Gazeteci Cevat Çetin “Orta Dalga” köşesiyle bu kentte bir efsaneydi

Kocaeli medya dünyasında ismi “efsane” olarak anılan gazeteciler vardır. Bunlardan biri de Cevat Çetin’dir.

+4
Haber albümü için resme tıklayın

Gazeteci Cevat Çetin, uzun yıllar gazetemizde ve Özgür Kocaeli Gazetesi’nde “Orta Dalga” başlığıyla köşe yazıları yazdı, önemli isimlerle röportajlar yaptı. Döneminde, şehrin nabzını en iyi tutan gazetecilerden biriydi.

52 YAŞINDA HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU

Genç yaşta aramızdan ayrıldı. 5 Temmuz 1999’da, mesleğinin en verimli çağında, 52 yaşında hayata gözlerini yumdu. Cevat Çetin 23 yıldır aramızda değil, ama yazıları ve meslek ilkeleri hâlâ kentimizin medya dünyasında sıcaklığını koruyor.

LEZZETLİ YAZILAR

Gazetemizin bu 48.kuruluş yıldönümü özel sayısında Cevat Çetin’i de anmak istedik. Birkaç yazısını sizlerle paylaşıyoruz. Eskiler, “Aaa, bizim Cevat bu” deyip lezzetli yazılarını bir kez daha okuyacaklar, yeniler ise “İzmit’ten böyle bir gazeteci de geçmiş” deyip kendini tanıma fırsatı bulacaklar.

İşte Cevat Çetin'in yazdığı yazılardan örnekler: 

Bugünkü ve yarınki dünya

Bağçeşme'de cenaze töreni sırasında kullanılmak üzere hazır-lanmış küçük tabureleri kim akıl etmişse Allah razı olsun. Me-
zar başına konulan 5-10 sandalye öyle çok işe yarıyor ki.
Biz biraz şanslıyız.
Hiç olmazsa, temiz, güzel bir mezarlığımız var..
Hem de sandalyeli.
Hiç olmazsa, yağmurlu, soğuk havada bizi taşıyacaklar, içlerin-den de olsa, küfür etmezler.

Bugünkü ve yarınki dünya..
Önceki gün bir dostun cenazesine gittim.
Bağçeşme Mezarlığı pırıl pırıl.
Yollar tertemiz…
Mezarlar düzgün..
Ben oldum olası çömelip oturamam.
Dizlerimi bükemem..
Beş dakika oturayım.
Virgüle dönüyorum.
Çözmek için üç kişinin çekiştirmesi lazım.
Cenaze toprağa verilirken hoca okumaya başladı.
Kendime bir mezarın betonunu seçtim.
Buz gibi betona oturdum.
O arada dikkatimi çekti.
25-30 sandalye.
Mezar başına getirilmiş.
Cemaat birer tane alıp altına koyuyor.
Dua bitene kadar betonda oturmak,
Ayakta durmak yerine sandalyede rahatça duasını ediyor. Büyükşehir Belediyesi mi akıl etti,
Saraybahçe Belediyesi mi ?
Kim akıl ettiyse Allah razı olsun.

Bırakın benim çömelip oturamadığımı,
O yaşlı insanlar nasıl dua ediyorlar bir görseniz.
Çamurlu mezar taşlarına,
Islak çimenlerin, otların üzerine oturmak yerine sandalyede oturan o ihtiyarların duası yeter insana.
Bazı şeyler çok ufaktır.
Ama çok ses getirir.
Çok işe yarar.
Mezar başına konulan 5-10 sandalye o kadar çok işe yarıyor ki, Çıkanlar, görenler bana hak vereceklerdir mutlaka.
Çanakkale'ye gittiğimde,
Bizim şehit düşen insanlarımızın mezarlarını da, Avusturalyalıların mezarlarını da görmüştüm.
Bizimkilerin içinde koyunlar otluyor.
Onların mezarları yemyeşil çim,
Çiçeklerle bezenmiş..
Bu ülkenin kurtulması için süngü takıp, bağrını düşman toplarına siper edenler,
Hayvan otlağında yatarken.
Ülkemizi istila edenlerin, cennet gibi mezarlarda yatmalarını hazmedememiştim.
Ve düşünmüştüm ki,
Nasıl oluyor.
Ölülerine sahip çıkmayan,
Geçmişlerine sahip çıkmayanlar kendilerine nasıl sahip çıkar.
İşte bu kadar çıkar.
Ama sağ olsun bizim belediye yöneticilerimize.
Mezarlığa gerekli titizliği gösteriyorlar.
Şaka değil,
Gerçekten temiz pırıl pırıl bir mezarlığımız var.
Şimdi diyebilirsiniz,
“Yahu biz dirilerimize sahip çıkamıyoruz,
Ölülerimize nasıl sahip çıkalım..”

Haaa..
Onda haklısınız.
Hani bir hikaye vardır.
Adam basur olmuş.
Doktora muayeneye gitmiş.
Doktor sıkı sıkı tembih etmiş.
“Bu ilaçları kullandıktan sonra mutlaka gel.”
Neyse, adam ilaçları kullanmış,
Bittiği gün aynı hastaneye, aynı doktora gitmiş.
Doktor,
“Nasıl oldun bakalım”
“Çok iyiyim doktor bey. Ama bir şeyi merak ettim. Niçin bu kadar ısrarla gel dediniz.”
Doktor sakin cevap vermiş:
“Sana iyi geldiyse ben de kullanacağım.”
Evet burası Türkiye.
Bakıyorsunuz insan hayatını kurtarmak için kullanılan ilaçlar bozuk çıkmış
Sucuk almışsınız küflü,
Kırmızı biber almışsınız,
Kanserojen maddesi içeriyor.
Biber yerken bir ayrı yakıyor,
Çıkarken ayrı..

Bir de buna kanserojen maddeyi ekleyin.
Yandığınıza şükredin.
Ama biz şanslıyız biraz.
Hiç olmazsa, temiz, güzel bir mezarlığımız var.

Hem de sandalyeli.
Hiç olmazsa yağmurlu, soğuk havada bizi taşıyacaklar, içinden
de olsa küfür etmezler. (10 Şubat 1995)

Yeşil McDonald's gördünüz mü?

Çirkin yapılaşma,
Hava kirliliğinden,
Çevre kirliliğinden de önemli bence.
Yapılar çarpık olunca,
Hava sirkülasyonu olmuyor,
Yahut değişiyor.
Kirli hava dağılmıyor..
Peki nedir çözümü?
Bakın Avrupa bunu yakalamış.
Siz mümkün değil belediyenin imar planı dışında bir inşaat yapamıyorsunuz..
Orada diyorlar ki:

“Arkadaş binanın içi senin, dışı benim..”

Bakıyorum yolda giderken inşaatlara.
Bir mimari rezalet.
Kalfaların çizdiği, inşaat hesaplarını yaptığı binalar.
Kalfa ne inşaat hesabı yapar?
Yapsa yapsa kafadan atar.
Peki mimar ve mühendisin işi nedir?
Mimar estetiğini, mühendis sağlamlığını sağlar.
Alın Dinar depremini.
Üç bina yıkılmış, bir bina sağlam.
Neden?
Demek ki mühendislik hesabı doğru,
Kalfanın hesabı yanlış..
Bilirsiniz.
McDonald's'ın amblemi kırmızı üzerine sarıdır.
Çift M vardır.
Bu Çin'de de kırmızıdır,

Meksika'da da, Rusya'da da..
Sadece Monte Carlo'da McDonald's amblemi de,
Tenteleri de,
Dış görünüşü de yeşil.
Neden?
Monte Carlo'da yaşayan bir vatandaş anlattı.
“Hayır” demiş belediye.
“Sen buraya kırmızı tente, kırmızı amblem asamazsın..”
McDonald's Amerikan firması.
Amerikalılar bu işe son derece dikkat ederler.
Amblemin ebadı bellidir.
Renk skalası bellidir.
Tonunu bile biraz açık yapamazsınız..
Ama Monte Carlo Belediyesi izin vermiyor.
Bu dev şirketin rengini değiştirip,
Yeşil McDonald'sı açtırıyor.
Peki bu dev şirket nasıl boyun eğdi.
Haaa...
İşte mesele bu...
Türkiye'de olsa, böyle bir yasa bulunsa,
Gelir şirket yöneticisi belediyeye bir araba alır,
100 milyon bağışlar, veya bir ambulans hediye eder..
Yasa değişir..
Adam dükkanını anası öpülmemiş çocuk pisliği rengine boyar, İşini yürütür..
Monte Carlo'da da McDonald's var,
İzmit'te de..
Orada da apartmanlar var,
Burada da..
Aradaki fark işte bu düşünce, yasalara saygı.
Çevreye saygı meselesi..
Hikmet Erenkaya ilk geldiği günden beri bas bas bağırıyor: “Çirkin binaların yüzlerini güldüreceğim”

Bunun için de halktan yardım istiyor.
Bir iki bina,
Bir iki apartman dışında kimse buna yanaşmadı.
Belediye zorluyor.
Aslında zorlamak yerine, ceza uygulaması yapmalı.
Pis suratlı binalar,
Çirkin yapılar biraz estetiğe kavuşmalı.
Hepsinden önemlisi,
Yeni yapılan binalarda renk armonisine,
Estetik güzelliğe ağırlık verilmeli.
Binaların içi sahiplerinin olsun,
Ama dışı belediyenin kontrolünde bulunsun.
Güzel bir kent istiyorsak,
Önce kendimiz güzellikler yaratmalıyız.
Basit menfaatler için,
Çirkinliklere paydos demeliyiz.
O zaman şikayete de hakkımız olur... (11 Ekim 1995)

Kurum kokan hava, kurum tutan beyinler..

Amerikalıların aya çıktıkları ilk günü hatırlıyorum.
Gazeteler fotoğraflar yayınladı,
Radyolar yayınlar yaptı.
İnanmadı insanlar.
Kandırıldık dediler.
Türkiye'de Amerika'nın aya ayak bastığına inananların sayısı
yarı yarıyaydı,
Şimdiki entellerin tabiriyle,
Fiftififti..
O gün aya ayak basıldığında inanmayanlar,
Şimdi başka şeylere inanmak istemiyorlar.
Mesela..
İzmit'in bir Avrupa Kenti olacağına..
Halbuki bugün İzmit'te Miss Europe 96 yarışması yapılıyor. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen güzeller,
Bir haftadır İzmit'i geziyor.
Eksikler var,
Fazlalar var,
Ama niçin böyle bir yarışma İzmit'te yapılıyor.
Bunu yakalamak lazım.
Neden organizatör firma, İzmit'i tercih ediyor.
Mutlaka bir şey yakalıyor.
İzmit'te bir Avrupalılık yakalıyor.
Çağdaşlık yakalıyor.
Yöneticilerinde aydınlık buluyor.
Güveniyor.
Bir ölçü müdür bu güzellik yarışmasının İzmit'te yapılması.
Evet...
Bir ölçüdür..

İstanbul'dan Bolu'ya bir çizgi çekin.
Bu çizginin üzerinde seçim kazanan belediye başkanlarının siyasi görüşlerine bakın.
Çağdaşlıklarına bakın.
Üç dört tanesinin dışında,
Bir şey bulamazsınız.
Bunlardan birincisi,
En büyüğü İzmit'tir.
Bir kadının bacağını, pantolonunun cebinde elinde görmek isti-yorsan,
Peçeli kadını da,
Hamamda hayal edersin.
Senin kafan karanlıksa,
Senin amacın başkaysa,
Kızın mini eteği değil,
Mantonun altındaki kabarıklık bile senin kalbini bozar.
Kardeşim,
Senin kalbin bozuksa,
Senin niyetin kötüyse,
İster mayoluya bak, ister çarşaflıya.
Değişen bir şey olmaz.
Önemli olan o kafanın içindeki beyindir, düşüncedir.
Kafan istediğin kadar büyük olsun,
Kara amacın sakal gibi sarkmışsa,
İster kafayı kes, ister sakalı,
Değişen bir şey olmaz.
Kocaeli, Avrupa kenti olma yolunda hızla ilerlemektedir. Ayakkabılarımızda çamur da olsa,
Yağmur yağıp dükkanımızı sel de bassa biz bu aşamaları geçmek zorundayız.
Önce aklımızı apış aramızdan,
Pantolon cebinden yönetmek yerine gerçekleri yakalamalıyız.. Seçilen güzeller, birer kültür elçisidir bizim için.
Kurdukları ilişkiler,
Geliştirecekleri bağlantılar birer adımdır.
Hepsinden öteye,
Bir farklıdır İzmit..
Geri kafaları olsa da, hırslıları, kıskançları olsa da farklıdır.
Onlar hamurun içinde yoğrulup,
Geçmişin içinde kaybolup gideceklerdir.
İstedikleri kadar tepinsinler,
İstedikleri kadar gömüldükleri çamuru çevrelerine sıçratmaya çalışsalar da.
O çamur kendilerini boğar..
İzmit çağ atlamaktadır.
Türkiye'ye örnek bir kent olmaktadır.
Buna öncülük eden,
Ticaret Odasına da, Sanayi Odasına da,
İzmit Büyükşehir Belediyesine de teşekkür etmek gerekir. Vali'ye,
Emniyet Müdürüne teşekkür borçludur bu kent..

Çünkü,
Geri kafaların, kurum tutan beyinlerin karşısında tavır almasını bilmektedirler.
İzmit'in atmosferinde kurum kokusu yok,
Beyinlerdeki kurum kokusu,
Onlar da silinmeye mahkum bence.. (4 Ekim 1996)

# bir

15 May 2022 - 20:00 - Gündem

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.305.501 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


GARSON ARANIYOR

Merkez Lokantası’nda devamlı ve part time çalışacak bay / bayan garsonlar aranıyor. Görüşmeler yüz yüze yapılacaktır.

ACİL PERSONEL ARANIYOR

Hereke ve Gebze bölgesindeki firmamızda çalışacak personeller aranmaktadır. Aranan kriterler; - Meslek liselerinin elektrik, elektronik bölümlerin...

0530 076 37 74

ELEMANLAR ARANIYOR

Başiskele’de bulunan  FSM Boru Profil firmamıza eleman aranıyor. - 10-12 kişiye kadar yemek yapabilecek,  - Geri kalan vakitlerde ofis temizliği yap...

0532 501 10 32 

TIR ŞOFÖRÜ ARIYOR

Şirketimizin şehir içi veya dışındaki şantiyelerinde görevlendirmek üzere; - Tercihen İzmit ve çevresinde ikamet eden, - C D E Sınıfı Sürücü Belge...

0534 593 91 75 GÖK-YOL İNŞAAT 

Eleman aranıyor

Profil boru sac npı npu köşebent satışı yaptığımız firmamızda depo ve sevkiyat elemanı aranmaktadır.  Yol ve yemek ücreti verilmektedir.  

0552 596 10 41 CEYSEL MAKİNA ÇELİK

ELEMANLAR ARANIYOR

- Askerlik ile ilişiği olmayan; - 18-40 yaş arası, emekli olmayan, *ÜRETİM PERSONELİ *FORKLİFT OPERATÖRÜ *TEMİZLİK PERSONELİ-BAY (Daha önce özell...

AYSEL İNŞAAT TAAH. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

Büyükbaş ve küçükbaş kurbanlık satım ve kesimi

İKİZLER KURBANLIK Büyükbaş ve küçükbaş kurbanlık satım ve kesimi yapılır. Büyükbaş hayvanda hisse verilir. Satış 1 : Gündoğdu Mah. Zübeyde Hanım Ca...

0533 592 32 35 

ELEMANLAR ARANIYOR

GENEL NİTELİKLER VE İŞ TANIMI Şirketimiz Kocaeli Lastik San. A.Ş üretim bölümünde çalıştırılmak üzere aşağıda nitelikleri belirtilen üretim işçisi ad...

KOLSAN

DERİNCE’DE SATILIK DAİRE

Derince Sırrı Paşa Mahallesi Öğretmenler Caddesi İrfan Sokak’ta 5 yaşında binanın 3. katındaki  çatı dubleks, Krediye uygun 3+1, brüt 175 metrekare  K...

0537 297 46 20

HURDA GAZETE SATILIR

Hurda (eski gazete) gazete satılır. Kilo fiyatı : 8 TL

0262 323 39 17

Anket Bu yaz tatilinizi nerede yapacaksınız?