Reklamı Kapat

‘Aşkımız Eski Bir Roman’ beklentinin altında

Usta polisiye yazarı Ahmet Ümit’in son çıkardığı Başkomiser Nevzat kitabının beklentileri yeterince karşılamadığını düşünüyorum

Barış Yahya ÇİNÇİN
Barış Yahya ÇİNÇİN Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Usta yazar Ahmet Ümit, uzun bir süreden bu yana çeşitli yerlerden ufak ufak bizleri meraklandırdığı kitabını nihayet eylül ayının ikinci haftası piyasaya sürdü. Kitabı acilen sipariş ettirip okuyanlardan biri de benim. Ancak Ahmet Ümit’in Sis ve Gece hariç neredeyse tüm kitaplarını okuyan biri olarak Başkomiser Nevzat’ın son maceralarının yer aldığı ‘Aşkımız Eski Bir Roman’ın beklentileri yeterince karşıladığını düşünmüyorum. Yazar kitapta Türkiye’nin içerisinde bulunduğu sosyolojik ve ekonomik durumlarla ilgili mesajlar vermeye çalışmışsa da kitabın bir Kırlangıç Çığlığı veya Beyoğlu’nun En Güzel Abisi seviyesinde olduğunu söylemek zor. Tabii bazı okuyucular sayfa sayısına atıfta bulabilir ancak ağır kitapların az sayfa olduğu unutulmamalı.

BOL BOL AŞKI SORGULAYACAKSINIZ

Aşkımız Eski Bir Roman’da Başkomiser Nevzat, Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep’in başından geçen 3 ayrı öykü yer alıyor. 3 ayrı öyküde de bol bol aşkı sorgulayacak, kendinizi hikâye kahramanlarının yerine koyacaksınız. Tabii bunları yaparken, Başkomiser Nevzat, Evgenia, Ali ve Zeynep’ten de kesitler okumayı ihmal etmeyeceksiniz. Ben kitabın en can alıcı ve en önemli kesitinin yer aldığı bölümü, Başkomiser Nevzat’ın Ali’ye verdiği şu nasihatleri verdiği bölüm olarak gördüm, “Mesleğini doğru yapmak için cesaret yetmez, aynı anda kocaman bir yürek ister. Ama o yürek çelikten yapılmıyor. Bir süre sonra el bombası gibi gümlüyor. O yüreği zamansız gümletmeyelim Ali. Zalimleri sevindirmenin âlemi yok.” Türkiye gibi iş ahlakının olmadığı ülkeler için önemli bir mesaj diye düşünüyorum…

KADIN CİNAYETLERİ DE ANLATILIYOR

Kitapta ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alan kadın cinayetlerinden de bahsediliyor. Tabii bu bahis, tamamen Ahmet Ümit üslubu ile oluyor ve sorunun çok da kaynağına gidilemeden, edebiyatla bağlanıyor. Kadın cinayetlerinde kadınların ve erkeklerin rolüne önemli bir atıf yapılsa da, sorunun kaynağına gidilmediği için verilen mesajlar yarıda kalıyor ya da istenilen amaca ulaşamıyor. Kitapta Başkomiser Nevzat’ın hayatından daha çok kesitler bekliyordum açıkçası, beni şaşırtan noktalardan biri de bu oldu.

YİNE DE OKUMAYA DEĞER

Tüm bu olumlu ve olumsuz yanlara rağmen, Ahmet Ümit kitaplarının okumaya değer olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar usta yazar kitaplarında, bol bol Müzeyyen Senar ve Münir Nurettin Selçuk’u popülize ederek, rakı kültürünün nimetlerinden faydalansa da, Ahmet Ümit’in yeni nesil polisiye yazarları arasında ilk sıralarda yer aldığını düşünüyorum. Veee kitabın en çok merak edilen ve Ahmet Ümit tarafından da sürekli öne çıkarılan Agatha Christie bölümüne geldik. Evet, kitap Agatha Christie’nin İstanbul’da kaldığı Pera Palas Oteli’nde başlıyor ama dünyaca ünlü polisiye yazara biraz haksızlık edildiğini düşünüyorum, çünkü usta yazar düşünsel dünyası ile değil de tamamen fiziksel özellikleri ile kitapta yer almış. Son olarak Ahmet Ümit, diğer kitaplarına göre daha az Beyoğlu betimlemesi yapmış, bence bu da Ahmet Ümit kitabı için bir eksiklik. Her şeye rağmen yeni Ahmet Ümit kitaplarını bekliyoruz. Benden bu kadar, kitabı muhakkak okuyun.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?