Reklamı Kapat

“İZAYDAŞ 6 ay sonra çöp alamayacak”

Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Murat Sancak gazetemizin “Soru Yağmuru” köşesinin konuğu oldu. Çevre ile ilgili birçok konuda sorularımızı yanıtlayan Sancak, İZAYDAŞ’ın 6 ay sonra çöp alamayacağını, yapılması planlanan çöp tesisi için 3’ü İzmit’te olmak üzere 13 tane yer belirlendiğini söyledi

Başkanlık süreciniz nasıl oldu?

Odayla olan geçmişteki arkadaşlarımız, belge alışverişleri gibi sürekli ilişkilerimiz vardı. Odaya ilk sayman olarak başladım. Bu dönem içinde de eski başkanımız kongre ile ilgili süreçte, odanın geri kalmaması adına, başkanın da kongre işleriyle daha çok ilgilenebilmesi için –Çevre mühendisleri adına ilk uluslararası kongre- odayla ilgili bir yoğunluk sürecinin başladığının farkındaydık. Seçimlerden sonra yeni belediyelerin tavrı, çöp tesisi yer seçimi gibi yoğunluklar oldu. Şimdi de 19 Aralık’ta yapılacak Kent Sempozyumumuz var. Oda son dönemde çevre ile ilgili düzenlenen birçok toplantıya çağrılmamış. Bu sıkıntıları gidermek istiyoruz. Kocaeli’yi tanıyan, bilen, yaş itibariyle birçok müdürlükte eski arkadaşlarım olması nedeniyle başkan ben oldum. Şubat ayında seçimler yapılacak. Yönetimde olacağım ancak istekli arkadaş olursa önünü açacağım.

“DİPSİZ GÖL OLAYI İLE ŞEHRİ DE BALTALADILAR”

ÇED yönetmeliği ‘burada bu işi yapacaksanız kurumlarla görüş alın’ diyor, evet derlerse ona göre devam edin diyor. Tarihi alanlar, korunması gereken yerler var. Kurumun yapması gereken şey ‘Burada tarihi bir yer var, yapamazsınız’ diyecek ve kurtulacaktı. Ama gelmiş, izin verilmiş. Orada bir tarih yok oldu. 12 bin yıllık yerden bahsediyoruz. Mesela insanların Gümüşhane’de gidebildiği çok bilinen yerler vardı. Belki 3-5 yıl sonra çok değerli yer olacaktı ama şu an o ihtimal kalktı. İnsanların Gümüşhane’ye gitmesi için bir sebep daha azaldı. Şehri de baltaladınız.

“BURASI UYGUN MU CEVABI ARANIYOR”

Çevre firmaları ne iş yapar?

Bugün bir firma kurmayı planladığınızda ÇED yönetmeliği var. ÇED yönetmeliği, bir yerde firmanın, bir yerde de yerin bilgileri var. “Bu işi yapmak için burası uygun mu” sorusunun cevabı aranıyor. Uygunluk çalışması yapılması isteniyor. Açıldıktan sonra da firmaların izlenmesi aşamasında olunuyor. Örneğin atık suyun kirlilik düzeyi nedir, katı atık var diyelim tehlikeli mi tehlikesiz mi gibi konularda sürekli izlemeyi öngören bir sistem. Tesisi planladığınızdan kapatana kadar geçirdiğiniz sürecin Bakanlık tarafından izlenmesi diye de adlandırabiliriz. Örneğin tavuk çiftliği kuracaksınız biz gidip bakıyoruz ne sorun olabilir? Çevrede yerleşim varsa ‘Buraya kurma, bak şurada tarım yerleşimi var; daha iyi orada yap’ diyebiliyoruz. Yer altı sularında, sit alanlarında yapılmaması gerekiyor. 10 küsür kurumdan görüş alınıyor. Genelde şu olabiliyor; Kocaeli, sanayide çok iyi olduğu için bir konu olduğu zaman vatandaş ‘Bu işin nasıl olsa o civarlarda uygulaması vardır. Kocaeli’den bir firma ile konuşayım’ diye düşünüyor. O yüzden Kocaeli firmaları biraz daha şanslılar.

Kocaeli’de kaç ÇED firması var?

Çevreyle ilgili 3 çeşit firma var. Bir tanesi laboratuvarlar, onlar müşteri bulmuyor; bakanlık atama yapıyor. Diğerleri de ÇED ve Danışma için. ÇED, biraz daha zorlu ve personelin daha kalifiye olduğu için çok fazla değil. Türkiye’nin tamamında aktif olarak belki 200 civarında ÇED firması var. Danışmanlık biraz daha kolay olduğu için Kocaeli’de 60 küsür tane var diye biliyorum. ÇED firması ise Kocaeli’de 5-6 tane var.

“KARAMÜRSEL’DEK İNSAN NEDEN ETKİLENSİN?”

Kocaeli ne kadar temiz?

Bu konuda bizim en büyük yardımcılarımız Bakanlığın yayınlamış olduğu çevre durum raporları. Şehirle ilgili çevresel olarak genel bir fotoğraf çekiliyor. Hava kirliliğinden sanayilere kadar birçok bilgi yer alıyor. Havası en kirli yer Dilovası-Gebze civarı ama bazen şaşırtıcı konular olabiliyor. Havasının çok temiz olduğunu düşündüğümüz yerlerde kirliliğin yükseldiğini de görüyoruz. Rüzgar havayı ittiği için karşı tarafa da geçebiliyor. Bu sefer havası temiz yer de etkileniyor. Bunlara ilişkin önlemler alabilmek önemli. Mesela Karamürsel’de oturup hiç sanayiyle ilişkisi olmayan insan sanayiden neden etkilensin? Bir dönem herkes bütün suyunu denize deşarj ediyordu. Bunların da bir denetimden geçmesi, arıtılmadan alıcı suya verilmemesi gerekiyor. Deniz kendini temizliyor ama bir yere kadar. Denetleme sisteminin biraz daha genişlemesi lazım, Kocaeli’de denetlemeyle uğraşan personel sayısını düşünün.

Çevre ile ilgili yeni düzenlemeler var mı?

Genelde belediyelerde uzmanlar yok. Şikayet hatları otomatikman valiliğe ve çevre müdürlüğüne düşüyor. Çevreyle ilgili bir şikayet çevre müdürlüğüne yönlendiriyor. Hepsi valiliğe bağlı. Çevre müdürlüğüne ihbar gittiğinde ekipler ihbarı değerlendirmek için gidiyorlar. Belediyelerde gürültüyle ilgili şikayetlere bakıyor bir nevi. Büyük olayları, ya büyükşehirin ya da çevre müdürlüğünün ekipleri bakıyor. Kanunun söylediği denetleme yetkisi sadece bakanlıkta. Bu yetkiyi özel firmalara vermeyi düşünüyorlar. Yarın bir sıkıntı olduğunda günün herhangi bir saatinde gidip ‘Evraklara bakacağım’ diye bakabileceksiniz. Ölçüm yetkisi de muhtemelen verilecek. Bizde her şey analizle sonucuna karar verilen bir şeydir. Düzenlemeden sonra bir laboratuvarı arayıp şuradan numune alacağız da diyebiliriz. Bunlar tabi daha planlama aşamasında.

“BACALARIN SONUÇLARI BAKANLIĞA GİDİYOR”

Kocaeli’deki fabrikaların bacaları ne kadar sağlıklı?

Hem Avrupa’ya uyum hem de mevzuatların getirdiği yeniliklerle birlikte sürekli emisyon ölçüm sistemi var. Bu sistem büyük bacaların emisyon ölçümlerini anlık olarak ölçüyor, sonuçları da Çevre Bakanlığı’na gidiyor. Öncesinde X bir firma bakım süreçleri boyunca istediği gibi o kirliliği yayabiliyordu ama artık anlık sistemle izlenebiliyor. Bakanlığa bilgi verip, sistemi durdurup, değişimi yapıp sonrasında da faaliyete geçebiliyor. 2-3 yıldır uygulanıyor. Baya da yaygınlaşmaya başladı. Bunun yanında küçük çaplı olan da binlerce firma var. Bunların da denetlenmesi gerekecek. Firmalarımız da biraz maddi biraz da alışkanlıklardan dolayı çevreye yapılacak yatırımın gider olarak yansıyacağını düşündüğü için sürekli çevre yönünde açıkların arınması gibi bir konu var.

Bu sistemler neden pahalı?

Bu biraz da kültür meselesi. Bu fabrikaların eş değeri Almanya’da, Fransa’da yok mu? Orada durumlara bakıyorsunuz bu filtrelere bakıyorlar, ölçümleri yaptırıyorlar ancak burada kültür ya da maddi sebeplerden sıkıntı oluyor. Bazı sahipler ne gerekiyorsa yapalım diyorlar, bazıları da bunun kolayı yok mu diyor. Bu tamamen kültür farkı. Sizin çevreye yaptığınız yatırım size belki eksi olacak ama toplam kalite diye bir şey var, sizin adınızı da ileri götürecek bir şey. Firmalar, en kısa vadede en yüksek karlılık nasıl yapılır diye düşünüyorlar.

Yatırımlarla zararı ne kadar aza indirebiliyorsunuz?

Yeterince önlem alabiliyorsanız, sıkıntıyı en aza indirebiliyorsanız, çevresel yatırımlarla zararı minimuma indirmek mümkün. Koku kimyasalı da satıyoruz. Örneğin lastik fabrikalarına gidip anlatıyorsunuz koku sistemini, adam “Bizim kokuyla ilgili problemimiz yok” diyor. Mesela bazı şirketler var fabrikaların çevresine gürültü bariyeri kurabiliyor. Gürültü de kirlilik. Bariyerler sayesinde yanınızda fabrika varsa unutuyorsunuz onu.

Çevresel faktör nedeniyle kapatılan yerler var mı?

Çok anlamsız bir durum olmadığı sürece, ortalama kendini korumaya çalışan firmaların çok üstüne gidilmiyor. Ancak bazıları direkt ceza yemeye yönelik davranıyor. Direkt kapatabiliyorlar.

Çöp tesisleri ile ilgili son durum nedir?

Çok yoğun çalışmalar yapıyoruz aslında, Akademik Odalar Birliği, Büyükşehir’le birlikte haftada bir toplanıyor. Son dönemde biraz Kent Sempozyumu da çok yaklaştı diye gevşemeler oldu. Hem de olabilecek uygun sahalardan bir kısmının üzerinde durup çalışılması istendi. Tahir Bey’in de sahaları kendileri incelemek istediği, en uygun yer neresiyse bakacağı bildirildi. İzmit’te 3 tane olmak üzere 13 tane yer belirlendi. Kartepe’de 1, Gebze- Dilovası 3’er tane, Kandıra’da 1 tane, 2 tane Körfez’de. 13 yer içinden hangileri daha uygun olabilir konusunda çalışma yapılacak. Belki de çok yakın zamanda olacak. Çünkü çöpler sürekli oluşuyor, yer doldu, mutlaka bir şey yapılması gerekiyor.

Yer dolduysa nereye konuluyor?

Mevcut sürecimizin sonuna yaklaşıyoruz. Dilovası’nda bir yer açıldı, nefes almayı sağladı ama tepkiden sonra kapatıldı. İZAYDAŞ kapasitesinin son günlerini yaşıyor. 6 ay sonra İZAYDAŞ çöp alabilecek durumda değil. 6 ay sonra getirirsek kapasitesinin üstünde yığılma yapması gerekecek. Tahir Başkan da bu konunun üstüne önemle eğiliyor o da konunun aciliyetini biliyor. Biz de ona uygun bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Sonuçta bu Kocaeli’nin problemi. Çok yakın bir zamanda onunla ilgili bir çalışma açıklanabilir.

Depolama alanında ne yapılacak?

Bakanlığın bununla ilgili bir yönetmeliği var. Gündemde olan Sıfır Atık Projesi diye bir projemiz var. Büyükşehrin planı da bu doğrultuda atıklara önce ön ayrıştırma yapılması. Bazı atıklar yakma tesisinde yakılarak enerjiye döndürülebiliyor. Ön ayrıştırma sonrasında depolamasına karar verilen atıklar kurulacak depolama tesisinde Bakanlığın belirlediği şartlara göre, gömülmeye, depolanmaya başlanacak. Bundan 100 yıl önceki kentleşme ile bugünkü kentleşme arasında farklar var. Bunun bir şekilde geri döndürülmesi gerekiyor. Depremden sonra gördük bu kadar hafriyat nasıl kullanılacak? Hadi içindeki demiri alıp kullandınız, betonu ne yapacaksınız? Bu konular biraz sıkıntı.  Sıfır Atık’ta Avrupa’daki örnekler veriyor;  ‘Çöp yok ülkede’ diyorlar. Diğer ülkelerden çöp alınıyor. Kağıt, plastik vs. dönüştürülerek yeniden kullanılabiliyor. Ellerinde yeterince çöp olmadığı için almak istiyorlar.

“SANAYİ BÜYÜK, ALAN KÜÇÜK”

İZAYDAŞ’ın da benzerleri var özelde. İZAYDAŞ yakma ve depolama tesisi. Neden sadece Kocaeli’de sorunmuş gibi algılanıyor? Diğer iller ne yapıyor?

Problem onlarda da var. Bizim alanımız çok küçük ve birbirinin içine girmiş. Sanayisi en büyük olarak, yüzölçümü en küçük olan illerden bir tanesiyiz. Bursa çok büyük bir alan ancak biz İstanbul’un yükünü de üzerimizde taşıyoruz. Telefonu 0262 olan ama İstanbul çevrenin denetlediği, atık suyunu İSKİ’ye veren yerler var. Sakarya’da da proje var, yapmaya çalışıyorlar çünkü onların da sıkıntısı var. Mesela çimento fabrikalarına ne atarsanız hiçbir şey kalmayacak şekilde yakıyor, dışarıya da zararlı olmuyor. İZAYDAŞ’ın ilk kurulduğu zamanla şimdiki aynı değil. Diğer illerde yakmayı yapan özel firmalar var. Ama burada Kocaeli Büyükşehir yapıyor. Düzce’de bir şehrin atığını alıyorsunuz, gübreye çeviriyorsunuz ancak onu da bir şey yapmanız lazım. Nerede kullanacaksınız? O kadar tarım kullanım alanımız yok. Uygulanabilir bir çözüm olması gerekiyor. Kullanılabilecek olanları kullanmamız, kullanılmayacak olanları ise bertaraf etmemiz gerekiyor.

“ATIK HİYERARŞİSİ VAR”

Atık hiyerarşisi var. Yakmasız da olabilir ama her atığı değerlendirip en uygun çözümü bulmak gerekir. Kocaeli’deki bütün okulları düşünün, sınavları, testleri vs. kağıt atıklarını düşünün. Bu kağıtları yeniden geri dönüşümle kağıt olarak verebiliyorsanız bu sizin için kazançtır. Öbür türlü çok yüksek yanıcılığa sahip gömmeye çok uygun olmayan yağları düşünün. Bunları da örneğin, verin çimento fabrikasına imha etsin.

Bu sistem kullanılarak şehrin bir bölümü ısıtılamaz mı?

Fabrikalar zaten kendini ısıtmasının ardından şebekelere satıyor. Atıktan türetilmiş yakıt diye bir kavram var, iyi değerli olanları yakıta çeviriyorsunuz, yakıt olarak kullanılabiliyor. Çimento fabrikasına, İZAYDAŞ’a satılabiliyor. Onlar bu enerjiyi çok yüksek seviyelerdeyse tesisin kendi ihtiyacını karşıladığı gibi satış da yapabiliyor.

Tesis için yeni yerler arasında nereler var?

Alikahya’da İZAYDAŞ’ın olduğu bölgeye yakın bir yer var. Eski vazgeçilen alandan daha yukarıda alanlar var, nispeten kokunun yerleşime gitmesinin zor olduğu daha uç noktalar var. Kandıra tarafında da değerlendirilen yerler var. Kandıra’da cezaevinin yolunun taşınması gündemde ama o düşünülen tesisin oradan yeni yol geçiyor. Karayollarının izin vermesine imkân yok diye düşünüyorum. Tesiste tamamen sahaların büyüklüğü üzerinden gidilecek. Yer belirlenirken faktörleri değerlendirip “şu kadarlık alan kullanılabilir 5 yıl götürür ya da şurası daha büyük 25 yıl götürür” gibi planlar yapılıyor. Her yer açıldığında kaç yıl içinde dolar bazında kendi alanını çıkartabiliyor. Atık azaltılmadığı sürece her zaman yeni yer aranacak. Bir diğer yandan atıkların taşınması da maliyet.

“Ben Kocaeli’de yaşardım”

İZAYDAŞ vasfını yitirmiş olduğunda ne olacak?

Yakma tesisinin ömrü yok. Yani yakmadan sonra bir atık çıkabilir ama çok değil.

Kocaeli çevresel anlamda nasıl bir kent? Temiz bir şehirdir diyebilir miyiz?

Şöyle ki kentimizde kirlilik ile ilgili yaşanan sorunları hepimiz biliyoruz. Temizliği konusunda çok temiz diyemeyeceğim. Şu var: Olabildiğince iyileştirilmesi için çalışmalar yapılıyor oda ve kurumlar tarafından. Ancak geçmişten gelen alışkanlıklar, ülkenin içinde olduğu maddi problemler, kararların yerinden yönetimin dışında verilmesi gibi sorunlar var.

İmkanınız olsa emekli olduğunuzda Kocaeli’de mi yaşamak isterdiniz?

Ben Kocaeli’de yaşardım. Sıkıntıları tabi ki var. Kanser, bizde yüzde 10’lardayken, Avrupa’da yüzde 20’lerin çok üzerinde olan ülkeler var. Son zamanlarda neden artış var şeklinde araştırma yapılınca hazır gıdanın en fazla kullanıldığı ülkeler kanserle savaşan ülkeler sonuçları çıkmış. Aslında hava kirliliğini bizim buradan önlemek gibi bir durumumuz yok, vatandaş olarak ancak en azından yediğimiz, içtiğimize, hazır gıdalardan uzak durmayla tehlikeyi en aza indirilebiliriz.

“ALERJİ ÇEVRESEL ETKİLERDEN DOLAYI”

Kocaeli’de çocuklar genelinde bir alerjisi sorunu oluyor. Çevresel etkilerden dolayı mı?

Evet, çevresel etkilerden dolayı. Anadolu tarafında yatıp kalktığınız zaman vücut dinlenmiş oluyor, daha dinç oluyor. Kaliteli uyuyorsunuz. Burada iş yüküyle, stresle, havayla, nemle vs. alakalı olabilir ama Anadolu’da dinç uyanıyorsunuz. Hiç kimsenin farkında olmadığı bir şekilde ışık kirliliği yaşıyoruz. Kocaeli’de onu görme ihtimaliniz pek yoktur, depremden sonraki zamanda birkaç gün göründü ama herhangi bir Anadolu ilinde bakın ‘Bu kadar yıldız var mı?’ diye şaşırırsınız. O bile farklı bir şey. Sağlığımızla alakalı mı? Belki göz sağlığıyla alakalı olabilir ama kirliliğin dışına çıktığınızda dünyada, uzayda ne var fark edebiliyorsunuz. Beynimiz ışığı algılamaya başladıktan sonra beyniniz vücudunuzu dürtüyor.

Egzoz gazı şehri ne kadar etkiliyor?

Çok fazla etkiliyor. Bin tane fabrika var diyelim, araç sayısını düşünün bir de.  Yeni araçlarda salınımı düşürmeye çalışıyorlar ama çok fazla araç ve eski araç var. Şehir içinde sürekli hareket halindeler. Bu da çok büyük dert olarak göze batmasa da karayolu üzerinde olan yerlerin yakınında meyve sebze yemeyin almayın vs. diyorlar. Ağaçlarda genelde lekeli elma dediğimiz şeyler oluyor. Siz aslında o lekeli ürünü yediğiniz zaman meyvenin dışına atmaya çalıştığı ağır metalleri tüketiyorsunuz.

Kandıra Gıda OSB’de çevre ile ilgili sıkıntı var mı?

Orada çok sıkıntı olabileceğini düşünmüyorum ama en uygun yer burası mı ona bakılması lazım. ÇED’in bir basamağı da zaten odur.

Son bir diyeceğiniz var mı?

Bizim akrabaların birçoğu İstanbul’da. Avcılar tarafında özellikle. Bursa’da bir düğünümüz oldu. 3 tane amcam biraz alkol tüketmek istedi. Bursa’nın da havası biraz daha temiz. Meyve tabağı filan geldi. Meyveleri yerken isimlerini söylediler. Şaşırdım, “Neden?” dedim. Murat dediler İstanbul’da gözünü bağla ne yersen ye tadı aynı sunta gibi. Buna çok şaşırmıştım.

MURAT SANCAK KİMDİR?

Aslen Karslı olan Murat Sancak 1977 İzmit doğumlu. 2002’de Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümü mezunu. O dönemden beri özel sektörde hizmet veriyor. Uzunca bir süre kendi firmalarımda çalışan Sancak, şimdi özel bir firmada çalışıyor. Evli ve 3 çocuğu var. 15 yıldır çevre sektöründe çalışıyor.

08 Ara 2019 - 18:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


IZGARA USTASI ARANMAKTADIR

30 yaşını aşmamış ızgara ustası aranmaktadır.

0538 551 35 41 MİNİ KÖŞK

ELEMAN ARANIYOR

Köseköy'de Knauf Fabrikası’nda çalışacak ağır vasıta şoförü aranıyor.

0536 386 21 97

ELEMAN ARANIYOR

PVC - ALÜMİNYUM atölyesinde çalışacak, ehliyetli ve araç kullanma deneyimi olan Tecrübeli eleman aranıyor. Müracaatlar telefonla arayarak, şahsen y...

02623355003

USTA ARANIYOR

TESLA İNŞAAT'ta çalıştırılmak üzere Mesleki yeterlilik belgesine sahip, İnşaat Projesi okuyabilen KALIPÇI ustalar aranmaktadır. Maaş + Sigorta + Y...

0537 456 47 05

Hurda gazete satılır

Hurda gazete satılır

0532 643 01 81

KÖZDEN CAFE UNLU MAMÜLLERİ

İZMİT’TE İKAMET EDEN BAY - BAYAN, TECRÜBELİ GARSONLAR ARANMAKTADIR. Başvurular şahsen yapılacaktır.

0541 255 41 41

YÜRÜYEN VE UÇAN TÜM HAŞERELERLE MÜCADELE

Kocaeli bölgesinde, * Ev * İş yeri * Çeşitli alanlarda ilaçlama yapılır. Covid-19 buharlı dezenfektan yapılmaktadır.

05071250076 KARTEPE TARIM VE İLAÇLAMA

ÜRETİM İŞÇİSİ ARANIYOR

Kocaeli/Kartepe’de Plastik Hammadde ve Geri Kazanım faaliyetlerinde bulunan Garantiplast Fabrikamızda görevlendirmek üzere "Üretim işçisi" arayışımız...

GARANTİPLAST

KİRALIK OFİS

İzmit Belediye İşhanı 7. kat, eşyalı Deniz manzaralı, 28 m2 kiralık ofis

0 532 344 19 97

SATILIK DUBLEKS DAİRE

- Lüks + lüks - Lebiderya manzaralı - 298 m2 dublex daire - 4 Oda, 2 Salon, 2 Teras - 2 Banyo, 2 Mutfak, kombili - Asansörlü ve otoparklı - T...

0545 200 04 04


Anket Muharrem İnce parti kursun mu?