• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 20 °C

Zehirleniyorsunuz…

Necdet  Güler

Bazen aklıma geliyor; “Bu yolda gezerken zehirleniyorsunuz, bari çocuklarınızla gelmeyin” yazan bir pankart ile şu “Yürüyüş yolu” denilen yerde dolaşacağım. Yapamıyorum… Çünkü karakola filan düşerim, halkı kışkırtmak filan derler diye...

Hele, çocuk arabasında bebekler gördüğümde içim titriyor, çok endişe duyuyorum ve acıyorum.  Bu nedenle tanıdığım, çocuk sahibi kadınlara “Yürüyüş yolu” denilen yerde gezenlerin kirli hava ile zehirlendiğini ve bu nedenle özellikle çocuklarını oradan uzak tutmalarını söylüyorum.

Bir yol düşünün;  iki tarafında bulunan yüksek yapılarla adeta yapay, minyatür bir kanyon konumunda. Ortasında ve iki yan tarafında, eline testere alanın dallarını yıllarca rastgele budamasıyla, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek şekilde gövdelerinin şekli bozulmuş, üstlerinde büyük yaralar oluşmuş ağaçlar. Yürüyüş yolu denilen ve aslında “Zehir yolu” olarak tanımlanması gereken ortadaki yaya yolunun iki tarafında yoğun araç trafiği. Bir gün içinde binlerce motorlu araç, tamponları birbirine değercesine yavaş yavaş ilerliyorlar, duruyorlar, kalkıyorlar. Korno sesleri,  düdük sesleri, kalkışlarda tekerleklerin sürtünme sesleri, egzozlardan çıkan sesleri adeta bir curcuna yaratıyor. Yani hem fiziksel ve hem de ruhsal açıdan olumsuz bir ortam.

Motorlu taşıtlar havaya zehir saçıyor.  Zehirli  gaz salınımları motorlu araçların tiplerine, silindir hacimlerine, yaşlarına, bakımlarına, hava sıcaklığına ortam şartlarına göre değişiyor. Yavaş gittiklerinde artıyor. Üstelik fren yaptıklarında sürtünme sonucu lastiklerinden, fren balatalarından ve asfalttan,  son derece zehirli maddeler içeren görünmez tozlar çıkıyor havaya karışıyor. 

Yapılan araştırmalara göre atmosfere salınan toplam karbonmonoksitin %55’i, azotoksitlerin %45’i,  ince tozların %27’si, uçucu organik  bileşiklerin %27’si, polisiklik aromatik hidrokarbonların (PAH) %1.9’u, kükürtoksitlerin %0,6’sı karayolu ulaşımından kaynaklanmaktadır [1].

Güneşli günlerin sıcak saatlerinde motorlu araçların egzozlardan çıkan gazlar fotosmog denilen olayla ozon gazı oluşturuyor. Ozon gazına ilişkin bilimsel yayınlarda hep vurgulanır; ozon gazının oluşabildiği saatlerde sakın spor yapmayınız. Çünkü bu gaz akciğerlerin kapasitesini düşürüyor [2]. Oluştuğu yerde bulunan bitkiler de bu gazdan çok kötü etkileniyor.

Amerika Çevre Koruma Ajansı, motorlu taşıtlardan atılan 180 dolayında organik bileşik tanımlamıştır. Bunlardan 80 kadarı kanserojendir, 55 tanesi ise ozon gazı oluşumuna katılmaktadır [3]. 

Bu kadar zehirli gazın ortaya çıktığı yolu “Yürüyüş yolu” olarak tanımlamanın mümkün olduğu bir başka yer olduğunu tahmin edemiyorum. Çünkü başka yerlerde böyle yerler motorlu araç trafiğine kapalıdır. Böyle bir yola hangi sportif mantıkla “Yürüyüş yolu” deniliyor? Aklıma geldi; tıp adamları, resmi sağlık kurumları bu konuda ne düşünüyor acaba? Çıksınlar ortaya, bu yolda havaya karışan gazlardan zehirlenmenin konu olmadığını söylesinler…Benim gibi bilgilenmiş insanların içi rahat etsin…Haydi…Bekliyorum bir vatandaş olarak.

Bu yolda, zaman zaman müzik yapan insanlar var. Gürültü dolu ortamda sesleri, notaları güme gidiyor ama aklınızda olsun, müzik eşliğinde insanların ve bitkilerin zehirlenmesi olayı dünyada sadece İzmit’te oluyor herhalde.

Kirli havadan en fazla çocuklar etkilenir, en çok onlar zehirlenir. Çünkü daha sık nefes alırlar. Üstelik boyları nedeniyle zehirli gazların en fazla olduğu tabakada kalıyorlar. Bir de pusette olanları düşünün… Yürüyen insan da daha sık ve derin nefes aldığından daha çok zehirleniyor. Ne diyorlar; Yürüyüş yolu, yani spor. Ne kadar yürürsen o kadar zehir. Kenardaki kafeteryalar “Zehirlenmeyi azaltma” yerleri. Bazı yerlerde  banklar da var. Otur şöyle. Zehirlenmeyi azalt. Ama bir şeyler yerken- içerken zehirlenmek istiyorsan git kaldırım kenarı bir kafeye. Bu şekilde zehirlenme bambaşka canım! Hiç doyum olmuyor!

Dünya Sağlık Örgütünün araştırmalarına göre taşıtlardan kaynaklanan hava kirlenmesi sonucunda dünyada her yıl yarım milyon kişi yaşamını yitirmekte, beş milyon kişi solunum hastalıklarına yakalanmaktadır [4]

İnanmıyorsanız… Yürümeye, yani zehirlenmeye devam...

 

 Kaynak:

 [1]: Tomei F., 2008. Esposizione della populazione generale ad inquinamento urbano.

         Ordinario di Medicina del Lavoro.Università degli Studi di Roma “La Sapienza”

[2]: Anonim. Schweizerische Eidgenossenschaft. Eidgenössisches Departement für

         Umwelt.Verkehr. Energie und Kommunikasyon UVEK. Bundesamt fur Umwelt

         BAFU.Abteilung  Luftreinhaltung und NIS. Smog estivo e ozono.

 [3]: Pekey B,.2011..Kocaeli'de hava kalitesi ve hava kirliliği.(TMMOB.Kocaeli Kent 

          Sempozyumu II.'de sunulmuş tebliğ)

 [4]: Keleş.R.,.2013.100 soruda Çevre sorunları ve Çevre Politikası

Bu yazı toplam 1592 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İzmitli
11 Mayıs 2016 Çarşamba 22:13
22:13
Evsel Atık yakma Dilovası mevcut çöp depolama bölgesine yapılmalı
İzaydaş Çevre ve Canlılar için çalışan çevreci bir yatırım ve fabrikadır,çevreye hiçbir zararlı etkisi ve salınımı yoktur,sadece çalışanlara iş kolundan çalışılan ortam ve etkileşimden dolayı yıpranma hakkı verilmeli.Kocaeli Büyükşehir belediyenin elinde prestij ve çevre denetimi,korunması konusunda avantajdır.Evsel atık yakma fabrikası için İzaydaş'ın Dilovasındaki Evsel atık depolama alanı en uygun bölgedir.İzaydaş yanına ikinci bir Tehlikeli Atık yakma tesisi yapılmalı İzaydaş geliştirilmeli.
İzaydaş geliştirilmeli.İkinci tesis yapılmalı çünkü başka sektörlerin atık yakması çevre ve canlılar açısından olumsuz etkileri var,diğer bu atık yakanların asıl işlerinde ürettikleri ürün insanların yaşam alanlarında kullanılmakta,ileride zamanla sağlıklarındaki olumsuz etkilerin hesabını kim verecek?.
İzaydaş'ın işi Klinik ve Tehlikeli Atık bertarafıdır;Herkes kendi işini yapacak,arkadaşlar sizlerin bu konuda çok duyarlı olmanız ve İzaydaş'ın geliştirilmesi konusunda Büyükşehir belediyesine de destek vermelisiniz.İzaydaş sadece Kocaeli için önemli değil,tüm Türkiye için önemli ve Büyükşehir belediyesinin çevreciliği konusunda avantajdır.Mevcut Dilovası evsel çöp depolama bölgesinde yapılacak fabrikanın yanında Geri dönüşüm tesiside yapılmalı.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim