TABİP’ler Şehir Hastanesi önünden Fahrettin Koca’ya seslendi: “Susma!”

Kocaeli TABİPLER Odası başkanı Ayşe Engin Arısoy ve sağlıkçılar bir araya gelerek Sağlık Bakanlığına seslendi. Açıklamada: “Sayın bakan siz sosyal medyadan çağrı yapmaktan daha fazlasını yapacak mısınız? Birileri bizim sesimizi duymadığı gibi duyulmasın diye elinden geleni yapmıyor. Ama emek bizim asla emeğimizin sömürülmesine izin vermeyeceğiz” şeklinde sağlıkta şiddete ve ekonomik sorunlara dikkat çekildi.

Dilara Polat
Dilara Polat Tüm Haberleri
TABİP’ler Şehir Hastanesi önünden Fahrettin Koca’ya seslendi: “Susma!”
TABİP’ler Şehir Hastanesi önünden Fahrettin Koca’ya seslendi: “Susma!”
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Kocaeli TABİP’ler Odası bugün sağlıkta şiddete ve ekonomik sıkıntılara dikkat çekmek için Kocaeli Şehir Hastanesi’nin önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya hala susacak mısınız? Şeklinde gönderme yapılması dikkat çekti. Sağlıkçıların siyah giyinme eylemine TABİP’ler Odası Başkanılığının yanı sıra CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, Tüm Bel Sen Şube Başkanı Erdal Karakuş ve hekimler katıldı.

ŞİDDET MAĞDURLARINI ANDILAR

Açıklamayı okuyan TABİP’ler Odası Başkanı Ayşe Engin Arısoy şu ifadelere yer verdi: “Beş yıl önce sağlıkta şiddet Nedeniyle Kaybettiğimiz Dr. Fikret Hacıosman'ı Saygıyla Anıyoruz. Şiddet Olmasaydı, Dr. Fikret Yaşayacaktı. Beş sene önce, 2 Ekim 201 Ude Dr. Fikret Hacıosman'ı, görev yaptığı hastanede silahlı saldırı sonucunda yitirmiştik. Kendisini ve sağlıkta şiddet nedeniyle kaybettiğimiz tüm hekim/sağlık emekçilerini saygıyla anıyoruz. Sağlıkta şiddet son bulana kadar mücadele edeceğimize yeniden söz veriyoruz.Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları olarak; 2003'ten beri ülkemizde Sağlıkta Dönüşüm Programı ile had safhaya ulaşan piyasacı; halk sağlığını ve hekimleri/sağlık emekçilerini yok sayan, değersizleştiren sağlık politikalarının şiddeti daha çok artıracağını söyledik ve sağlıkta şiddet nedeniyle 1988'de kaybettiğimiz Dr. Edip Uğurcan Kürklü dışındaki tüm meslektaşlarımızı ne yazık ki yaratılan tüketici sağlık politikalarının hızla bizleri de tükettiği son 20 sene içerisinde kaybettik.
Dr. Fikret Hacıosman'ın ölümünün ardından da sağlıkta şiddete karşı etkili önlemler için yüzlerce defa çağrı yaptık. Ancak çağrılarımıza kulak verilmemesi sonucunda her gün ama her gün Türkiye'nin farklı şehirlerinden akıl almaz şiddet olayları duymaya devam ettik.

“MAALESEF ACIYLA YAŞIYORUZ”

Yürüttüğümüz mücadele sonucunda adım atmak zorunda kalan Sağlık Bakanlığına; önerilerimizin yalnızca bir kısmını alarak çıkarılan yasanın yetersiz olduğunu, sorunun yalnız yasayla da çözülemeyeceğini, toplumsal varoluşumuzu aşındıran, şiddeti körükleyen düşmanlaştırıcı politikalarla sağlık sistemi başta olmak üzere her boyutu kapsayan bütünlüklü bir değişim gerektiğini ilettik. Geldiğimiz noktada, ne gerçekten caydırıcı önlemler alındı ne de çalışma alanlarımızda ve koşullarımızda sağlıkta şiddete karşı düzenlemeler yapıldı. Geçtiğimiz sene, Dr. Ekrem Karakaya'nın ölümünden birkaç ay önce önerdiğimiz, sağlık kurumlarına silahla girilmemesini de içeren yasal düzenlemeler de görmezden gelindi. sonuçlarını maalesef acıyla yaşadık, yaşıyoruz.

“ÜLKEYİ YÖNETENLERİN NEFRET DİLİ YÜZÜNDEN..”

Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; 3-5 dakikaya sığdırılmaya çalışılan muayenelerle verilemeyen sağlık hizmeti, yok ilaçlar, sayılan yapılamayan sağlık hakkı, iyileşemeyen hastalıklar, bulunamayan ameliyatlar, mesleki özerkliğe yönelik müdahaleler, hekimlerin/sağlık emekçilerinin tükenmişliği ve son zamanlarda iyice derinleşen ekonomik zorluklar, toplumun sağlığını bozdu. Toplumda artarak süregelen şiddet iklimi, sağlığımızı bozan, bizi yok sayan, tüketen, değersizleştiren sağlık politikaları, hem bizi hem de halkı geçinememeye sürükleyen ekonomik buhranla birleşince; sağlığın fiziksel, zihinsel, toplumsal bütün bileşenleri de zarar görerek sağlık alanlarında şiddete de zemin oluşturdu. Aynı zamanda ülkeyi yönetenlere kadar uzanan nefret ve şiddet dili de sağlıkta şiddeti körükledi.

“SAYIN BAKAN HALA SUSACAK MISINIZ?”

Sağlık Bakanına yeniden sormak istiyoruz. Artık canımıza da kasteden bu sorunlarımıza karşı halen sadece tweet atmakla mı yetineceksiniz? Hekimlerin, sağlık emekçilerinin yaşadıkları sorunlar için tek yapabileceğiniz bu mu? Her ay sayısı katlanarak artan yüzlerce hekim bu kötü koşullar ve gelecek kaygısıyla ülkesini terk ediyor. Neredeyse hepimiz, çalışma yükümüzün yanında bu sağlık sisteminde ruhsal anlamda zorluklarla da karşılaşıyoruz. Daha geçen hafta üç meslektaşımız intihar etti. Yüzlerce sağlık emekçisi her gün şiddet görüyor. Tüm hekimler/sağlık emekçileri geçim derdi ile boğuşuyor. Günde en az 100 sözel ve fiziksel şiddetle karşılaştığımız, hekimlerin yüzde 84'ünün en az bir kere şiddete maruz kaldığı çalışma koşullarındayız.
Önceki gün Ankara EAH acil servisine silahla giren bir kişinin ateş etmesi sonucu, bir sağlık çalışanı kıl payı ölümden dönmüştür. Silahla hastaneye bu kadar rahat girip ateş edilmesi, Sağlık Bakanı ve diğer yetkililerin önlem alma konusunda harekete geçmeleri için yeterli değil midir?
Sayın bakan, siz halen susacak mısınız? Sosyal medyadan mesaj göndermekten daha fazlasını yapacak mısınız?

“EMEK BİZİM SÖZ BİZİM”

TTB ve tabip odaları olarak Sağlıkta artan şiddetin de, toplumda körüklenen şiddet dilinin de karşısındayız ve sağlıkta şiddetle etkin mücadele çağrımızı yineliyoruz. Birileri bizim sesimizi duymadığı gibi, duyulmasını engellemek için elinden geleni yapıyor ama dün olduğu gibi yarın da daha da güçlü bir şekilde "emek bizim, söz bizim" demeye devam edeceğiz. Asla yaşamımıza kasteden bu çalışma koşullarına boyun eğmeyeceğiz, emeğimizin sömürülmesine, geleceğimizin karartılmasına izin vermeyeceğiz.
şimdi, bir kişi daha eksilmeye sabrımız yok. Bir gün daha kaygıyla çalışmak istemiyoruz. Bir kere daha yaşatmak isterken ölmek istemiyoruz. Bu nedenle başlattığımız eylem sürecinde topluma çağrımızdır; Sağlıkta yaşadığınız sorunların sorumlusu ne hekimler ne de sağlık çalışanlarıdır. Randevu bulamamanızın, 5 dakikada muayeneye mecbur bırakılmanızın, eczanelerde kalem kalem ödeme yapmanızın, hastanelere ulaşamamanızın ve diğer bütün sorunlarınızın sorumlusu bu sağlık sistemidir. Gelin bu sistemi hep birlikte değiştirelim. Meslektaşlarımıza çağrımızdır; Ne yaşamlarımızdan, ne de mesleğimizden vazgeçmiyoruz. Bu eylem sürecinde etkili sağlıkta şiddet yasası, güvenli çalışma alanları taleplerimizi yükseltelim. Yaşamı ve yaşatmayı kendine şiar edinmiş bir mesleğin mensupları olarak sağlıkta şiddete karşı her yönüyle mücadelemiz devam edecek.”

02 Eki 2023 - 13:15 - Gündem

Mahreç  Dilara Polat

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 3.990.727 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Eren - Terbiyesizler.Sizin hastalara yaptığınız hakaretlerin hesabını kim verecek?Maddi olarak hepiniz iyi durumdasınız.Hiç sebepsiz grevleriniz hastaları mağdur etmiştir.TTB terörist bir topluluk olduğunu düşünüyorum

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 03 Ekim 19:14
04

Umut - Sayın büyüklere sesleniyorum doktorlara uzanan eller kırılsın bunları idam etsinler hem iyileştirecek bizi hem öldürecek idam isteriz

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 16:18
03

Ferhan - 60.000 TL maaş az geldi hemşire yarısını alamıyor.

Şiddet bahane, para şahane...

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 03 Ekim 14:20
02

Saklı - Tabi sizde haklısınız o kadar iyi hemşireler var ki gelde katil olma dercesine siz önce bir kendi icinizdekileri ayırın şuan Kocaeli Şehir Hastanesin deyim ve hemsireden gördüğüm muamleyi kimseden görmedim doktorumuz çok iyi çok ilgili ama hemşireler malesef sorun...

Yanıtla . 3Beğen . 3Beğenme 03 Ekim 08:03
01

Işsizlerin Durumu - işsizlik gerçekten kötü şey insanın işi olmayınca böyle nerede gürültü hava kirliliği etrafa pislik yapayım derdine düşüyor

Yanıtla . 2Beğen . 6Beğenme 02 Ekim 13:51