• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 20 °C

Zaman ve kulluk bilinci

Banu Gürer

 

"Zaman öldürmek" tabirini duymayanınız ve kullanmayanınız yoktur sanırım...

Hatta uygulamayan da belki yok denecek kadar azdır...

"Tabii bir şeyin hayatımıza bu denli girmiş olması ne yazık ki her zaman o şeyin doğru olduğunu göstermiyor" diyelim ve soralım:

Acaba insanın "zaman öldürmek" gibi bir lüksü söz konusu olabilir mi?

Böyle bir şeyin söz konusu olabilmesi için öncelikle öldürülen zamanın telafisinin mümkün olması gerekir...

Halbuki bazı şeylerin telafisi mümkün değildir...

Ya da çok zordur...

Ve ne yazık ki Hz. Peygamber (S.A.V.)'in de işaret ettiği üzere insan özellikle iki hususun bu açıdan  kıymetini bilmekte zorlanmakta ve aldanmaktadır: Sağlık ve zaman! (Buhari)

Bu noktada yine soralım:

Müslümanlar olarak bizler bu bilincin neresindeyiz?

İnşirah Suresi'nin 7. ayet-i kerimesinde Cenab-ı Hak bizlere "bir işi bitirince hemen diğerine koyulmamızı" emreder.

Söz konusu ayet-i kerimeye verilen anlamlara bakarken ayet-i kerimeye "bir ibadeti bitirince diğerine başla" gibi manaların da verildiğini görünce duraksadım...

Ve ibadet geniş bir anlamda düşünülüyorsa bir mesele yok diye düşündüm...

Ancak sadece namaz gibi belirli ibadetler düşünülerek mana verildiğinde, özellikle günümüz açısından biz bu ayet-i kerimeyi nasıl geniş bir manada anlayıp hayata geçirebiliriz?

Özellikle "bir günü diğerine eşit olmamayı" sadece belirli ibadetler açısından değerlendiren yorumları da düşününce bu soru beni endişeye sevketti.

Zira bana göre, zamanı, dolayısıyla hayatı, planlama ve insanı üretmeye sevketme doğrultusunda temel bir prensip koyan bu ayetin doğru anlaşılamaması demek, müslümanların kulluk bilincini de doğru anlamaması demektir...

Aynı zamanda ilerlemenin itici gücünü yakalayamaması demektir...

Neden mi?

Siz Allah'a (C.C.) yönelişin sadece belirli ibadetler esnasında olduğunu düşünürseniz, o ibadetleri yapmadığınız vakit kime yönelirsiniz?

Düşünce ve fiilleriniz kime/kimlere göre yönlenir?

Allah'ı (C.C.) devreden çıkarırsanız pek çok şeye göre olabilir...

Halbuki Allah (C.C) rızası için yapılan her faydalı iş bir ibadet olarak düşünüldüğünde ne Allah'a (C.C.) yönelişiniz günün belirli vakitleriyle sınırlı kalır ne de zaman öldürmek gibi bir davranışta bulunabiliriniz.

Çünkü yeni ve faydalı olanı Allah ( C.C.) rızasını gözeterek üretmenin de ibadet olduğu bilinci sizi hem ilerlemeye hem de kulluk bilincini hayatınızın her anında canlı tutmaya sevkeder...

Ki bu da öldürecek tek bir saniyenizin dahi bulunmadığını anlamanız demektir...

Dolayısıyla tembelliğe ayıracak zamanınızın bulunmadığını...

Yani dinlenirken bile boşa zaman harcamamanız gerektiğini...

Nitekim günümüzde bazı uzmanların bir işi yaparken yorulduğunuzda başka bir işle uğraşmaya başlamayı faydalı bir dinlenme metodu olarak önerdiklerini belki bilirsiniz...

İkinci sorumuza tekrar dönecek dönecek olursak biz bu hususu böyle mi anlıyoruz?

Anladığımız zamanlar yaptıklarımız ortada...

Fakat bugüne geldiğimizde ve uğraştığımız konuları, bu konulara ayırdığımız zamanı düşündüğümüzde...

Ve zaman israfımızın haddi hesabı bulunmadığını itiraf ettiğimizde tek bir cevap kendiliğinden ortaya çıkıyor:

Sanırım daha çok yolumuz var...

Bu yazı toplam 1210 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim