• BIST 106.711
  • Altın 143,557
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 18 °C

Zamanaşımını durdurmak için takdire sevk yargıdan dönüyor

Fikret Gökmen

Geçen haftaki yazımızda vergi müfettişlerinin yoğun bir şekilde sürdürdükleri usul incelemelerinden söz etmiştik.

 

Bu hafta da yine vergi incelemelerinde önemli bir uygulama olan zamanaşımı baskısıyla devreye Takdir Komisyonlarının sokulması uygulamasından söz etmek istiyoruz.

 

Zamanaşımı nedir

Vergi kanunlarında zamanaşımı, ‘’süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır’’ şeklinde tarif edilir. Bu süre de 5 yıldır. Örneğin 01.01.2016’dan itibaren 2010 yılı işlemleri zamanaşımına girecektir.

 

Ancak zamanaşımını kesen, yani durduran haller de yasada yer almaktadır. Eğer vergi dairesi matrah takdiri için Takdir Komisyonuna başvurursa süre bir yıl daha uzar.

 

Son yıllarda vergi incelemelerinde takdire sevk işlemi yapılarak zamanaşımını bir yıl daha uzatma ile ilgili düzenlemeden sıkça yararlanma uygulamaları olmaktadır.

 

Uygulama yüksek yargıdan dönüyor

Vergi idaresinin sırf zamanaşımını kesmek için yaptığı bu uygulamalar yargıdan geriye dönmektedir. Genelde uygulamada yapılan işlem şöyledir.

 

Bilindiği üzere yılın son aylarına giriyoruz. Vergi müfettişi mükellefin 2010 yılı defterlerini Kasım veya Aralık ayında incelemeye istiyor. Ancak incelemeyi zaman yetersizliği nedeniyle bitiremiyor. Zira 31.12.2015 tarihi itibariyle verginin ve cezanın tarh edilmesi gerekli. İnceleme tamamlanıp fark vergi ve cezalar 31.12.2015’te mükellefe tebliğ edilemediğinden idare zaman kazanmak için takdir yapılması talebiyle konuyu takdir komisyonuna sevk ediyor. (Esasen takdirde müfettiş raporu doğrultusunda yapılıyor)

 

İşte bu uygulama Yüksek Yargı tarafından, yasal bir hakkın kötüye kullanımı olarak yorumlanarak reddedilmektedir. Daha önce Danıştay 9. Dairesi Esas No 2013/6870, Karar No 2013/10358 Sayılı kararı ile idarenin bu uygulamasının yasal olmadığı yönünde karar vermiştir. Kararında; Takdir Komisyonlarının görevinin, matrah ve servet takdiri yapmak olduğu, mükellefin sahte fatura kullandığı gerekçesi ile indirimlerine ilişkin takdir yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle sahte fatura kullanımı nedeniyle Takdir Komisyonunca belirlenen matrah üzerinden tarhiyat yapılamayacağı belirtilmiştir.

 

Son olarak da benzer mahiyette karar Danıştay 4. Dairesinin 14.10.2014 tarih E. 2013/3222, K. 2014/5621 sayılı kararında da, sırf zamanaşımını durdurmak amacıyla mükellefin takdir komisyonlarına sevki matrah takdiri için takdir komisyonuna sevkin zamanaşımını durduracağına ilişkin kanun hükmünün amacıyla bağdaşmayacağından zamanaşımını durdurmasından söz edilemez denilmektedir.

 

Sonuç olarak söylemek gerekirse yılsonu geliyor. Eğer 2010 yılı defter ve belgelerinin incelemeye istenip de zamanında yani 31.12.2015 tarihine kadar eğer çıkarsa vergi ve cezalar tebliğ edilememiş ve sonrasında takdir komisyonu devreye sokulmuşsa, uygulama yüksek yargı tarafından yasal bir uygulama olarak değerlendirilmediğinin bilinmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Bu yazı toplam 1786 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim