Fikri Işık, Haydar Akar’a karşı kaybetti!

2017 yılında dönemin Başbakan Yardımcısı Fikri Işık’ın da aralarında bulunduğu siyasetçilere yönelik yaptığı konuşma nedeniyle Işık tarafından Akar’a tazminat davası açılmış, yerel mahkeme ise Işık’ın tazminat talebini kabul etmişti. Haydar Akar konuyu AYM’ye taşırken, AYM konunun ifade özgürlüğü ihlali olduğunu belirterek “Davacının kendisine yönelik eleştirilere sıradan insanlara göre daha fazla hoşgörü göstermesi gerekir” dedi. Mahkeme, Akar’a tazminat ödenmesine oy çokluğuyla karar verdi.

Nazım Özgün Erbulan
Nazım Özgün Erbulan Tüm Haberleri

2017 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Haydar AKAR, Gebze’de yaptığı basın açıklamasında “Bunların alayı FETÖ’cü. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker de FETÖ’cü. Türkçe Olimpiyatlarını hatırlayın. FETÖ’cü derken 15 Temmuz da silahı aldı darbeci diye demiyoruz. Sağladıkları imkanları ve işbirlikleri olarak söylüyoruz. Milat 17-25 Aralık değil. Türkiye’nin en büyük hırsızlığıdır 17-25 Aralık. Bunlar hesap vermeden FETÖ bitmez. Bunlara hakkımızı helal etmiyoruz. Sokaklarda olmaya devam edeceğiz. Kocaeli’nin sorunlarını gündeme taşımaya devam edeceğiz. 2019 Türkiye için milat olacak. Bunlardan hızla kurtulmamız lazım. Çünkü Türkiye’ye yazık oluyor” ifadelerinde bulunmuştu.

IŞIK, KİŞİSEL VE SİYASİ İTİBARININ ZARAR GÖRDÜĞÜNÜ ÖNE SÜRDÜ

Dönemin Başbakan Yardımcısı, AKP Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, Haydar Akar’ın sözleri üzerine ‘kişilik haklarına saldırıda bulunduğu’ iddiasıyla Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde manevi tazminat davası açarken Akar’ın, kendisini basın toplantısında Fetullahcı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olmakla itham ettiğini ve anılan ifadelerin basına yansımasıyla kişisel ve siyasi itibarının zarar gördüğünü öne sürdü. Yerel mahkeme, davanın kısmen kabulü ile Akar’ın Işık’a 5 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti. Dava istinafa götürürken İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2018 yılında Akar’ın istinaf isteminin esastan reddine, Işık’ın istinaf isteminin ise kısmen kabulüyle Işık’a 10 bin TL tazminat ödenmesine kesin olarak karar verdi.

AKAR 35 BİN TL TAZMİNAT TALEBİNDE BULUNDU

Haydar Akar, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı. Akar, konuşmasının bir bütün halinde değerlendirilmeksizin belirli ifadeler üzerinden dava konusu edildiği, eleştirilerin FETÖ/PDY ile yapılmış iş birlikleri ve sağlanmış imkânlara dayandığını, bir milletvekili olarak kendisinin siyasi eleştirilerde bulunma hakkının olduğunu belirtti. Akar ayrıca siyasetçilerin kendilerine yönelik eleştirilere karşı daha tahammüllü olması gerektiğini ifade ederek Işık’a yönelik eleştiri mahiyetindeki ifadelerinden dolayı manevi tazminat ödemesinin ifade özgürlüğünü, mahkemelerce delillerin eksik değerlendirilmesinin adil yargılanma hakkını, benzer davalarda sahip olunan siyasi görüşe göre mahkemelerce farklı kararlar verilmesinin ise eşitlik ilkesini ihlal ettiğini iddia etti. Akar ayrıca 15 bin TL maddi, 20 bin TL ise manevi tazminat talebinde bulundu.

AYM DEĞERLENDİRDİ

AYM Üyeleri, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi; “Konuşmaya bir bütün olarak bakıldığında başvurucu, Kocaeli milletvekili sıfatıyla partisinin iç meselelerine, yerel seçimlere ve il sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve konuşmasının bir bölümünde Türkçe Olimpiyatları'nı emsal göstererek çok sayıda siyasetçi ile birlikte davacının da bir zamanlar Fetullah Gülen cemaati olarak anılan ama sonradan devleti ele geçirmeye çalıştıkları anlaşılan örgüt ile ilişkilerinin olduğunu iddia etmiştir. Bundan başka başvurucu konuşmasında "FETÖ’cü derken 15 Temmuz da silahı aldı darbeci diye demiyoruz. Sağladıkları imkanları ve işbirlikleri olarak söylüyoruz." sözleri ile FETÖ'cü ifadesini davacının 15 Temmuz darbe girişiminin bir parçası olduğu gibi bir iddiaya dayandırmadığını vurgulamıştır.

“DAVACININ ÖRGÜTE YÖNELİK GEÇMİŞTEKİ YAKLAŞIMI HEDEF ALINDI”

Anayasa Mahkemesi’nin kanaatine göre başvurucu, ana muhalefet partisi milletvekili olarak o tarihte başbakan yardımcısı olan davacının anılan örgüte yönelik geçmişteki yaklaşımını hedef almıştır. Başvurucu, Türkçe Olimpiyatları'na ve davacının geçmiş bazı konuşmalarına atıfta bulunmuştur. Başvurucunun konuşması somut bazı vakalara dayalı değer yargısı niteliğindedir ve ispatlanması beklenemez. Görüldüğü üzere eldeki olayda ilk derece mahkemesi, ihtilaf konusu sözleri olayların ve konuşmanın bütünü içinde değerlendirmekte başarısız olmuş; başvurucunun tazminat ödemeye mahkûm edilmesine neden olan ifadeleri tırnaklama yaparak konuşmanın tamamından ayrı bir şekilde değerlendirmiştir.

“RAHATSIZ EDİCİ BULUNMASI TEK BAŞINA HAKLI GEREKÇE OLAMAZ”

Somut olayda davacıya yapılan FETÖ'cü yakıştırmasının FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişimi ile ülkemize verdiği maddi ve manevi zararlar göz önüne alındığında muhatabı açısından rahatsız edici olduğu kabul edilebilir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında benimsediği gibi demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir. Başvuruya konu konuşmada geçen ve tazminat ödenmesine neden olan bu gibi ifadelerin bazı bağlamlarda kullanımlarının toplumca kaba ve rahatsız edici bulunması hukuk sisteminde ceza veya tazminat şeklinde bir müeyyide bağlanmasının tek başına haklı gerekçesi olamaz.

“DAHA FAZLA HOŞGÖRÜ GÖSTERMESİ GEREKİR”

Davacının kendisine yönelik eleştirilere sıradan insanlara göre daha fazla hoşgörü göstermesi gerekir. Üstelik başvurucunun konuşmasının ve yapılan haberlerin davacının hayatı üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu konuşmadan sonra da davacı başbakan yardımcılığı görevine devam etmiş ve makamı kaldırılana kadar anılan görevi sürdürmüştür. Davacı, hâlihazırda Kocaeli milletvekili olarak TBMM'de görev yapmaya devam etmektedir. Bu bağlamda haberlere konu edilen konuşma nedeniyle davacının kişisel kariyerinin etkilenmediği söylenebilir.  İhlalin niteliği dikkate alınarak başvurucuya net 13 bin 500 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan başvurucunun uğradığını iddia ettiği zararla ilgili bilgi ve belge sunulmadığından maddi tazminat talebi reddedilmiştir.”

AYM: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ

AYM Üyeleri, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vererek, kararın bir örneğinin ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, Akar’a net 13 bin 500 TL tazminat ödenmesine bir karşı oy nedeniyle oy çokluğuyla kabul edildi.

26 Nis 2022 - 11:24 Kocaeli- Gündem

Muhabir  Nazım Özgün Erbulan

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.172.570 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Suriyeli - Mahkemelere artık tuikin açıkladığı rakamlar kadar güveniyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Nisan 23:45


Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?