- 06 Temmuz 2019

Kocaeli’den Artvin’e uzanan yeşil yolculuk

Kocaeli Artvin Batum Havalisi Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen Artvin Yusufeli gezisi, ülkemizin cennet köşesi Karadeniz’in doğal güzelliklerini görmemizi ve kültürel zenginliklerimizin farkına varmamızı sağladı.

mask

Nuri Akçaharman

Kocaeli Artvin Batum Havalisi Dernekleri Federasyonu bu yıl ilk kez düzenlediği ve geleneksel hale getirmeyi planladığı etkinlik kapsamında, Kocaeli basının ve STK temsilcilerini Artvin ve Batum’a götürerek, Karadeniz’in enfes güzelliklerini görmelerini sağladı. KARBAFED Başkanı Mikail Kalyoncu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen geziye, Kocaeli Artvinliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Musa Özcan, Başiskele Artvinliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Osman Özer,  Kocaeli Yusufeliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Tokgöz, KARBAFED Basından Sorumlu Başkan Yardımcısı Selçuk Çelebi’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve 5 gün süren gezi programına Türk Ocağı Kocaeli Şube Başkanı Yücel Alpay Demir, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal Kaplan’ın yanı sıra Kocaeli’de faaliyet gösteren yerel basın temsilcileri katıldı.   Artvin’in doğal güzelliklerini gören Kocaelililer, biraz olsun günlük hayatın stresini atarak keyifli vakit geçirdi. 

14 İL, 18 SAAT YOLCULUK

Gezi programına katılmak üzere bizlere söylenen 27 Temmuz günü İzmit Milli İrade Meydanı’nda toplandık. Ülkemizin en bakir bölgelerinden olan ve birçoğu Artvin’i ilk defa görmenin heyecanını yaşayan bir otobüs dolusu gazeteci ve KARBAFED yöneticilerinden oluşan kafile ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin bizlere tahsis ettiği otobüsle birlikte saat 16: 00 sularında yola çıktık. Verdiğimiz molalarla bilirlikte toplam 18 saat süren yolculuğun ardından Kocaeli’den başlayarak Sakarya, Düzce, Bolu, Karabük, Çankırı, Kastamonu, Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Erzurum’un Tortum ve Uzundere ilçeleri üzerinden Artvin’in güney ilçesi olan ve merkeze 85 kilometre uzaklıktaki Yusufeli’ne ulaştık.

UZUN YOLCULUK KORKUTMASIN

Tabi ki 18 saat süren karayolu yolculuğu sizleri ürkütmesin. Hiç durmadan gidebilme cesareti gösterenler kendi araçları ile 13, hatta 12 saatte de bu güzergahtan Yusufeli’ne ulaşabilir ama her bir köşesi cennet olan ve her bir bölgesinde kendine has ve birbirinden lezzetli tatlardan da mahrum kalır. Kastamonu’nun meşhur çekme helvasından tatmadan, Çorum’dan taptaze leblebi ve kuruyemiş almadan, Tortum Şelalesini ve Gölünün güzelliğini görmeden yapılan seyahat bana göre eksiktir. Biz de yolculuğumuz esnasında zamanımızın el verdiği şartlara göre sık sık mola vererek bu güzelliklerden mahrum kalmamaya çalıştık.

YUSUFELİ 7’NCİ KEZ TAŞINACAK 

Sabahın ilk ışıklarını geride bıraktığımızda Erzurum Uzundere’de bulunan Tortum Gölü üzerinde yapılan cam terasta gözlerimizi açtık. Tortum Gönlün güzelliğini içimize çektikten sonra saatler 10:00’ı gösterdiğinde gezimizin başlayacağı Yusufeli ilçesine adımlarımızı attık. Burada bizleri çiçeği burnunda Belediye Başkanı Eyüp Aytekin ve ekibi karşıladı. Belediyenin kültür evinde yaptığımız Karadeniz yöresine özgü kahvaltının ardından Aytekin, bizlere Çoruh Nehri ile Bahral Çayının birleştiği bölgede bulunan Yusufeli’ni anlattı. Bilindiği üzere Yusufeli ilçesi, son yıllarda Çoruh nehri üzerinde yapımına başlanan ve Türkiye’nin en büyük barajı olma özelliği ile sık sık ülke gündemine geldi. 65 köy ve merkezinde toplam 22 bin 500 nüfusun yaşadığı Yusufeli ilçesinde 7. kez taşınacak olmanın hüzünlü heyecanı var.  

ZENGİN YERALTI KAYNAKLARI VAR 

Aslında Yusufelililer taşınmaya yabancı değil. İlçe daha önceleri de heyelan ve sel gibi doğal koşullar sebebiyle 6 kez yer değiştirmiş ve Çoruh Nehri üzerinde yapılacak olan baraj nedeniyle 7.kez taşınacak. Taşınma işlemleri için kamulaştırmanın başladığı ilçede altın, gümüş, bakır ve çinko gibi yeraltı madenleri bulunuyor. Yeraltı zenginlikleri işlenilmeye başlandığında ilçeyi Türkiye’nin önemli sahalardan biri haline getirecek. Kelebek ve bitki kaçakçılığının yoğun olduğu ilçede, maden yataklarının işletilmesiyle 2000’li yıllarda göç eden nüfusun ilçeye geri dönmesi hedefleniyor. 1980’li yıllarda 49 bin nüfuslu olan Yusufeli ilçesi, çetin ve zor doğa şartları sebebiyle 30-40 yıldır ciddi derecede göç verdi.

YÜKSEK DAĞLAR VE KANYONLAR 

Artvin’i çevreleyen yüksek dağlar ve kanyonlar, ürkütücü bir o kadar da doğal güzelliğe sahip. Bu kanyonlar, Çin’deki kanyonları da andırıyor. İlçedeki yükseltilerin genelinin taştan ve kayadan olması nedeniyle bölgenin bazı kesimlerinde toprak neredeyse yok denilecek kadar az. Yusufeli ilçesinden Artvin’e karayolu ulaşımında 42 adet tünel bulunuyor. Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan bu tüneller, Karadeniz’in yüksek dağları ve kanyonlarını aşmak ve bir diğer ilçeye rahatlıkla geçilmesini ve seyahat süresinin kısalmasını sağlarken devasa dağların içinden geçerken aldığımız haz yanımıza kar kalıyor.

BARAJ DÜNYA MARKASI OLACAK  

Bu kanyonların arasından akan Çoruh Nehri üzerinde, Türkiye'nin en yüksek, dünyanın ise Çin'deki 292 ve Gürcistan'daki 272 metre yüksekliğindeki barajlardan sonra çift eğrilikli ince kemer baraj tipi kategorisinde 3'üncü en yüksek barajı olacak olan 275 metre derinlik ve 30 kilometre uzunluğundaki Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali projesi yapımı devam ediyor. Barajda 2020 yılından itibaren su tutulmaya başlanacak, 2021 yılında ise elektrik üretimine geçilecek. 2 bin 130 milyon metre küp su depolanacak ve 2 buçuk milyar TL’ye mal olması planlanan proje ile günlük 3 milyon TL elektrik enerjisi geliri elde edilecek. HES’den üretilen elektrik tüm Türkiye’ye verilecek. Bu baraj, ilçede 4 köyü tamamen 17 köyü ise kısmen etkileyecek.

AKP’NİN TEMELLERİ BURADA ATILMIŞ

Yusufeli ilçesi AKP için de ayrı bir önem arz ediyor. Cezaevinden çıktıktan hemen sonra aslen Yusufelili olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Kadir Topbaş’ın Barhal Köyü’nde bulunan evine gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin temellerini günlerce yaptığı çalışmaların ardından bu evde atıyor. Türkiye’ye minare ustası yetiştiren ilçede kışın hiç kar yağmazken gündüzleri sıcak ama yaz aylarında bile akşamları serin bir atmosfere sahip doğası ve temiz havasıyla insanların yaşayabileceği en uygun ilçe seçilmiş. Çoruh Nehri’nin de ilçeden geçmesi ilçeye ayrı bir değer katıyor. Yusufeli’nde suç oranları ise neredeyse yok denilecek kadar az. İlçede bulunan hemen hemen herkesin birbiri ile akraba olmasının bunda büyük rol oynadığı belirtilirken iş yeri sahiplerinin birçoğu ise kapılarını kilitleme ihtiyacı bile duymuyor. İnsanlar mert ve bir o kadar da dürüst. Bu sebeple Yusufeli’nin nesi meşhur diye soranlar, “Yusufeli’nin insanı meşhur” cevabını alıyor.

BELKİ BİR DAHA GÖREMEYECEĞİZ 

Kahvaltının ardından kafile halinde, barajın tamamlanmasının ardından sular altında kalacak olan Yusufeli’nin merkezinde turlamaya başladık. Baraj ve HES projesinin hayata geçirilmesi ile birlikte Yusufeli ilçesi de Halfeti ve Hasankeyf gibi sular altında kalan bir diğer yerleşim yeri olarak tarihe geçecek. İlçe halkı geçimini çeşitli el sanatları ve esnaflık yaparak sağlıyor. İlçenin büyük bir bölümü tarım ve hayvancılık ile uğraşıyor. Arazinin büyük bir bölümünün tarıma elverişsiz olması nedeniyle yöre haklının geneli hayvancılık ile uğraşıyor. Bölgede dağ keçisi oranı ise oldukça fazla.

YUSUFELİ’NDE NERELER GEZİLİR?

Yusufeli’nde gezilecek yerler listesinin başında, hem tarihi bir değere hem de her köşesinde doğal bir güzelliğe sahip olan Yaylalar Köyü bulunuyor. Ceviz koruları, dutluklar ve yemyeşil çayırların arasında, Karadeniz'in en güzel manzaralarını gözler önüne seren İşhan, aynı ismi taşıyan kırmızı-beyaz kubbeli kilisesi ile de dikkat çekiyor. 32 metre yüksekliğindeki İşhan Manastır Kilisesi, nefes kesici bir güzelliğe sahip. Gezi listenize Barhal Kilisesi'ni dahil edebilirsiniz. İlk olarak Gürcü manastırı olarak inşa edilen manastırın günümüze gelen tek yapısı bu kilisedir. Barhal Köyü sınırları içerisinde olan Barhal Kilisesi, II. Bagrat tarafından inşa edilmiş olup, 1677 yılında Hacı Şerif Efendi tarafından camiye çevrilmiştir.

TARİH ZENGİNİ YUSUFELİ

Tekkale Köyü içerisinde bulunan Tekkale Manastırı Dörtkilise olarak da adlandırılmaktadır. Manastırın parçaları arasında şapel, trapeza ve seminer odası bulunmaktadır. Bunların yanı sıra İşhan Manastır Kilisesi bulunuyor. Ülkemizdeki en yüksek rakımlı şelalelerden biri olan Ciro Şelalesi, Yusufeli'ne 41 km mesafede yer alıyor. 1'i volkanik, 8'i tabii göl olmak üzere toplam 9 göle ev sahipliği yapan İntkor Yaylası, Kaçkar Dağı'nın güneyinde, Hastaf veya Haristaf vadisinin yukarı ucunda, yaklaşık 2 bin 900 metre rakımda ise Dilberdüzü Yaylası bulunuyor. Dilberdüzü, düzlük olup Kaçkarlar'ın zirvesine klasik rotadan tırmanan dağcıların kamp yaptıkları ve dinlendikleri alanlarından biridir.

(Bir sonraki ilçe Ardanuç..)


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Ibrahim YIGIT - Tur düzenlenmiyor mu. Düzenleyen firma OLURSA ilgi çeker kanısındayım.

Yanıtla . 1Beğen 06 Temmuz 22:21
01

Murat Usta - Kiliseden camiye çevrilmiş Barhal Camiinde cuna namazı kalmışlığın vardır. Rahmetli annem Barhallı,rahmetli babam ise Barh'lı..

O yapının çok acayip akustik özelliği var. Hiç mikrofon kullanılmadan en arka sağdaki insanlar dahi gayet net hocayı duyuyorlar.

Yanıtla . 2Beğen 06 Temmuz 20:16