Reklamı Kapat

Bu müzik kulağınızın pasını silecek

Ülkemizdeki neo-liberalleşme ve popülizm furyasının müzik dünyasına sıçraması elbet de kaçınılmaz, ancak öyle müzikler var ki, hala ‘İyi ki sanat var’ dedirtiyor. İşte o müziklerden biri, “Que Por Al Non Devess”.

Barış Yahya ÇİNÇİN
Barış Yahya ÇİNÇİN Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Günümüz dünyasında ve Türkiye'sinde, her alanda olduğu gibi müzik alanında da popülerleşme ve neo-liberalizmin etkilerini görmek mümkün. Bugün müzik dediğimiz şey, kapitalist sermaye tarafından mesken tutuklan plaj kenarlarında, liberal sermayeye hizmet eden sözde sanatçıların tekelinde ilerleyen bir sektörün metasını halini almış durumda. Ancak bir yerlerde hala sanat yapılıyor. Kalite dinleyiciye düşen görev de, bu sanatı neredeyse bulup çıkarmak ve ona hakettiği değeri vermektir. Sizce de Türkiye’de hak ettiği değeri görmedi diye yok olan, hak etmediği değeri gördüğü için gereğinden fazla var olan çok fazla ‘sanatçı’ yok mu?

ENSENBLE GALATİA

Daha önce duydunuz mu bilimiyorum. Ancak, iyi müzik dinlemek istiyorsanız bu yazıdan sonra muhakkak ellerinizin youtubeye gideceğini de biliyorum. Yukarıda da bahsettiğim gibi, gerçek sanatı arayanlar, onu olduğu yerden muhakkak çıkarır ve toplumsal hayatın içerisine enjekte eder. Ensenble Galatia’ya gelecek olursanız, bu grup; belki de ortaçağ müziklerini en iyi dinleyeceğiniz gruplardan biri olarak karşınıza çıkar. Başarılı olmalarında, yaptıkları işe bir kültürü katmalarının payı oldukça yüksek. Zaten bizim de en temel eleştirdiğimiz nokta bu değil mi? Neo-liberal düzende, kültürsüzlüğün kültür olarak sunulmasından şikayetçi değil miyiz?

VEEE OUE POR AL NON DEVESS!

Gerçekten nezih, gerçekten zarif ve gerçekten entelektüelliğe ait bir müzik. Dinleyenleri ezgisi ve tınısı ile alıp ortaçağa götürecek, ortaçağın hem karanlık hem de ilerlemeye açık yüzünü gösterecek, bunu yaparken de sizi İsa ile Meryem Ana ile tanıştıracak efsane bir müzik. Latinceyi, hiç bu kadar keyifli dinlememiş olabilirsiniz desek yeridir. Que Por Al Non Deves’de Meryem Ana'ya övgüler dizilirken, Alfonso'nun Meryem Ana için ihtişamlı ve güzel heykeller yaptırdığı, o'nun onuruna ziyafetler verdiği, tanrının o nun üzerinden gerçekleştirdiği mucizeler hakkında şarkılar yazdığı anlatılır. Şarkının son bölümünde, kralın, yeni yaptırdığı heykel önünde dua etmelerini istediği rahibelerin gördüğü bir hayalden bahsediliyor. Kutsal bakire, bu rahibelere görünür ve onlardan kralı çağırmalarını ister. Kral gelir gelmez heykelin önünde dizleri üzerine çöker ve o'nun ellerini öpmek için uzanır. aralarında şu diyalog geçer:

MERYEM ANA'YA HİZMET

-Hanımefendi, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı öpmeliyim, sizin faziletiniz bana sağlık veriyor ve beni, bana zarar vermek isteyenlerden koruyor.

-Hayır, oğlumu ve beni onurlandırdığınız için esas ben sizin ellerinizi öpmeliyim, bu nedenle öldükten sonra sizi o'nun krallığına yerleştireceğim, size bütün dürüstlüğümle söz veriyorum. rahibeler bu hayalden uyanınca, mutluluk içinde her şeyi krala anlatırlar. kral ağlayarak bu hikayeyi yazıya döker ve hayatı boyunca da meryem Ana'ya hizmetlerine devam eder." İşte gerçek sanat, işte ruhun dinginleştiği, insanın rahatladığı o an. Bakalım sanatın para aracı değil de, toplumları eğitme ve dinginleştirme aracı olduğunu ne zaman anlayacağız.

18 Ağustos 2019 - Kültür-Sanat

Muhabir Barış Yahya Çinçin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?