Ağdacı: Zehir solumak bu kente müstahak mı

Merkim depolarındaki DDT ve BHC ile ilgili önceki dönem Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sait Ağdacı yaptığı açıklamada, “Trafikten, sanayiden, yiyeceklerden zaten yeterince zehir soluyoruz. Bu kente müstahak mı?” dedi.

Nazım Özgün Erbulan
Nazım Özgün Erbulan Tüm Haberleri
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Merkim depolarındaki DDT ve BHC’ler ve Derince içme suyu şebekesinde kullanılan asbestin ölümcül etkileri ile ilgili Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı’nda Doğa ve İnsan Hakları İzleme Kurulu basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya İl Başkan Yardımları Demet Özgün Karaman, Seda Oral, Selim Yıldız, İl Kadın Kolları Başkanvekili Selvi Beyhan, Hukuktan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Berna Çetin Peker, Kadın Kolları Yöneticisi Aygül Fırat, önceki dönem Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sait Ağdacı, Kartepe Meclis Üyesi Tugay Adak katılım sağladı.

HİÇBİR İŞLEM GÖRMÜYOR”

DDT ve BHC hakkında bilgi veren önceki dönem Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sait Ağdacı “BHC, Dünya Kanser Örgütü’ne göre kanserojen maddeler kategorisinde grup1 olarak adlandırılıyor. DDT ise Grup2 sınıfına giriyor. Dünyada 1972 yılında kullanımı, üretimi ve depolanması yasaklanan maddeler. Türkiye’de yasaklanması 1985 yılına denk geliyor. İlimizde depolanması ise 1982’den beri depolanıyor. Miktar olarak 3 Bin tonun üzerinde. 2006 yılına kadar bu maddeler hiçbir işlem görmüyor. 2006 yılında KSO’nun finansörlüğünden 500 Tonu Almanya’da bertaraf ediliyor. 2014 yılında tekrar gündeme geliyor. 2015 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu le koyuyor Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kalan ürünlerin bertaraf edilmesi kararlaştırılıyor. Ardından İZAYDAŞ günde 2 ton yakarak bertaraf ediliyor” dedi.

İHALE NEDEN İKİYE BÖLÜNDÜ”

İhale hakkında konuşan Ağdacı, “İhale iki firmaya veriliyor İki firmadan bir tanesi Fransız şirket diğeri ise İZAYDAŞ. Bunun bir kısmını İZAYDAŞ bir kısmını ise Fransız şirket bertaraf edecek. Toplamda bertaraf edilecek miktar bin 660 Ton. Ancak ilimizdeki toplam pestisit miktarı 2 Bin 500 Ton. Geriye kalan 840 tonu nerede ve ihale neden ikiye bölündü? Trafikten, sanayiden, yiyeceklerden zaten yeterince zehir soluyoruz. Bu kente müstahak mı? Dilderesi’ni ıslah ettik diyorlar. Çıkışından alın analizleri sonuçlara bakın” şeklinde konuştu.

NESLİN TÜKENMESİNE SEBEP OLABİLİYOR”

Pestisitin zararlarını da anlatan Ağdacı, “Bu madde doğada ve çevrede uzun süre (50-60 yıl) kalabiliyorlar. Canlılar üzerinde yumuşak dokulara (karaciğer, böbrek, göz) nüfus edip zarar veriyor. Yumuşak dokudan sonra hormonal düzeni bozuyor. Hem rüzgar yoluyla hem suya ve toprağa karışıp tüm canlılara nüfus edebiliyor. Canlıların neslinin tükenmesine sebep olabiliyor. Sinir sisteminde etkileri var. Zeka geriliğine, zihinsel hastalıklara sebep olabiliyorlar. Depolandıkları alanlar gelecek olursak pestisitleri bez çuvallarında saklıyorlar Bu tür maddelerin bu şekilde depolanmaması gerekiyor. Burada çalışan ise İZAYDAŞ’ın personeli” dedi.

İZAYDAŞ’IN YAPTIĞI BERTARAF ORTADA”

Pestisitlerin kaldığı yerlerin de kirlendiğine dikkat çeken Ağdacı, “O Maddenin temas ettiği toprağın ve depoların temizlenmesi gerekiyor. Bu maddelerin yüksek derecede yakılması gerekiyor. 1250 derecelere kadar çıkılması lazım. Yakılma işlemi esnasında atık sulardan numuneler alıp analizlerinin yapılması lazım. Yakma işlemi esnasında da ortaya çıkacak gazlar da kanserojen madde. Talebimiz bu süreç zarfından gözlemciler bulunması gerekiyor. Emisyonların ölçümlerinin yapılması esnasında bağımsız gözlemciler (Üniversiteden, halk sağlığından) olması lazım. Çünkü İZAYDAŞ’ın yaptığı bertaraf ortada. Bu işlemler yapılırken periyodik olarak halkın bilgilendirilmesi lazım. Bu değerlerin daha da yükselmemesi için bu önlemlerin alınması lazım” dedi.

DİĞER BELEDİYELER DE KULLANDI MI?”

Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün’ün 24 Eylül’de yaptığı basın toplantısında içme suyu şebekelerinde asbestli su boruları kullanıldığını söylediğini hatırlatan Ağdacı, “Asbest kanserojen bir madde. Asbestin de bertarafının birinci derecede bertaraf yerlerinde yapılması lazım. Asbestin bu tür yerlerde kullanımı (çatı, su şebekeleri) 2010’da yasaklandı. Derince’de demek ki 2010’dan önce döşendi bugüne kadar da kullanılıyor. Acaba diğer belediyeler de kullandı mı? Ki kullanıldığını düşünüyoruz. Kullanıldıysa hangi belediyelerde kaç kilometre kullanıldı. Solunum yoluyla vücuda alınan asbest akciğer kanserine neden oluyor. Derince’de halk üzerinde sağlık taraması yapıldı mı? İSU bunları ne zaman değiştirecek, bunun maliyeti ne olacak?” diye sordu.

HALKIN BİLGİLENDİRİLMESİNİ İSTİYORUZ”

Ağdacı sözlerinin devamında, “Asbestli su borularının kullanımından kaynaklanan kanser vakaları, sindirim sistemi rahatsızlığından muzdarip olan vatandaşlar var mı. En önemlisi halk bu konuda bilgilendirildi mi? Sorularımızın yetkililer tarafından cevaplandırılmasını ve halkın bilgilendirilmesini istiyoruz. Ne bir sanayi sitesi ne de bir limanı kaldıracak halimiz yok artık. 3 Bin 200 civarında sanayi şirketi var bu kentte ve 41 liman var, 42. si de Körfez’de yapılıyor. Kent bu haldeyken 160 taş ocağı ruhsatı verildi. 57 taş ocağı hala aktif. Tüm bunlara rağmen çöpümüzü depolayacak alan bulamadık” ifadelerini kullandı. 

15 Kasım 2019 - Gündem

Muhabir Nazım Özgün Erbulan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?