Yarım asrı aşan bir aşk hikayesi

Kandıra Hediyeli Köyü’nde yaşayan Mustafa ve Hacer Yaşar çifti, evlilikleri ile herkese örnek oluyor. 52 seneyi aşan evlilik hikayelerinden bahseden çift, her anını birlikte geçiriyor

Haber albümü için resme tıklayın

Kandıra’ya bağlı Hediyeli Köyü’nde ikamet eden Mustafa ve Hacer Yaşar çiftinin 52 yılı aşan evlilik hikayesi yeni aşıklara taş çıkartıyor. 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla sohbet ettiğimiz Yaşar çifti, buldukları bir parça ekmeği bile birbirleri ile bölüşmeden yemiyor. 69 yaşındaki Mustafa Yaşar, 12 sene önce felç olan 70 yaşındaki eşi Hacer Yaşar’a tek başına bakıyor. Onların en iyi günleri hasta olmadıkları gün, en iyi zamanları ise birlikte geçirdikleri saatleri.

SAYGI VE SEVGİLERİ EKSİLMEDİ

Mustafa ve Hacer Yaşar çiftinin evlilik hikayesi duyanları imrendirir cinsten. Aynı köyde ikamet eden ve çocuk yaşlarda kaçarak evlenen çiftin 52 senedir devam eden birlikteliklerinde saygı ve sevgi hiç eksilmemiş. Günümüzde her gün, her yerde karşılaştığımız sahte ilişkilere, boşanmalara, aile içi şiddete ve sahte sevgilere inat birlikteliklerini ilk günkü sıcaklığı ile koruyan evli çift şimdiye kadar bırakın kavga etmeyi en ufak tartışmaya bile girmemiş. Yaşar çiti, 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle uzun evliliklerinin sırlarını, yaşlarının ilerlemesi üzerine hiç azalmayan sevgilerini gazetemiz aracılığı ile okuyucularımızla paylaştı.

Eşinizle nasıl tanıştınız ve evlendiniz?

Mustafa Yaşar: Biz çocukluk arkadaşıydık. Bu köyde doğduk, evlerimiz karşı karşıyaydı. Aynı okulda okuduk. Yaşlarımız 14-15’e geldiğinde daha fazla görüşmeye başladık. Tabi o zaman öyle yolda, sokakta şimdiki gibi rahat rahat konuşamıyorsun. Tarlada ya da hayvan otlatırken gizli gizli görüşüyorduk. Daha sonra biz ailemle beraber Kandıra’ya taşındık. Köyden taşınınca daha az görüşüyorduk. Sırf onu görmek için Kandıra’dan köye su doldurmaya geliyordum.

“KAÇIRMAYI KAFAMA KOYDUM”

Ben 15 yaşına geldiğimde Hacer’i kaçırmayı kafama koydum. Bir gece evine merdiven dayadım ve camını tıklattım. Beni camda merdivenle görünce çok şaşırdı çünkü haberi yoktu geleceğimden. İki ihtimalimiz vardı. Ya Hacer benimle gelecekti, ya da babası görecekti ikimizi de ve öldürecekti. Bana hemen aşağıya inmemi, kendisinin de kapıdan çıkıp geleceğini söyledi. Biraz bekledim. Sonra birlikte Kandıra’ya gittik. O zamanlar araba yok tabi, buradan Kandıra’ya yürüdük.

Şuanda çocuk diyebileceğimiz yaşta kaçarak evlendiniz. Bu durum sizi zorlamadı mı? Ya da o an neler hissettiniz?

Hacer Yaşar: İkimiz de sevinçten o yolu nasıl gittiğimizi bilmiyoruz. Kaçtığımız duyulunca ailem bana çok kızdı. Düğünüme de kınama da gelmediler. Ama ben yine olsa yine de kaçardım. Yaşlarımız reşit olunca resmen evlendik. Mustafa askere gidince ben onun ailesiyle kaldım.

Kaçtıktan sonra nasıl geçindiniz? Ne iş yapıyordunuz, maddi durumunuz nasıldı?

Mustafa Yaşar: Askere gitmeden önce kahvede çalışıyordum. Gelince de kahvede çalışmaya devam ettim. Bir süre otobüsçülük yaptım. Sonra da Gebze’de fabrikaya işe girdim. O fabrikadan da emekli oldum. Eşim de Gebze’de bir okulda hademelik yaptı. O da o okuldan emekli oldu. Çalışırken köyümüze ev yaptık. Şuanda da bu evde oturuyoruz. Her zaman ayağımızı yorganımıza göre uzattık. Hiçbir zaman fazla mal mülk sevdalısı olmadık. Allah bize neyi nasip ettiyse çok şükür onunla geçindik, bu günlere geldik.

Anlaşmazlık yaşadığınız günler oldu mu?

Mustafa Yaşar: Şimdiye kadar en ufak kavgayı bir tarafa bırakın hiç tartışmamız bile olmamıştır. Bunun nedeni ise ben henüz 10 yaşındayken bir komşumuz sürekli eşini döverdi. Üstelik sadece eşi değil, kayınvalidesi ve kayınpederi ile birlikte dövüyordu. Bu durum beni çocukluğumda çok etkiledi. O zamanlar kendi kendime söz verdim. Eğer büyür de evlenirsem asla eşimi dövmeyeceğim, kimseye de dövdürmeyeceğim dedim.

Günümüzde yaşanan aile içi şiddet olaylarını ve boşanmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mustafa Yaşar: Şuan yaşanan aile kavgalarına anlam veremiyorum. Asla bir taraf suçlu değildir. İki tarafta da suç vardır. Günümüzde yaşanan aile içi sorunların en büyük sebebi geçim sıkıntısıdır. Şuanda bir aile ister köyde ister şehirde yaşasın en az 4 bin 4 bin 500 TL geliri olması gerekiyor.

“İNSANLARIN RUHHALLERİ BOZULDU”

ay-1518523851.jpg?r=688fa3b903765c3ca3657711ad5aa337

Bu günlere gelene kadar ben sokak ortasında öldürülen kadın duymamıştım. Ama artık insanların ruh halleri bozuldu. Geçim sıkıntısı herkesi etkiliyor. Televizyondaki dizilerde yer alan sahte karakterler ve sahte yaşam hikayeleri, herkesin çok çabuk zengin olma sahneleri özellikle de gençleri çok etkiliyor. Boşanmaların da ana sebebi bence budur.

Sizce uzun evliliğin sırrı nedir? Kavga etmeden nasıl uzun süre geçinilebilir?

Mustafa Yaşar: Biri konuşurken biri susacak. İki kişi aynı anda konuşursa o evlilik yürümez. Eşler birbirlerine karşı saygılı olmalıdır. Karşısındaki insanın durumunu göz önüne alarak bir şeyler istemelidir. Şimdi bakıyorum kadın eşine diyor ki bana şunu al, bunu al. Ama nasıl alacağını söylemiyor. Sormuyor ki durumumuz nasıl, ben bunu istiyorum ama alabilecek miyiz demiyor.

Evliliğiniz boyunca sizi en çok korkutan olay ne oldu?

Mustafa Yaşar: Eşim mide kanaması geçirdi. O zaman çok korkmuştum. Kış mevsimiydi ve dışarıda da çok kar vardı. Eskiden öyle araba bulmak kolay değil. Karayollarının ekiplerine ulaştık, muhtarımız aracılığıyla yolları açtırdık ve hastaneye öyle gidebildik. 28 gün boyunca hastanede başucunda bekledim. 2006 yılında beyin kanaması geçirdi. Ona bağlı olarak felç oldu. Şuan sol eli tam tutmuyor. Yürürken de baston değneği kullanıyor. Eşim bana hizmet edemediği için çok üzülüyor ama evde bütün işleri ben yapıyorum. Bu durumdan da asla şikayetçi değilim. Seve seve eşime hizmet ediyorum.

Eşinizle birlikte nasıl zaman geçiriyorsunuz? Emeklilik günleriniz nasıl geçiyor?

Mustafa Yaşar: Şimdiye kadar dışarıda tek başıma ne yemek yedim, ne de çay içitim. Ben her şeyimi eşimle paylaşmayı seviyorum. Sabah kalkarım kahvaltıyı hazırlarım. Çayı demlerim, yemeği yapar, bulaşığı yıkarım. Benim en iyi gecem hastaneye gitmediğimiz gece, en iyi günüm hasta olmadığımız gündür. Her gün saat 3’te evde çayı demlerim, birlikte çay içeriz. Dışarından yemek yiyeceğimiz zaman alır gelir evde yeriz. Evimize yakın köy kahvemiz var. Bazen birlikte dışarı çıkar orada çay içeriz.

Hikaye, Sevim Deren’i çok etkiledi

lu-1518523870.jpg?r=97e392db481afebd52b7ffbae34108bb

Evli çiftin hikayesi; hasta olan eşine ilaç almak üzere Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Kandıra Şube Başkanı Sevim Deren’in eczanesine giden Mustafa Yaşar’a Deren’in ‘Çay içer misin’ sorusunu sorması üzerine gün yüzüne çıktı. Mustafa Yaşar’ın ‘Ben eşim olmadan hiçbir yerde çay içmem’ cevabı üzerine şaşıran Sevim Deren, “Eşini çok mu seviyorsun. Bu yaşta bu nasıl sevgi” diye sordu. Bunun üzerine Mustafa Yaşar, 15 yaşında kaçarak evlendiğini belirterek eşini ilk günkü gibi sevdiğini söyledi. Mustafa Yaşar’ın hikayesi Deren’i çok etkiledi.

13 Şubat 2018 - Gündem

Muhabir Nuri Akçaharman


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket 24 Haziran Milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?