Sarı: İşçilerimiz rahat olsun, toplu sözleşmede çıtayı düşürmeyeceğiz

Gazetemizin Soru Yağmuruna konuk olan Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Aladdin Sarı, “Liderimiz Abdullah Karacan, çok başarılı toplu sözleşmeler yapıyordu. Biz de sözleşmelerde çıtayı düşürmemek için mücadele edeceğiz” dedi. Sarı ayrıca, sendika olarak yapacakları meslek lisesinin, Türkiye’ye örnek olacağını söyledi

Büyütmek için resme tıklayın

Uzun yıllar Lastik-İş Sendikası Genel Başkanlığını başarıyla yapan Abdullah Karacan,  Sakarya’daki bir fabrikada işçi tarafından öldürülmesi, Türkiye genelinde büyük bir yasa neden oldu. Abdullah Karacan’ın öldürülmesinin ardından Lastik-İş Genel Başkanlığı görevine Lastik-İş Genel Sekreteri Alaaddin Sarı getirildi. Sarı, ilk kongrede genel başkan seçildi. Aladdin Sarı, 1965 İzmit doğumlu… İzmit Mimar Sinan Lisesi Sosyal Bilimler Bölümü mezunu. Bahçecik’te ikamet ediyor. Evli 3 çocuk babası. Artvinli kökenli…

Lastik-İş Genel Başkanı Alaaddin Sarı, gazetemizin SORU YAĞMURUNA konuk oldu… Sarı, genel müdür Erkan Ünal, yazı işleri müdürü Mesut Akbulut, Haberler Müdürü Bülent Ekinci, Reklam sorumlusu Cihan Baylan ve Özgün Erbulan’ın sorularını yanıtladı… Genel Başkan Sarı’ya Genel Başkan Yardımcısı Necdet Ulusoy da eşlik etti. Sarı, SORU YAĞMURU’nda hem sendika, hem de işçi hakları ve eğitimi konusunda birçok soruya yanıt verdi. Sizleri Lastik-İş Genel Başkanı Aladdin Sarı’nın sorularımıza verdiği cevapla baş başa bırakıyoruz…

“DEVAMLI ÖRGÜTLENMEK ZORUNDASINIZ”

Sayın Sarı, kaç iş yerinde yetkilisiniz? Bize bilgi verin misiniz?

Yaklaşık 15 bin üyemiz var. Bunların çoğu çok etkin fabrikalar ve uluslararası firmalar, daha çok özel sektör. Çalışanımız olarak hem sendikacı hem de iktisadi işletmelerimiz var. Sendikal olarak çalışanlarımıza baktığımızda 27 arkadaşımızla çalışıyoruz diyebiliriz. Türkiye’nin dört bir tarafında örgütlüyüz. En son Kocaeli’de Kartepe bölgesinde yüzde 80’i kadın olan Koreli bir firmayı örgütledik. Sendika açısından devamlı örgütlenmek zorundasınız. Yönetime geldikten sonra 15,16 tane sözleşme bitirdik. Bu sözleşmeyi çok iyi bitirdik, ancak dengeler hassas tabi ki.

“ELEŞTİRDİĞİM SENDİKACILIK YAPANLAR”

Örgütlenmede sıkıntı yaşanıyor mu?

Çok. Türkiye’de 3 tane işçi konfederasyonu var. İstatistiklere göre Türkiye’de 100 tane işçiden yaklaşık 11 tanesi sendikalı, 6 tanesi toplu sözleşmeden yararlanabilme yetkisine sahiptir,  Bunu da kendi aile içi toplantılarımızda neden düşük olduğunu anlatıyoruz. Düşük olması hakkında kendimizi eleştiriyoruz. Bu toplumda iki kurum vardır: biri sendikacı, diğeri de siyasetçiler. Bu iki kurumun güvensiz olması sebebinin toplumun yozlaşmasına neden olur. Son dönemlerde olumsuz olarak sendikacılık kavramı çerçevesinde bir sendikacı hakkında mal varlığına dair bir algı oluşturulmaya çalışıldığında, örgütsüz olan arkadaşlarımız bu algıdan sonra neden gelsin ki? Adam “Sendikada şöylesiniz” dediği zaman kalıyorsunuz öyle. Eleştirdiğim kendi mesleğim, sendikacılık yapanlar. Biraz da kontrolsüzlük var. Bunu sendikaların bütününe mal etmek de doğru değil.

 “EKONOMİK DARALMA VAR”

Mevcut ekonomik durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye ve dünyada ekonomik daralma var. Ekonomideki daralma yeni iş tanımlarının hayata girmesini gerektiriyor. “Dünya bununla bağlantılı çalışmalarını yapıyor, biz burada neredeyiz “diye bakılması gereken bir anlayış olması lazım. İnternet üzerinden alışveriş yapılıyor. Bu yeni bir iş tanımı. Önümüzdeki süreçte yaygın bir şekilde sosyal hayatımız içerisine girecek. 4.0 sanayi döneminde bu planlara göre hareket olduğu zaman bu kavramlar daha çok ortaya atılacak. Müthiş derecede bir değişime, yeniliğe doğru gidiyoruz. 4.0 Teknoloji dediğimiz yapay zeka, karanlık fabrikalar olarak belirttiğimiz şeyler üretime girdiği zaman zaten işçiler işsiz.

“EĞİTİM BÜTÜN KURUMLARDA SIKINTILI”

Eğitim konusunda ne düşünüyorsunuz?

İlk göreve geldiğimizde birinci anlayışımız “Eğitim” idi. Eğitim, başlı başına hem Türkiye’de genel manada bütün kurumlarda sıkıntı. “Milli Eğitim” diyoruz, ben “Milli” kısmını bırakıyorum, eğitim ticari olmuş. Özel okullar paraya göre not veriyor. Çok az üniversite bilimsel yapılar içerisinde. Diğer üniversitelerde gençler, dört yıllık üniversiteyi bitirmiş oluyor; başka bir şey yapmıyor. Gelişmiş ülkelerde PİSA denilen eğitim sistemi var. 18 yıldır iktidar olan parti, her eğitim bakanı değiştiğinde sistemi de değiştiren bir anlayış olamaz. İster istemez eğitimdeki dengesizliği görüyorsunuz.  Gelişmiş ülkelerde PİSA modeli eğitimde 3’üncü sınıfa kadar okuma-yazma değil hayal kurmayı öğretiyorlar. Bizim ayrıca müthiş derecede beyin göçümüz var.

“BİZ HALEN 1975 MODEL MOTOR SÖKÜYORUZ”

Lastik-İş Sendikası’nın okul projesi ne aşamada?

Bizim bir okul projemiz var, rahmetli genel başkanımızın ismini taşıyacağı bir okul. “Okulu yaparız Milli Eğitim’e teslim ederiz” dedik. Necdet Başkan ve onun gibi düşünenler “Neden okulu Milli Eğitim’e vereceğiz, biz kendimiz işletelim” dedi. Bir gün okulda motor bölümüne gittik. Motor bölümüne gittiğimde çocuklar 1975 model arabanın motorunu söküyorlar. Hocaya sordum, o da bana “müfredat” dedi. Ben o zaman Necdet Başkan’a hak verdim. Sene 2019, biz halen 1975 motorunu söküyoruz. 10 15 sene sonra bu insanlar bizi teknolojik yapılarla köle gibi kullanırlar. Eğitim o yüzden çok önemli. Öyle bir okul yapalım dedik ki tematik olsun. KOTO’nun yaptığı gibi değil. Bizimki ütopik değil ama olması gereken yaklaşım dediğimiz okul. Vakıf olsun diye değerlendiriyoruz.

“ABDULLAH KARACAN İSMİYLE ALAKALI DÜŞÜNÜYORUZ”

Bir çocuk lise bazında okula girdiğimiz zaman son sınıflarda sanayideki fabrikalar gelsin “Bu çocuğu alalım” desinler. Bunu üyelerimize anlattım “Başkan öyle anlattığınız gibi bir okul varsa biz bütün desteği veririz” dediler. Forkliftcilik de bir meslektir. Çocuk okulu okuyor, sonra okuduğu okulun fabrikasına giriyor. Bunu yaygınlaştırabiliriz. Başarılı olan çocuklara “Sizi yurt dışına 4 aylık eğitime göndereceğiz, eğitimde hem yabancı dil hem de işi daha iyi anlamış olacaksınız” diyeceğiz. Sonra bu çocuklar geldiklerinde müthiş derecede aranan eleman olacak. Yüzde 70’i ara eleman olarak sanayiye girdiği zaman müthiş olur. Buradaki sıkıntı şu; buradan çıkan çocuklar ara eleman statüsünde olacağı için, fabrikaya girdiğinde ücret dengesizliği yaşayacak. Almanya’da ara eleman ile bir mühendisin aldığı maaş arasında çok bir fark yok. Bizde birçoğu iş bulamadığı için bunalıma giriyor.

OKULUMUZ, TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLSUN

Burada düşüncemiz, yine bizim fabrikalardan arkadaşlarımızın çocukları olsun ancak sınavı yine Milli Eğitim yapsın, burada torpil olmasın. Birkaç yerden bize teklif geldi yer konusunda. Gezdiğimiz okullar var. Biz normalde bina yapacaktık ancak bazı kaymakamlar bizi çağırdılar, hazır binalar olduklarını söylediler. Valilikte görüşmelerin devam ettiğini söylediler. Net bir cevap gelmediği için şu an bir şey yapamıyoruz. Bilen birileriyle, eğitim araştırması yapan şirketler yapalım. İddiamız, bu okul Türkiye’de ilk olsun, örnek olsun ve yaygınlaşsın. Kişide, “Benim bu mesleğim var, dünyanın her yerinde çalışabilirim” algısı oluştuğu zaman Türkiye şaha kalkar. Onun için devletin yapması gereken şeyler var ama biz ne yapıyoruz? Önce kendimizin kapısının önünü temizleyelim.

LİDERİMİZ KARACAN, 50’YE YAKIN TAŞERON FİRMAYI KAPININ ÖNÜNE KOYMUŞTUR.

Lastik sektöründe maaşların yüksek olduğu söyleniyor, bunun için neler söyleyeceksiniz?  

TÜPRAŞ yeni sözleşme yapmasına rağmen bizden düşüktü. Bizde eşit işe eşit maaş kavramı var. 25 yıllık işçiyle yeni giren işçi aynı maaşı alıyor. Lastiği ön planda tutan anlayışın sebebi budur. Geçmiş tarihinden beri, özellikle kurulduğundan beri ilkleri kuran bir sendika konumdadır. Kurucularından Rıza Kuas TİP’lidir; milletvekili olmadan önce Türkiye’de işçinin üstünün aranmaması gerektiği konusunda tavır ortaya koymuş, kampanya yapmış ve kanunlaşmıştır. Sonraki süreçte Abdullah Karacan başkan da ilk defa Türkiye’de “Özel Sağlık Sistemi” dediğimiz sistemi bütün çalışanlarına sağlamıştır. İlk defa taşeronu bitiren bir sendikanın lideridir Karacan. 50’ye yakın taşeron firmayı kapının önüne koymuştur. Bizim hiçbir sözleşmemizde esnek çalışmaya dair madde yoktur. Sözleşmelerde iş veren sendikalarıyla oturduğumuzda “Diğerlerinin kabul ettiğini siz neden kabul etmiyorsunuz?” diye soruyorlar. Bu tarihten gelen güçle bu mekanizma oluştu. Sonuna kadar masada mücadele ediyor, o mücadele neticesinde de istediğini alıyor. En iyi sözleşme ağlayarak biten sözleşmedir.

“MAFYATİK GRUPLARIN ETKİSİ ALTINA GİRMİŞ”

Yusuf Bayraktar ihracı ne durumda?

Üyeliği askıya alındı. Hırsı aklının önüne geçti. O kendi kendini bu noktaya getirdi. Genel kurul bittikten sonra “Herkesi kucaklıyoruz” diye açıklama yaptık. Şu anda, şube disiplin kurulunu genel merkez disiplin kurulu dinledi. Olağanüstü genel kurula havale edildi. Olağanüstü genel kurul da tek gündemli toplanarak son kararı verecek. Şu anda genel kurul hadisesi önümüzde duruyor, üyelikten çıkarma üzerine. Atama, genel kurul bittikten sonra, üyelikten çıkarıldıktan sonra olur. Bütün özlük hakları, görevleri askıya alındı. Bazı mafyatik grupların etkisi altına girmiş.

“SPONSORLUĞUNU FİRMAYA VERDİK”

Sendikanın düzenlediği etkinliklere siz mi para harcıyorsunuz?

Göreve geldiğimizden beri iki tane etkinlik yaptık, birincisi Çocuk Şenliği bu sponsorlu, bir de 17 Ağustos etkinliği yaptık. Depremde yaklaşık 20 tane komple ailesini kaybetmiş arkadaşlarımız var. Onlara hem teşekkür hem de teselli plaketi verdik. O etkinlikle hem depremi konuştuk hem de arkadaşlarımızın hayatlarını kaybeden ailelerini yad ettik. Onun dışında fabrikada çalışan arkadaşlarımızın çocukları için Resim Yarışması düzenledik. Bunun sponsorluğunu da bir firmaya verdik. Sponsorluk çerçevesinde 23 Nisan gibi çok güzel bir etkinlik oldu, çok da güzel resimler oldu. Türkiye genelinde Kocaeli’nin de aralarında bulunduğu birçok ilde dereceye giren resimler oldu onlara da ödüllerini verdik. Sponsor firma etkinliği çok beğendiği için  “Çocukların ilk 30’unun resimlerini almak, İstanbul’un en ünlü galerisinde sergilemek istiyoruz” dediler. Çocuk şenliği Türk sendikal hareket içerisinde Lastik-İş’in başlattığı bir harekettir. Çocuk şenliğini bundan sonra  “23 Nisan’da yapalım mı” diye oylama yaptık, herkes kabul etti. Geleneksel hale gelecek. Lastik-İş Sendikası bunu karşılayamaz mı? Karşılayabilir ancak daha çok yayılması önemli.

KOCAELİSPOR’A KISMİ DESTEĞİMİZ OLDU”

Özellikle milli takımlara sponsor oluyoruz, aynı zamanda da otelimizde kalıyorlar. Kocaelispor’a da kısmi desteğimiz oldu. Başkan da bizi ziyaret etti. Fabrikalarda konuştuğumuz Kocaelispor’a sahip çıkma adına destek çıkma adına bizim de kısmi olarak desteğimiz oldu. Kombineler alındı vs.

“DİĞER SENDİKALARA DA ÖRNEK OLSUN”

İşçiler sosyal tesislerden yararlanıyor mu?

Bu fabrikalarda çalışmış olan arkadaşlarımızın ustaları, babaları, yakınları emekli oldular. Bu arkadaşlar iki arada bir derede kalmış. Emekli olan arkadaşlarla Türkiye’de ilk kez olarak “Sizler de bizim üyemizsiniz, değerlisiniz, sizler de tesislerimizden aynı şekilde yararlanacaksınız” dedik. Onlar da telefonlarına akıllı barkod sistemi yükledik. Bu da iyi bir ses getirdi. Bunlar diğer sendikalara da örnek olsun. En önemli değer verdiğimiz eğitim kavramı içerisinde klasik sendikal eğitimi anlatmıyoruz; bir temel sendikal eğitimi var. Temel sendikalı eğitim ve örgütleme eğitimi yapıyoruz. Fabrikalardan 400’e yakın kişiyi davet ettik. Bunlar gönüllü bir şekilde verilen eğitimlerdir. Burada arkadaşlarımızın nasıl sendikalı olduğu çalışmalarında anlatılıyor. Burada sadece işveren değil, işçinin de haklarını ifade ettiği bir ortam var. Burada bakış açımız şudur: “Bir işletme kazanıyorsa işçi de kazanacaktır.” Karşılıklı kazan kazan politikası güdüyoruz.

 “HAKSIZ OLANI SAVUNURSAM OLMAZ”

Fabrikalara alınan geçişi işçiler süre bitince ne yapacak?

Şu anda geçici işçi ile alakalı süre bitiyor. Alıp almayacakları konusunda genel bir bilgi vermediler. Toplu sözleşmeye gidiyoruz. Alamayabilirler. Yarın net bilgileri aldıktan sonra bu açıklanabilir. İşçi çıkışı şöyle olur: bir işi yapabilmekle alakalı bir süreklilik ister. Kişinin istisnai durumları olabilir hastalık vs. fakat bunu alışkanlık haline getiren arkadaşlar var. Ne yapıyor arkadaş? Keyfi istirahat alıyor. Adam 150 gün, 200 gün gelmemiş de peki sendika ne yapması gerekir? Sendika o kişiyle konuşması, “Sen gitmediğin zaman çalışan diğer arkadaşlara iş yükü biniyor” demesi gerekir. İşveren de diyor ki “Burada 5 kişi yetiyormuş, 6 kişiye gerek yokmuş.” Ben orada doğru olanı, haklı olanı savunmak zorundayım. Haksız olanı savunursam olmaz. Biz işi koruyoruz.

“YAPTIĞIMIZ SÖZLEŞMELERDE BUNU GÖSTERDİK”

Sözleşmelerle ilgili ne aşamadasınız?

Liderimiz Abdullah Karacan’ın çıtasını aşağı düşürmemek gerekiyor. Elimizden gelen mücadeleyi, birlik ve beraberlik içerisinde yapacağız. Arkadaşlar Lastik İş Sendikası yönetimine güvensin. O güveni biz görüyoruz. O güveni aynı şekilde devam ettirdikleri sürece asla yarı yolda bırakmayacağımı bilsinler. Dün ateşkes imzalandı dolar 20 kuruş düştü. Yarın önümüzü göremediğimiz halde bunu söylüyoruz. Şu ana kadar yaptığımız toplu sözleşmelerde bunu gösterdik. Memnuniyetsiz sözleşmeler geçmiş dönemlerde oldu. 6+6+2 ve 6+6+1 sisteminde şu anda 7’li vardiya sisteminde çalışıyor. O dönem 800 kişi çalışıyordu bir fabrikada şimdi bin 500 kişi. Dünyadaki farklılaşma, globalleşmeyi önce eleştirirsiniz sonra değişime başlarsınız. Sendikacılığın da böyle bir riski vardır. Bakış açılarımız ideolojik değil; daha çok bütünleştirici, kazan kazan bir bakış açısı olmak zorunda. Uyut yönet politikasına dayanan bir sendika anlayışı var. Bizim işçi eğitilsin, eğitildikçe bunun üzerine çıkılsın gibi bir anlayışımız var. Yoksa gelecek nesiller her türlü sıkıntıyla karşıya kalır.

Lastik-İş Kocaeli’de çok etkin, herhangi bir hareketi gündemi oldukça etkileyebiliyor. Arkadaşlarımız mesela neden Akdeniz’de otelimiz yok diyor. Eğitim çalışmalarımızı orada yapalım diyor. Bunlar yapılmayacak hadiseler değil. Türkiye’nin önü açılsın, rekabet edilebilir hale gelsin yapalım. Japonya, yaşlı bakımla alakalı sağlık çalışanlarını Türkiye’den de olmak üzere birçok ülkeden alacak. Yakında duyurulacak. Japonya’da da nüfusun durumundan dolayı bakanlıktan böyle bir talepte bulunduğunu duyduk.

“NEDEN BİZİM KURUMLARIMIZ YAPMASIN?”

Son olarak geçen bir toplantıya katıldım. DİSK’in öncülüğünde Antalya’da yapılan bir toplantı. “Birlikte mümkün Türkiye” adıyla yapılan toplantıda çok güzel şeyler oldu. Ticaret odası, sanayi odası, STK’lar, kurumlar vs. tarafından günlük olarak ortak beyin jimnastiği yapacak şekilde Kocaeli’nin geleceği ile alakalı çalışma yapılmasında fayda vardır. Yarınların Kocaeli’sini oluşturacak bir kişinin, herhangi bir cümle hayatını değiştiriyorsa mükemmel bir kazanımdır. Türkiye’de en zor olan yapıldı. 3-4 bir araya gelmezler bir araya gelebildi ve ortak değerler üzerinde mutabık kalabildi ve sonuç bildirgesi ortaya çıktı. Neden bizim kurumlarımız yapmasın? Birlikte Kocaeli nasıl mümkün olur şeklinde bir çalışma çok güzel olabilir. “Geleceğimiz ne olacak?”, “Nasıl bir gelecekte Kocaeli için Türkiye için ne yapabiliriz?” bunları konuşmamız gerekiyor.

“EYT KONUSUNDA ORTAK BİR ROL ALAMADIK”

Biz sendikacılıkta Amerikan sendika modelini almışız, Türkiye’de uygulamaya girmiş. Yurtdışında bu “Biz mücadele etmeden kazanamayız” çerçevesinde oluşan anlayış, bizde “lütuf.” Mesela Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusunda ortak bir rol alamadık biz. O bizim zaafımız. Şimdi bir dernek kuruldu, o derneğin de bir sürü kaygıları vardı. Sadece DİSK olarak anılsaydı siyasi olacaktı. Gündeme bile gelmeyebilirdi. Bunu aynı şekilde Türk-İş ya da Hak-İş almış olsaydı yine aynı şekilde olacaktı. 3 konfederasyonun birlikte hareket etmesi en doğrusu oldu. Gerçekten bir hak kaybı, bir mağduriyet var. 15 bin iş günü prim günüyle emekli olanla 30 bin iş günü primle emekli olanla arasında da bir dengesizlik var. Yanlış başladığı zaman yanlış sürekli devam ediyor. Ben EYT’nin çıkması gerektiğini düşünüyorum.

“KIDEM TAZMİNATI HİÇBİR ARKAŞA DOKUNMUYOR”

Kıdem tazminatı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Kıdem tazminatı şimdi gündemde. Ekonomiyle bağlantılı baktığınız zaman Ekonomi Bakanı’nın açıklamasında “Yeni Kalkınma Planı’nda” kıdem tazminatına atıfta bulunacak şeyler görüyorsun. Sendika, tabi ki kazanılmış hakların gasp edilmesine asla izin vermeyecektir ancak kıdem tazminatı şu anda çalışan hiçbir arkadaşa dokunmuyor. Bu çocuklarımızla bağlantılı. Kıdem tazminatı bireysel emeklilikle bütünleştiriliyor. Benim diyelim ki bir kızım var; geleneksel emeklilik sisteminde evlendi, kocasından ayrıldığı zaman babasının emekli maaşından yararlanıyor. Yarın sen bunu kaldırdığın zaman bireysel emeklilik sistemine geçtiğinde baba öldü ne hanımı ne de kızı yararlanabiliyor.

“SIKINTIYI ÇEKEN BİZİZ, KONUŞAN SELMAN YILDIRIM”

TRYP By Wyndham İzmit otelini yapan Selman Yıldırım’ın yaptığı açıklamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Abdullah Karacan zamanında herhangi bir borcun olmadığı yerde bir ailede baba ölür ya mirasyediler çıkar öyle oldu. Biz de bununla alakalı inceleme başlattık. Bize verilen bilgiler çerçevesinde otali yapan Selman Yıldırım’ın alacağı olmadığı, inşaatı daha bitmediği idi.  Sonra bu arkadaşla yönetimimizden oturanlar oldu. O da mahkemeye başvuracağını söyledi. Biz de “başvur” dedik. Kendi tespit ettirmiş olduğu bilirkişi, mahkeme bilirkişisi değil,. Bilirkişinin raporu nihai bir rapor değildir. Biz de bilirkişi tutalım, mahkeme açılınca iki bilirkişi raporuyla mahkeme kararını versin. Düne kadar alacağı ile alakalı hiçbir talebi olmayıp da rahmetli başkanımız öldükten sonra demenin bir mantığı olması lazım. Mahkeme “Selman Yıldırım’a şu kadar borcu vardır” desin tamam. Düne kadar belgeleyemedin. Belgeleyebileceğin bir şey varsa ona göre yapsaydın. Hiçbir şey getirmeden, yapmadan “Şu kadar alacağım var” demek gariptir. Hukuk ne derse biz ona göre hareket edeceğiz. Kaldı ki oteli yarım bıraktı. İddiamız, teslim edemediği bir otel var, çoğu yerinde hak alacağımız var. Alacakları var diyerek başka kişileri itelemiş. Daha oteli teslim edememiş. Milyonluk işin arkasında yaptırdığı hiçbir firma durmuyor. Sıkıntıyı çeken biziz, konuşan o.

“ORADA YOL OLMA İHTİMALİ VAR MI?”

Otelin imar yolunu işgal ettiğine ilişkin iddialar?

Madem böyle bir şey vardı Selman Yıldırım neden o zaman sesini çıkarmadı? Ortada bir dere, bir tarafında otopark diğer tarafında da otelin bahçesi var. Dere denilen yer normalde yol olarak görünüyor. Orada yol olma ihtimali var mı? Yukarıya doğru devam ediyor. Vatandaşın da yeri var. Eğer belediye derenin üzerinden yol açmak isterse vatandaşın da yerinden geçecek. Ayrıca derenin üzerinden yer mi olur? Burada ecrimisil de yapabiliriz. Belediye bize “Alıp almamak size bağlı ancak yukarıda da vatandaşın yerleri var adaletli olmak gerekiyorsa onları da ecrimisil yapmak gerek” dedi. Ne olacak büyükşehrin binlik planları ortaya çıkacak. O planlar çıktığı zaman biz zaten satın alacağız. Oradaki otopark ile de mahkememiz vardı, o da usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle kapandı. Derede ufak bir parça var, o parçayla ilgili bir şey söylemesi etik değil.

LASTİK İŞ TESİSLERİNİN İHALESİNİ GİRECEĞİZ  

Lastik-İş Tesisleri ihalesinin ertelenmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Siz mi alacaksınız?

Biz ihaleye müracaat ettik. Metraj ile alakalı sıkıntı çıktı. Yerin ölçüsü 19’du, 18’e düştü. İlk ihaleyle aralarında ciddi dönüm farkları var. İlla ki başka teklif eden olacaktır. Genel manada anlayışımız, rahmetli genel başkanımızın bu çıtasını aşağı düşürmemektir. Otelimiz, kafemiz, sosyal tesisimiz var. Sosyal yönetimle alakalı çok talep kâr değildir. İlk girdiğimiz rakamla, şimdiki rakamlar arasında çok ciddi fark var. Bizim dışımızda giren firmanın bu rakamlarla yürütebilmesi de imkânsız. İlk etapta girmeyelim dedik, enflasyon orantısının bile üzerinde. Metrekare birim fiyatları değişti vs. dediler. Biz de girmiş olduk. Muhammen bedeli 6 aylık 2 milyon 600 bin civarında. Bu kazanılmış diyerek değerlendirdiğimiz için bunun için çok uğraşıyoruz.

20 Ekim 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

18

Pirellici - Vay arkadaş amma zorunuza gitti. Apo zamanında keyfi atılanlar için sesiniz çıkmadı. Çok konuşuyor diye adam atıldı fabrikalardan. Pirellinin içinde adam dövüldü. Ağzınızı açmadınız. Noldu şimdi makarna yağlı mı geldi. Keser döner sap döner demişler. Rahmetlinin emaneti olacağınıza kendiniz olsaydınız herşeyden evvel adam olsaydınız bunlar başımıza gelmezdi.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 24 Ekim 11:31
16

Sakaryalı - Hersey para hersey prim böyle işin. ..... anladınız umarım Karacan başkanın öldüğü günkü kamera görüntülerine montaj diyen adam yanında dolanan 2 senedir ise gitmeyen adamı kollayan harbiden hastalıkla mücadele eden iscisini raporluyken işten atan taşeron deyip kadrolu calisaniyla aynı işi yapanların arasındaki ücret farkını göremeyen işveren tarafından tazminatsiz işine son verilen kisilere neymiş sendika temsilcisiymis suan mahkeme kapısında olanlara el altından 3 bin TL maaş veren siz degilmisiniz bizde işten atıldık bizede maaş baglasana onların n ayrıcalığı var tüm Türkiye gördü ADAPAZARI GOODYEAR da olanları kul ve yetim hakkı yiyenler luks araçlarla gezenler sizlersiniz BAŞKAN olmak kolay ADAM olmak zordur hak iş adalet size kaldiysa vay işçinin haline

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 23 Ekim 12:43
15

Haydar Yilmaz - Hikaye den başka bir şey değilsiniz zerre kadar işçiyi düşünmüyorsunuz. Abdullah Karacan çok iyi sözleşmeler yapmış ne yaptı Abdullah Karacan enflasyonu bile zor aldı yada bu işçiye bu kadar yeter fazla vermeyin deyip masa denen hikayeden sözleşme yaptınız herşey perde arkasında bitiyordu işçinin hakkını almadınız ben sağlığım dan ötürü işten çıkarıldım siz değerli yöneticiler neredeydiniz beni işveren işten atarken ben sağlığımı kaybettim benim sağlığıma uygun bir iş niye bulmadiniz Allah hepimizi bildiği gibi yapsın bu işçinin hakkını verin artık eğer yöneticiyim sendikaciyim diyorsanız. Ben şuan çalışmıyorum ama geride kalan işçi sınıfı arkadaşlar için konuşuyorum hadi sözleşme var yüzde 20 alında alanınız dan öpeyim sizleri işçi hakkı yediğiniz için hepinizi Allah'a havale ediyorum adımı yazdım cesaretiniz varsa beni bulun

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 22 Ekim 21:55
14

Pirelli Delege - Ben pirelli delegesiyim 14 gün istirahat dan işten atıldım karsımda bi muhatap dahi bulamadım temsillerin sözde hiç birinin haberi yok hey alladin sarı senden baskan degil Coban olmaz Coban 2 koyun bakamazsın sen işyerinde temsilciler dolasıyor 10 gece den once kart basmayın diye onlar işverenin temsilcisimi sen rahmetlinin tırnagı olamazsın temsilci bizi korucagına işverenin işini yapıyor brisa dan 35 kişi pirelli den 10 kişi atıldı agzını acamadın boyle baskanlık olmaz o yanındaki alperen 1 bucuk sene işe gelmedi secim ayagına necdet desen hiç bişeye karısmaz bu iş sizin işiniz degil daha fazla kişi zarar görmeden bu işi bırak sarı ben 1 senelik evliyim hakkım ne kadar varsa hepsi haram olsun öteki dünyada hepinizin iki elim yakasında Allahım buyuktur o yanındaki alperen ve necdetle beraber Allahımdan bulun benim yasadıklarım inşallah siz daha kotusunu yasarsınız Ben size rahmetli baskandan emanetdim

Yanıtla . 5Beğen . 2Beğenme 22 Ekim 17:47
13

Adalet - Adada.temsilci.atilir fabrika.disindan.tel.örgü.önünde.megafonla. biseyler.soylemeye.calistin gecenin.24 unde.fabrikaya.giremedin.ne.giren.iscinin.girmesini.engelleyebildin,ne icerideki.isciyi.dışarı.cikarabildin.brisa.gunlerdir.isci atiyor fabrika.kayniyor, sende.tik yok.prelliden.delege.atildi.delege daha.ne.olsun.goodyear izmit.kaldi.bitek.orasida atacak.muhabbeti. var..sen hala.çıta diyorsun.sen.bizleri.bu kadarmi.saf sandin.be.alaattin

Yanıtla . 8Beğen . 3Beğenme 22 Ekim 03:21
12

Brisa Da Kıyım Var - ALAATTİN SARI rahmetlinin adını okula vereceğine

doğmamış çocuğa don biçeceğine

çoluk çocuk sahibi olan emanetlerine sahip çık BRİSA da kıyım yapılıyor kılın kıpırdamıyor tlf ları bile açmıyorsun işçi Nasıl rahat olcak

SEN RAHATSIZ OL!!!

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 22 Ekim 03:06
11

Objekti̇f - Kimseyi hakir görmüyorum fakat insan dününü çok çabuk unutuyor demek ki çok yakın zamana kadar sadece çok az bir paraya kuru bir maaşa çalışıp hiç bir sosyal hakka sahip değilken ve derdini anlatacak bir kişi dahi yok iken şimdi bunca sosyal hakka sahip olup bu denli densiz yorum yapan arkadaşlar size bayramda bırakın sizin az gördüğünüz bayram harçlığını vermeyi müteahhit firmalarınız bayram çikolatası bile vermiyordu bu sadece en ufak örnek şimdi bir kimliğiniz var herşey para değil para alınır ve kazanılır sonrasında harcanır ama onur ve kimlik para ile kazanılmaz para onur ve kimliği getirmez fakat onur ve kimlik parayı getirir bunu unutmayalım unutursak herşey biter (VİCDAN)

Yanıtla . 1Beğen . 8Beğenme 22 Ekim 01:40
17

Yıldırım HAYTA - @Objekti̇f 11 nolu yoruma cevabı: Kaç kilo çikolata lazım yada sana kaç para lazım söyle satın alayım

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Ekim 00:15
10

Brisa - Brisada işçi kıyımı var ne sözleşmesinden bahsediyorsun sen.once mevcutlara sahip çık.atilan atılana koca Brisa ne hallerde herkes korkuyor.silkelenin biraz Abdullah karacan kimmmmmm siz kim.zavalli zavallı yoneticiler.koca 20 yıllık Abdullah karacan imparatorlugunda sadece son 3 yılına denk geldik.bizede bu basiretsiz yöneticiler denk geldi.sansima sı.....m

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 22 Ekim 01:00
09

Brisa Destek - İşçiler ekmeklerinden oluyor sizden ses yok.Allah sahip cikmayanlar Allah kahretsin..herkesin çoluğu çocuğu var.isten atilanlara sahip cikilmiyor.temsilcier zavallı,hepsi dumeninde,genelmerkez otelde cafede lüx içinde.sube desen darmadağın.birakin çekim gidin.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 21 Ekim 21:04
08

Yıldırım HAYTA - Ben son 10 ay da 3 hafta tatili izni yaparken sürekli iş veren ve sendika menfaatlerini düşünerek çalışıp izinin in son gününde bile fazla mesai ye çağrılıp 8 yaşında evladını gezmeye çıkartmışken 5 dakika sonra iş verenim madur olmasın diye evladı yarıyolda bırakıp 1 gün erken iş başı yaparken sen beni kapı önüne koyulmaya mü sade et sonra lastik işçisi bana güven de. Sana hakkım helal değil alattin sarı. Alperen şâkacı. Nejdet ulusoy. İki elim ahirette yakanızda.

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 21 Ekim 18:52
06

İşdennatılan Işçi - Ulan bu yalamları bırak bos konusma işlerini 14 gün istirahat dan atıldım senin yanindaki alperen sözde millet vekilli adayı kandıra belediye baskan adayı oldu 1 bucuk sene işe gelmedi sen onu utanmadan yanına aldın genel kurulda 4 bıraktım dedin işçi alperini istemedi neden cunku 1 bucuk sene işe gelmedi ulan bu boa işleri bırak son 3 ayda 35 brisa işçisi atıldı pirelli de 12 oldu nerde işçiye sahip cıkmak sendika haklarım

Yanıtla . 9Beğen . 2Beğenme 21 Ekim 12:37
05

İşçi - Başkanım sözleşme geldi hala fabrikalarda bir hareket yok işçi laylaylom işveren laylaylom föy dağıtılmadı daha ne bekliyorsunuz ki

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 21 Ekim 12:21
04

Elbet Bir Gün - destek işçisi olarak olumsuz olan şey maddi deyil bu zamanla olmalı bir anda beklemek yamyamlık fırsatçılık bizim orda yüklemede olanlar yıpranıyor harici herkezin dümeni yerinde olması gereken işyerinde amirlerin davranış bozukluğu olanlar var sendika bu noktada ara bulucu olması lazım şikayetten sonra daha çok baskı oluyor aksine harranlı gibi davranmalarını kabul etmiyorum karşı köyde kim ölmüş kim kalmış gelin yoklayın inle vahim bir olayın yaşanmasımı gerekiyor ?????

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 21 Ekim 10:25
07

Pirelli T20 Ambarı - @Elbet Bir Gün 04 nolu yoruma cevabı: Sen Pirelli t 20 ambarındaki arkadaş bu kadar zoruna gidiyorsa çalışma

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 21 Ekim 15:23
03

Yıldırım Hayta - Ben rahmetli BAŞKANIN ABDULLAH KARACAN ZAMANINDA kafa olarak rahattım rahmetliden sonra is olarak çok daha fazla özveriyle çalıştım.buna her kez şahit. Ama işime son verildi.ben RAHMETLİNİN EMANETİYDIM emanete sahip çıkılmadı. Olsun yukarıda ALLAH var. Ben yine rahatım. Buna çanak tutanlar siz rahatmısınız.

Yanıtla . 6Beğen . 3Beğenme 21 Ekim 01:05
02

İşten Çıkartılan Işçi - Keyfi istirahat demişsin. Nerden biliyorsun araştırdınmı. Ameliyat eden doktora sordunmu.Ya felç kalacaktım yada boyun fıtığı ameliyatı olacaktım. Ameliyati tercih ettim. İstirahatimin 17. Günü isten çıkartıldım. Boş konusup iftira atma. Madem istirahat aliskanlik diyorsun. Genel merkeze aldığın Alperen ŞAKACI'nin gecen sene kaçgün istirahati var onuda açıklasana

Yanıtla . 8Beğen . 2Beğenme 20 Ekim 22:08
01

İzmitli - Teşeronu kapıya koyduk diyorsunuz ya hiç utanmıyormusunuz taserondaki işciler ile üretimdeki iscilerin arasinda dünyalar kadar fark var anlatayimmi taserondan destek iscisine cevirdiginiz isci 2600tl maas aliyir nirmal kadrolu 5bin destek iscisi 1300tl ikramiye aliyor kadrolu 5bin bayram yakacaz cart curt destek iscisi 250tl aliyor kadrolu 900 destek iscisi karton bardakta cay icer kadrolu cam bardak

Daha soyleyelim mi

Yanıtla . 12Beğen . 4Beğenme 20 Ekim 21:37


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?