• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 21 °C

Zaman Gazetesi’ne ve Boydak ailesine bu yapılanlar zulüm!

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, ülke olarak tam bir “cinnet dönemi” geçiriyoruz.

Son günlerde yaşadıklarımızı başka şekilde tanımlamak mümkün değil!

Nasıl bir insan “cinnet” geçirdiğinde kendini kontrol edemeyip etrafına zarar verebiliyorsa…

Ülkemizi yöneten kişi ve kurumlar da “cinnet hali” içindeler ki, verdikleri karar ve yaptıkları uygulamalarla devletimizi tahrip ediyorlar, milletimizin vicdanını sızlatıyorlar.

“Bu kadar da olmaz” denebilecek her şey, herkesin şaşkın bakışları arasında olup bitiyor.

Bilmem kaç defadır, gazetelere el konuyor…

Bilmem kaç defadır, saygın işadamları uyduruk bahanelerle polisler tarafından sabahın köründe gözaltına alınıyor…

Başlıkta “zulüm” sözcüğünü bilerek yazdım.

Çünkü bu yapılanların hukukla filan ilgisi yok.

Bu yapılanlar düpedüz “siyasi zulüm”!

Gerçek hukuk, insanlara zulmetmez, aksine insanların hakkını korur.

Gerçek hukuk, kurumlara zulmetmez, aksine kurumları “siyasilerin hışmından” korur.

Burada…

Yani Zaman Gazetesi’ne el koyma ve Boydak ailesi fertlerinin gözaltına alınma olaylarında…

“Hukuk”un “h”si dahi yok!

Tamamen siyasi zulüm!

Tamamen siyasi linç!

Yazık ediyoruz memleketimize.

Bir kişinin kini, nefreti, hırsı ve akıl almaz hataları yüzünden güzel vatanımız tanınmaz hale geldi.

Ele güne, bütün dünyaya rezil olduk.

Önemli ülkeler, değerleri sağlam ülkeler, Türkiye’yi defterlerinden çoktan sildi.

Artık kendimizi eğlendirmek ve moral bulmak için fakir Afrika ülkelerinin kapılarını aşındırıyoruz.

Ne komşumuz kaldı, ne de dostumuz!

Ankara’dakiler, bu psikoloji içinde şimdi medyaya saldırıyorlar, günahsız işadamlarına saldırıyorlar.

Herkes tedirgin!

Herkes frene bastı, “Dur bakalım ne olacak” bekleyişine girdi.

Sen, “Anayasa Mahkemesi’ni tanımıyorum” dersen…

Sen, ülkemizin gururu işadamlarını kollarına polis takarak “adi suçlu gibi” gözaltına alırsan…

Sen, ülkemizin en çok satan gazetesine el koyarsan…

Bu ülkede “çarkın dişleri” birbirine çarpmaya başlar.

Yabancı sermaye gelmez, var olanlar da kaçmak için fırsat kollar.

Kendi işadamlarımız da, “Boydak kardeşler”e yapılanlara bakarak, “Demek bu ülkede işadamının değeri bilinmiyor. Sıra bana da gelebilir” der, köşesine çekilir.

Veya “işadamı olarak değerin bilineceği ülkelere” göç eder.

Bir ülkede gazetelere el konuyorsa…

Bir ülkede televizyonlar susturuluyorsa…

Bir ülkede gazeteciler, yazdıkları yazı ve haberler nedeniyle cezaevine atılıyorsa…

O ülkenin dünyadaki saygınlığı dip yapmış demektir.

Siz artık “ilişki kurulması sakıncalı ülkeler listesi” içindesinizdir.

Dünya, sağır değil!

Dünya, kör değil!

Dünya, dilsiz de değil…

Göreceksiniz yakında tepkiler başlayacak.


Anayasa askıda, ZAMAN kafeste!

Kaç gazete, kaç televizyon kanalı susturuldu ve kapatıldı, inanın sayısını unuttuk.

Türk basın tarihi, en kara dönemini yaşıyor.

Ben yarım asırdan fazla süredir medya dünyasının içindeyim, şimdiye kadar gazete ve televizyonlara bu kadar baskı, gazetecilere bu kadar zulüm yapıldığına tanık olmadım.

12 Eylül de dahil…

28 Şubat da dahil…

Aksini savunan varsa, tartışmaya hazırım.

Önceki gün, basın dünyası olarak bir “kara gün” daha yaşadık.

Ülkemizin en büyük tirajlı gazetesi ZAMAN’a kayyım atandı.

Kayyım atamak, daha yeni örnekleriyle gördük, ZAMAN Gazetesi’nin “ipini çekmek” demektir.

Anayasanın açık hükmüne rağmen yaptılar bunu.

“Anayasa Madde 30”, der ki:

“Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonamaz.”

Hüküm gayet açık!

Zaman Gazetesi’ne el konulmasıyla, “düşünce özgürlüğü”, “düşüncenin basın-yayın yoluyla açıklama özgürlüğü” ve “vatandaşın haber alma hakkı” bir kez daha gasp edilmiş oldu.

Kendilerini yasaların üzerinde görenler, bir kez daha medyayı susturmaya kalktılar.

Bu yapılan, ilk bakışta gazeteciler ve medyaya karşı yapılmış görünse de, aslında topluma bir saygısızlık!

Medya, toplum özgürlüğünün en büyük güvencesi!

Demek bundan sonra, sadece iktidarın duyulmasını istediği haberler yazılabilecek, diğerleri çöpe atılacak.

Yalakalık kokan haber ve yazılar gazete ve televizyonlarda yer alacak…

Hırsızlıklar, yolsuzluklar, rant haberlerini kimse okuyamayacak.

Gidişat bu yönde!

Ancak yazın bir tarafa.

Bu gidiş, gidiş değil.

Basın susturularak, işadamlarına gözdağı verilerek bir yere gidilemez.

Gidiyorum sananlar, aldanıyorlar.

Medyası özgür olamayan bir ülkede, demokrasiden söz edilemez.

Çünkü demokrasi, eleştirisiz olmaz.

Medya eleştirecek, ülkeyi yönetenler tahammüllü olacak.

Eleştirilere kulak verecek, doğruları yapmaya çalışacak.

Bu işin evrensel kuralı böyledir.

Dünyada hiçbir devlet yöneticisi, gazete ve televizyonları kapatarak uzun süre iktidarda kalamamıştır.

Bu böyle biline!


Türkiye’de işadamı olmanın bedeli bu mu?

Sevgili okurlarım, köşeme aldığım şu fotoğraflara bakar mısınız?

Bu fotoğraflar, önceki gün sabahın köründe Kayseri’de çekildi.

Hacı Boydak, Memduh Boydak ve Erol Boydak, Boydak Holding’in sahibi ve yöneticileri…

Kayseri Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi polisleri, işadamlarının evlerine gitmişler, çoluk çocuklarının gözleri önünde Hacı-Memduh-Erol Boydak kardeşleri gözaltına almışlar.

Fotoğraflara dikkatli bakın, sanki gözaltına alınan işadamları “adi suçlu”, sanki kaçma ihtimalleri var, bir polis bir kolunu diğer polis diğer kolunu sıkı sıkıya tutmuş emniyete götürüyorlar…

Bir kelepçe eksik, bir de kelepçe taksalarmış, tam olacakmış.

Tam bir nefret operasyonu!

Tam, saygın işadamlarını “itibarsızlaştırma” gayreti!

Televizyonlar; Hacı Bey’i, Memduh Bey’i ve Erol Bey’i böyle polisler arasında göstersin…

Gazeteler, onları böyle sayfalarına taşısın…

Kamuoyu önünde rezil olsunlar!

Bu operasyonun amacı bu!

İyi de bu işadamları ne yapmışlar?

Adam mı öldürmüşler?

Kaçakçılık mı yapmışlar?

Yasalarımızın suç saydığı herhangi bir fiilde mi bulunmuşlar?

Hiç birini…

Sadece, mevcut iktidarın bir zamanlar içli dışlı olduğu “malum cemaat”in hayır işlerine katkıda bulunmuşlar.

Vay efendim, biz şimdi o cemaatle küsüz, o cemaati terör örgütü ilan ettik, siz geçmişte o cemaatin hayır işlerine katkıda bulunmuşsunuz, o halde sizler de “terör örgütüne yardım ve yataklık” etmekten suçlusunuz…

Böyle “kirli bir mantık” olabilir mi?

Ben, cemaat konusunda işin başından beri aynı görüşteyim…

Eğer cemaat “paralel devlet yapılanması” yapmışsa ve bu konuda suçu varsa, en büyük suç ortağı, kendilerine o fırsatı veren ve denetlemeyen iktidardır.       

İktidar, “Ben aldatıldım” diyerek işin içinden çıkamaz.

Şimdi iktidar kendini bu işten sıyıracak, cemaatin hayır işlerine katkıda bulunan saygın işadamları suçlu ilan edilip evlerinden polislerle toplanacak…

Bunu hangi vicdan kabul edebilir?

 

Böyle, işadamlarını rencide etmeye kalkarsak…

Sevgili okurlarım, ben Boydak kardeşleri tanımam etmem.

Boydak grubuyla da gazete olarak hiçbir ilişkimiz olmamıştır.

Ancak kendilerini yıllardır izlerim.

Çalışkanlıkları, dürüstlükleri, yardımseverlikleri, ekonomiye katkıları, bölgeye yararları; her Türk gibi beni de gururlandırır.

Şimdi sizlere bazı rakamlar vereceğim, bunları okuyunca, inanıyorum i sizler de gurur duyacaksınız.

Onların ülkemizin “yüz akı” olduğuna inanacaksınız ve kendilerine yapılanlara üzüleceksiniz…

Siz Boydak’ı ürünlerinde tanırsınız.

Hemen hemen her evde vardır.

İstikbal, Bellona, Mondi Mobilyaları…

HES Kablo…

İşte Boydak Holding!

*Kuruluşu, 1957.

*Şirket sayısı, 8 ayrı sektörde 45 şirket.

*Çalışan sayısı, 14 bin.

*Yurt dışı çalışan sayısı, 2500.

*Yurt dışındaki mağaza sayısı, 300.

*İhracat yaptığı ülke sayısı, 140.

*2015 yılı cirosu, 6.9 milyar lira.

*2015 yılı ihracatı, 560 milyon dolar.

*2016 yılı ciro hedefleri, 7.8 milyar lira.

Rakamları görüyorsunuz…

Boydak ailesi, tam 60 yıldır bu memlekete hizmet ediyor.

İnsan çalıştırıyor, vergi veriyor, hayır yapıyor…

Türkiye’de iyi işadamı olmanın, 14 bin kişi çalıştırmanın, 560 milyon dolar ihracat yapmanın, dürüstçe vergi vermenin bedeli bu mu?

Kayseri’de toplanan vergilerin yarısını tek başına Boydak ödüyor.

Kaç tane Boydak gibi şirketimiz ve Boydak kardeşler gibi işadamımız var?

İşadamlarımızı böyle aşağılarsak, işadamlarımıza böyle hak etmedikleri halde suçlu muamelesi yaparsak, bu memlekette kim iş kuracak, kim üretim yapacak, kim vatandaşlarımız için ekmek kapısı olacak?

Şunu unutmayalım…

Bu memleketi kalkındıracak, işadamlarıdır.

Çalışanlardır, iş kuranlardır, üretenlerdir…

Günlerini lak laklarla geçirip, her fırsatta memleketin başını belaya sokan siyasiler değil!

Son söz…

Türkiye’de Boydak kardeşler gibi 1000 işadamımız olsa, ülkemizin sırtı yere gelmez.

İşadamlarımızın değerini bilelim.

Bu ülkeye yazık etmeyelim.

erol-boydak.jpg

haci-boydak.jpg

memduh-boydak.jpg

Bu yazı toplam 2459 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ali
06 Mart 2016 Pazar 15:40
15:40
Memlekette tek tarafli sermaye isteniyor.bu gidiş memleket insanını rencide ediyor.akp bu gidişle 7haziranı çok arar.
Orhan
06 Mart 2016 Pazar 15:36
15:36
Boydak ailesi hayırsever bir ailedir.anadoluda çok garibana yardımcı olmuşlardır.bu yapılanlar bir zülumdür.masumun yanında tarafsız bulundugunuz için sizde varolun.
Msk
06 Mart 2016 Pazar 12:41
12:41
Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Doğruya doğru , yanlışa yanlış diyebildiğinizden , Vatan ve milletin menfaatini her şeyin önünde gördüğünden .İnsanımızın hak ettiği gerçek değere kavuşması için göstermiş olduğunuz gayreti gönlümden taktir ediyorum. Başarılar dilerim.
Ali ihsan Mert
06 Mart 2016 Pazar 11:51
11:51
Demek ki düşündüklerini cesurca ifade edebilenler hala var. Tebrik ediyorum.
cenk
06 Mart 2016 Pazar 10:59
10:59
Sayın T.Ünal,
Bu nasıl bir rastlantı mıdır, tesadüf müdür ki, dünyada en büyük terörist ve emperyalist bir ülke diye kabul ettiğiniz ve bütün dünyadaki terörün ABD maı oduğunu söyediğiniz
bu ülke de Büyükelçisine sizinle aynı rahatsızlığı duyduğunu açıklattırıyor !!! Bu durum bize hem çok ilginç hem de çok tuhaf geldi !
kahraman
06 Mart 2016 Pazar 08:22
08:22
Kaleminize cesaretinise yüreğinize sağlık..Gerçekden ülkemize yazık oluyor keşke sizin gibi yüzlerce kalem bı doğruları yazabilseler.
Safran
06 Mart 2016 Pazar 07:43
07:43
Sizi tebrik ederim. Artık şehit haberleri gelmeyecek dediklerinde vatan evlatları şehit olmayacak sandık. Meğer şehit haberlerini veren medyayi susturacaklarmis.
Ayse
06 Mart 2016 Pazar 06:25
06:25
Hala böyle doğru dürüst insanlar olduğunu bilmek ülkemiz adına umut verdi bizi. Susmayin.. zulmü haykirin
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim