Kocaeli yakın tarihinde az bilinenler, unutulanlar…

Kocaeli yakın tarihinde az bilinenler, unutulanlar…
Kocaeli yakın tarihinde az bilinenler, unutulanlar…
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Yavuz ULUGÜN

Kocaeli yakın tarihinde az bilinenler, unutulanlar…

16 Kasım 1925, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Bey, Rusya’dan dönüş yolunda İzmit’te.

Tarihler 1919'u gösterirken Türkler bir bağımsızlık savaşına hazırlanıyor, Sovyetler ise taze olan devrimlerini uluslararası camiada tanınır hale getirmek istiyorlardı.

Bu iki devletin ortak noktası ise 'emperyalizm karşıtlığı idi. Hatta bu durumu belgelercesine Rus Dış İşleri Komiseri Çiçerin 13 Eylül 1919'da şöyle diyecektir: ' Türk halkı sömürücüler idaresinden kurtulmalıdır.' Böylece Büyük Millet Meclisi, kolaylıkla ilk diplomatik ilişkisini Sovyet Rusya ile kurar. 16 Mart 1921'de Moskova Antlaşması imzalanır. Buna göre Ruslar Misak-ı Milli'yi tanırlar.

Milli Mücadele biter, Lozan imzalanır ve genç Türkiye, Lozan'dan kalan problemlerin çözümüne yönelir ki bunlardan biri de Musul sorunudur. Bu sorun ile ilgili Milletler Cemiyeti'nin İngiliz yanlısı tutumu Türk tarafını Sovyetler'e yaklaştırır.

1 Aralık 1925'te yedi büyük Avrupa devleti arasında imzalanan, Batı Avrupa’daki sınırların değişmezliğini teyid ederken, Doğu Avrupa’daki sınırların revizyona tâbi tutulmasına olanak veren Locarno Antlaşması, Sovyetler'i yeni Avrupa düzeninde adeta yok sayar. Bunun üzerine Sovyet Rusya da Türkiye'ye yanaşır. Ardından, Milletler Cemiyeti’nin Musul ile ilgili aldığı olumsuz karardan bir gün sonra, hiç memnun olmayan Türkiye ve Rusya arasında 17 Aralık 1925'te Paris’te, Dışişleri Bakanları Dr. Tevfik Rüştü Aras ve Çiçerin tarafından “Tarafsızlık ve Saldırmazlık Antlaşması” imzalanır. Bu antlaşmaya 3 yıl ömür biçilmişse de 1945’e kadar yani tam 20 yıl geçerliliğini sürdürmüştür.

1926’da Ankara’da SSCB büyükelçiliği resmi törenin ardından bir konser ile açılmış, Tevfik Rüştü Bey iki ülke arasındaki ticari anlaşmazlığı çözmek üzere, Kasım ayında Sovyet dış işleri bakanı Çiçerin ile görüşmek için Odesa’ya gitmiştir. 14 Kasım 1926’da Hamidiye Kruvüzörü ile Odesa’ya gidip limanda kendisini bekleyen Çiçerin ile sıcak buluşma, Avrupa basını tarafından hoş karşılanmamıştı.

Odessa görüşmesi sonrası Çiçerin Moskova'ya doğru yola çıkarken, Tevfik Rüştü Bey'i taşıyan Hamidiye kruvazörü de İstanbul limanına varışta kısa bir mola verdi. Tevfik Rüştü Bey, Hamidiye gemisinde İstanbul valisini, diplomatik delegasyonu ve gazetecileri kabul etti. Daha sonra kruvazör saat 10.00’da İzmit'e doğru hareket ederek Tevfik Rüştü Bey'in trenle Ankara'ya dönmesini sağladı.

Görüşmeler sonunda Çiçerin, Mustafa Kemal’e mektup yazarak Sovyetler Birliği’nin Türkiye’nin Balkanlardaki çıkarlarını tehlikeye sokacak hiçbir girişimde bulunmayacağını bildirirken, Türkiye ise görüşmeden hemen sonra, sürekli üyelik verilmediği takdirde

Milletler Cemiyeti’ne girmeyeceğini açıkladı. Türkiye’ye sürekli üyelik verilmesi söz

konusu da olmadığından, bu açıklama üye olunmayacağı anlamına geliyordu.

İzmit yakınlarından geçen 30 derece doğu boylamı. Meclis tarafından 26 Aralık 1925 günü kabul edilen takvim ve saat hakkındaki iki kanuna göre o zamana kadar kullanılmakta olan Hicri ve Rumi takvimlerin yerine Miladi takvim kabul edildi. 31 Aralık 1341 gününü takip eden gün yani, 1 Ocak 1926’dan itibaren de kullanılmaya başlandı. Böylece devlet işlerindeki karışıklık önlendi. Takvimdeki bu değişikliğin yanında, alaturka denilen güneşin batışına göre ayarlanan saat yerine, dünyanın kullandığı çağdaş saat sistemi kabul edildi. Batıdan alınan zaman ölçüsü ile bir gün, gece yarısı 0’dan başlayarak 24 saate bölünüp, günlük hayat düzene sokuldu. İzmit yakınlarından geçen 30 derece doğu boylamı Türkiye Cumhuriyeti saat dilimlerinin hesaplanması için temel kabul edildi. Bu boylamı belirleyen üzerinde bir prizmanın bulunduğu çelik direkt yakın zamana kadar ODTÜ-KYÖD Okulu’nun bahçesinde dikili idi. Daha sonra yapılan bir düzeltme ile bu boylamın İzmit’in az doğusunda Kartepe üzerinden geçtiği belirlendi.

1929 Şubat ayı başları. Çeyrek yüzyıldan beri ilk kez İstanbul Boğazı’nın bazı noktaları buz tuttu. Kara tarafında kar 4 metreye ulaşıyor. Ankara ve Suriye trenleri kar nedeniyle İzmit’te mahsur kaldılar.

4 Ocak 1931, Menemen olayı ile ilgili olarak İzmit’te yakalanan 14 kişi İzmir’e gönderildi.

31 Ocak 1931. Yarın Gazetesi başyazarı Arif Oruç ve sorumlu müdürü İzmit’te birer yıldan fazla hapse mahkum oldular.

1932, Mehmet Ali Kağıtçı’dan aldığı bilgiler ışığında, Celal Bayar’ın yöneticiliğini yaptığı İş Bankası İzmit’te kâğıt fabrikası kurmak ve proje onayı almak için Devlet Sanayi Ofisi’ne başvurur. Ancak Ofis ve İktisat Bakanı (Mustafa Şeref Özkan) bu işi “devlet” yapacak diyerek kâğıt fabrikası yapımı işini İş Bankası’na vermez. Ancak daha sonra Bayar, Ekonomi Bakanı olarak Başbakan İnönü ile birlikte Kağıt Fabrikası’nın temel atma törenine katılacaktır.

Eylül 1933, İsmet Paşa’ya bir suikast mı düzenlenmişti? Bir Fransız gazetesinin 21Eylül 1933 İstanbul kaynaklı bir haberine göre içinde, Ankara’dan Sofya’ya gitmekte olan İsmet Paşa’nın da bulunduğu tren Gebze istasyonuna yaklaşırken bir demiryolu denetçisi bir rayın cıvatalarının çıkarıldığını fark ederek teknik ekipleri derhal haberdar etmiş ve olası bir raydan çıkmayı önlemiştir. Mühendisler ve polisler oluşan bir heyet, olayın bir saldırı demesi mi, yoksa basit bir görev hatası mı olduğunu araştırmışlardı.

14 Aralık 1935, Nazım Vapuru ile 1.750, Cumhuriyet Vapuru ile 1,768 kişi olarak Romanya’dan Derince’ye gelen Tatar göçmenleri kendilerine hazırlanan yerlerine yerleştirilirken Kızılay tarafından sıcak yemek verilmiştir. Göçmenler beraberlerinde 748 koyun, 336 sığır, 1,340 at, 25 tay ve 426 araba getirmişlerdir. Yakında köylerde kendileri için hazırlanan yerlere dağıtılacaklardır.

26 Temmuz 1935 Derince Limanı’nda Patlama. Derince Limanı alanında bulunan bir cephane deposu civarındaki kuru otlar, tren yolcularının attığı sigaralardan çıktığı zannedilen yangın küçük ve eski bir fişek ve bomba deposuna ilerlemeye başlamış, depo nöbetçisi kimseye haber vermeden kendi söndürmek istemişse de başaramamıştır. Yangın depoya sirayet etmiş, barutların tutuşması ile depoda bulunan piyade fişek ve bombaları patlamaya başlamıştır. İzmit ve Kadıköy itfaiyeleri yetişerek sabah saat sekize kadar tehlikenin büyümesini önlemişlerdir. O civardan geçen demiryoluna patlamamış birkaç bomba düşmüş, hat temizleninceye kadar tren seferleri durdurulmuştur. Toros ve Ankara Ekspreslerinin yolcuları İzmit’ten İstanbul’a deniz yolu ile ulaştırılmışlardır. Can kaybı olmayıp, altı itfaiyeci hafif yaralanmışlardır. Hat ertesi gün açılmıştır.

29 Ekim 1936 Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını izleyen bir Fransız gazeteci, Gazi’nin önündeki resmi geçitte sert adımlarla yürüyen tüfekli deniz müfrezesini “İzmit’in Mavi – Beyaz Şeytanları” olarak tanımlıyordu.

1920 Rize doğumlu ünlü ressam Cevat Dereli, 1936 yılında İzmit Halkevi’nde Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Sergisinde Sinop peyzajı ile birincilik kazandı.

13 Ocak 1940, Erzincan’dan Tekirdağ’a bir dizi deprem, Karadeniz’deki sert havalardan 20 personeli ile batan Türkan adlı gemi, Sakarya Nehri ve barajların taşmasının ardından nihayet Türk Donanması’nın bulunduğu İzmit Körfezi bölgesi neredeyse tamamen sular altında kaldı. Yüzlerce ev çöktü ve ev sakinlerinden en az 150'si harabelerin arasında mahsur kaldı. Hayatta kalanlar teknelerle kurtarıldılar.

1940 Yılı, Haziran Ayı Başı, Türkiye’de deprem felaketinin ardından gelen sağanak yağmurlar sonrası başta İzmir, İzmit, Bursa ve Manisa olmak üzere dereler ve nehirler taştı. Şehirlerin çevresinde büyük hasarlar oluştu. Birçok ev çöktü. Demiryolları kullanılamaz hale geldi. İletişim sadece acil çağrılara ayrılarak askıya alındı. İnsan kayıpları hakkında hiçbir kesin bilgi yok.

28 Eylül 1943, Melamilerin yargılanmasına İzmit’te başlandı. İlk oturumda tarikat şeyhi Erzurumlu Osman Kemalettin sorgulandı.

1946 Yılında çok partili yaşama geçişle birlikte rejimin işçi örgütlenmesine karşı tutumunda yumuşamalar görülmeye başlandı. Sosyalist partiler ve sendikalar kuruldu. Beş büyük ildeki sendikal çalışma kısa sürede “İşçi Sendikaları Birliği” aşamasına yükseldi. Bunlar Ankara, İzmir, Adana, İstanbul ve Kocaeli İşçi Sendikaları Birlikleri idi. Partilerden biri olan TSEKP kısa sürede İzmir, Kocaeli, Ankara, Adana ve Gaziantep’te örgütlendi. İşyeri esasına göre yerel sendikalar kurdu.

1948, Ürdün Kealı Tallal bin Abdullah trenle Hereke’den geçeceği haberi duyulduğunda ellerinde Türk ve Ürdün bayrakları ile ilkokul öğrencileri, fabrika işçileri ve Hereke halkı büyük bir kalabalık halinde tren yolu kenarında toplanırlar Zabıta komiserlerinden Burhan Kum gereken özeni göstererek, kalabalığa elinden geldiğince hakim olmaya çalışır. Ürdün Kralı, zabıta Burhan Kum’un omzundaki rütbeleri görünce, “Ne kadar genç general” der.

16 Kasım 1952, MP Genel Başkanı Enis Akaygen, İzmit’te yapılan parti toplantısında cumhuriyet savcılarının siyasal baskı altında bulunduğunu söylemişti.

1 Aralık 1954, Gölcük tersanelerinde yapılan üç açık deniz remorkörünün yapımı tamamlandı.

1 Aralık 1954, Altı yaşına ulaşan Yeni İstanbul Gazetesi’nin altmış kişilik “Zeki ve çalışkan çocukların 100’er lira ile ödüllendirilmesi” listesinde İzmit Necatibey Okulu öğrencilerinden Enginay Sertkaya da bulunmaktaydı.

Daha 1938 yılında İzmit vilayetinin bir kaza olarak İstanbul’a bağlanacağı ve Bilecik ve Bolu vilayetleri lağvedildikten sonra merkez Adapazarı olmak üzere “Sakarya” adlı bir vilayet oluşturulacağı söylentileri ortada dolaşırken, nihayet 1 Aralık 1954 tarihinde, Kocaeli ili bölünerek Adapazarı’nın Akyazı, Karasu, Hendek ve Geyve kazalarını da içine alarak “Sakarya” adı ile yeni bir il oldu. Nazım Üner, Sakarya Valisi olarak atandı. Hükümet binasındaki “Kaymakamlık” tabelası kaldırılarak, yerine törenle “Vilayet” yazısı asıldı.

Başbakan Adnan Menderes’in Ocak 1955’de yaptığı Lübnan ziyaretinden yaklaşık dört ay sonra Lübnan Cumhurbaşkanı Camille Chamoun ile Başbakan Sami El-Sulh iade-i ziyaret amacıyla 1 Nisan 1955’de Türkiye’ye geldi. 10 Nisan 1955 tarihinde de trenle Hereke’den geçtiler.

1955 Yılında da bir başka ünlü Mareşal Tito, Celal Bayar’ın eşliğinde Beyaz Tren’le Hereke’den geçecektir. Tito’ya hediyeleri sunacak olan hanım işçiler önceden istasyonda gerekli hazırlıklarını yapmışlardı.

29 Ocak 1957, DP İzmit Kongresi’nde konuşan Çalışma Bakanı Mümtaz Tarhan muhalefeti eleştirdi: “Bugün hürriyeti arayanlar, dün hürriyeti ezenlerden başkası değildir” dedi.

17 Mayıs 1957, Kocaeli Sendikalarının kapatılması istendi.

1959 Hariciye Vekaleti Yıllığı’nda şehrimiz tanınmış ailelerinden 15 Aralık 1925 İzmit doğumlu Behiç Kışınbay’ın Saint Joseph Lisesi ve Ankara Hukuk Fakültesi eğitimlerini tamamlayarak Dışişleri Bakanlığı Halep Başkonsolosluğu’nda Yardımcı Konsolos olarak çalışmakta olduğunu, yine 1 Ocak 1923 İzmit doğumlu M. Sıtkı Coşkun’un Belgrad Büyükelçiliği’nde Başkatip ve 1916 Karamürsel doğumlu Vahap Aşiroğlu’nun Galatasary Lisesi ve İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Dışişleri Bakanlığı’na girdikten sonra o yıl UNO Daimi Misyonunda Müsteşar olduklarını görmekteyiz.

23 Aralık 1962, İzmit yılın dördüncü sel felaketine uğradı. 544 evin hemen boşaltılması kararlaştırıldı.

8 Ağustos 1964, Türk jetleri Kıbrıs Rum mevzilerini bombalamayı sürdürdü. Donanma Komutanlığı’nın Mersin’deki gemilerinin yanı sıra Gölcük’ten de 30 savaş gemisi Akdeniz’e açıldı.

20 Eylül 1966, İzmit Yarımca’daki Petrokimya Tesislerinin temeli atıldı.

9 Mart 1967, Gölcük Tersanesi’nde İlk Fırkateyn. Türkiye’nin kendi olanaklarını kullanarak donanmasını geliştirme programı çerçevesinde “Berk” adlı refakat fırkateyninin yapımına başlandı. Berk’i ertesi yıl Peyk izledi.

15-16 Haziran 1970, Türkiye’yi sarsan iki gün. 1970 yılında CHP ve AP tarafından Sendikalar Kanunu’nda değişiklik ön gören iki yasa tasarısı hazırlandı. Gerekçe 1963 tarihli yasanın bir sendika bolluğu yaratarak iş hayatını engellediği idi. Getirilmek istenen kısıtlamalar daha çok DİSK ve bu konfederasyona bağlı sendikaların çalışmalarını kısıtlıyordu. Amaç da buydu. 11 Haziran’da TİP dışındaki partilerin desteği ile kabul edildi. Ancak henüz Senato’dan geçmemiş ve kesinleşmemiş tasarıya DİSK ve bağlı sendikalar büyük tepki gösterdi. 15 Haziran’da protesto eylemleri başladı. Sabah işyerlerine gelen işçiler, fabrikalardan çıkarak yürüyüşlere başladılar. İlk günde İstanbul ve İzmit’te yaklaşık 70,000 işçi katıldı. Türk Kablo Fabrikası işçileri Yarımca yöresinden İzmit’e kadar yürüdü.

16 Haziran sabahı işçiler Topkapı’da üç koldan yürürken, İstinye’deki Kavel Fabrikası işçileri 4. Levent’te o bölgenin işçileri ile buluştu. Zincirlikuyu yönünde yürüyen işçiler polis barikatını aşarak yürüyüşe devam ettiler. Anadolu yakasında Otosan fabrikası önünde toplanan işçiler Ankara Asfaltı’ndan Üsküdar yönüne yürüdü ve barikat kuran polislerle çatıştı. Polisin silah kullanmasına karşın barikatı aştılar. Kurbağalıdere civarında büyük barikat kuran polis, işçilerin üzerine ateş açtı. Buradaki çatışmada Dev-Genç üyesi gençler, işçilerin safına katıldılar. Gebze ve İzmit bölgelerinde, Ankara ve İzmir’de 150 bin kadar işçinin katıldığı çeşitli işçi eylemleri yaşanırken Köln ve Almanya’nın diğer kentlerinde yürüyüşler düzenlendi. İki gün süren bu olaylar sonucunda Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak adlı işçilerle Yusuf Kahraman adlı bir toplum polisi ve olayları izleyen Abdurrahman Bozkurt adlı bir esnaf yaşamını kaybetti, 200’e yakın kişi yaralandı, yüzlerce işçi gözaltına alındı.

Olayların büyümesi üzerine İçişleri bakanı Haldun Menteşoğlu, İstanbul Valisi ve DİSK yöneticileri vilayette bir toplantı yaptılar. Toplantıdan sonra açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler yaptığı radyo konuşmasında eylemlerin saldırıya dönüşmemesini istedi, yıkıcı olaylarla ilgilerinin olmadığını söyleyerek işçileri provokasyona karşı uyardı. 16 Haziran akşamüstü İstanbul ve Kocaeli illerinde sıkıyönetim ilan edildi. Dört bin kadar işçinin işine son verildi.

11 Ağustos 1971, çoğu subaylardan oluşan 83 sanıklı dava Gölcük’te başladı.

12 Temmuz 1972, Gölcük’te Peyk fırkateyni denize indirilirken Berk fırkateyni de donanmaya katıldı.

1977 yılında ölümle sonuçlanan 248 şiddet olayından bir tanesi de Haziran ayında Gebze’de bir TÖB- Der üyesi bir öğretmenin başı parçalanarak öldürülmesi idi.

7 Ocak 1980, İzmit Cezaevi’nden iki sağ eylemci kaçtı.

3 Mayıs 1980, İzmit’te banliyö treni ile mototren çarpıştı, 16 kişi öldü.

20 Nisan 1983, Gölcük’te askeri mahkemede görülen Dev-Yol davası sonuçlandı. İki sanık idama, bir sanık ömür boyu, 27 sanık da 1 – 27 yıl arası hapis cezasına çarptırıldı. 19 Sanık beraat etti.

15 Mayıs 1983, Gebze’de sudan zehirlenen 40 çocuktan 4’ü kurtarılamadı.

14 Haziran 1984, İzmit’te Şadan Gazeteci adlı tutukluyu döverek öldürdüğü gerekçesi ile yargılanan eski İzmit Cezaevi Müdürü Saim Şener idam cezasına çarptırıldı. Hafifletici nedenlerle ömür boyu hapse çevrildi.

25 Nisan 1988, Yol-İş Sendikasına üye 120 bin işçi İzmit de dahil tüm yurtta servis araçlarına binmeyerek işyerlerine topluca yürüyerek gitti.

23 Mayıs 1988 günü Derince limanına gelen F. Almanya bayraklı Petersberg gemisinin Avusturya’dan Tuna nehri üzerinden getirdiği kimyasal atıkların kilosunda 140 bekerel radyoaktivite olduğu saptandı. 35 gün Karadeniz’de dolaştıktan sonra büyük uğraşlar sonrası geri gönderildi.

1980-1985 Yılları arasında önceki döneme göre bir buçuk kat bir sıçrama yapan iç göçün başlıca nedenini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan terör olayları idi. En çok göç veren iller Erzurum, Gümüşhane, Sivas, Kars, Tunceli, Siirt olurken İzmir, Ankara, İstanbul gibi iller göç almada bir oranda doygunluğa ulaştı ve bu illere komşu iller daha hızlı göç almaya başladı. Örneğin Kocaeli, İstanbul’dan daha fazla göç alan bir kent olmuştu.

10 Temmuz 1990, İzmit’e çanak antenle yabancı kanalları izleten Belediye Başkanı Sefa Sirmen TRT’nin yayın tekelini ihlal ettiği gerekçesiyle yargılandı.

27 Ekim 1990, SHP’nin İzmit’te düzenlediği “Savaşa Hayır” mitingine on binlerce kişi katıldı. Miting sonrası 155 kişi gözaltına alındı.

9 Aralık 1990, İzmit’te “Sendikal Haklara Saygı” mitingine on binlerce işçi katıldı.

8 Haziran 1991, Altı yüz bin kamu işçisinin toplu sözleşmelerinde uyuşmazlık yaşanmasıyla başlayan protesto eylemlerinde Gölcük’te binlerce işçi Yalova – İzmit karayolunu trafiğe kapattı.

1997 Nisan ayında, tüketim alışkanlıklarının bir sonucu olarak İzmit’te de bir örneği Outlet Center adı ile açılan alışveriş merkezi 144,000 metre karelik bir alana kurulmuştu.

18 Mayıs 1996, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e İzmit’te fuar açılış töreni esnasında, sonradan bir meczup olduğu açıklanan İbrahim Gümrükçüoğlu tarafından suikast girişiminde bulunuldu. Olayda Demirel yara almazken koruma müdürü koluna, bir gazeteci de ayağına isabet eden kurşunlarla yaralandı.

22 Eylül 1996, Honda otomobil fabrikasının temeli Cumhurbaşkanı Demirel tarafından Gebze’de atıldı, 1997’de yine Demirel tarafından hizmete açıldı.

11 Temmuz 1998, Kocaeli’nin Servetiye Köyü kırsal bölümünde jandarmanın operasyonu sonucu Hizbullah örgütüne yataklık ettiği iddiası ile tutuklanan 12 kişiden beşi tutuklandı. Örgüte ait 1 kalaşnikof, 2 mavzer, 4 av tüfeği, 3 tabanca, havalı tüfek ve mermiler ele geçirildi.

26 Eylül 1996’da Ankara Merkez Cezaevi’nde koğuşlarda arama yapmak isteyen jandarma ile sol görüşlü tutuklu ve mahkumlar arasında çıkan çatışmada 10 mahkum öldü, 6’sı asker 28 kişi yaralandı. Bu olayları protesto etmek için aralarında Gebze’nin de bulunduğu çok sayıdaki sol görüşlü tutuklu ve mahkumlar eyleme geçti, gardiyanlar rehin alındı.

17 Ağustos 1999 Depremi sonrası, ABD Başkanı Bill Clinton 15 Kasım günü İzmit Doğu Kışla’da bir çadır kenti ziyaret etti. Kucağına alıp sevdiği yedi aylık bebek Erkan Işık’ın bir anda Clinton’un burnunu sıkması gülüşmelere neden oldu.

19 Aralık 1999’da Türkiye genelinde 20 cezaevinde 61 gündür süren ölüm orucu eylemlerini sonlandırmak için sabah eşzamanlı yapılan operasyonlar sonucu toplam 942 tutuklu ve hükümlüden 317 kişi Kocaeli F Tipi Cezaevi’ne yerleştirildi.

Kocaeli yakın tarihinde az bilinenler, unutulanlar…

20 Mayıs 1936 tarihli Cumhuriyet gazetesinde “ilk gazete kâğıdı” haberi… (Alıntı- https://www.k24kitap.org/)

Kocaeli yakın tarihinde az bilinenler, unutulanlar…

17 Ağustos 1999 Depremi sonrası, ABD Başkanı Bill Clinton İzmit Doğu Kışla’da bir çadır kenti ziyaret etti. Yedi aylık bebek Erkan Işık’ın bir anda Clinton’un burnunu sıkması gülüşmelere neden olmuştu.

16 May 2024 - 16:43 - Gündem

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 3.385.637 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.