- 16 Mayıs 2018

Suikaste kurban giden Kandıralı Başbakan: NİHAT ERİM!

mask

Kandıra, ilimiz ve ülkemiz açısından çok sayıda önemli siyasetçiyi yetiştirmiş bir bölgemiz. Bünyesinden çıkan bakan sayısı oldukça fazladır. Bu bölgemiz hep içinden halkın adamını çıkarmış, sadece kentimiz için değil, ülke yönetiminde de üst düzeyde temsil edilmiştir. Bir Prof. Dr. Turan Güneş, bir Kazım Dinç, Kandıra’nın yetiştirdiği önemli isimler arasında yer almaktadır.

DEMOKRATİK REJİMİN GELİŞMESİNE KATKISI

Devlet kademelerinde en üst noktaya erişmiş Kandıralı ise eski başbakanlardan Nihat Erim olmuştur. Türk demokrasi tarihinin ilk yarım yüzyılının önemli siyasilerinden birisidir Nihat Erim. 1945’te başlayan çok partili hayatın 1950’ye kadarki sürecinde demokratik rejimin gelişmesine katkı sağlamış başlıca siyasetçiler arasında yer almıştır. Örneğin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yü 12 Temmuz Beyannamesi’ni yayınlaması için teşvik etmiş ve söz konusu beyannameyle aynı zamanda CHP Genel Başkanı da olan İsmet Paşa, partiler arası demokrasi mücadelesinde “tarafsızlık” teminatı vermiştir.

SEÇİM YASASINI HAZIRLAYANLARDAN BİRİ

Ayrıca 1950 Seçim Kanunu’nun hazırlanması sırasında Başbakan Yardımcısı olarak muhalefete de teminatlar verecek bir düzenlemenin yapılması için çabalamıştır. Sonuç olarak yeni kanunla iktidar tartışmasız ve şaibesiz olarak el değiştirmiş ve Nihat Erim de demokrasi tarihinin en demokratik seçim yasalarından birisini hazırlayan isimlerden biri olarak tarihe geçmiştir.

HEP KOCAELİ’NİN VEKİLİYDİ

Nihat Erim, siyasi yaşamı boyunca Meclis’te sürekli olarak CHP Kocaeli milletvekili olarak yer almıştır. Her ne kadar Demokrat Parti’nin iktidar yıllarında Meclis dışı kalmışsa da Kocaelililer kendisinden desteklerini eksik etmemişlerdir. Bunun en önemli göstergesi de 1955/56 döneminde Adnan Menderes’le olan ilişkilerinden dolayı CHP’den ihraç edilmesi taleplerine Kocaeli örgütünün direnmesidir. Ancak 1962’de bir sene geçici olarak partiden çıkartılabilen Erim’e yine Körfez seçmeni destek vermiş ve olası bir kesin ihraç ihtimali bu destek sayesinde önlenebilmiştir.

BAŞBAKANLIK DÖNEMİ

Erim’in politik kariyerinin en önemli basamağı 12 Mart dönemindeki Başbakanlığı oluşturmaktadır. Askerlerin Demirel hükümetini düşürmelerinden sonra “partiler üstü Başbakan” arayışlarının bir sonucu olarak 40 yıllık CHP üyeliğini sonlandıran Erim, görevde kaldığı bir sene boyunca oldukça zor meselelerle karşı karşıya kalmıştır. O günlerde asayiş olaylarını kontrol altına almak için sıkıyönetim ilan etmek durumunda kalan Erim, dönemin Meclis yapısı içinde askerler, siyasetçiler arasındaki dengeleri gözetmeye çabalamıştır.

HEP DENGEYİ GÖZETTİ

1977’de aktif siyaseti bırakan, 1980’deki ölümüne kadar deneyimlerini yazıya aktarmakla ve günün politik meseleleriyle meşgul olan Erim’i bizim açımızdan farklı bir yere koymamızın sebeplerinden birisi ise saygın bir Kandıralı olmasıdır. 1912 doğumlu olan Nihat Erim, Galatasaray Lisesi’nde öğrenim görmüş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Aynı alanda doktora eğitimi almıştır. 1939 yılında da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kamu hukuku doçentliğine atandıktan sonra geçen iki yılın ardından profesör unvanı aldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki kamu hukuku derslerine ek olarak Siyasal Bilgiler Okulu’nda devletler hukuku dersleri verdi.

BM HUKUK KOMİSYONU’NDAYDI

1959-1961 yılları arasında da Birlemiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu üyesi olarak görevlerde bulundu. 1943 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. 2. Hasan Saka Hükümeti’nde Bayındırlık Bakanlığı, Günaltay Hükümeti’nde de başbakan yardımcılığı görevinde bulundu.

3 GAZETE ÇIKARDI

Bunun yanında Ulus Gazetesi’nde de başyazarlık yaptı. Gazetenin 1953 yılında kapanması üzerine de Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerini çıkardı. Ayrıca 1955 yılına kadar da Adnan Menderes’in talebi üzerine Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanmasında görev yaptı. 1961 senesinde de yeniden CHP milletvekili olarak Meclis’e döndü. CHP içinde Bülent Ecevit’in başlattığı ‘Ortanın Solu’ hareketine katıldı, daha sonra CHP’den ayrılarak Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni kuran Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu ile birlikte muhalefet etti.

BAŞBAKAN SEÇİLMESİ

12 Mart 1971 askeri muhtırasının ardından hükümeti kurmakla görevlendirilen Erim, 26 Mart 1971’de kurduğu partilerüstü hükümetten 3 Aralık 1971’de istifa etti. Daha sonra yeniden bu göreve getirildi. Kurucusu olduğu II. Erim Hükümeti’nde de 22 Mayıs 1972 tarihine kadar işbaşında kaldı. Bunun yanında 1977 yılına kadar da Cumhuriyet Senatosu’nda kontenjan senatörü olarak görevlerde bulundu. Nihat Erim, 19 Temmuz 1980’de İstanbul Dragos'taki evinin yakınında Dev-Sol militanları tarafından düzenlenen suikast sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

KARATAŞ VE SOLGUN AZMETTİRDİ

Nihat Erim suikastı, kısa süren başbakanlığı süresi içinde Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamıyla sonuçlanan Balyoz Harekâtı’nın başlatmasıyla bilinen siyasetçinin, İstanbul’da Dev-Sol’un “Haydar”, “Dayı” ve “İsmail” kod adlarını kullanan lideri Dursun Karataş ile Hüseyin Solgun’un emri ile öldürdüğü faili meçhul saldırıdır. Nihat Erim’in öldürülmesi Türkiye’de büyük bir infiale neden oldu ve 12 Eylül darbesine giden sürece ivme kazandırdı. Nihat Erim; Türkiye Başbakanı olarak görev yapmış tek suikast kurbanıdır.

PANKART BIRAKIP KAÇTILAR

Olay sırasında Erim’in vücuduna birden fazla kurşun isabet etmiş, saniyeler içinde hayatını kaybetmiştir. Tetikçiler saldırı sonrası Nihat Erim’in öldürüldüğü yere “Faşist Gün Sazak’tan sonra faşist Nihat Erim’i işkencecileri, hükümeti ve devrimcilerin katlini protesto için cezalandırdık” yazılı pankartı bırakarak kaçmışlardır. Suikast sonrası dönemin İstanbul Valisi Nevzat Ayaz ve İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı faillerin bulunması için geniş çaplı operasyonların başlatıldığını duyurmuş, ancak delil yetersizliği, görgü tanığı noksanlığı nedeniyle uzun süre failler bulunamamıştır.

MAHİR ÇAYAN’IN İNTİKAMI MI?

Ta ki 12 Eylül darbesinden bir hafta sonrasına kadar. Bu dönemde eylem talimatını veren örgüt lideri Dursun Karataş’tan, tetikçiler Ahmet Karlangaç ve Sadettin Güven’e kadar militanlar birer birer yakalandı. Ancak suikast emrini verenlerin kim olduğu hiçbir zaman anlaşılamadı. Dev-Sol’un bu suikastı yapmasındaki amacın Nihat Erim’in başbakanlığı dönemindeki Balyoz Harekâtı uygulamaları ve Mahir Çayan ile arkadaşlarının intikamını almak istemiş olduğu da düşünülmektedir.

KOMPLO ŞÜPHELERİ

Bu arada suikaste kurban giden Nihat Erim’in, öldürülmesinden yaklaşık iki yıl önce yazdığı ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İlhan Lütem’e gönderdiği bir mektubunda, “Encümeni Daniş” isimli bir yapılanmadan bahsettiği bilinir. Erim, bu yapılanmanın Tayfur Sökmen başkanlığındaki bir toplantısına katıldığını, bu toplantıların 15 gün ara ile düzenli olarak gerçekleştirildiğini, toplantılarda Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve sosyal konularında önemli kararlar alındığından, toplantıya katılan kişilerinde genelde generallerden oluştuğundan bahsetmiştir.

AĞCA KİTABINDA YAZDI

Yıllar sonra Abdi İpekçi suikastı ve II. Ioannes Paulus’a yönelik suikast girişimine Oral Çelik ile katılan Mehmet Ali Ağca, Dev-Sol’un Nihat Erim’i öldüreceğini bildiğini “Papa’yı neden vurdum?” adlı kitabında anlatmış, Kemal Türkler ve Behice Boran’a birkaç gün içinde evlerinin önünde suikast düzenleneceğini bildirdiğini söylemiştir. Oral Çelik ve Yalçın Özbey’in de vatansever duygularla Abdi İpekçi’yi öldürdüğünü iddia da etmiştir.

SORUŞTURMA VE YARGILAMA

12 Eylül darbesinden kısa bir süre sonra eylem talimatını veren örgüt lideri Dursun Karataş, tetikçiler Ahmet Karlangaç ve Sadettin Güven ile diğer militanlar yakalanmış, Sıkıyönetim Mahkemesi’nde cinayetin gerekçesinin olay mahalline bıraktıkları pankartta yazdığı gibi olduğunu söylemişlerdir. Polis suikast emrini verenleri bulmak için operasyonlarını sürdürmüş, bu sırada 17 Ekim 1980 tarihinde emniyette tutuklu bulunan Ahmet Karlangaç gözaltında “başını duvara vurarak” intihar etmiştir. Suikast zanlıları Dev-Sol ana davasında yargılandılar. Cezaevinden firar etmeyi başaran bir numaralı sanık Dursun Karataş gıyabında yargılandı, ancak suikastın emrini veren kişi veya kişiler hiçbir zaman bulunamadı. Bu arada Nihat Erim ile ailesinin, CIA ve İngiliz ajanları tarafından takibe alındığı ve ailenin evine giderek dil dersi veren öğretmenin de İngiliz ajanı (MI6) çıktığı ileri sürüldü.

3/15
mask

Nihat Erim, başbakanlığı döneminde ABD’ye yaptığı bir ziyareti sırasında Başkan Richard Nixon ile askeri selamlıyor.

4/15
mask

Erim suikastinin talimatını verdiği öne sürülen Dursun Karatay ve Mehmet Solgun yakalanıp cezaevine gönderilmişti. Daha sonra firar eden Karataş, daha sonra firar etti ve Hollanda’da öldü.

5/15
mask

Muhalefet partilerden gelen görüşlere de değer veren Erim, milli görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan ile birlikte görülüyor.

7/15
mask

İstanbul’daki evine giderken uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen Nihat Erim ile ilgili haberler Cumhuriyet Gazetesi’nde böyle manşetten verilmişti.

9/15
mask

Eski Cumhurbaşkanlarından İsmet İnönü ile suikast ile öldürülen Nihat Erim, samimi bir sohbeti sırasında.

15/15
mask

Hukuk profesörü olarak bilinen Nihat Erim, iş ciddiyetinin dışında oldukça sıcakkanlı bir kişi olarak bilinirdi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz