçesinde bile “farklı ana dilde” konuşmak yasak.
**********
Okullarda ders zilinin çaldığı böyle bir günde derim ki, ağzımızın tadını bozmayalım.
Bir ülkede birlik ve beraberlik içinde yaşamak çok önemli.
Birlik ve beraberliğin ilk şartı da “tek dil” konuşmak…
Bir ülkede birden fazla ana dil kullanmaya başlarsanız, o ülkeyi birlik ve beraberlik içinde tutamazsınız, o ülke parçalanır.
ABD, Fransa, Almanya gibi pek çok ülke, boşuna “tek dil” kanunu çıkarmamış!






Bu yazı toplam 1391 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim