Reklamı Kapat

Kaliteli uyku sadece bireyi değil, toplumun tamamını ilgilendirir

Önceki yazımızda uykunun  önemi ve etkileri konusunu özetlemiştik . Takviye ya da vitamin önermeden  beslenme ve yaşam tarzımızda bir düzeltme yapmaz isek hiçbir vitamin ya da takviye yeterli olmayacağını belirtmiştim.

Bu  yazımızda toplumsal olarak ne yapabileceğimiz ve uykuyu kolaylaştıracak beslenme önerileri ile  devam edeceğiz.

Uykumuzu etkileyen birçok faktör biliyoruz. En önemlileri  gürültü ya da ses kirliliği, hava veya IŞIK kirliliği, şehrin mimarisi, yerleşimi ve hatta  şehir içinde seyahat etme süresi ve kalitesidir. Ayrıca  siz sağlıklı olsanız bile şehirdeki diğer insanların sağlığıdır. Her zaman geçerli kural kendi sağlığımız için başkalarının  sağlığını da düşünmeli ve önemsemeliyiz.

Şimdi şehirlerde uykumuzu etkileyen faktörlerden bir kaçını  kısaca gözden geçirelim.

GÜRÜLTÜ: Tabii ki hepimizin ilk akla gelen konu. Hepimiz bu konuda  hemfikiriz ama ulaşım alışveriş kolaylığı gibi faktörler nedeniyle en merkezi  en kalabalık yerleri tercih ediyoruz. Yola bakan daireler daha yüksek fiyata satılıyor. Aslında  trafiğe ne kadar yakın yaşıyorsanız o kalp krizi ve felç riski, astım ve allerji riskiniz o kadar artıyor. Özellikle Uyku sorunu yaşıyorsanız cadde üstü bir yerde oturmak iyi bir fikir değil.

Gürültü ile ilgili diğer önemli bir sorun da artık ailemizle  yaşam alanlarımız  ile iş alanlarının birbirinin içine geçmesidir. Yurt dışında duyarlı şehirlerde bu ayırım hala devam etmekte, yaşam alanları (residential area ) ve iş alanları (business area ) aytılmış ve kurallar ona göre belirlenmiştir. En basit örnek tabela sizi uyarır burası yaşam alanı bölgesidir ! korna çalmayın.

Eski mahallelerimizin yerini siteler aldı ama bahsettiğim konu tam olarak bu değil. Artık nereneyse her sitenin bir alışveriş merkezi var.

Olması gereken oradaki tüm evlerin  yatak odalarının mümkünse trafiğe, ışık ve ses  kaynaklarına uzak olup peyzaj ya da yeşil alanlara bakmasıdır.

Ülkemizde inşaat kalitesi çok ilerlemesine rağmen doğrudan bu konuya maalesef gereken özen gösterilmiyor. Otoparka, caddeye, spor ya da  basket sahasına bakan yatak odaları ile karşılaşmak  son derece sıradan.

Türkiye’de gürültü haritası 2017’ de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılamaya başlandı. Maalesef gürültü kirliliğinin % 85 i trafikten kaynaklanıyor  (bkz. http://csb.gov.tr/cevre-ve- sehircilik-bakanligi-25-ilin- gurultu-haritasini-hazirladi- bakanlik-faaliyetleri-22094 ) başlangıç için ümit verici takdir edilmesi gereken bir çalışma. 

İşte hem kendimiz hem de gelecek nesiller için yöneticilerimizden, şehrimizi planlayanlardan en başta bu ayırımı talep etmeliyiz.

HAVA KİRLİLİĞİ: ülkemize doğal gazın gelmesi ve kullanımının artması  çevre açısından elbette olumlu bir gelişmedir.
Ancak şehirlerdeki hızla artan bireysel taşıt kullanımı sanırım yukarıdaki avantajı çoktan yok etmiştir. Yukarıda bahsettiğim iş alanlarının yaşam alanlarından ayrılmaması konusu yine burada önem kazanmaktadır. Bu konuda toplu taşımayı kullanarak gerekse bisiklet vb. çevreyi kirletmeyen seçenekleri kullanarak bize  ama daha önemlisi bunları kullanabileceğimiz yolları ve şehri hazırlayarak  yöneticilere çok önemli görevler düşmektedir.

IŞIK KİRLİLİĞİ: Sirkadyen ritm yada vücudumuzun gece gündüz ritminin öneminden bahsetmiştik.
Evinizi gören yanlış takılmış veya yanlış planlanmış bir tabela bile yatak odanızın  aydınlanmasına sebep olabilir. Gece de olsa ışıkla karşılaşan  beyine tek bir mesaj gider :  Uyanma zamanıı !!!  

Bu konularla ilgili  çalışmalar yapan, istatistikler hazırlayan  İtalya Işık Kirliliği Bilim ve Teknoloji Enstitüsünün yayınladığı raporlara göre ABD ve Avrupa ülkelerinin % 90’ı ışık kirliliğinden muzdarip. Aynı anda ikisine de yaşam tarzıyla benzemeye çalışan ülkemiz için örnek alınmaması gereken bir durum olsa gerek …
Ülkemiz şu andaki hâliyle bile özelikle Batı ve Marmara bölgelerimiz başta olmak üzere  gece olan doğal aydınlığın 1,5 katı  daha aydınlanmış durumda. Tabii ki bu uyku için hiç iyi bir şey değil.

Şehir içi tabelaların yerleşimi, şekli, çalışma saati ve ışık şiddetinin mutlaka daha sıkı bir düzene bağlanması hepimizin sağlığı için gereklidir.
Bu konuda dünyadaki en iyi yerler yani  gece yıldızları ülkenin her tarafında görebileceğimiz yerler Afrika da Çad, Madagaskar ve Orta Afrika Cumhuriyeti .. yani endüstriyel gelişmenin az olduğu yerler.

Bu konuda  yatak odası perdemizin ışığı iyi engelleyen bir malzemeden  olması büyük önem taşıyor.

Şehir içi seyahat süreleri : Uyku ile ne ilgisi var diyeceksiniz ama gerçekten  doğrudan ilişkisi var.
Uzun seyahatler hem sizi daha strese sokar, hem de uyku sürenizden çalar. En azından bir yere yetişmek erken kalkmanız gerektiği zaman hele seçeneğiniz de fazla değilse, o zaman diken üstünde uyursunuz. Bunu tekrar tekrar yaptığınızı düşünün !!
Ne kadar hızlı ve düzenli bir toplu ulaşım o kadar kaliteli uyku …

Ve son olarak İşsizlik : Eğer işsiz iseniz 7 saatten fazla uyuma ihtimaliniz  (yatakta kalma sürenizle karıştırmayın )  düşüyor. Bunun en önemli sebebi tabii ki işsizliğin yol açtığı depresyon. Ama konu bu kadar basit değil depresyon uykuyu bozar ama uykusuzluk da bir depresyon sebebidir !!

Gördüğünüz gibi uykumuz  sadece bize bağlı değil, hatta büyük oranda içinde yaşadığımız ortama bağlı.

Gerçekten iyi bir uyku ve tazelenme istiyorsak yaşama dinlenme alanları ile iş alanlarının mümkün olduğunca ayrılması başta olmak üzere ses, hava, ışık kirliliği konusunda  bilinçlenmeli ve tabii ki önce evimizin önünden temizliğe biz  başlayarak, tüm ilgililerden gerekli düzenleme ve planlamaları talep etmeliyiz.  Uyku konusuna devam edeceğiz. Diğer konular gelecek yazıya kaldı.

Kaliteli huzurlu bir yaşam ve uyku dileğiyle ..

Uz. Dr. Zülfikar Daneoğlu / Kardiyolog

Sağlıklı Yaşıyoruz® Danışma Kurulu Üyesi

12 Şubat 2020 - Sağlıklı Yaşıyoruz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Koronavirüs ile mücadelede sokağa çıkma yasağı uygulanmalı mı?