- 05 Oca 2021 - 12:08 G: 06 Oca 2021 - 12:53

Sapanca Gölü'nün dibini ilk kez böyle göreceksiniz

Sakarya ile Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan, doğanın bin bir güzelliğini içerisinde barındıran tektonik kökenli tatlı su kaynağı olan Sapanca Gölü su altı ve havadan görüntülendi. İlk kez su altı ve havadan görüntülenen gölün görüntüleri kendine hayran bıraktı.

mask

İki şehir arasında bulunan, doğu ve batı uzantılı olan Sapanca Gölü’nün doğu kesimi Sakarya ilinin sınırları içerisindeyken, batı kesimi ise Kocaeli ilinin sınırları içinde yer almakta. Her iki şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan ve doğu-batı doğrultusunda 16 kilometre, kuzey-güney doğrultusunda 5 kilometre uzunluğundaki tektonik kökenli tatlı su kaynağı olan Sapanca Gölü, içinde barındırdığı doğanın bin bir güzellikle kendine hayran bırakıyor. Yeşil ile mavinin buluştuğu Sapanca Gölü’nün eşsiz güzelliği ise su altından ve havadan görüntülendi. Su altından çekilen görüntüler adeta nefesleri keserken, havadan görüntülenen göl kendine hayran bıraktı.

Sapanca Gölü’nü aktif olarak dalış ve diğer eğitimler için kullandıklarını belirten Sakarya Atlantis Su Sporları Kulübü Başkanı Yusuf Serdar Aldanmaz, gölün yüzeyi kadar içinin de büyük zenginliklerle dolu olduğunu belirtti. Birden fazla canlıya ev sahipliği yapan göle dalış yaptığında ki duygularını aktaran Aldanmaz, suyun altında bulunan otların adeta bir orman etkisi oluşturduğunu vurguladı.

SUYUN ALTINDA ÇOK FARKLI ZENGİNLİK VAR

Sakarya Atlantis Su Sporları Kulübü Başkanı Yusuf Serdar Aldanmaz, suyun altına girildiği zaman çok farklı bir zenginliğin olduğunu vurgulayarak, “Yaklaşık 12 yıldır Sapanca Gölü’nü aktif olarak kullanıyoruz dalış ve diğer eğitimlerimizde. Bir takım etkinlikler düzenliyoruz, gölün daha uzun ömürlü sürdürülebilirliğini sağlayabilmek ve daha fazla koruyabilmek adına. Sapanca Gölü, dünyada nadir olan göllerden bir tanesi, Sakarya’nın en büyük zenginliklerinden bir tanesi. Kendini yenileyebiliyor, su altından besleniyor ve aynı zamanda Kırkpınar ve Yanık tarafında bulunan dağlardan gelen dereler ile birlikte göl beslenebiliyor. Canlı popülasyonumuz zengin gölde, birçok balığımız var. Yayın, sazan, turna balığı, kızılkanat, kaptırga, insanlarımızın ıstakoz diye bildiği tatlı su kereveti diye bir kerevitimiz de var. Göl çok zengin bir bölge aslında. Su altındaki otlar ile birlikte zaten normal temizliğini kendisi sağlıyor. Sapanca Gölü çok keyifli bir göl, dışarıdan bakıldığı zaman manzarası veya göl kenarındaki mesire alanlarının insanlar tadını çıkartabiliyor. Ama suyun altına girdiğimiz zaman çok farklı bir zenginlik var. Suyun altındaki canlıların birçoğunu görebiliyor, yoğun şekilde karşılaşabiliyoruz” dedi.

DALIŞ İNSANLARDA MERAK UYANDIRIYOR

Sapanca Gölü’ne gerçekleştirdikleri dalışlar ile insanlara su altının zenginliklerini gösterdiklerini aktaran Aldanmaz, “Sapanca Gölü’nde tüplü dalış insanlarda ciddi merak uyandıran bir aktivite. İl dışından birçok misafirimiz geliyor, dalış yaptırıyoruz, Sapanca Gölü’nü tanıtıyoruz ve su altının zenginliklerini gösteriyoruz. İnsanlara inanılmaz keyif veriyor. Bizler suya geldiğimiz zaman, su yüzeyindeki ısı yaklaşık 25-26 derecelerde seyrediyor yaz mevsiminde. Ama yazın suyun 7-8 metre altına indiğimiz zaman su sıcaklığı ortalama 16 derecelere düşüyor. Ciddi anlamda bir soğuk ile karşılaşıyoruz, buda insanlarda merak uyandırıyor. Sapanca Gölü’ne daldığımızda 6-7 metrelerde bir sus bulutu gibi tabaka ile karşılaşıyoruz ve onun altına da indiğiniz zaman ciddi anlamda 10 derecelik bir ısı değişimi oluyor. Şok havuzuna girer gibi oluyorsunuz, bu da insanları biraz etkileyebiliyor. Bu büyük bir zenginlik ve nimet Sapanca için” diye konuştu.

TERAPİ GİBİ, DİNLENDİRİCİ ETKİSİ ÇOK

Suyun altındaki yaşadığı anları anlatan Aldanmaz, “Buradaki en önemli etken de insanlar ve ilimizdeki kişiler dalışa geldikleri zaman suyun sadece üstünü görüyorlardı ve altında ne olup ne bittiğini hiç kimse bilmiyordu. Suyun altına girildiği zaman canlı popülasyonunun ne kadar zengin olduğunu, kıyı bölgelerinde bulunan otların adeta bir orman etkisi oluşturduğunu, labirent gibi tünellerin arasından geçerek otlar ile resmen dans eder pozisyonda olarak dalış yapıyorsunuz ve buda insanlara cazip geliyor. Gölde dalışa geçtiğiniz zaman adeta bir ovanın içerisinde geziyormuşsunuz gibi oluyor. Derinlik algısı kayboluyor, gökyüzünü göremiyorsunuz, gün ışığı tamamen kayboluyor ve tamamen kendi başınıza kalıyorsunuz. Çevrenizde görebileceğiniz bir şey yok, herhangi bir ses duymuyorsunuz sadece su altında canlılar ile berabersiniz. Tüplü dalışta en çok beni etkileyen şey suyun altındaki sessizlik. Suyun altına girdiğiniz zaman sadece regülatörünüzde çıkan sesi işitiyorsunuz, onun haricinde farklı bir ses veya sizi rahatsız edici herhangi bir durum ile karşılaşmıyorsunuz. Adeta bir terapi gibi geliyor insana, dinlendirici etkisi çok ciddi anlamda” şekline konuştu.

SUYUN ALTI BAMBAŞKA BİR DÜNYA

Suyun altında balık ve bitki popülasyonunun çeşitliliğinden bahseden Atlantis Su Sporları Kulübünde Dalış Eğitmenliği yapan Erdal Güler ise, “Ben kendim su altı fotoğrafçılığı yapıyorum. Geçtiğimiz aylarda İstanbul’dan buraya çok ünlü bir su altı fotoğraf grubu gelip fotoğraf çekimleri yaptılar. Su altındaki canlıların envanterini hazırladılar. Bu şekilde gölde su çekilmeye devam ederse bu gölü kaybedersek, bundan sonra bu güzellikleri göremeyebilir ve fotoğraflayamayabiliriz. Daha bilinçli olmamız lazım bu güzellikleri kaybetmemek adına. Suyun altında bir sürü balık ve bitki popülasyonu mevcut. Sayabileceğimiz balıklar arasında; sazan, turna, kerevit gibi bir sürü canlılar var. Suyun altı bambaşka bir dünya, girdiğiniz zaman yukarıdaki her şeyi unutuyorsunuz. Tüm dertler tasalar aşağıda kalıyor” ifadelerini kullandı.

05 Oca 2021 - 12:08 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Aydın Kahraman - Gol kenarları cok kirletilmiş ve gole ve sazların arasına çok çöp atılıyor, malesef temizleyen yok...her sene aynı görüntü

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 22:32
05

Melek Tan - Bu gölü gerçekten seviyorum! Gerçekten büyülü ve eşsiz! Ancak maalesef son 2 yılda 4 mevsimin tamamı, gölün farklı bölgelerinde, hem kıyıda hem de gölün kendisinde giderek daha fazla çöp görülebilir: plastik, bira ve sudan cam şişeler, plastik poşetler. Şimdi Eshme, Sekakamp gibi alanlardan bahsediyorum. Görünüşe göre bu bölgenin yetkilileri gölü temizlemek için hiçbir şey yapmıyor!

Her insanın doğaya aynı özenle davranmasını ve tüm bu pisliği geride bırakmamasını isterim.

Sevgili yönetim Esme. Lütfen bir şeyler yapalım.

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 13:24
06

Sapanca - @Melek Tan 05 nolu yoruma cevabı: Su pisliği örter anlayışı ile ye iç göle at mantığından toplum kurtulmadıkça berrak su üstünde gezen veya karaya vuran pisliği görerek malesef az insan örnek almakta

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 22:17
03

Hasan. Varol - Benim çocukluğumda 40sene evvel 40 çeşit çeşit balık nesli var idi yeterince kollamiyoruz

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 00:15