Reklamı Kapat

O günü unutmak mümkün değil!

3 Nisan 2002’de Beşiktaş’ı Bursa’da 4-0 mağlup ederek Türkiye Kupası’nı 2. kez müzesine götüren Kocaelispor’da, final maçına 11’de çıkan Cem Sinan Vergül o günleri anlattı

Erdem ÖVÜÇ
Erdem ÖVÜÇ Tüm Haberleri
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Kocaelispor’un alt yapısında yetişen ve A takımda da kaptan olarak forma giydikten sonra futbolu Körfezspor’da noktalayan Cem Sinan Vergül, Belediye Derincespor ve Körfezspor’da teknik adamlık yaptı. Şu sıralarda Kocaelispor’un efsanelerinden Kaan Dobra’nın Bağçeşme’deki futbol okulunda antrenörlük yapan Cem Sinan, Kocaelispor’un 3 Nisan 2002’de Beşiktaş’ı 4-0 mağlup edip Türkiye Kupası’nı kazandığı maçta sahaya 11’de çıktı.

HERŞEY BİZİM ELİMİZDEYDİ

Cem Sinan, Kocaelispor forması ile unutamayacağı bir günü geride bıraktığını ifade ederken “Tam 18 yıl geçmiş… Ancak yaşananlar gün gibi aklımda. Zorlu maçların ardından kupada finale kaldık. Rakip Beşiktaş’tı. Galip geldiğimizde çok şey kazanacağımızı, kaybettiğimizde de hiçbir şey kaybetmeyeceğimizi biliyorduk. Beşiktaş maçında çok istekliydik. Hiç geri adım atmadan ve şüphe duymadan mücadele ettik. İlk yarıda bir ara yoğun baskı yedik, ancak Cihan’ın golü müthiş bir dakikada geldi. Golden hemen sonra ilk yarı bitti” dedi.

İKİNCİ YARISI ÇOK RAHAT GEÇTİ

Cem Sinan Vergül şunları söyledi: Soyunma odasına inanılmaz bir özgüven ve motivasyon ile girdik ve ikinci yarıda daha rahat oynadık. Beşiktaş’ta İbrahim ağabey (Üzülmez) kırmızı kart görünce ve Lazarov da skoru 2-0 yapınca, Beşiktaş maçı sıradan bir maç haline geldi ki, Lazarov gol pozisyonunda kaleciden sıyrıldığında ceza sahası içinde darbe aldı. Lazarov düşebilir, penaltı ve kırmızı kart kazanabilirdik. Ama Lazarov o kadar kendine inanmıştı ki topu tavana astı. Eğer Lazarov düşse, Beşiktaş sahada 9 kişi kalsa, tarihi bir fark da elde edebilirdik. O bakımdan Beşiktaş gerçekten çok ucuz kurtuldu.

LİGDE KALDIK, KUPANIN ANLAMI OLDU…

Kaan ağabey ve Serdar ağabeyin golleriyle maçı 4-0 gibi harika bir galibiyetle tamamladık ve kupayı şükürler olsun ki İzmit’e getirdik. Sezon içinde 2 Beşiktaş maçında oynamadım. İkisinde de yenilmiştik. Oynadığım maçta Beşiktaş’ı yenmek de benim için ayrı bir mutluluktu. Şehir merkezinde turladıktan sonra tesislere gittik. Ancak gözümüze uyku girmiyordu. Türkiye bizden, Kocaelispor’dan bahsederken bizim uyuma şansımız yoktu. Ancak Hikmet Karaman hoca “Kupayı aldık, bitti. Henüz daha ligde kalmadık. Küme düşersek bu kupanın hiçbir anlamı olmaz. İyi dinlenin” demişti.

ORHAN AK SAKATLANACAĞINI BİLİYORDU

Beşiktaş ile oynadığımız final öncesindeki maç yemeğinde Orhan Ak’ın yüzü çok asıktı. “Neyin var” diye sorduğumda Orhan, “Ağrılarım var. Sakatlanabilirim. Beni çok düşündürüyor” dedi. Ben de “Oynamasan mı acaba?” diye söyledim. Orhan “Bu maçta oynamayacağım da hangi maçta oynayacağım? Bir futbolcunun kariyerinde kaç tane Türkiye Kupası finali denk gelir ki? Bacağım kopsa o sahaya çıkacağım” dedi.

İZMİT BİZİ BEKLER

Orhan öyle yaptı. Ancak ilk yarının ortalarında sakatlandı. Tahmin ettiği gibi sakat olan dizinden hasar aldı ve maça devam edemedi. Yerine Engin ağabey girdi. Yani Orhan sakatlanacağını bile bile formayı giydi. O’na hepimiz çok üzülmüştük. Orhan Ak’ın çapraz bağ tedavisi Amerika’da olmuştu. Maçın ardından soyunma odasında ilk önce Orhan’ın durumunu merak ettik. Ardından Sefa Sirmen başkan geldi ve “Haldi arkadaşlar. İzmit bizi bekliyor” dedi. Ama dediğim gibi Hikmet hoca için Pazar günkü Ankaragücü maçı daha önemliydi.

KUPA VE LİGDE KALMA PRİMİNİ ALAMADIK

Maddi problemler de yaşadık. Mesela kazandığımız kupanın ve ligde kalmak için bizlere sunulan primleri alamamıştık. Fakat bunları çok dillendirmiyorduk. Bizden önce ağabeylerimiz vardı. Onlar ne derse uymak zorundaydık. Kocaelispor’da oynamak çok farklı ve anlamlı bir duyguydu. Gençlere o dönemde ön yargılı bakıyordu. Ancak Kocaelispor’da bu olmadı. Alt yapıda Orhan Şerit hoca zamanında A takıma çıktık. Güvenç hoca bizleri tuttu ve şans verdi. Hikmet hoca da dengeyi iyi kurdu, karmayı iyi ayarladı. Hikmet hoca o hafta oynamayacağın zaman seni neden oynatmayacağını söylerdi.

HEPSİ YILDIZDI, AMA ÇOK MÜTEVAZIYDI

Maalesef o kadroyu koruyamadık. Tutabilseydik çok iyi olurdu. Ertesi sezon takıma çok gelen giden oldu ve dengeyi kaybettik. Kendi adıma böyle bir gururu şehrime yaşattığım için çok mutluyum. Alt yapıda oynarken ağabeylerimiz bizlere karşı inanılmaz bir tevazu içindeydi. Gerek antrenmanlarda, gerekse de maçlarda onların iyi niyeti bizleri daha da motive ediyordu. Belki her biri Türkiye’nin yıldızlarıydı ama onlar bunu hiç önemsemiyor, büyüdükçe küçülüyorlardı. Bizim de hiçbir şekilde sesimiz çıkmıyor, bizden ne istenirse yerine getiriyorduk.

BEN GELDİM RASİM KARA GİTTİ

Kocaelispor’da yaşadığım üzücü hatıram da şuydu. Biz genç futbolcuyduk. Her teknik adama kendimizi kanıtlamak için mücadele ediyorduk. Rasim Kara hoca da bu hocalardan birisiydi. Beni çok tutuyordu. O’nun teknik adamlık yaptığı dönemde sakattım. Sakatlığım geçmek üzereydi. Antrenmanlara devam etmek üzere tesislere gittim ve karşıma Rasim Kara çıktı. Rasim hoca “İyileştin mi Cem Sinan” diye sordu. Ben de “İyileştim hocam. Kendimi çok iyi hissediyorum” dedim. Ancak “İyileştin mi Cem Sinan” sorusu Rasim hocanın son sorusuydu. Çünkü hocamızla yollar ayrılmıştı. Kısacası benim geldiğim gün, Rasim hocanın ayrıldığı gün oldu.

2. LİG’DEN DE, BEKLEMEDEN ÇIKMALIYIZ

Kocaelispor çok zorlu bir yoldan, dönülmeyecek virajlardan dönerek geri geliyor. Bu nedenle de ayrı bir heyecan duyulmalı. Hepimiz biliyoruz ki bu şehir için Kocaelispor olmazsa olmaz bir gerçek. Seneye 2. Lig’de mücadele edecek olan takımın beklemeden 1. Lig’e çıkması lazım. Kocaelispor buraların kulübü değil. Çok büyük mazisi olan ve hiçbir zaman da değerini yitirmeyecek olan bir camia. Bu sezonki başarıda emeği geçen herkesi kutluyor, darısı seneye diyorum.

06 Nisan 2020 - Spor

Muhabir Erdem Övüç


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Paşa Tamser Oğul - Aynen ben de maraton tribündeydim kafa gölüydü yanılmıyorsam. Çok sevinmişti. Tabikide bizde çok sevinmiştim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 06:15
03

Mülayim Çoksert - @Paşa Tamser Oğul 02 nolu yoruma cevabı: Hayır kafa golü değil, 18'den Rüştü'nün üzerinden aşırtma bir vuruş....Boliç'in attığı gol kafa golü.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 11:41
01

Mülayim Çoksert - 5 şubat 2000 İsmetpaşada 1-1 biten maçta Fererhahçeye karşı Cem Sinan'ın beraberlik golünü de ben unutamıyorum.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 11:20



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz