• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 13 °C

Zulüm ile abad olanın…

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, 14 Aralık 2014 günü Türk basını için tarihe “kara bir leke” olarak geçmişti.

Hatırlarsınız, o gün SAMANYOLU TV ve ZAMAN Gazetesi’ne polis baskını düzenlenmiş, her iki yayın grubunun yöneticileri gözaltına alınmıştı.

Dün, özgür Türk basını için yine “kara bir gün” idi.

Bu kez hedefte BUGÜN TV, KANALTÜRK TV ve BUGÜN Gazetesi vardı.

Yani yine iktidara muhalif olan yayın organları…

Operasyonun ayrıntıları bu satırlar yazılırken henüz açıklanmamıştı, ama suçlamalar ilginçti.

Terör örgütüne destek vermek…

Terör örgütü kurmak…

Her zamanki klasik suçlamalar!

Eğer iktidar tarafında değilsen, mutlaka bir suç örgütü tarafındasındır.

Eskiden, “Ergenekon-Balyoz kazanı” vardı…

Şimdi, “Paralelci-Terörist kazanı” var.

İşlerine gelmeyenleri bu iki kazandan birine atıyorlar.

İktidarın beğenmediği, iktidarın istemediği haberleri yayınlamayacaksın!

Neden?

Çünkü en tepedeki muktedir, “özgür medya”dan hoşlanmıyor.

Onların kurmaya uğraştıkları rejimde, gerçek gazeteler, gerçek gazeteciler olmayacak.

İzin verildiği kadar yazacaksın…

Hep öveceksin, hep yağ çekeceksin…

Hırsızlıkları, yolsuzlukları görmeyeceksin…

Onlar malı götürürken, sana da bir parça verecekler, susacaksın…

Susmazsan, işte böyle olur!

Dünya kamuoyunun gözleri önünde, basın özgürlüğünün zedelenmesine bile aldırılmadan, sabahın köründe baskını yer, “terör örgütüne destek vermekle” suçlanırsın!

 

Zorlu bir süreçten geçiyoruz…

Sevgili okurlarım, Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor.

Belki tarihinde hiçbir zaman olmadığı kadar zorlu bir süreç!

Hukuk yok, yargı yok!

Bırakın yasaları, anayasayı takan yok!

Hırsızlıklar, yolsuzluklar diz boyu.

Devletin çivisi çıkmış.

Bunların yazılmasını istemiyorlar.

Biz bütün haltları işleyelim, siz gözlerinizi kapatın diyorlar.

Her şey 17-25 Aralık’ta başlamadı mı?

17-25 Aralık hırsızlık ve yolsuzluklarını yazanlar ve yazmaya devam edenler “kara liste”de.

Dikkat ettiyseniz, AKP iktidarı “iç düşman konsepti” ni genişletti.

“Gazetecilik” de artık “suç faaliyeti” olarak lanse ediliyor.

“Halkın haber alma hürriyeti”, ortadan kaldırılmak isteniyor.

Biz yazmazsak, halkın hiç bir şeyden haberi olmayacak.

Onlar da keyiflerince ülkeyi yönetmeye devam edecekler.

Çalacaklar çırpacaklar, istediklerine verecekler, istemediklerine vermeyecekler…

Böyle bir demokrasi olur mu?

Basının özgür olmadığı bir rejime demokrasi denir mi?

Yazıktır… Ayıptır…

Topluma bu yaşatılanlar, suçtur…

Anayasa suçu…

Demokrasi suçu…

 

Bunun adı “sivil darbe”dir…

14 Aralık 2014 tarihinde ZAMAN Gazetesi ve SAMANYOLU TV’ye yapılan baskından sonra aşağıdaki yazıyı yazmıştım:

“Ben 45 yıldır gazetecilik yapıyorum, elinde tuttuğunuz gazete tam 40 yıldır yayında, şimdiye kadar medyaya karşı böyle seviyesizce, böyle ahlaksızca savaş açıldığını görmedim. Türkiye darbe dönemlerinden geçti, ara rejimler yaşadı, ama hiç birinde medya mensuplarına böyle zulüm yapılmadı. Gazetelere polis baskını yapılmadı, gazetelerin genel yayın yönetmenleri çalışma odalarından alıp götürülmedi. Götürülmüş olsaydı, o günün şartlarında garipsenmezdi.

En nihayet askeri darbe yapılmıştı, kimse gıkını çıkaramazdı. Ya bugün? Bugün Türkiye güya AKP iktidarının "ileri demokrasisi" ni yaşıyor. İşbaşında "askeri yönetim" değil, "sivil yönetim" var. Ve ülkemiz ve insanlarımız ve medyamız, "askeri yönetim" dönemlerinde görmediği kadar baskı ve zulüm altında. Aslında "sivil darbe" yapıldı da, çoğumuz farkında değiliz. Darbe, illaki "askeri" olur diye bir şey yok! Çaktırmadan, insanlar uyuşturularak "sivil darbe" de yapılabilir ve yapıldı da. "Askeri darbe" dönemlerinde ne oluyordu? Anayasa rafa kaldırılıyor…

Meclis ya kapatılıyor, ya etkisiz hale getiriliyor… Devletin tüm kurumları tek bir kişiye bağlı oluyordu. O bir kişinin ağzından çıkan söz kanundu. Eee, yaşadığımız olaylara bakın, askeri darbe dönemlerinden bir farkı var mı? Meclisi dinleyen yok. "Güçler ayrılığı" ortadan kalktı. "Yasama" da, "Yürütme" de, "Yargı" da tek bir kişiye, Recep Tayyip Erdoğan'a bağlı. Böyle bir demokrasi olabilir mi? Bunun adı "sivil darbe" değil de nedir?

Gazetelerin basılması, gazetecilerin gözaltına alınması, "korku" ifadesidir. Eleştirilmekten korkuyorlar… Yolsuzlukların ortaya dökülmesinden korkuyorlar. Bu nedenle halkın "haber alma hakkı" na engel olmak istiyorlar. Fikirlere zincir vurmak istiyorlar. Kendilerinden olmayanlara yaşam hakkı vermiyorlar. "Ya bizden olacaksın, ya da yok olacaksın" zihniyeti… Ancak şu gerçekten açamayacaklar. Korkunun ecele faydası yok! Bu kafayla Türkiye yönetilemez. Medyanın büyük kısmını ele geçirdiler. Ele geçiremediklerini korkutmak istediler. Korkutamayınca, çareyi susturmakta buldular. ZAMAN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Televizyon Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca bu nedenle gözaltına alındı. Bu daha başlangıç, arkası gelecek.

Biz geçmişte de görüşü ne olursa olsun zulüm gören tüm gazetecilerin yanındaydık, bugün de Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca ve diğer meslektaşlarımızın yanındayız. "Mazlum"un kim olduğu önemli değil! "Mazlum"a kimlik sorulmaz! Onlara hangi suç veya suçlar isnat ediliyorsa, aynı suçları bizim de işlediğimizin varsayılmasını istiyoruz. Amaç, "17-25 Aralık hırsızlıkları" nı unutturmaksa, boşuna uğraşıyorlar. O hırsızlıklar, o ahlâksızlıklar Türk milletinin beynine kazındı. Silemezsiniz, yok edemezsiniz. Çare yok, kim bu dünyada ne yaptıysa, öbür dünyaya bırakmadan cezasını görecek! Er veya geç, bu zulüm dönemi sona erecek!"

 

Zulüm devam ediyor…

Ne demişim yazımda?

“Bu daha başlangıç, arkası gelecek…”

Geldi mi?

Geldi…

Türk basını dün “ikinci kara günü”nü yaşadı.

Zulüm devam ediyor…

Yazımı Ziya Paşa’nın o sözüyle bitirmek istiyorum.

Taaa 1850’lerde söylediği o sözle…

“Zulüm ile abad olanın ahreti berbat olur!”

Tercümeye gerek yok, ne anlama geldiğini biliyorsunuz.

Eziyet ederek yükselenin, sonu kötü olur…

Son bir söz daha…

Basını özgür olmayan ülkede kimse özgür değildir.

Biz özgür değilsek, siz de özgür değilsinizdir.

Bunu unutmayın!

 

Vali Bey, Halıdere halkının çığlığına kulaklarınızı tıkamayın…

Ahmet Karsu

Ruhlar aleminde ne mevki, ne para, ne siyaset ne de sıfat hiç biri işe yaramıyor. Bu fani dünyada ne yaptıysan O. Hadi hayırlısı, ben Halıdereli olarak hakkımı helal etmiyorum. Siz bizden fazlasını çekin diyorum.

 

Öz Halıdereliler

Sayın Valim, sizden siyasilere göre değil, adalete göre, hakka göre karar vermenizi bekliyoruz.

 

Osman Keskin

Halıdere’de gözümüzün önünde katliam yapılıyor. Şunu bilsinler ki, bir gün gelecek, boynuzsuz koyun boynuzlu koyundan hakkını alacaktır. Hak adalet yerini bulacaktır. Bu kişiler bunu hiç düşünmüyorlar mı?

 

Halıdere

Yeter artık yeter. İnsanlığınızdan utanın…

 

Halıdereliler

Sayın ilgisiz ilgililer, Halıdere’ye biraz ilgi lütfen.

 

Halıdere

Hangi daha önemli işiniz sizi Halıdere’ye gelmekten alıkoyuyor?

 

Halk

Bu taşocağı içindekilerle birlikte defolup gitsin.

 

Halıdereliler

Bakalım bu iş nereye gidecek. Sizi gidiler sizi.

 

Halıdere

Bu tabiat katlinin hesabı sizi yakacak.

 

Abdullah

Katliama son verilmeli.

 

Vatandaş

Bu taşocağı kapanacak, hak yerini bulacak.

 

Sait Özer

Bu katliamın durdurulması için Halıdere’ye gelip rapor yazılmasına bile gerek yok. insan olduğunu iddia eden cahil ama vicdan sahibi kişi körfezimizin kuzey yakasından Halıdere’mize baktığında bu katliamı yapanların insan olamayacağına karar verir. Halıdere halkı bunu kapattırmakta kararlı. Sayın Valimiz ve başkanımız yasal zorunluluklarını yerine getirsinler. Görevlerini suistimal ederlerse bizler onları ve güzel beldemiz Halıdere’yi dünyaya tanıtmaya kararlıyız. Tam da seçim üzeri bam teli olur. Eğer bunu yapamazsak çocuklarımız ve torunlarımız mezarımıza pislerler.

 

Fener

Sayın Valim. Bizi bu garabetten kurtarın lütfen.

 

Halıdere

Taşocağı açmak için meskun mahalden belli bir mesafe uzak olma şartı yok belli ki. O yüzden bir ocak Sayın Ellibeş’in mahallesine, bir ocak Sayın Karaosmanoğlu’na, bir ocak da Sayın Ceyhan'a yakışır. Hizmet sevdalıları sizi. Haydi iş başına.

 

Veli Küçük

Sayın Tanzer Bey, bizdeki taş ocağının kapanması için bir değil beş madde bulursunuz. Taş ocağı yolu meskun mahalden geçiyor. Çevreyi kirletiyor, doğayı yok ediyor Görüntü kirliliği yapıyor. Heyelan tehlikesi var, setleme yapmıyor. Dereyi ve denizi kirletiyor. Sayın Valimizin iyi niyetli olduğunu biliyoruz, ancak siyasiler öyle değil. Valimize Allah kolaylık versin, çünkü bir tarafta zülüm gören halk, bir tarafta valiyi atayan siyasi irade. Bu irade halkın karşısında. Ancak Sayın Valimizin kararını halktan ve Hak’tan yana olacağına inanıyoruz.

 

Halıdere’den

Artık yeter, söz milletin Sayın Valim…

 

Halıdere

Sayın Valim, halka hizmet sevdalıları Sayın Karaosmanoğlu ve Şemsettin Ceyhan beyefendiye yardımcı olun. Halıdere’deki taşocağını bu arkadaşların yaşadıkları yerlere nakledin. Halıdere bu konuda askerliğini yaptı. On senesini feda etti. Biraz da bu arkadaşlar sözden ileri geçip, icraat yapsınlar.

 

Haydi artık

Sayın Valim. Kolayı seçin ve uygulayın. Bizi bu beladan kurtarın.

 

Üç saat

Daha olmadı mı üç saat?

 

Halıdereli’nin yanında olun

Çevre beldelerde konuya sahip çıkıyor. Haberiniz olsun.

 

Halıdere

Bu kıymetli eserinizle birlikte, bizlere çok güven veriyorsunuz. Bir taşocağını kapatamayanlar, böyle bir sorunu dahi çözemeyenler. Bu ülkenin hangi sorununu çözecekler. Akıl var izan var.

 

Abdullah

Taşocağı kamyonları konvoy yapsın. Önce Halıdere AKP Mahalle Başkanı’nın evinin önünden veya fırının önünden geçsinler. Sonra sırasıyla Gölcük’ün pek kıymetli AKP İlçe Başkanı ve belediye başkanını önünden geçsinler. Sırasıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Muhterem Karaosmanoğlu ve Sayın Vali ve de Bakan. Hepsi eseriyle gurur duysun.

 

Vatandaş

Gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar. Ne acı bir durum.

 

Halk

Devam, halkın önünde kimse duramaz.

 

Karamürsel

Halıdere halkını bu haklı mücadelesinde destekliyoruz.

 

Hasan

Yetkililer parayla satın alınıp Halıdere’deki taş ocağının süresini uzatmasınlar.

 

Ümit Dalkıran

Halıdere’deki bu taş ocağından artık her gün midem bulanmaya başladı. Bu yetkililerin midesi ne zaman bulanacak acaba, soruyorum.

 

YAZIK…

Vali konağının önünden her gün 1000 TIR geçse, balata kokusu yüzünden balkona çıkamasaydın, çocukları sokağa çıkaramasaydın, kapatır mıydınız taş ocağını. Kapatın artık, yeter…

 

Mehmetcik

Halıdere halkı olarak vatanımızı, bayrağımızı, toprağımızı, ağacımızı, suyumuzu seviyoruz. Sayın Valim, sizin de böyle biri olduğunuzu düşünmekteyim. O zaman ne bekliyorsunuz, kapatın şu taş ocağını, yeter…

 

Halıdereli

Tanzer Bey, Halıdere halkının yanında olduğunuz için teşekkürler. Sizi tanımıyorum fakat ömür boyu unutmayacağım.

 

Katliam

Vekiller yemin ederek göreve başlıyor. Yeminlerini tutmayacaklarsa etmesinler. Nerede adalet, samimiyet. Hak bu işin neresinde. Sayın Vali sözünde dursun yeter.

 

Mehmet Yılmaz

Sayın Valim, Halıdere halkı perişan, şaşkın, üzgün. Halidere halkı ile buluşup görüşün. Randevu verin. Yoksa vebal altıda kalırsınız.

 

Mustafa Yılmaz

Halıdere’deki taş ocağından altın çıksaydı bile bu kadar tepkiye, bu kadar itiraza, bu kadar yazıya rağmen kapanırdı. Bunun arkasında kim var. Sayın Valimizin elini vicdanına koyarak 20 Eylül’de gerekli kararı vereceğine inanıyoruz.

 

Halıdere Tarımsal Kalkınma Kooperatifi

Haziran ayında Halıdere Kooperatifi, muhtarlar ve AKP temsilcileri olarak Vali Bey ile güzel bir görüşmemiz oldu. Bu görüşmede bize Halıdere’deki taş ocağının süresi bittiğinde uzatılmayacağı sözü verildi. Yine bir televizyon programında da bu sözü tekrarladılar. İnşallah 20 Eylül’de de bizi yine sevindirirler. Çifte bayram yaşarız Vali Bey’e de bu yakışır.

 

Halıdereliler

Haşmetli Valimiz, zatı alinizden ivedi imdat talep eyliyoruz.

 

Halıdereliler

Her kim bu Taşocağı sürsün çabası içinde ise, onlar da ettiklerini yakında görürler. Sadece hatırlatıyoruz.

 

Hizmet

Geçenlerde AKP İl Başkanı, halka hizmet için taş, toprak lazım diyordu. Kendisi nereli ise veya nerede oturuyorsa oraya da bir taş ocağı açsın. Hizmet sürsün.

 

SP

Sayın Vali, konu hakkında desteğinizi bekliyoruz.

 

Abdullah

Haydi Sayın Vali. Halktan yana tavır alın lütfen.

 

Kartal

Sayın Tanzer Ünal Bey. Yazınız için teşekkürler.

 

Meltem Özer

Allah zalimleri kahretsin.

 

Abdullah

Kapatın şu ocağı artık. Yeter...

 

Ahmet

Sayın Valim, bize ilkokulda erozyon olmaması için ormanlarımızı korumamızı öğrettiler. Size ormanlarımız yok olurken seyretmenizi mi öğrettiler acaba?

 

Halıdere

Vali istese taş ocağını iki saatte kapatır.

 

Halıdereliler

Kapatın şu ocağı artık. Yalanı, oyalamayı bırakın.

 

Halıdereli

Halkın sağlığına önem verilsin. Halka önem verilsin.

 

Ayşe Özyılmazel

Devletin sözü senettir. Sayın Valim, giden Vali Ercan Topaca’nın sözü sizin sözünüzdür. Devletin sözüdür. Yeter artık, 10 yıl çektiğimizi bir Allah bilir bir biz biliriz. Sizi göreve davet ediyoruz, saygılar.

 

Halıdere

Sayın Valimiz. Sizin hakkınızda gıyaben çok hoş sözler duyduk. Biz Halıdereliler de sizleri yapacağınız icraatla yakından tanımak istiyoruz.

 

Hoş sada

Herkes gibi sizler de öleceksiniz. Arkanızda güzel eserler bırakın. Ahrete bu veballe gitmeyin.

 

Halıdere

Sayın Valim. BB başkanı buyurmuş, bize yol yapacakmış. Yol diyorsan, git Gölcük şehiriçindeki sağ şeritlere bak. Muhtemeldir bu imtiyazlı kamyonların aşırı tonajları yüzünden ne hale gelmiş. Kanaatimce, bu pislik sadece Halıdere'yi değil, tüm ülke insanını etkiliyor, rahatsız ediyor. Ey idareciler, hesap günü gelmeden kendinizi hesaba çekin. Yalanlarla ne kendinizi ne de halkı kandırın.

 

Hasan

Sayın Valim, bizim dinimiz diyor ki kıyametin birazdan kopacağını bilsen elindeki fidanı dik. Siz bunca, binlerce sökülen ağacın, biten ormanlarımızın hesabının verilmeyeceğini mi sanıyorsunuz? Yoksa kıyamet gününü unuttunuz mu? Allah kimseye unutturmasın. Amin.

 

Hasan

Ey AKP’liler 60 yaşından sonra bizi CHP’li yaptınız. Mutlu olun bakalım. Bunun hesabını ahrette nasıl vereceksiniz.

 

Arslan

Kocaeli Gazetesi’ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

Mensur Keskin

Sayın Valim, bize bu can, bu beden nasıl emanetse, ormanlarda o derece bize emanettir. Valimizin de bu emanete hassasiyetini biliyoruz. Bu sebeple Valimizin 20 Eylül’de gereğini yapacağına inanıyoruz. Teşekkür ederim.

 

Halıdere'den

Sayın Valim. Sizi mutlaka Halıdere’ye bekliyoruz. Sizden ilgi ve alaka bekliyoruz.

 

Gençler

Bir belde ölüyor, yok ediliyor. Bu katliama sessiz kalmak vebaldir.

 

SP

AKP belde yönetimi, siz ne iş yaparsınız? Halıdere’ye ne faydanız oldu bugüne kadar. Bugünler de ortalıkta görünün. Belki Halıdere’ye bir faydanız dokunur. Yazık hem de çok yazık.

 

Davet

Sayın Kocaeli Valisi’ni valisini, Halıdere’ye çay içmeye davet ediyoruz. Gelsin ve halkımızla oturup dertleşsin.

 

Halıderespor

Kapansın, kapatın. Artık yeter söz milletin...

 

Kartal

Diğer taşocakları niye ve neden derhal kapatıldı. Bizler de Halıdere’de taşocağı istemiyoruz. Artık canımıza yetti.

 

Halıderem

Sayın Valim, devleti temsil eden bir kişi olarak sizden beklentimiz halkın yanında olmanız ve bu ocağı kapatmanız. Saygılar.

 

Metin Erdebil

Kaleminize sağlık Tanzer Bey. Umarım Vali Bey gereğini yapar.

 

Yeni CHP’liler

Yeni dava, CHP. Hiç kimse yokken onlar vardı halkın yanında. Birileri yalan söylerken, onlar vardı halkın yanında.

 

Yeni CHP liler

Bir halk nasıl CHP’li olur. İşte böyle olur. Sen sana sahip çıkana sahip çıkmazsan, onlar da seni bırakıp CHP’ye giderler. Bir tokat da bu seçimlerde yiyin.

 

Kemal

Sayın Valim, bu taş ocağını kapatanın alacağı duaları hayal bile edemezsiniz. Kapatın şu ocağı sevindirin Halıdere’mizi, duaya boğalım sizi. Lütfen kapatın artık.

 

CHP

CHP, Halıdere’den tarihinde almadığı oyu alacak bu seçimlerde.

 

Heyhat

Ne taşocağıymış be. Bir beldeye bedel, halka bedel.

 

Önemsiz birileri

Yazık, hem de çok yazık. Halk inlesin, dursun. Her seferinde halktan, haktan, hukuktan masallar okuyanlar hala halkı kandırmaya devam etsinler. Ama bu günler de geçer. Gün gelir, hesap döner.

 

Ayşe

Sayın Valim, halkınızı düşünüyorsanız taş ocağını hemen kapatın.

 

Can

Sayın Valim, Allah rızası için taş ocağını lütfen, tez zamanda kapatın. Halkın geleceğini daha fazla riske atmayın halkımız kan ağlıyor. Artık yeter.

 

Hakan

Sayın Valim, Allah aşkına Halıdere’mizdeki taş ocağını kapatın. Haktan ve halktan yana olun. Lütfen kapatın yeter artık. Psikolojimiz bozuldu Sayın Valim.

 

Taşocağı belası

Yeter artık, canımıza yetti. İnsana saygı.

 

Vatandaş

Sayın Vali, vali demek halkın velisi, halkın koruyanı demek. Biz böyle biliyoruz. Peki Sayın Valim, sıra bizi korumaya ne zaman geleceksiniz?

 

Vali göreve

Sayın Vali göreve. Bu devletin sözü namustur. Biz bunu biliriz. Bu konuda gereği tez yapıla.

 

Hüsnü ŞEN - DEĞİRMENDERE

Ben Değirmendere’de oturuyorum. Buradan arkadaşlarla Halıdere’nin üstündeki köylere su doldurmaya giderdik. Taşocağı su kaynaklarını öyle berbat etti ki, çeşmeler artık bulanık akıyor. O canım memba suları mahvoldu. Aslında Halıdere halkı su kaynaklarının kirlendiğini iyi anlatamıyor. Sahilde çeşmeler vardı, herkes suyunu buradan doldururdu. Belediye Başkanı Niyazi Çakır bu suyu dağdan getirmişti. Hatta şişelemeyi düşünüyordu. Bu kaynak suyu da yok oldu gitti. Bir Değirmendereli olarak Halıdere’de yaşayanların durumuna çok üzülüyoruz. Oradaki olumsuzluklar bizi de etkiliyor.

Bu yazı toplam 1277 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
SAİT ÖZER
01 Eylül 2015 Salı 19:44
19:44
BU MİLLETE NE OLDU? BİZİ YÖNETENLER 14 YILDIR MİLLETİ KANDIRMAK İÇİN HİÇ SENARYO DEĞİŞTİRME GEREĞİ BİLE DUYMADILAR. ERGENEKON BALYOZ PARALEL VS. GENELKURMAY BAŞKANINA BİLE TERÖRİST DEDİLER. AKPNİN DIŞINDA SUÇLU OLMAYAN KİMSE KALMADI. ÜLKENİN LİMANLARINI HAVA ALANLARINI DEMİRÇELİK FABRİKALARINI TELEKOMİNASYONUNU ENERJİ SEKTÖRÜNÜ HEMEN HEMEN BÜTÜN FABRİKALARI SATANLAR ÜLKEYİ 200 MİLYAR DOLARDAN 600 MİLYAR DOLARA BORCUNU ÇIKARANLAR SİYONİSTLERLE BİR OLUP BÜTÜN MÜSLÜMAN ÜLKELERİN İFŞAT OLUŞUNA DESTEK SAĞLAYANLAR VATANSEVER DE BÜTÜN BUNLARA KARŞI GELENLER HAİN Mİ?
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim