“Soma Davası mutlaka yeniden görülmeli

Soma faciasının sekizinci yılı nedeniyle düzenlenen basın açıklamasında, “Soma Davası mutlaka yeniden görülmeli ve sorumlular hak ettikleri biçimde cezalandırılmalıdır” ifadelerine yer verildi. 

Nazım Özgün Erbulan
Nazım Özgün Erbulan Tüm Haberleri
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen, "Cumhuriyet tarihinin en büyük maden faciası" olarak kayıtlara geçen Soma faciasının sekizinci yılı nedeniyle bugün İzmit Sabri Yalım Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, TMMOB İKK Sekreteri Murat Kürekçi, SES Şube Başkanı Murat Harata, Yapı Yol-Sen Kocaeli Şube Başkanı Etem Kartal, Eğitim Sen Şube Başkanı Suphi Yıldırım, Makine Mühendisleri Odası Şube Başkanı Mehmet Ali Elma, EMEP İl Başkanı Arzu Erkan, Kocaeli Dersimliler Derneği Başkanı Ruhi Çelik, Tüm Bel Sen Şube Başkanı Erdal Karakuş, Avrupa Birliği eski Bakanı Ali Haydar Konca ve çok sayıda sendika temsilcisi katıldı. 

 “SOMA MADEN FACİASI GÖRÜNMEZ BİR KAZA DEĞİL”

TMMOB Kocaeli İKK Sekreteri Murat Kürekci tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi;  Soma Maden Faciası görünmez bir kaza değil, neoliberal anlayışın sonucu olarak kamu madenciliğinin yok edilmesinin, işçilerin sendikasızlaştırılmasının ve köleci çalışma sisteminin dayatılmasının, madencilik bilgi ve birikiminin yok sayılmasının, teknik bilgi ve alt yapı yetersizliğinin, iş güvenliği anlayışının görmezden gelinmesinin sonucudur. Maden şirketlerinin kârlarını artırabilmek için dayattığı çalışma koşullarının ve siyasi iktidarın emekçilerin hayatlarına değer vermeyen politikalarının bedeli Soma’da 301 madenci hayatlarıyla ödemiştir.

“SOMA DAVASI BAŞLADIĞINDA SANIK SAYISI 45 İKEN…”

Aradan geçen 8 yıl içinde Soma Faciası sadece bir maden felaketinin değil, aynı zamanda bir hukuk felaketinin de adı haline gelmiştir. Dava süreci boyunca yaşananlar ve mahkemenin verdiği karar sonucunda, faciada kaybettiğimiz 301 madencinin acısı üzerine, adaletsizlik ve haksızlık duygusunun derin üzüntüsü da eklenmiştir. Soma davası başladığında davadaki sanık sayısı 45 iken, 2021 yılında sonuçlanan davada, işveren Can Gürkan haricinde sanıklar; maden mühendisi, tekniker ve işçi olarak çalışan maden emekçileriydi. 

“HAPİS BİLE YATMADAN SERBEST KALDI”

45 sanıktan şirket sahibi ile birlikte 2 si kamu çalışanı 6’sı şirket çalışanı maden mühendisi ve 1’i maden teknikeri olmak üzere 10 kişi hapis cezası aldılar. Kamu kurumlarının sorumluluğunu yok sayan, maden şirketin sahiplerinin suçunu hafifleten yargılama süreci sonunda sorumlulara adeta göstermelik cezalar verilmiş, iktidar tarafından çıkarılan infaz indirimiyle de sorumlular neredeyse hapis bile yatmadan serbest kalmıştır. Bugün Soma Faciasının sorumluları dışarıdayken, acılı ailelerin gönüllü avukatlığını üstlenen Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı’nın cezaevinde olması, hukukun içinde bulunduğu içler acısı durumun göstergesidir.

“BİNLERCE EMEKÇİ YARALANMAYA DEVAM ETMEKTE”

Soma Davası, tıpkı Gezi Davası, Çorlu Tren Kazası Davası, 10 Ekim Davası gibi toplumun adalet duygusunu ve hukuka inancını zedeleyen bir biçimde sonuçlanmıştır. Soma Davası mutlaka yeniden görülmeli ve sorumlular hak ettikleri biçimde cezalandırılmalıdır. Ülkemizde Soma gibi bir facia yaşandıktan sonra dahi her ay onlarca emekçi işçi cinayetlerinde yaşamını yitirmeye binlerce emekçi yaralanmaya devam etmektedir. İşçi cinayetlerini, yaralanmaları ve meslek hastalıklarını “işçinin kaderi”, “işin fıtratı” şeklinde ifade etmek ise bilinçli olarak gerçeğin üstünü örten, art niyetli bir yaklaşımdır. Göz göre göre ölümle karşılaşmanın ne kader ne de fıtrat olmadığını çok iyi biliyoruz. 

“BU DÜZEN DEĞİŞMELİDİR”

Soma’da yaşanan acı gerçeğin nedenleri ortadadır. Bugün ülkemizde uygulanmakta olan neoliberal ekonomi politikaları sonucunda iş güvencesinin azalması, esnek çalışma biçimleri, çalışma koşullarının ağırlaşması; özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması; sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıtdışı işçilik ve çocuk işçi çalıştırma, yasal düzenlemelerdeki yanlışlıklar yani düzenin kendisi işçi cinayetlerinin başlıca nedenidir. Bu nedenler ile hesaplaşılmadığı ve bu nedenler görmez gelindiği sürece fabrikalarda, madenlerde, inşaatlarda ve tüm çalışma alanlarında yeni Somaların yaşanması kaçınılmazdır. İşçilerimizi ölümden ve meslek hastalıklarından koruyamayan, işçi sağlığı alanını taşeronlaştıran, işçi sağlığı hizmetlerini niteliksizleştiren ve işyeri hekimlerini en ağır koşullarda çalışmaya mahkum eden bu düzen değişmelidir. Onurlu yaşamak ve onurlu çalışmak için bu düzen değişmelidir. Üzerinden kaç yıl geçerse geçsin 301 madencinin ölümünü, siyasi iktidarın ve kamu kurumlarının sorumluluğunu, madenci şirketin açgözlü sahiplerini ve faciaya sebep olan kişileri asla unutmayacağız. Bu doğrultuda büyük bir inanç ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. İnsanca yaşayacağımız, çalışırken ölmeyeceğimiz, insanca çalışacağımız bir toplumsal düzeni mutlaka kuracağız.”

13 May 2022 - 18:56 - Gündem

Muhabir  Nazım Özgün Erbulan

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.174.415 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?